close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 36. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve iżâ eżeknâ-nnâse rahmeten ferihû bihâ(s) ve-in tusibhum seyyi-etun bimâ kaddemet eydîhim iżâ hum yaknetûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdık mı onunla sevinir, övünürler ve onlara, elleriyle yapıp hazırladıkları bir kötülük gelip çatınca da hemen ümitlerini keserler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz insanlara bir rahmet tattırdığımız (bir nimet ve fazilete ulaştırdığımız) zaman, onunla sevinip ferahlanırlar; şayet kendi ellerinin takdim ettiği (günahlar) dolayısıyla onlara bir kötülük isabet ettiğinde ise, hemen (hepsi) umutsuzluğa kapılmaktadırlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İnsanlara rahmetimizi tattırdığımız zaman buna sevinirler; fakat kendi yapıp ettikleri şeylerden dolayı, başlarına bir bela gelince de, bütün ümitlerini yitirirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda ona sevinirler, şayet geçmişte yaptıkları kötülükler, işledikleri günahlar dolayısıyla başlarına bir belâ, bir musibet gelirse, hemen ümitsizliğe düşerler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/95; 4/78-79; 11/10.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda onunla rahatlayıp şımarırlar. Elleriyle yaptıklarından dolayı başlarına bir kötülük geldiğinde de hemen ümitsizliğe kapılırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz insanlara bir rahmet taddırdığımız zaman, onunla sevinirler; kendi ellerinin takdim ettiği dolayısıyla onlara bir kötülük isabet ettiğinde, hemen umutsuzluğa kapılırlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de insanlara bir nimet taddırdığımız zaman, şımarıb ferahlanırlar. Kendi ellerinin yaptığı günahlar yüzünden onlara bir fenalık isabet edince de hemen (Allah'ın rahmetinden) ümidlerini keserler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hâlbuki Biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla seviniyorlar. Eğer yaptıklarından dolayı bir kötülük başlarına gelirse, hemen ümitsiz olmaya başlarlar. (Demek, Allah’a eş koştukları şeyler bir fayda vermez.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnsanlara katımızdan bir bolluk tattırdığımızda buna sevinirler. Fakat yaptıklarından dolayı başlarına bir kötülük geldiğinde hemen ümitsizliğe düşerler.
Besim Atalay
swap_vert close
İnsanlara rahmet tattıracak olursak, onunla sevinmekteler, yaptıkları iş yüzünden bir kötülük gelince umutlarını keserler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Fakat kendi işledikleri (günahlar) yüzünden başlarına bir kötülük gelince de (Allah'ı unutup) ümitsizliğe düşerler.
Bkz. 11/9-10, 70/20-21“Kendi işledikleri (günahlar) yüzünden başlarına kötülüğün gelmesi” ifadesi Sünnetüllah’ın kusursuz ve adil bir şekilde işlediğini, canlılar arasında hassas bir düzenin bulunduğunu ve bu düzenin ilahi kanunlarla korunduğunu ve bu sayede yapılan kötülüklerin sahiplerine kötülük olarak döndüğünü ve güzelliklerin de faillerine güzellik olarak geri döndüğünü göstermektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Biz insânlara rahmetimizi ihsân iylediğimiz zamân mes’ûd oluyorlar lâkin günâhlarının netîcesi olarak seyyiâta uğradıkları vakit ye’se müstağrak oluyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler, ama yaptıklarından ötürü başlarına bir kötülük gelirse hemen ümitlerini kaybediverirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnsanlara bir nimet tattırdığımızda buna sevinirler; fakat kendi elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir belâ gelse hemen ümitsizliğe düşerler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda ona sevinirler. Şayet yaptıklarından ötürü başlarına bir fenalık gelse hemen ümitsizliğe düşüverirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Halka bir rahmet tattırdığımız vakit onunla sevinirler. Yaptıklarının karşılığı olarak kendilerine bir kötülük dokunsa derhal umutsuzluğa düşerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir de biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona güveniyorlar da; ellerinin önceden yaptığı şeyler sebebiyle başlarına bir fenalık gelirse, hemen her ümidi kesiveriyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de biz insanlara bir rahmet tattırdığımız vakıt ona güveniyorlar da ellerinin takdim ettiği bir sebeble başlarına bir fenalık gelirse her ümidi kesiveriyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnsanlara (lütfumuz ile) bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. (Fakat) kendi elleriyle (cüz’î irâdeleriyle) yaptıkları (günahları) ndan dolayı başlarına bir kötülük/musibet geldiğinde ise hemen ümitsizliğe kapılırlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla şımarırlar. Kendi yaptıklarından dolayı başlarına bir kötülük gelirse, o zaman hemen umutsuzluğa kapılırlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ne zaman insanlara bir rahmet tatdırdı isek onunla şımarmışlardır. Kendi ellerinin öne sürdükleri (günâhlar) yüzünden onlara bir fenalık isaabet edince de hemen onlar ümîdlerini kesiverirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki insanlara bir rahmet (ni'met) tattırdığımız zaman, onunla sevinirler. Fakat ellerinin takdîm ettiği şeyler (işlediği günahlar) yüzünden başlarına bir kötülük isâbet etse, onlar hemen ümidsizliğe düşerler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve insanlara bir rahmet (bolluk) tattırdığımız zaman onunla sevinip şımarırlar. Elleriyle yaptıklarından dolayı başlarına bir kötülük geldiğinde de hemen ümitsizliğe kapılırlar. (*)
