close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Em lehum mulku-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ(s) felyertekû fî-l-esbâb(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yahut da göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin saltanat ve tedbiri, onların mı? Öyleyse ağsınlar göklerin kapılarına.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülkü onlara mı aittir? Öyleyse sebepler içinde (bir imkân ve güç bularak göğe) yükselsinler (de görelim).
[Not: Bu ayette sebepler ve teknolojik gelişmelerle Ay’a, Yıldızlara ve Uzay’a çıkılabileceğine işaret edilmektedir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yoksa göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan herşeyin hükümranlığı onlara mı aittir? O takdirde, sebeplere yapışıp göklere yükselsinler ve kâinâtın tüm işlerini planlasınlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yoksa, göklerin, yerin ve ikisinin arasındaki varlıkların ve imkânların mülkü, hâkimiyeti ve tasarrufu onlara mı ait? Öyleyse, bütün imkânlarını seferber ederek yükselsinler de, hâkimiyetlerini kursunlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisinin arasındakilerin hükümranlığı onlara mı aittir? Öyleyse sebepler içinde (sebepleri kullanarak, göğe) yükselsinler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülkü onların mı? Öyleyse, sebepler içinde (bir imkan ve güç bularak göğe) yükselsinler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yoksa onların mı, bütün o göklerle yerin ve aralarındakilerin mülkü? Öyle ise, göğe çıkacak yollara koyularak yükselsinler (de kâinatın hakimiyetini ele alsınlar).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve aralarındakilerin mülkiyeti onların mıdır? Öyle ise sebepler içinde yükselsinler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülkiyeti onların mıdır? Öyleyse ne duruyorlar? Göğe yükselme yollarını arasınlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Hem göklerde, hem yerde, hem de aralarında bulunanların mülkü onların mıdır? Haydi iplerle yükselebilsinler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ya da göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı, onların elinde midir? Öyleyse (akıllarına gelebilecek) her türlü vasıta ile (göklere) yükselsinler (de Kur'an'ın sana indirilmesine mâni olsunlar) bakalım!
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtın ve arzın ve beyninde bulunanların sâhibi midirler? Hele göğe çıkmak esbâbına tevessül itsünler!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yahut, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyle ise sebeplere tevessül edip göğe yükselsinler!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı onların mıdır? Öyle ise sebeplere yapışarak yükselsinler (bakalım!)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ya da göklerle yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onlarda mı? Öyleyse çareler bulup göklere yükselseler ya!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yahut göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyleyse (göklerin) yollarında yükselsinler (görelim)!
Edip Yüksel
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve aralarındakilerin yönetimi onlara mı aittir? Bırak, kendi kendilerini yüceltsinler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yoksa bütün o göklerin, yerin ve aralarındakilerin mülkü onların mı? Öyle ise bütün imkanlarını seferber ederek yükselsinler de görelim!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yoksa onların mı bütün o Göklerin, Yerin ve aralarındakilerin mülkü? Öyle ise haydi esbab içinde üstüne çıksınlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
*Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülkü onlara mı aittir? Öyle ise sebeplere yapışarak (göklere) yükselsinler. (Zira bir şeyi yaratan, yarattığı şeyde her türlü tasarruf sahibidir. Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülkü, onları yoktan var eden, zaman ve mekândan münezzeh olan Allah’a aittir.)
