close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Saff Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnna(A)llâhe yuhibbu-lleżîne yukâtilûne fî sebîlihi saffen ke-ennehum bunyânun mersûs(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, yanyana, kurşunla kenetlenip kurulmuş bir duvar gibi saf kurarak savaşanları sever.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Doğrusu Allah, Kendi yolunda (tuğlaları ve bütün parçaları) sanki birbirine (kurşunla) kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak (irtibatlı, intizamlı ve itaatli bir teşkilat şuuruna ve ordu disiplini sorumluluğuna sahip olarak cihad edip) çarpışanları seven (ve destekleyen)dir. (Özel izin ve mazeretler dışında, ferdi ve fevri hareket edenleri değil.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki, Allah kendi yolunda saf bağlayıp, birbirine yapışmış, perçinleşmiş bir duvar gibi cihad edenleri sever.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah kendi yolunda, İslâm uğrunda duvarları kurşun dökülerek, kenetlenerek yapılmış sağlam bina gibi saflar halinde tesbih ederek savaşanları sever.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz Allah kendi yolunda kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biliniz ki Allah, kendi yolunda (aksamı) birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlıyarak çarpışanları sever.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şüphesiz Allah, O’nun yolunda tek bir sıra olarak, kurşunla dökülmüş bina gibi sağlamca savaşanları sever.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, kendi yolunda, malzemesi birbirine kaynamış binalar gibi saf bağlayarak savaşanları sever.”
Besim Atalay
swap_vert close
Allah kendi yolunda —tahkimli duvar gibi sıra sıra durup— çarpışanları sever
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Doğrusu Allah, (taşları birbirine kenetlenmiş) kurşundan bir bina gibi, Kendi yolunda saflar halinde savaşanları sever.
Allah, mü’minlerin “birbirine kenetlenmiş kurşundan bir bina gibi” ümmet bilinciyle yeryüzünde Allah’ın dinini yaymak için sorumluluk alan Müslümanların, vahiy ile iç dünyalarını, ruhlarını ve vicdanlarını arındırarak, fiilleriyle inançlarının uyumlu olduğu bir toplum olmalarını istiyor. Çünkü kaliteli ve verimli insanlar ancak niteliği yüksek, ulvî hedefleri olan, yüksek amaçları bulunan bir toplum içinde yetişebilir. İslam’ın yeryüzünde varlık göstermesi, ancak kendi sınırları içinde yaşayan, hareket eden, çalışan, üreten, sorumluluk alan, hayatını vahiy ile şekillendiren, sağlam bağları bulunan, sağlıklı ilkeleri olan, aynı zamanda toplumsal bir hedefi, ülküsü olan güvenilir bir toplumla mümkündür. İslam bir aksiyon dinidir. Aksiyon ve faaliyet yoksa İslam da yok demektir. Onun için İslam, bir kenara çekilmiş, her biri kendi başına bir mabette Allah’a ibadet eden tek tek bireylerin dini olamaz.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh kendi uğrunda saff-ı harb nizâmında kal’a gibi metîn olarak muhârebe idenleri sever.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu Allah, kendi uğrunda, kenetlenmiş bir duvar gibi, saf halinde çarpışanları sever.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bilin ki Allah kendi yolunda sağlam örülmüş bir duvar gibi kenetlenmiş saflar halinde çarpışanları sever.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi düzenli birlikler halinde savaşanları sever.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Haberiniz olsun ki Allah kendi yolunda kurşunlu bir bina gibi saf bağlıyarak çarpışanları sever
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz Allah, (taşları) birbirlerine kenetlenmiş (sağlam) bir yapı gibi saf bağlayarak, kendi yolunda (İslâm dinini yüceltme adına, küffara karşı) çarpışanları sever.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, kendi yolunda bir duvarın taşları gibi kenetlenip saf tutarak savaşanları sever.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ki Allah, kendi yolunda, birbirine kenedlenmiş (yekpare ve müstahkem) bir bina gibi, saf (lar) bağlayarak çarpışanları sever.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Muhakkak ki Allah, kendi yolunda sanki (kurşunla) kenetlenmiş bir binâ gibi, saftutarak (omuz omuza) savaşanları sever.(2)
