close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 27. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ ḣaleknâ-ssemâe vel-arda vemâ beynehumâ bâtilâ(en)(c) żâlike zannu-lleżîne keferû feveylun lilleżîne keferû mine-nnâr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve biz, göğü ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri boş yere yaratmadık; bu, kafir olanların zannı; artık vay haline kafirlerin ateşten.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri bâtıl olarak ve amaçsızca (boşuna) yaratmadık; (bunlar bir tesadüf eseri de değildir,) bu (tür temelsiz iddialar) inkâr edenlerin kof zannıdır. (Her şey ve herkes bir hikmet ve hizmet için vardır.) Ateşe girecek inkârcıların vay haline (ki onları hak ettikleri şekilde azaplandıracağız)!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve ikisi arasındaki şeyleri boşuna ve anlamsız yaratmadık, bu sadece Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin zan ve iddiasıdır. Vay hallerine, cehennem ateşindeki bu kimselerin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Göğü, yeri ve ikisi arasındaki varlıkları ve imkânları, biz boş yere yaratmadık. O, inkârda ısrar edenlerin düşünce ve inancıdır. Onun için, vay kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden ateşe girecek kâfirlerin haline!
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve bu ikisinin arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu inkâr edenlerin zannıdır. (İçine atılacakları) ateşten dolayı inkâr edenlerin vay haline!
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz gökyüzünü, yeryüzünü ve ikisi arasında bulunan şeyleri batıl olarak yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Ateşten (görecekleri azabtan) dolayı vay o inkârcılara.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, o gök ile yeri ve aralarındakileri boşuna yaratmadık. (Bunların yaratılması boşunadır sözü) o kâfirlerin zannıdır. Bu yüzden kâfirlere ateşten şiddetli bir azab vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve aralarındakileri boşu boşuna yaratmadık. Başıboşluk, kâfirlerin sandığı bir şeydir. Girecekleri ateşten dolayı, o kâfirlere yazıklar olsun.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Vay o inkâr edenlerin ateşteki haline!
Besim Atalay
swap_vert close
Gökle yeri, ikisinin arasında olanı, boş yere yaratmadık, kâfirlerin sanısı bu, yazık kâfirlere ateş yönünden
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkârcıların kuruntusudur. Vay o inkârcıların ateşteki haline! 
Bkz. 21/16, 44/38  
Cemil Said
swap_vert close
Biz kâfirlerin zan itdikleri gibi semâvât ve arzı ve ânların beynindekileri beyhûde halk itmedik, hayf kâfirlere ki ateşe atılacaklardır!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Göğü, yeri ve ikisinin arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bunun boşuna olduğu, inkar edenlerin sanısıdır. Vay ateşe uğrayacak inkarcıların haline!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkâr edenlerin zannıdır. Cehennem ateşinden dolayı vay inkâr edenlerin hâline!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Cehennem ateşinden vay o inkârcıların başına geleceklere!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri biz boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Vay o inkâr edenlerin ateşteki haline!