* “Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülkü, onlara mı aittir?”; Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Allah Teâlâ’nın, kâfirlere yöneltmiş olduğu bu tür sorular, onlardan cevap bekleme sorusu değil, esasında onları azarlama ve kınama ifadeleridir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ya da göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü onlara mı ait? O halde sebepler bulsunlar da yükselsinler!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yahud o göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan şeylerin mülk (-ü tasarruf) u onların mı? Öyle ise sebeblerine yapışarak göğe yükselsinler!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yoksa göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkiyeti onlara mı âiddir? Öyle ise sebebler(e başvurmak)la (arşa) çıksınlar (da kâinâtı idâre etsinler bakalım)!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yahut göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların (bütün evrenin) mutlak mülkiyet ve hâkimiyeti onlara mı ait? Öyleyse sebeplere yapışıp (göklere) yükselsinler (uzaya çıkma yollarını arasınlar da, uzayın hâkimiyetini ellerine geçirip dilediklerini yapsınlar bakalım)!*
(*) Müşriklerin, Hz. Muhammed’e peygamberlik görevinin verilmesi karşısındaki kıskançlıklarının ve inkârcı tutumlarının mantıksızlığına işaret edilmektedir. Buna göre peygamberlik, Allah’ın kendi hazinelerinden dilediği kimseye verdiği bir lutuftur ve buna kimsenin itiraz etmeye hakkı yoktur. Allah’ın hazineleri onların elinde mi veya evrenin hükümranlığı onlarda mı ki kime peygamberlik verilmesi, kime verilmemesi gerektiği konusunda fikir yürütmeye, verileni beğenmemeye, kimin neye lâyık olduğunu kendilerinin daha iyi bildiğini iddia etmeye kalkışıyorlar! Eğer göklerin hâkimiyeti ellerindeyse bir yolunu bulup oralara yükselseler ve böylece (hâşâ) hükümranlık makamına geçerek Allah’ın verdiğini geri alsalar, vahiy meleğinin kime vahiy indireceğini kendileri belirleseler ya! : (Kur’an Yolu Tefsiri) {فَلْيَرْتَقُواْ فِى ٱلأَسْبَٰبُ } فليصعدوا في المعارج والطرق التي يتوصل بها إلى السماء حتى يدبروا أمر العالم وملكوت الله وينزلوا الوحي إلى من يختارون (مدارك التنزيل وحقائق التأويل) فيه أربعة تأويلات:أحدها: في السماء، قاله ابن عباس ...الثالث: في طرق السماء وأبوابها، قاله مجاهد (النكت والعيون) فَلْيَرْتَقُواْ فِى ٱلأَسْبَابِ} أي ان كان لهم شيء من ذلك فليصعدوا في المراقي التي توصلهم إلى السماء، وليدبروا شئون الكون؟ (صفوة التفاسير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü onlara mı ait? O zaman vasıtalar bulup (Rablerine) yükselmeyi deneseler ya.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ya da yerlerin, göklerin, her ikisi arasındakilerin hakanlığı onların elinde mi? Eğer öyleyse, iplere yapışsınlar da göklere tırmansınlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yoksa gökler yer ve aralarındaki şeyler onların mülkü müdür? Öyle ise iplere yapışıp göklere çıksınlar [⁹].
[9] Haydi orada tedbir-i umur etsinler, istediklerine peygamberlik versinler !  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yahut göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı onların mıdır? Öyleyse vasıtalara/iplere [esbâb]⁴ tutunarak/yollarını bulup, (göklere) yükselsinler.
4 “Esbâb”; sebepler, yollar, vasıtalar, ipler anlamındadır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların egemenliği onların mı? Öyle ise araçlara sarılarak göğe yükselsinler (de Allah'ın istediğine vahiy indirmesine engel olsunlar)!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı ve yönetimi onlara ait midir ki, hükmümüzü kabul etmiyorlar? Madem fakirlerin, garibanların arasında yaşayan bir “yetime” Peygamberliği yakıştıramıyorlar, öyleyse bulabildikleri vasıtalarla Peygamberlik, hatta tanrılık makâmına yükselsinler bakalım! Yükselsinler de, oradan âlemi yönetsinler, vahyi de dilediklerine, diledikleri gibi indirsinler!Yoksa inkârcılar, sahip oldukları sosyal, siyasal ve ekonomik güce mi güveniyorlar? Şunu iyi bilsinler ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yoksa Yer’in, Gökler’in, ikisi arasındakilerin mülkü / yönetimi onların mı? Artık, Sebepler’e yapışsınlar!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yoksa göklerin yerin, bu ikisi arasındakilerin sahibi onlar mı? O zaman hemen çıkıp işin başına geçsinler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yoksa yeryüzünün ve gökyüzünün sahibi, hükümranı, yöneticisi onlar mı? Gökyüzünden nelerin kendilerine gönderileceğine onlar mı karar veriyor? İddialarında samimiyseler gökyüzüne hükümran olacak sebepler bulsunlar. Gökyüzünden kendilerine istediklerini indirsinler. Andolsun ki yeryüzü gökyüzü onların isteklerine göre hareket etmez. Her ikisi de ikisinin arasındakiler de yasalarımıza göre hareket ederler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların otoritesi kendi ellerinde mi? (Öyleyse), sebepler içinde yükselsinler (bahanelere sarılsınlar)!
Mehmet Türk
swap_vert close
Yoksa kendilerini göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların sahibi mi (zannediyorlar)? Eğer öyleyse, bir yolunu bulup, göğe yükselsinler (de bir bakalım).