(2)“Evet üç elif ittihâd etmezse (birleşmezse), üç kıymeti var. Eğer sırr-ı adediyet ile ittihâd etse, yüz on bir kıymet alır. Dört kere dört ayrı ayrı olsa, on altı kıymeti var. Eğer sırr-ı uhuvvet (kardeşlik sırrı) ve ittihâd-ı maksad (maksad birliği) ve ittifâk-ı vazîfe (vazîfede birleşmek) ile tevâfuk edip (birbirine uyup) bir çizgi üstünde omuz omuza verseler, o vakit dört bin dört yüz kırk dört kuvvetinde ve kıymetinde olduğu gibi, hakīkī sırr-ı ihlâs (samîmiyet) ile, on altı fedâkâr kardeşlerin kıymet ve kuvve-i ma‘neviyesi (ma‘nevî kuvvetleri) dört binden geçtiğine, pek çok vukūât-ı târihiye (târihî hâdiseler) şehâdet ediyor. Bu sırrın sırrı şudur ki: Hakīkī ve samîmî bir ittifakta her bir ferd, sâir kardeşlerinin gözüyle de bakabilir ve kulaklarıyla da işitebilir. Güyâ on hakīkī müttehid (omuz omuza vermiş) adamın her biri yirmi gözle bakıyor, on akıl ile düşünüyor, yirmi kulakla işitiyor, yirmi el ile çalışıyor bir tarzda ma‘nevî kıymeti ve kuvvetleri vardır.” (Lem‘alar, 21. Lem‘a, 168)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz Allah, (kendilerini savunmak amacıyla saldırganlara karşı) kendi yolunda, (sanki) birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever. *
(*) Gerek saldırganlara karşı kendilerini savunduklarında gerekse hayatın her alanında Allah, mü’minlerin “birbirine kenetlenmiş kurşundan bir bina gibi” ümmet bilinciyle yeryüzünde Allah’ın dinini hem doğru tebliğ etmek hem de yaşantılarıyla yaymak için sorumluluk alan Müslümanların, vahiy ile iç dünyalarını, ruhlarını ve vicdanlarını arındırarak, fiilleriyle inançlarının uyumlu olduğu bir toplum olmalarını istiyor. Çünkü kaliteli ve verimli insanlar ancak niteliği yüksek, ulvî hedefleri olan, yüksek amaçları bulunan bir toplum içinde yetişebilir. İslam’ın yeryüzünde varlık göstermesi, ancak kendi sınırları içinde yaşayan, hareket eden, çalışan, üreten, sorumluluk alan, hayatını vahiy ile şekillendiren, sağlam bağları bulunan, sağlıklı ilkeleri olan, aynı zamanda toplumsal bir hedefi, ülküsü olan güvenilir bir toplumla mümkün olabilir. İslam bir aksiyon dinidir. Aksiyon ve faaliyet yoksa İslam da yok demektir. Onun için İslam, bir kenara çekilmiş, her biri kendi başına bir mabette Allah’a ibadet eden tek tek bireylerin dini olamaz. (C. Külünkoğlu Meali 4. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah, kendi yolunda mücadele edenlerin (düşmanın karşısında) binanın tuğlaları gibi sağlam ve güçlü duranlarını sever.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çünkü Allah kendi yolunda saf bağlayıp bir tek gövde gibi vuruşanları sever.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Muhakkak ki Allah kendi yolunda saf bağlayıp birbirine yapışmış sapasağlam bir bina gibi durup vuruşanları sever.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Allah, kendi yolunda tıpkı birbirine kenetlenmiş bir binanın (taşları) gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hiç kuşkusuz Allah, Kendi dâvâsıuğrunda tuğlaları birbirine kenetlenmiş sağlam bir bina gibi düzenli birlikler hâlinde savaşanları sever.Ey müminler! Bir söylem olarak dile getirdiğiniz şeyleri —ki getirmeniz gerekir— hayatınızda uygulamadığınız takdirde başınıza ne büyük belâların geleceğini öğrenmek isterseniz, sizden öncekilerin yaşadıklarından ders almalısınız:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah, sanki kenetlenmiş yapılar gibi SÂFF halinde O’nun yolunda savaşanları sever.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şüphesiz Allah, kendisi için düşmana karşı, sıradağlar gibi saf tutup savaşan müminleri sever...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hiç şüphe yok ki Allah kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah kendi yolunda kenetlenmiş bir bina gibi sıra halinde savaşanları sever. [*]
Sureye adını veren [saff] kelimesi “sıra halinde”, [bünyân] kelimesi “bina”, [marsûs] kelimesi ise “kenetlenmiş” anlamına gelmektedir. Bu anlam içerikleriyle bakıldığında, Yüce Allah kendi yolunda yani Allah rızası için savaşanların bu görevi duvarları birbirine kenetlenmiş yekpare bir bina gibi ve saf saf dizili bir şekilde yerine getirenleri sevmekte olduğunu bildirmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz Allah, kendi yolunda sağlam yapılı binalar¹ gibi kenetlenmiş saflar halinde savaşanları sever.
