close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rahmân Sûresi 58. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ke-ennehunne-lyâkûtu velmercân(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O eşler, sanki yakut ve mercan.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(O cennet kızları) Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler (huriler göz alıcı ve çalımlıdır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O eşler, sanki yakut ve mercan gibidirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sanki o güzeller yâkut ve mercandırlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar sanki yakut ve mercandırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sanki o hanımlar, (saflık ve beyazlıkta, birer) yakut ve mercan...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
58, 59. O hanımlar sanki yakut ve mercandırlar. Madem böyledir, ey insanlar ve cinler! Rabbinizin hangi yüce nimetini inkâr edeceksiniz?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
56,57,58,59. Orada, gözlerini eşlerinden ayırmayan, kendilerinden önce ne insan ne de cin dokunmuş eşler olacaktır. Şimdi, Rabbinizin cennet güzelliklerini nasıl inkâr edebilirsiniz? Onlar sanki yakut ve mercan gibidirler. Şimdi, Rabbinizin cennet güzelliklerini nasıl inkâr edebilirsiniz?
Besim Atalay
swap_vert close
Sanki onlar yakut, mercan gibidirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar sanki yakut ve mercandır.
Cemil Said
swap_vert close
O zevceler yâkut ve mercan gibidirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar yakut ve mercan gibidirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar sanki yakut ve mercandır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sanki onlar yakut ve mercandır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sanki onlar yakut ve mercandırlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar yakut ve mercan gibidirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sanki onlar yâkut ve mercandırlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sanırsın onları yâkut-ü mercan
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sanki onlar (o cennet zevceleri, saf) yakut ve (beyaz) mercan gibidirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, adeta yakut ve mercan gibidirler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sanki onlar (birer) yaakutdur, mercandır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sanki onlar yâkut ve mercan gibidirler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (o cennet ehline nimetlerin servisini yapmakla görevli hizmetçiler) sanki yakut ve mercandırlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O hizmetçiler yakut ve mercan gibidirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar, yakutlar, mercanlar gibidirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar (renk ve letafette) sanki yakut ve mercandır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar yakut ve mercan gibidirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Cennet hanımları o kadar göz alıcı, o kadar narindirler ki, tıpkı birer yakut ve mercan gibidir onlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sanki onlar, Yakut ve Mercan’dır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yakût ve mercan ışıltılı güzelleri var iken
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eşler sanki yakut ve mercandır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar (cennetteki eşleri) yakut ve mercan gibidir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sanki (onlar) birer yakut ve mercandırlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
İncilerin ve yakutların (güzelliği) gibi [muhteşem güzellikler vaad edildiği zaman,]
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar adeta yakut ve mercan gibidirler. 3/15, 78/33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sanki o eşler yakut ve mercan gibi[⁴⁸⁶⁹] (birbirine yakışan) güzellikleriyle (göz kamaştıracak):
[4869] Biri karada gizlenen, diğeri denizde gizlenen iki mücevher. Güzelliğin karşıtlığı, karşıtların büyüleyici güzelliği… Âhiretteki ilâhî ihsanın mükemmelliğine atıf. Zımnen: Allah zorunlu ve gerekli olan şeyleri vermekle kalmadı, estetik ihtiyacınızı bile karşıladı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar sanki birer yâkut veya mercandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Sanki onlar yâkut ve mercan gibidirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sanki onlar, yakut ve mercandır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O hanımlar parlaklıkta sanki yakut ve mercandırlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sanki onlar yakut ve mercandırlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O hûriler güyâ yâkût ve mercandırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yakut ve mercan gibidirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sanki onlar yakut ve mercan gibidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sanki birer yakut ve mercandırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sanki yakut onlar, sanki mercan...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
kāne anlar yāķūtdur daħı uşaķ incü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol ḥūrīler beyażlıḳ ve ḳırmızılıḳda yākut ṣāf ve ḫāliṣ mercān gibidir.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (o qadınlar rəng və gözəllikcə), sanki yaqut və mərcandırlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(In beauty) like the jacinth and the coral stone.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Like unto Rubies and coral.(5211)
5211 Delicate pink, with reference to their complexions and their beauty of form. The gems also indicate their worth and dignity (Cf. nn. 4064-4065).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَاَنَّهُنَّ
sanki onlar
الْيَاقُوتُ
yakut
وَالْمَرْجَانُۚ
ve mercandır
Sanki onlar yakut ve mercandırlar.
كَاَنّ
Harf-i nasb
كَاَنّ
Sanki
يَاقُوت
Özel isim
يَاقُوت
Yakut (değerli olup taştan oluşmuş bir süs eşyası)
مَرْجَان
İsim
م ر ج
Mercan