Edip Yüksel
swap_vert close
Göğü, yeri ve aralarındakileri boş yere yaratmadık. Bu inkar edenlerin sanısıdır. Kendilerini ateşe soktukları için inkar edenlere yazıklar olsun.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hem o göğü, yeri ve aralarındakileri biz boşuna yaratmadık. O, kâfirlerin zannıdır. Onun için vay ateşe girecek olan kâfirlerin haline!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem o Göğü ve Yeri aralarındakileri biz boşuna yaratmadık o, o küfredenlerin zannı, onun için küfredenlere ateşten bir veyl var
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve bu ikisinin arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu (türden düşünceler) inkâr edenlerin zannıdır. (İçine atılacakları) ateşten dolayı inkâr edenlerin vay hâline!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, göğü, yeri ve ikisi arasında olanları boşuna yaratmadık. Bu, gerçeği yalanlayan nankörlerin görüşüdür. Kendilerini ateşe atan, gerçeği yalanlayan nankörlerin vay haline.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O göğü, O yeri ve bunların arasında bulunan şeyleri biz boşuna yaratmadık. Bu, o küfredenlerin zannıdır. Bu yüzden küfredenlere ateşden helak vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Artık, ateşten dolayı vay hâline o küfre düşenlerin!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve biz göğü, yerküreyi ve ikisi arasında bulunanları (evreni boşuna) amaçsız yaratmadık. Bu (yaratılanların ve evrenin boş yere yaratıldığı iddiası) inkâr etmiş olanların kuruntusudur. Vay o inkâr etmiş olanların ateşteki hâline!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri boşu boşuna yaratmadık. Bu doğruları inkâr edenlerin zanlarıdır. Doğruları inkâr edenler, ateşe gireceklerinden dolayı, vay başlarına geleceklere.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz, göğü, yeri, ikisinin arasındakileri boşuboşuna yaratmadık. Tanımazlar bunu böyle sanıyorlar. Ateş yüzünden tanımazların başına gelecek var.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve aralarındakini boşuna yaratmadık, boşuna yaratmak keyfiyeti kâfirlerin zan ve tahminidir. Uğrayacakları ateşten vay kâfirlerin haline!
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boşuna [bâtıl] yaratmadık. Bu inkâr edenlerin zannıdır. Vây o inkârcıların ateşteki hâline!
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz gökyüzünü, yeryüzünü ve ikisi arasında bulunan şeyleri batıl olarak yaratmadık. Bu, kâfirlerin zannıdır. Ateşten (görecekleri azaptan) dolayı vay o küfre sapanlara!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü Biz bu muhteşem gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri; hak, hukuk ve adâlet gözetmeden, öyle gelişigüzel, hikmet ve amaçtan yoksun, yani bâtıl olarak yaratmadık! Bu iddia, inkâr edenlerin kendi kuruntularıdır!Oysa, evrenin tesâdüfen yaratıldığı ve insanın başıboş bırakıldığı inancı, kaçınılmaz olarak bütün ahlâkî ve insânî değerlerin yozlaşması sonucunu doğurur ki, bu durum, insanı vahşî bir hayvana, yeryüzünü de cehenneme çevirir! Öyleyse, âhiret gününde girecekleri ateşten dolayı, vay o kâfirlerin hâline! Evrendeki mükemmel sistem, Allah’ın varlığını, O’nun sınırsız kudret, bilgi, adâlet ve merhametini açıkça göstermektedir. Buna rağmen hak ile haksızlık, adalet ve merhamet ile zulüm birarada görülüyorsa bu, imtihanın gereğidir. Sonunda bütün insanlar Hesap Günü yeniden diriltilecek ve yaptıklarının hesabını vermek üzere yargılanacaklardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yer’i, Göğü, ikisi arasındakileri boşuna yaratmadık. Bu, inkâr etmiş olanların zannıdır. Ateş’ten, inkâr etmiş olanlara yazıklar olsun!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! biz, gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri boşuna yaratmadık. Boşuna lafı, inkarcıların kuru iddiasıdır. İnkarcıların ateşlen çekeceği var.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz yeryüzünü gökyüzünü ve arasındakileri boş yere yaratmadık. Her yarattığımız varlığın bir nedeni vardır. Bazıları der ki; “Bu dünya boş! Biz boşu boşuna bir hayat yaşıyoruz. Ölünce toprak olup gideceğiz.” Bu onların zannından ibarettir. Hayır! Hiçbir yaratılış boşuna değildir. Her yaratılışın bir nedeni vardır. Kim yaratılışına göre hareket edip Rabbinin uyardığı gerçeklere göre yaşamazsa ona cehennem vardır. Cehennem ateşinde yanacakların vay haline!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri [batıl] olarak (boş yere) yaratmadık. [*] Bu (iddia), kâfir olanların zannıdır. Ateşi hak eden o kâfir olanların vay hâllerine!
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:191; Enbiyâ 21:16; Sâd 38:27; Duhân 44:38.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz gökyüzünü, yeryüzünü ve bu ikisinin arasındakileri kâfirlerin zannettikleri gibi tesadüfen yaratmadık. Vay o cehenneme girecek kâfirlerin haline!