1 (بُنْيَانٌ مَرْصُوصٌ), kurşunlu bina, parçaları kurşunla kenetlenerek yekpare bir cisim haline gelmiş olan muhkem bina demektir. İşte mü’minler topluluğu teşbih ile beyan ve tasvir olunduğu üzere böyle kuvvetli bir irtibat ile yekdiğerine bağlı sağlam bir yapı teşkil etmeli ve İslâm mücahitleri o suretle birbirine kenetlenmiş bir saf halinde çarpışmalıdır. Şüphesiz ki bu teşbihte fertlerin cismen yeknesak bir şekil ve nizam ile terbiyeleri mevzuu bahis olduğu gibi kalben niyet ve imanlarının bir kelime etrafında toplanacak ve birbirlerini sevip tutacak bir surette ihlası da mevzuu bahistir. Sonra ba’zı müfessirlerin beyanına göre bunda ordunun esası ve en mühim teşkilâtı piyade teşkilâtı olduğuna da bir işaret vardır. Çünkü süvari, donanma v.s. de dahi harp düzeni cereyan ederse de en ziyade saf harbinin piyadede olması meşhurdur. Binaenaleyh askeri terbiye hem cismanî nizama hem de dini terbiyeye dayanırsa da mü’minler arasında bu vahdeti ihlal edecek ahlaksızlıklardan da son derece çekinilmesi gerekir. Bunu yapabilmek için de gaye güzel tayin edilmeli ve süflî gayeler bırakılıp Allah yolunda en yüksek ve en ulvî gayeye sarınılmalıdır. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki Allah [yalnızca] kendi dâvâsı uğrunda, sağlam ve yekpare bir bina gibi, kenetlenmiş saflar halinde ² savaşanları sever.
2 Yani, birlik halinde ve fiilleriyle inançları uyumlu olarak. Bu manevî/ahlakî gereklilik, Hz. Musa’ya ve izleyicileri arasındaki isyankarlara yapılan sonraki atıfta -aksi bir örnekle- daha geniş bir şekilde tasvir edilmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah, kendi yolunda, tuğlaları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi tek yürek, tek saf halinde savaşanları sever. 3/200, 4/71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphesiz Allah, dâvâsı uğrunda sanki yekpare çelikten[⁵⁰⁷⁸] bir bina gibi saf[⁵⁰⁷⁹] disiplini içerisinde savaşanları sever.[⁵⁰⁸⁰]
[5078] Lafzen: “kurşunla perçinlenmiş”, yada rass köküne nisbetle “birbirine kenetlenerek dizilmiş”. İmanın, düşmana karşı mü’mini koruyan kurşundan bir zırh olduğunu îmâ eder. [5079] Saff, “birden fazla şeyin aynı hizaya gelmesi, bir bütünü oluşturan parçaların yan yana dizilmesi” anlamına gelir (Mekâyîs). Kur’an’da melekler (78:38), kuşlar (24:41), kurbanlık hayvanlar (22:36), cennetteki nimetler (88:15) için kullanılır. Dönemin ruhuna uygun olarak, her sahici başarının ardında disiplin ve birlik ruhunun yattığına işarettir. [5080] “Saf modeli”, İslâm’ın hem sosyal hem siyasal modelini inşâ eden temel bir tasavvurdur. Vahiy tarafından meleklere nisbet edilen bu model, Allah Rasûlü eliyle dinin en temel ibadeti olan namaza tatbik edilmiştir. Cemaatle namazın inşâ ettiği tasavvur, fırsat eşitliğine dayalı âdil bir toplumun fotoğrafını verir. Bunun karşısında “piramit modeli” yer alır. Bu modelde yan yana “yarış” değil birbirinin başına basarak “yükseliş” esastır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah, şüphe yok ki kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf bağlayanları sever.
