Şüphesiz Allah, (kendilerini savunmak amacıyla saldırganlara karşı) kendi yolunda, (sanki) birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever. *
(*) Gerek saldırganlara karşı kendilerini savunduklarında gerekse hayatın her alanında Allah, mü’minlerin “birbirine kenetlenmiş kurşundan bir bina gibi” ümmet bilinciyle yeryüzünde Allah’ın dinini hem doğru tebliğ etmek hem de yaşantılarıyla yaymak için sorumluluk alan Müslümanların, vahiy ile iç dünyalarını, ruhlarını ve vicdanlarını arındırarak, fiilleriyle inançlarının uyumlu olduğu bir toplum olmalarını istiyor. Çünkü kaliteli ve verimli insanlar ancak niteliği yüksek, ulvî hedefleri olan, yüksek amaçları bulunan bir toplum içinde yetişebilir. İslam’ın yeryüzünde varlık göstermesi, ancak kendi sınırları içinde yaşayan, hareket eden, çalışan, üreten, sorumluluk alan, hayatını vahiy ile şekillendiren, sağlam bağları bulunan, sağlıklı ilkeleri olan, aynı zamanda toplumsal bir hedefi, ülküsü olan güvenilir bir toplumla mümkün olabilir. İslam bir aksiyon dinidir. Aksiyon ve faaliyet yoksa İslam da yok demektir. Onun için İslam, bir kenara çekilmiş, her biri kendi başına bir mabette Allah’a ibadet eden tek tek bireylerin dini olamaz. (C. Külünkoğlu Meali 4. Ayet Açıklaması)