Muhammed Esed
swap_vert close
VE BİZ, hakikati inkar edenlerin sandığı gibi, göğü ve yeri ve ikisi arasındaki şeyleri bir amaç ve anlamdan yoksun yaratmadık: ²⁵ Vay hallerine [cehennem] ateşindeki o inkarcıların! ²⁶
25 Karş. 3:191. Yukarıdaki ifade Kur’an’da çeşitli şekillerde geçmektedir: Bkz. özellikle 10:5, not 11. Bu örnekte, önceki ayetteki Hesap Günü’nün hatırlatılması ile bir bağlantı kurulmakta, böylece Hz. Davud’un kıssasının özel durumundan daha geniş kapsamlı bir ahlakî öğretiye geçiş yapılmaktadır.26 Yani, evrenin -özellikle insan hayatının- bir anlam ve amaç ile yaratıldığı inancının bilinçli olarak reddedilmesi, kaçınılmaz -bazan da fark edilmez- şekilde bütün ahlakî değerlerin reddine, ruhsal/manevî körlüğe ve sonuçta öteki dünyada azabın hak edilmesine yol açar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş ve anlamsız yaratmadık. Bu, iddia kâfirlerin zannıdır. Cehennemi boylayacak olan o kâfirlerin vay haline. 3/191
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
VE Biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri bir amaç ve anlamdan yoksun yaratmadık;[⁴⁰⁶⁷] bu, küfürde direnenlerin zannıdır: yazıklar olsun (kendilerini mahkûm ettikleri) ateşten dolayı küfürde direnen o kimselere![⁴⁰⁶⁸]
[4067] Burada “amaçsızlık ve anlamsızlık” mânasındaki bâtıl, hakk’ın karşıtı olarak kullanılmıştır (Krş: 14:19, not 1). Anlamlılık ve amaçlılık yasası, varlığın belki de istisnası ve göreceliği olmayan tek yasasıdır. Zımnen: Göğün yerin bir amacı olsun da, insanın bir amacı olmasın mı? [4068] Kur’an’da dünya ve maddî varlık âlemi hem yerilir (oyun ve eğlence, tadımlık zevk, ziynet, zuhruf: sahte cazibe 24:39; 25:23), hem de övülür (23:115; 38:27 bu âyet, 44:38-39; 30:8, 95:6; 16:97). Birinciler dünyacıları dengeye çekmek, ikinciler çilecileri dengeye çekmek içindir. Hırs, tamah, dünyevîleşme ne kadar kötü ise miskinlik, tembellik, çilecilikle başkalarına yük olmak da o kadar çirkindir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz göğü yeri ve bunların arasında bulunanları, boşuna yaratmadık.(*) Bu, (sadece dünya hayatı vardır düşüncesi ancak) kâfirlerin zannıdır. Bu yüzden cehennem ateşine girecek olan kâfirlerin vay haline! (**)
(*) Dünya hayatının ötesinde, elbette bir ahiret hayatı vardır. Evrende eşsiz bir nizam vardır; her ilk oluş, bir ikinci oluşun başlangıcı, her olay sonsuz olayların yoludur. Eğer bunların gerek mekân ve gerek zaman itibariyle aralarında gerekli bir nizam bulunmasaydı, eğer olayların kıymetleri sadece ilk oluşlarıyle ölçülmek gerekseydi, eğer bu şekilde bir aldatıcı mal olan dünya hayatı üzerine gelecekte hiçbir hüküm gerekmeseydi, bu yaratılmışlar da, batıl ve yersiz olurdu. Oysa her anında yok olucu şu olaylar silsilesi, ilahi saltanatta eşsiz bir düzen üzere cereyan etmekte ve nice hikmetleri ve yararları içine alarak sonsuz gelecekte ikinci bir oluşa doğru yürümektedir. (**) Nitekim, Al-i İmran suresinin 190,191 ayetlerinde "Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde selim akıl sahipleri için gerçekten ibretler vardır. Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler ve "Ey Rabbimiz, bunları boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi cehennem ateşinin azabından koru" diye niyaz ederler." buyurulmuştur.  