(Bu birlik de ancak iman edenlerin Allah’ın Resulünün her emrine itaat etmeleri ile sağlanır.. Ey Muhammedi.. -Savaş konusunda- Musa da aynı güçlüğe maruz kalmıştı, nitekim)  
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh, kendi yolunda yapısı kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah, O kimseleri sever ki O'nun yolunda sanki bir muhkem binâ etmişler gibi saf bağlayarak savaşta bulunurlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah, taşları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saflar halinde, Kendi yolunda savaşanları sever.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş binalar gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh, Allâh yolunda kurşunla kenedli divar gibi saff olarak mukâtele idenleri sever. [²]
[2] Uhud gazâsında perâkende olanlara 'itâb zımnında bu âyet nâzil oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah, kendi yolunda kurşunla kenetlenmiş bir yapı[*] gibi kenetlenerek savaşanları sever.
[*] Eski ve yakın dönem inşaat tekniği olarak, büyük kütlelerin birbirine kilitlenmesinde kullanılan ve malzemenin içinde açılmış oluklara erimiş kurşun madeni akıtılarak yapılan lehim yöntemi. Hem esnek hem de dayanıklı ve uzun ömürlü olan bu yöntem çimento ve demirin yaygınlaşması ile terk edilmiştir. Mimar Sinan eserlerinde sıkça görülür, bilinen örneklerinden birisi Bosna'daki Mostar Köprüsüdür.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah, kendi yolunda, tuğlaları birbirine kenetlenmiş binalar gibi saf halinde savaşanları sever.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah, taşları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf tutarak Onun yolunda savaşanları sever.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah kendi yolunda, duvarları birbirine perçinlenmiş bir bina gibi, saf bağlayarak çarpışanları sever.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ Tañrı sever anları kim çalışurlar yolında śaf baġlayıcılarken taman anlar temeldür sıķnaşmış muḥkem.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā sever anları kim ṣavaşurlar Allāh yolında ṣaf baġlayup. Ṣana‐sın anlar ṣıralanmış yapudur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, Allah Öz yolunda möhkəm divar kimi səf çəkib döyüşənləri sevər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! Allah loveth those who battle for His cause in ranks, as if they were a solid structure.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Truly Allah loves those who fight in His Cause in battle array, as if(5433) they were a solid cemented structure.
5433 A battle array, in which a large number of men stand, march, or hold together against assault as if they were a solid wall, is a striking example of order, discipline, cohesion, and courage. A solid cemented structure is even a better simile than the usual "solid wall" as the "structure" or building implies a more diversified organisation held together in unity and strength, each part contributing strength in its own way, and the whole held together not like a mass but like a living organism. Cf. also 37:1 and n. 4031.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
يُحِبُّ
sever
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
يُقَاتِلُونَ
savaşırlar
ف۪ي سَب۪يلِه۪
kendi yolunda
صَفاًّ
saf bağ- layacak
كَاَنَّهُمْ
sanki onlar
بُنْيَانٌ
bir binadır
مَرْصُوصٌ
kenetlenmiş
Muhakkak ki Allah kendi yolunda (birbirine) kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
صَفّ
İsim fiil
ص ف ف
Saf, sıra
كَاَنّ
Harf-i nasb
كَاَنّ
Sanki
بُنْيَان
İsim
ب ن ي
Yapılmış şey, bina
مَرْصُوص
Edilgen fiil
ر ص ص
Kenetlenmiş