close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 114. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad menennâ ‘alâ mûsâ ve hârûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun ki biz, Musa'ya ve Harun'a nimetler verdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Biz Musa’ya ve Harun’a da lütufta bulunmuş (Bize minnettar olacak şekilde sahip çıkmıştık).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve andolsun ki, biz Musa'ya ve Harun'a bol bol nimetler verdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a da ihsanlarda bulunduk, nimetler verdik.
bk. Kur’an-ı Kerim, 21/48.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki, biz Musa'ya ve Harun'a da lütufta bulunduk.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a lütufta bulunduk.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten biz, Mûsa ile Harûn'u da (peygamberlikle) nimetlendirdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz Musa ve Harun’a da iyilik ettik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun, biz Mûsâ ve Hârûn'a da lütufta bulunduk.[470]
[470] Hz. Mûsâ ve Hz. Hârûn’un kıssası hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 182-184.  
Besim Atalay
swap_vert close
Musa ile, Harun'a nimet verdik biz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun biz Musa'ya da Harun'a da ihsanda bulunduk.
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ ve Hârûn’ı lütfumuza gark iyledik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, biz Mûsâ’ya ve Hârûn’a da lütufta bulunduk.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Mûsâ ve Hârûn’a da lütuflarda bulunmuştuk.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun biz Musa'ya da Harun'a da nimetler verdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz Musa'ya ve Harun'a iyilikte bulunmuştuk.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için Musâ ile Harûnu da minnetdâr eyledik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz Mûsâ’ya ve Hârûn’a da lütufta bulunduk.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki Mûsâ ve Hârûn'a nimetler verdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun biz Muusâya da, Hâruuna da nimetler verdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Celâlim hakkı için, Mûsâ ve Hârûn'a da ihsanda bulunduk!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve muhakkak ki biz Musa’ya ve Harun’a da lütufta bulunduk:
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz Musa ve Harun’a da iyilikler yaptık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz Musa’ya da, Harun’a da bir çok iyiliklerde bulunduk.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz Musa ve Harun/a bol nimet verdik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz, Musa ve Harun’a da nimetler verdik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz Musa'ya ve Harun'a lütufta bulunduk.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçek şu ki, Biz vaktiyle Mûsâ’ya ve Hârûn’a da büyük bir lütufta bulunmuştuk.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun ki Musa’ya ve Harun’a da karşılıksız nimet verdik!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Mûsa ve Harûn’a da iyiliklerimiz olmuştur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Musa’ya ve Harun’a da lütuflarda bulunduk.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki biz Musa’ya ve Harun’a nimetler vermiştik.
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun Biz Mûsa ve Hârûn’a da lütufta bulunduk.
Muhammed Esed
swap_vert close
BİZ, Musaya ve Harun’a da lütufta bulunduk; ⁴⁶
46 Yani, onların kendi faziletlerinden dolayı, yoksa Hz. İbrahim ve İshâk’ın soyundan geldikleri için değil (bkz. önceki ayet ve not).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz Musa ve Harun’a da nübüvvet vererek ikramda bulunmuştuk. 6/84.90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DOĞRUSU Biz Musa’ya ve Harun’a da lütufta bulunmuştuk:
Orhan Kuntman
swap_vert close
And olsun ki biz Musa'ya da, Harun'a da nimetler verdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve biz, Musa’ya ve Harun’a da lütufta bulunduk..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, Mûsa ve Harun üzerine de ihsanda bulunduk.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz Mûsa ile Harun'a da nübüvvet vererek ihsanda bulunduk. [21, 48]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun Musa'ya ve Harun'a da lutuflarda bulunduk.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mûsâ ve Hârûn'a ihsân iyledik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa’ya ve Harun’a da iyiliklerde bulunmuştuk.
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa ve Harun'a da lütuflarda bulunmuştuk.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz Musa ile Harun'a da lütufta bulunduk.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, biz Mûsa ve Hârun'a da lütufta bulunduk.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ minnet eyledük mūsā üzere daħı hārūn’a.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ minnet eyledük Mūsā‐y‐ıla Hārūn üstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz Musa və Haruna da ne’mət (peyğəmbərlik) bəxş etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We verily gave grace unto Moses and Aaron,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Again (of old) We bestowed Our favour on Moses and Aaron,(4107)
4107 The story of Moses is told in numerous passages of the Qur'an. The passages most illustrative of the present passage will be found in 28:4 (oppression of the Israelites in Egypt ) and 20:77-79 (the Israelites triumphant over their enemies when the latter were drowned in the Red Sea ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol- sun ki
مَنَنَّا
lütufta bulunduk
عَلٰى مُوسٰى
Mûsâ'ya
وَهٰرُونَۚ
ve Hârûn'a
Andolsun ki Biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a da lütufta bulunduk.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
مَنَّ
Fiil-I
م ن ن
Lütufta bulundu, lütfetti, başa kaktı, minnet etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
هٰرُون
Özel isim
هٰرُون
Hz. Hârûn (a.s.)