Osman Fırat
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu inkâr edenlerin zannıdır. Cehennem ateşinden dolayı vay inkâr edenlerin hâline!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve göğü ve yeri ve bunların arasında olanları beyhûde yere yaratmadık. Bu, küfre düşenlerin zannıdır. Artık küfre düşmüş olanlara ateşten bir helâk vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları gayesiz, boşuna yaratmadık. Bu sadece kâfirlerin bir zannı ve iddiasıdır. Artık o ateşten vay haline o kâfirlerin!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık (bunlar bir tesadüf eseri değildir) bu, inkar edenlerin zannıdır, (onlar kainatın boş bir tesadüf eseri olduğunu söylerler). Ateşten vay hallerine o nankörlerin!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz göği ve yeri ve aralarında olanları bâtıl ve 'abes olarak yaratmadık. Kâfirler böyle zan iderler. Kâfirlere cehennem ateşi ne büyük belâdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Göğü, yeri ve ikisinin arasındakileri boşuna yaratmadık. Bu, nankörlerin (kafirlerin) kuruntusudur. O nankörlerin, ateşten çekecekleri var.
Şaban Piriş
swap_vert close
Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, inkar edenlerin zannıdır. Ateşe atılacak inkarcıların vay haline...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz göğü, yeri ve arasındakileri boşuna yaratmadık. Bu kâfirlerin zannıdır. Cehennem ateşinden, o kâfirlerin başlarına gelecek var!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz şu göğü ve yeri ve ikisi arasındakileri boşuna yaratmadık. Böyle düşünmek, küfre sapanların sanısıdır. Vay hallerine o inkârcıların, ateş yüzünden!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yaratmaduķ gögi daħı yiri daħı anı kim ikisi arasındadur bāŧıl şol gümānidür anlaruñ kim kāfir oldılar. pes vay anlara kim kāfir oldılar oddan!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz yaratmaduḳ gögi ve yiri, daḫı ikisi arasında olanı, daḫı bāṭıl bile.Ol gümānıdur kāfirlerüñ. Vay kāfirlere cehennem odından.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz göyü, yeri və onların arasında olanları (bütün məxluqatı) boş-boşuna yaratmadıq. Bu, kafirlərin zənnidir. Vay cəhənnəm odunda yanacaq kafirlərin halına!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We created not the heaven and the earth and all that is between them in vain. That is the opinion of those who disbelieve. And woe unto those who disbelieve, from the Fire!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Not without purpose did We(4179) create heaven and earth and all between! that were the thought of Unbelievers! but woe to the Unbelievers because of the Fire (of Hell)!
4179 Cf. 3:191. Unbelief is the subjective negation of a belief in Order, Beauty, Purpose, and Eternal Life. Unbelief is to Faith as Chaos is to Cosmos, as the Fire of Misery is to the Garden of Bliss .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا خَلَقْنَا
ve yaratmadık
السَّمَٓاءَ
göğü
وَالْاَرْضَ
ve yeri
وَمَا
ve o şey-leri ki
بَيْنَهُمَا
ikisi ara-sındadır
بَاطِلاًۜ
boş yere
ذٰلِكَ
bu
ظَنُّ
zan-nıdır
الَّذ۪ينَ
o kimse-lerin ki
كَفَرُواۚ
kâfir oldular
فَوَيْلٌ
artık yazık-lar olsun
لِلَّذ۪ينَ
o kimse-ler ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
مِنَ النَّارِۜ
ateşten dolayı
Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, kâfirlerin zannıdır. Artık (kıyamet günü atılacakları cehennem) ateş(in)den dolayı yazıklar olsun o kâfirlere!
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
بَاطِل
Etken fiil
ب ط ل
Bâtıl, boş şey, asılsız
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
ظَنٌّ
İsim
ظ ن ن
Zannetme
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
وَيْل
İsim
وَيْل
Yazıklar olsun, yuh olsun, vay hâline
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَار
İsim
ن و ر
Ateş