close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 166. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-innâ lenahnu-lmusebbihûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şüphe yok ki biz, mabudumuzu tenzih ederiz elbet.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Evet) "Biziz, o (sürekli) tesbih (ve tenzih) ederek (Allah’ın emirlerini harfiyen yerine getirenler de) gerçekten biz olmaktayız."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphesiz O'nun sınırsız şanını yücelten biziz, biz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“- Devamlı tesbih edenler, zikredenler, namaz kılanlar, ibadet edenler biziz, biz.”
bk. Kur’an-ı Kerim, 21/26-29.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz o tesbih edenler biziz."
Ali Bulaç
swap_vert close
“Biziz, o tesbih edenler de, gerçekten biziz.”
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve Muhakkak ki biz, (Allah'ı şanına lâyık olmayan şeylerden) tenzih edenleriz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve gerçekten devamlı tesbih ederiz.” (derler.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Elbette Allah'ı noksan sıfatlardan uzak tutarız.”
Besim Atalay
swap_vert close
Biz de tespih eden kimselerdeniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bizler elbette O'nun sınırsız şanını yüceltenleriz.”
Cemil Said
swap_vert close
165,166. Saf saf dizileceğiz ve zikru(A)llah ile tesbîh çekeceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
164,165,166. Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Şüphesiz biz (Allah’ı) tespih edip yüceltenleriz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve biz, kuşkusuz Allah’ı tesbih ederiz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
164, 165, 166. (Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır. Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz ve şüphesiz Allah'ı tesbih ederiz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz, anıp yüceltenleriz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
164,165,166. (Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve biz elbette biz o tesbih edenleriz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve biz Allah’ı (bütün noksan sıfatlardan tenzih edip yücelterek) tesbih edenleriz.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biziz biz, tesbih edenler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biziz o tesbîh edenler de mutlak biz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Hem muhakkak ki, tesbîh edenler gerçekten ancak biziz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
164 , 165, 166. Ve (müşriklerin, bu iddialarına karşılık melekler de şöyle derler:) “Bizim her birimiz için bilinen bir makamı (görev yeri- boyutu - derecesi) vardır. Biz orada (Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve ona kulluk ve ibadet etmek için) saflar hâlinde duranlarız. Bizler elbette O’nun (Allah’ın) sınırsız şanını yüceltenleriz (yani biz de Allah’ın kullarıyız, onun çocukları değiliz)! (*)
(*) Bunu söyleyenler melekler olup bununla müşriklerin kendileri hakkındaki iddiaları reddediyorlar ve yüce Allah’da gönderdiği bu ayetle onların sözlerini bize aktarmaktadır. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. {وَمَا مِنَّا إِلاَّ لَهُ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ } فالجمهور على أنهم الملائكة، وصفوا أنفسهم بالمبالغة في العبودية (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير)، وأنزل اللّه تعالى حكاية عن قول الملائكة: «وَمَا مِنَّا إِلاَّ لَهُ مَقَامٌ مَعْلُومٌ» الآيات. والتقدير عند الكوفيين: وما منا إلا من له مقام معلوم. فحذف الموصول. وتقديره عند البصريين: وما منا ملَكَ إلا له مقام معلوم؛ أي مكان معلوم في العبادة (الجامع لاحكام القرآن)..  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Biz sürekli Allah’ı noksan sıfatlardan arındırıp yüceltenleriz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte ululıyanlar da bizleriz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz tespih çekeriz» derler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Mutlaka Allah’ı tesbih ederiz.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“O tesbih edenler de gerçekten biziz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Biz müminler, hem sözlerimizle, hem davranışlarımızla Rabb’imizin adını tüm evrene ilan ederek O’nun sınırsız yüceliğini övgüyle tesbih edenleriz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, elbette biz Tesbih Edenler’iz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
her daim Allah'ın erişilmezliğini yad ederiz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Biziz Rabbimizin yasalarına uyanlar biziz!" derler. Katımızda olanların hepsi yarattığımız şerefli varlıklardır. Onlar Rabbine isyan etmez, ilahlık taslamaz, yaratılmış olduklarının bilincindedirler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki biz (Allah’ı) [tesbih] edenleriz (yüceltenleriz).”
Mehmet Türk
swap_vert close
164,165,166. (O cinler ve melekler): “Bizim her birimiz için belli bir makam vardır.¹ Biz de (Allah’ın huzurunda) kesinlikle saf tutarız ve Onu tesbih ederiz.” derler.
1 Yani her birimizin Allah’ın katında bir kulluk makamımız vardır. Biz, haddimizi bilir ve bu makamı asla geçemeyiz.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve şüphesiz biz de O’nun sınırsız şanını yüceltiriz!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve biz Allah’ın emrinden çıkmayan kimseleriz. 21/26...29
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
yine (O’nun) yüceliğini dile getirenler de biziz, elbet biz!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
164,165,166. (Melekler) "Bizim her birimizin belirli bir makamı vardır, kuşkusuz biz (Rabbimizin huzurunda) saf bağlayıp duranlarız ve O'nu tesbih edenleriz" derler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve biz, (Allah’ı) O tesbih edenlerdeniz..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve muhakkak ki, bizleriz, o tesbih ediciler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ı zikredip O'nu tenzih edenler biziz. ” [21, 26-29]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biziz, o tesbih edenler, biz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve tesbîh ideriz" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hepimiz Allah’ın emrinden çıkmayan kimseleriz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Ve yine biz, tesbih ediciler biziz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ve biz Allah'ı tesbih edenleriz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O durmadan tespih edenler elbette biziz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ biz tesbįḥ eyleyicilerüz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz tesbīḥ idiciler‐biz, özge meleklerüñ daḫı. Bu söz, gör Cebrā’il diliüstinedür, özinüñ şerh‐i ḥālidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və (Allahı) təqdis edib şə’ninə tə’riflər deyirik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We, even We are they who hymn His praise
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And we are verily those who declare ((Allah)´s) glory!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنَّا
muhakkak ki biz
لَنَحْنُ
elbette biziz
الْمُسَبِّحُونَ
tesbih edenler
"Muhakkak ki biz, (Allah'ı) tesbih edenleriz."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَنَحْنُ
Zamir
لَنَحْنُ
Elbette biz
مُسَبِّحُون
Etken fiil-II
س ب ح
Tesbih edenler