(*) “Kendi işledikleri yüzünden başlarına kötülüğün gelmesi” ifadesi Sünnetüllah’ın kusursuz ve adil bir şekilde işlediğini, canlılar arasında hassas bir düzenin bulunduğunu ve bu düzenin ilahi kanunlarla korunduğunu ve bu sayede yapılan kötülüklerin sahiplerine kötülük olarak döndüğünü ve güzelliklerin de faillerine güzellik olarak geri döndüğünü göstermektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda, ona sevinirler. Sonra elleriyle yaptıklarının karşılığı olarak, bir musibet başlarına geldiğinde, hemen ümitsizliğe düşerler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz insanlara esirgeyiciliğimizi tattırdık mı, onlar bundan dolayı sevinirler. Kendi işledikleri işlerden dolayı da onlara bir kötülük erişti mi bu sefer de umutsuzluğa düşerler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nâs/a servet ve âfiyet vererek bir rahmet tattırdık mı onunla şımarırlar. Elleriyle irtikâp ettikleri günahtan dolayı onların başına bir fenalık gelse hemen nevmit olurlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla sevinirler. Onlara, elleriyle takdim ettiklerinden dolayı, bir kötülük isabet ettiği zaman da bir bakarsın ümitsizliğe düşerler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla sevinirler; kendi ellerinin takdim ettiklerinden dolayı onlara bir kötülük isabet ettiğinde de hemen umutsuzluğa kapılıverirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu tür nankör insanlara, ne zaman katımızdan azıcık bir nimet, bir rahmet tattıracak olsak, bununla övünüp şımarırlar. Fakatkendi elleriyle yaptıkları çirkin işler yüzünden başlarınabir belâ gelince de, Allah’ın rahmetinden büsbütün ümitlerini keserler. Nimetlere kavuşunca kibre kapılıp azgınlaşır, musibetle yüz yüze gelince isyankârlık ederler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnsanlar’a rahmet tattırdığımız zaman onunla ferahlanırlar; eğer onlara kendi elleriyle yaptıkları sebebiyle kötülük dokunursa, o anda umutsuzluğa kapılırlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnsanlara biraz ilgi gösterdik mi aman ne sevinirler. Ama kendi hataları yüzünden başlarına bir iş geldi mi, hemen ümitsizliğe düşerler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ümitsizliğe düşmüşlerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet (bolluk) tattırdığımızda ona sevinirler. Yaptıkları nedeniyle başlarına bir kötülük gelse bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler. [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:12; Nahl 16:54; İsrâ 17:67; ‘Ankebût 29:65; Lokmân 31:32; Zümer 39:8.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz insanlara bir rahmet (bereket) tattırdığımız zaman, onunla sevinirler; kendi elleriyle yaptıkları sebebiyle onlara bir sıkıntı isabet ettiğinde ise hemen (Allah’ın rahmetinden) ümit kesiverirler.¹
1 Bir hadîs-i şerifte: “Mü’min taze ekine benzer rüzgâr estikçe yatar yine kalkar, kâfir çam ağacına benzer rüzgâr estikçe güler fakat bir kere yıkılınca artık kalkamaz.” buyurulmuştur. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Her zaman olduğu gibi,] insanlara rahmetimizi tattırdığımız zaman buna sevinirler; fakat kendi yapıp-ettikleri ³³ sonucunda başlarına bir bela gelince de bütün ümitlerini yitirirler!
33 Bkz. 4:79, not 94.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz insanlara ne zaman bir nimet tattırsak onunla sevinip şımarırlar ve eğer kendi yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelecek olsa bir de bakmışsın ki ümitsizliğe düşüvermişler. 11/9- 10, 17/83, 22/11...15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Evet, ne zaman insanlara bir rahmet tattıracak olsak onunla sevince gark olurlar; ama elleriyle işledikleri yüzünden başlarına bir kötülük gelse, o zaman da hemen umutsuzluğa kapılıverirler.[³⁶⁰⁰]
[3600] Hayat felsefesi “acıdan kaç hazza koş” olan hazcı tipi resmediyor. Bu tip, parçada kötü duranın bütünde iyi durabileceğini düşünmez, bütünü de asla göremez. Zımnen: Parçayı görene düşen bütünü görene teslim olmaktır. Bunu yapamayana tek yol kalıyor: Umutsuzluk.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İnsanlara ne zaman bir rahmet tattırdı isek, onunla şımarmışlardır, işledikleri günahlar yüzünden başlarına bir felaket geldiğinde ise, onlar hemen umudlarını keserler. (Oysa Allah’ın rahmetinden ancak kafirler umudunu keser)
Osman Fırat
swap_vert close
Biz insanlara bir rahmet taddırdığımız zaman onunla sevinirler. Elleriyle yapıp öne sürdükleri(işleri)nden dolayı onlara bir kötülük erişince de, derhal ümitlerini keserler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve nâsa ne zaman bir rahmet tattırdı isek onunla sevinivermişlerdir. Ve ellerinin takdim ettigi şey sebebiyle kendilerine bir kötülük isabet edecek olursa o vakit de onlar ümitsizliğe düşerler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İnsanlara bir nimet, bir bolluk tattırdığımızda onunla sevinip şımarırlar. Şayet kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir fenalık gelirse, hemen ümitsizliğe düşerler. [2, 95; 4, 78-79; 11, 10]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz insanlara bir rahmet taddırdığımız zaman onunla sevinirler. Elleriyle yapıp öne sürdükleri(işleri)nden dolayı onlara bir kötülük erişince de, derhal umutsuzluğa düşerler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz nâsa tarafımızdan bir rahmet tatdırır isek onunla ferâhlanırlar, eğer 'amellerinin cezâsı olarak onlara bir fenâlık isâbet itse derhâl Allâh'ın rahmetinden ümîdlerini keserler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara ikramımızdan tattırdığımızda sevinirler. Ama elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına kötülük gelse hemen umutsuzluğa düşerler.
