close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyevme tekûmu-ssâ’atu yublisu-lmucrimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve kıyametin koptuğu gün, suçlular, rahmetten meyus olurlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kıyamet-saatinin kopacağı gün, suçlu-günahkârlar umutsuzca yıkılıp (şaşkınlık ve perişanlık içinde kalacaklardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kıyamet koptuğu gün, günahlara batmış olanlar, hayal kırıklığına uğrayacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kıyametin kopacağı ânın gerçekleşeceği gün, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar, ümitsizlik içinde susacaklar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kıyametin koptuğu gün suçlular umutsuz kalırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kıyamet-saatinin kopacağı gün, suçlu-günahkarlar umutsuzca yıkılırlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar (hayretler içinde) ümidlerini kesib susarlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte kıyametin koptuğu gün, suçlu ve azgın olanlar mahrum ve perişan kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar büsbütün ümitlerini kaybedeceklerdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Kıyamet kopunca, günahlılar da umutların keserler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kıyamet koptuğu zaman, suçlular ümitlerini bütünüyle yitirecekler.
Cemil Said
swap_vert close
) Gün ve sâ’at geldiği vakit mücrimler sükût idecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kıyamet koptuğu gün suçlular umutsuz kalıverirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar ümitsiz ve şaşkın kalıverecekler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar (ümitsizlik içinde) susacaklardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Saatin gerçekleştiği gün suçlular şoke olurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kıyamet saatinin gelip çattığı gün suçlular, her ümidi keserler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O saat çattığı gün mücrimler her ümidi keserler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Suçlular (müşrikler), hesap gününde (pişmanlıklar içerisinde, ne yapacaklarını şaşırmış perişan bir durumda, suskun ve) ümitsiz bir halde olurlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Saatin gerçekleştiği gün¹, mücrimler umutlarını kaybederler.
1- Kıyametin koptuğu gün.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kıyametin kopacağı gün günahkârlar (huccetden ümîdlerini keserek) susacak (lar) dır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kıyâmetin kopacağı gün, günahkârlar (ümidsizlik içinde) susar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve kıyamet koptuğu gün (zaman), suçlular tüm umutlarını yitirecekler. *
(*) Es-sâ’at kelimesi, Allah tarafından bilinen ve kararlaştırılmış olan zaman anlamına gelir. Kurân’da, Allah’ın bu dünya için belirlediği sürenin sonunda kozmik düzenin değişim ânına “es-sâ’at”denmektedir. Bu ifadeler kozmik değişimin bitişi ile başlayan ilâhî yargılama arasındaki sürecin atlandığını gösterir. Mücrim/suçlu kullanımı önemlidir. Suçluların suçları bir sonraki âyete şöyle ifade edilir:  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kıyamet saatinin olduğu gün, günahkârlar ümitsizliğe düşerler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kalkış günü suçlular susup kalacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kıyamet kopacağı gün günahkârlar şaşkınlıklarından susup kalacaklar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O saat geldiği/Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar umutlarını yitirirler/derin bir üzüntüye kapılırlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kıyametin kopacağı gün, suçlu günahkârlar umutsuz kesilirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yeniden diriliş ve yargılanma Saati gelip çattığı Gün, suçlular müthiş bir pişmanlık ve hayal kırıklığına uğrayarak tüm ümitlerini yitirecekler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Saat’in kıyam edeceği / gelip çatacağı gün Mücrimler / Suçlular ümitsiz kalırlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kıyametin kopmasına yakın tüm suçlular, durgunlaşırlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kıyametin kopacağı gün suçlular hayal kırıklığıyla ümitsizliğe düşer.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O (Son) Saat’in yaşanacağı gün, suçlular ümitsizlik içinde olacaklardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Kıyamet kopacağı gün, günâhkârlar ümitlerini yitirerek (ne yapacaklarını şaşırıp) kalırlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Son Saat gelip çattığında günaha saplanmış olanlar hayal kırıklığına uğrayacaklardır:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O saatin bu dünyanın sonunun geldiği gün, suçlular susup kalacaklar ve umutlarını büsbütün yitirecekler. 7/53, 36/51...67
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve Son Saat’in gelip çattığı gün, suçlular tüm umutlarını yitirecekler:[³⁵⁷⁰]
[3570] İblis ile aynı kökten gelen yublisu, “İblisleşecekler” çağrışımına sahiptir (Bkz: 6:44, not 33).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kıyametin kopacağı gün, günahkarlar (korku ve dehşetten) suspus olacaklardır. (Kendilerini savunacak bir özür bulamayacaklardır.)
Osman Fırat
swap_vert close
Kıyametin kopacağı günde, suçlular ümitsizliğe düşerler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o gün ki, Kıyamet kopar, günahkârlar susup duracaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kıyamet koptuğu gün, o suçlu kâfirler ümitlerini tamamen kesip susarlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Duruşma) Sa'at(i) başladığı gün, suçlular (umutsuzluk içinde) susarlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kıyâmet kopdığı günde beht ve hayretle sükût iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kıyamet saati geldiğinde suçluların umutları bitecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kıyametin koptuğu gün, suçlular susup kalacaklardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kıyametin koptuğu gün mücrimlerin hiçbir ümidi kalmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar sus-pus olacaklardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol gün kim ŧura ķıyāmet güni nevmįd ola yazuķlular.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳıyāmet ḳopduġı gün dili dutulup nevmīz olur yaman kişiler, ya‘nīkāfirler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Qiyamət qopacağı gün günahkarlar mat-məətəl qalacaqlar. (Özlərini təmizə çıxarmaq üçün heç bir dəlil, sübut gətirə bilməyəcəklər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And in the day when the Hour riseth the righteous will despair.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
On the Day that the Hour will be established,(3518) the guilty will be struck dumb with despair.
3518 The Hour will be established: in due time the Hour will come when Judgement will be established, and the seeming disturbance of balance in this world will be redressed. Then the Good will rejoice, and the Guilty, faced with the Realities, will lose all their illusions and be struck dumb with despair.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَوْمَ
ve o gün
تَقُومُ
gelip çatar
السَّاعَةُ
saat
يُبْلِسُ
susar
الْمُجْرِمُونَ
mücrimler
(Kıyamet) Saatin(in) gelip çattığı gün, (nefsinin hevâsına uyan) mücrimler (bütün ümitlerini yitirerek) susarlar.
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قَامَ
Fiil-I
ق و م
Dikildi, ayakta durdu, kalktı, kıyamda durdu
سَاعَة
İsim
س و ع
Saat, zaman
اَبْلَسَ
Fiil-IV
ب ل س
(Ümidini yitirdiğinden) Sustu
مُجْرِم
Etken fiil-IV
ج ر م
Mücrim, suçlu