Muhammed Esed
swap_vert close
Yoksa, göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin hükümranlığı onlara mı aittir? Öyleyse [akıllarına gelebilecek] her türlü vasıta ile [benzer ilahî bir makama] ulaşmayı denesinler (bakalım)! ¹⁴
14 Yani “insanoğlunun, üstün donanımlı olmasından dolayı, bir gün bütün evren ve tabiat üzerinde hakimiyet kuracağını, yani ilahî güç benzeri bir otorite sağlayacağını mı zanneder?” Bu bağlamda karş. 96:6-8 ve ilgili not 4. -Esbâb’ın “akıllarına gelebilecek her türlü vasıta” şeklinde çevrilmesi konusunda bkz. 18:84, not 82.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin hükümranlığı onlara mı ait? Öyleyse bir yolunu bulup göklerin tahtına kurulup otursunlar bakalım. 2/255, 5/17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin mülkiyeti onlara mı ait? Haydi o zaman, tüm araçlara sarılsınlar da, (göklerin tahtına) çıkıp kurulsunlar bakalım!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yahut göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunan şeylerin mülk ve hükümranlığı onların mıdır? Öyleyse, bütün imkânlarını seferber ederek (göklere, arşa) yükselsinler (de idareyi ellerine alıp vahyi dilediklerine indirsinler)
Osman Fırat
swap_vert close
Yoksa göklerin ve yeryüzünün ve ikisi arasındakilerin mülkü onların mı? Öyle ise sebeblerle yükselsinler (bakalım)
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yoksa göklerin ve yerin ve aralarındakilerin mülkü onlar için midir? (Öyle ise) Sebepler içinde yüksetiversinler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında olan varlıkların hakimiyet ve yönetimi onlara mı ait? Haydi, ellerinden geliyorsa sebep ve vasıtalarını temin etsinler de göğe çıksınlar (âlemi oradan yönetsin, vahyi de isteklerine göre indirsinler! )
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü onların mı? Öyleyse sebepler (vasıtalar) içinde yükselsinler (vasıtalara binip göklere çıksınlar da oradan alemi yönetsinler, vahyi de kendi isteklerine göre indirsinler).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâhud göklerin ve yerin ve ikisi arasındaki şeylerin mülki ve tasarrufı onlarda mıdır? Öyle ise bir yol bulub göğe çıksunlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ya da göklerde, yerde ve ikisinin arasındaki bütün yetki onlarda mı? Öyleyse yollara koyulup tırmansınlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yoksa, göklerin, yerin ve arasındakilerin hakimiyeti onlara mı ait? Öyleyse sebeplerle (bir imkan ve güç bularak göğe) yükselsinler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Veya göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin malikiyeti onlarda mı? Öyleyse sebepler içinde yükselip de Arş'a çıksınlar.(2)
(2) Kâinatı kendi bildikleri gibi yönetsinler. Farz-ı muhal, böyle birşeyi yapacak olsalar bile, bunun için, Allah tarafından yaratılmış sebeplere, Onun koyduğu yasalara yapışmak ve onlardan yardım almak zorunda kalacaklardı. Oysa, Arş’ın sahibi olan Allah, sebeplerin de, yasaların da yaratıcısıdır; onlar var olmak için Allah’a muhtaçtırlar. Sebepler üzerinde söz geçiremeyen ve sebeplere muhtaç olan, kâinatın malikiyet ve egemenliğinde nasıl iddia sahibi olabilir? Bu ifadelerde, maddecileri ve tabiatçıları da muhatap alan bir istihza vardır: Eğer kâinatı var etmek ve yönetmek sebeplerin işi ise, haydi, siz o sebeplerin hepsini yardımınıza çağırın da kâinatta bir ortaklığınız olsun!  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülk ve saltanatı onların mı? Eğer öyleyse sebepler içinde yükselsinler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yā anlaruñ mıdur gökler pādişāhlıġı daħı yirüñ daħı ikisi arasındaġınuñ? pes itmesünler yollara.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā anlaruñ mıdur pādişāhlıġı göklerüñ, yirlerüñ daḫı, daḫı ikisi aralarındaolanuñ? Eger anlaruñ olsa, pes gökler yolına çıḳsunlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yaxud göylərin, yerin və onların arasında olan hər şeyin ixtiyarı onların əlindədir?! Elə isə qoy iplərdən yapışıb (göyə) qalxsınlar! (Kainatın hökmünü öz əllərinə alıb onu idarə etsinlər. İstədiklərinə peyğəmbərlik verib ona vəhy göndərsinlər!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Or is the kingdom of the heavens and the earth and all that is between them theirs? Then let them ascend by ropes!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Or have they the dominion of the heavens and the earth and all between? If so, let them mount up(4157) with the ropes and means (to reach that end)!
4157 Weak and puny creatures though they are, they dare to raise their heads against the Omnipotent, as if they had dominion over Creation and not He! If they had any power, let them mount up to heaven and use all the means they have to that end, and see how they can frustrate Allah's Purpose!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَمْ
ya-hut
لَهُمْ
onlar-ın mı
مُلْكُ
mülkü
السَّمٰوَاتِ
göklerin
وَالْاَرْضِ
ve yerin
وَمَا
ve o şey-lerin ki
بَيْنَهُمَا۠قف
ikisi ara-sındadır
فَلْيَرْتَقُوا
öyle ise yükselsinler
فِي الْاَسْبَابِ
sebepler içinde
Yahut göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü (hakimiyet ve hükümranlığı) onların mıdır? Öyle ise (ellerinden geleni yapıp) sebeplerle (göğe) yükselsinler (de kâinata hükümran olsunlar bakalım)!
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
مُلْك
İsim
م ل ك
Hükümranlık, mülk, hükümdarlık, hakimiyet, saltanat
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اِرْتَقَى
Fiil-VIII
ر ق ي
Yükseldi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبَب
İsim
س ب ب
Bağ, sebep