Şaban Piriş
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, ona sevinirler; ve eğer kendi yaptıkları yüzünden bir kötülük dokunursa hemen ümitsizliğe düşerler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda seviniverirler. Elleriyle işledikleri şeyler yüzünden başlarına bir kötülük gelince de ümitsizliğe düşerler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda, onunla ferahlar, şımarırlar. Kendi ellerinin hazırladıkları yüzünden kendilerine bir kötülük gelip çatsa, hemencecik ümitsizliğe düşerler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan kim daduravuz ādemįlere raḥmet şad olalar aña. daħı eger irer ise anlara yavuz iş andan ötürü kim ilerü duttı elleri anlaruñ anlar nevmįd olurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan ki ādem oġlanlarına raḥmet daddursavuz sevinürler anuñla veeger anlara ziyān degse yazuḳları sebebi‐y‐ile, ḳazanduḳları sebebi‐y‐le (?) olvaḳtda ümīẕ keserler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İnsanlara bir mərhəmət (firavan həyat, sağlamlıq, cah-calal) daddırdığımız zaman ona sevinərlər. Onları öz əlləri ilə etdikləri əməllərə (qazandıqları günahlara) görə bir müsibətə düçar etdikdə isə dərhal mə’yus olarlar (hər şeydən ümidlərini üzərlər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when We cause mankind to taste of mercy they rejoice therein; but if an evil thing befall them as the consequence of their own deeds, lo! they are in despair!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When We give men a taste of Mercy,(3548) they exult thereat: and when some evil afflicts them because of what their (own) hands have sent forth, behold, they are in despair!
3548 Cf. 30:33. In that passage the unreasonable behaviour of men in sorrow and in affluence is considered with reference to their attitude to Allah: in distress they turn to Him, but in prosperity they turn to other things. Here the contrast in the two situations is considered with reference to men's inner psychology: in affluence they are puffed up and unduly elated, and in adversity they lose all heart. Both attitudes are wrong. In prosperity men should realise that it is not their merits that deserve all the Bounty of Allah, but that it is given out of Allah's abundant generosity; in adversity they should remember that their suffering is brought on by their own folly and sin, and humbly pray for Allah's grace and mercy, in order that they may be set on their feet again. For, as the next verse points out, Allah gives opportunities, gifts, and the good things of life to every one, but in greater or lesser measure, and at some time or other, according to His All-Wise Plan, which is the expression of His Holy and benevolent Will (see also 42:48).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَٓا
ve ne zaman ki
اَذَقْنَا
tattırdık
النَّاسَ
insanlara
رَحْمَةً
bir rahmet
فَرِحُوا
sevinirler
بِهَاۜ
onunla
وَاِنْ
ve eğer
تُصِبْهُمْ
onlara dokunursa
سَيِّئَةٌ
bir kö- tülük
بِمَا قَدَّمَتْ
takdim ettiği şeyler yüzünden
اَيْد۪يهِمْ
ellerinin
اِذَا
birde bakarsın
هُمْ
onlar
يَقْنَطُونَ
ümitlerini keserler
(Gel gör ki) Biz insanlara (kendimizden) bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinir (ve şımarır)lar; ama elleriyle yaptıkları yüzünden onlara bir kötülük dokunursa bir de bakarsın ki (Allah'ın rahmetinden) ümitlerini keserler.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
اَذَاقَ
Fiil-IV
ذ و ق
Tattırdı
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
فَرِحَ
Fiil-I
ف ر ح
Sevindi, ferahladı, neşelendi, şımardı, böbürlendi
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
سَيِّئَة
İsim
س و ا
Kötülük, fenalık
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَدَّمَ
Fiil-II
ق د م
Takdim etti, hazırlık yaptı, sundu
يَد
İsim
ي د ي
El
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
قَنَطَ
Fiil-I
ق ن ط
Ümidi kesti, umudunu yitirdi