close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 58. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû liyeste/żinkumu-lleżîne meleket eymânukum velleżîne lem yebluġû-lhulume minkum śelâśe merrât(in)(c) min kabli salâti-lfecri vehîne teda’ûne śiyâbekum mine-zzahîrati vemin ba’di salâti-l’işâ-/(i)(c) śelâśu ‘avrâtin lekum(c) leyse ‘aleykum velâ ‘aleyhim cunâhun ba’dehun(ne)(c) tavvâfûne ‘aleykum ba’dukum ‘alâ ba’d(in)(c) keżâlike yubeyyinu(A)llâhu lekumu-l-âyât(i)(k) va(A)llâhu ‘alîmun hakîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, malınız olan köle ve cariyelerle sizden olup henüz ergenlik çağına girmemiş çocuklar, yanınıza gelirlerken üç vakitte, izin alsınlar sizden: Sabah namazından önce, öğle sıcağında elbisenizi soyduğunuz zaman ve yatsı namazından sonra; bu üç vakit, halvet vaktidir size. Bu vakitlerden başka zamanlarda yanınıza izinsiz girerlerse ne size suç var, ne onlara ve birbirinizi de dolaşabilirsiniz. Allah, delillerini böyle apaçık bildirmede size ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bu üç vakit, sabahleyin ve öğleyin uykudan uyanıp kalkmak ve geceleyin soyunup yatmak zamanlarıdır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler, sağ ellerinizin altında bulunanlar (hizmetkârlar) ile, sizden olup da henüz ergenlik yaşına yetişmemiş olan (çocuk)lar, (odalarınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce, öğleyin (istirahat için odanıza çekilip) üstünüzü çıkardığınız vakitte ve yatsı namazından sonra(ki süreçte. Bu) üçü sizin için mahrem (vakitleri)dir. Bunların dışında size de, onlara da (birbirinizin odalarına izin alarak girmekte) bir sakınca yoktur; onlar yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır. Allah Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan köleler, hizmetçiler ve sizden henüz ergenliğe ermemiş çocuklar günün şu üç vaktinde, odalarınıza girebilmek için izin istesinler, sabah namazından önce, gün ortasında öğleyin soyunduğunuz zaman ve yatsı namazından sonra, bu üç vakit mahremiyetinizin korunmasız olabileceği vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında, birbirinizin yanına girip çıkmanızda, sizin için de, onlar için de bir sakınca yoktur. Onlar yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz. Allah size ayetlerini, böyle açıklamaktadır. Allah herşeyi bilendir ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman edenler, meşrû şekilde sahip olduğunuz, üzerlerinde meşrû haklarınız ve otoriteniz ve kendileriyle düzgün insanî münasebetleriniz olan köle ve câriyeleriniz, sizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra, yanınıza girmek istediklerinde, sizden üç defa izin istesinler. Bu vakitler, mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında sizin için de onlar için de bir mahzur yoktur. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. İşte Allah, âyetlerini, şer'î hükümleri size böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilir. Hikmet sahibi ve hükümrandır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Ellerinizin altındakiler (köle ve cariyeleriniz) ve sizden henüz ergenliğe ermemiş olanlar (yanınıza girmek için) üç vakitte sizden izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra. Bunlar sizin için üç mahremiyet vaktidir. Bunların dışında (izinsiz yanınıza girmelerinde) sizin için de onlar için de bir sakınca yoktur. Onlar etrafınızda dolaşırlar; birbirinizin yanına girip çıkarsınız. İşte Allah size ayetleri böyle açıklamaktadır. Allah bilendir, hakimdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, sağ ellerinizin malik olduğu ile sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olan (çocuk)lar, (odalarınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce, öğleyin üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra. (Bu) Üçü sizin için mahrem (vakitleri)dir. Bunların dışında size de, onlara da bir sakınca yoktur; yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey iman edenler! Sahib olduğunuz köleler ve sizden olub da henüz bulüğ çağına ermemiş küçükler (odalarınıza girecek olurlarsa) şu üç vakıtta sizden izin istesinler: Sabah namazından evvel (çünkü bu vakit, elbise değişme vaktidir. Gecelikler çıkarılır ve gündüz elbiseleri giyilir), öğle sıcağından (yatmak için) elbisenizi çıkardığınız sırada, bir de yatsı namazından sonra (uyku için soyunduğunuz zaman). Bu üç vakit sizin için yalnız kalma vaktidir. Bu vakitlerin dışında ne size, ne onlara bir günah yoktur; (hizmet için) yanınızda dolaşırlar ve siz de birbirinize (odalarınıza) girip çıkabilirsiniz. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Allah Alîm'dir= her şeyi bilir, Hakîm'dir= hükmünde hikmet sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Köleleriniz ve buluğa ermemiş çocuklarınız, üç kere (üç vakitte) sizden izin istesinler: Sabah namazından önce ve öğleyin elbiselerinizi çıkardığınızda ve yatsı namazından sonra… Bunlar, başkalarının görmemesi gereken üç zamandır. Bu üç zamanın dışında izinsiz olarak birbirinizi ziyaret ederken ne size ne de onlara bir günah yoktur. İşte Allah, ayetlerini böylece açıklıyor. Şüphesiz Allah, her şeyi en iyi bilen, her şeyi yerli yerinde yapandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz ergenliğe ermemiş çocuklar, sabah namazından önce, öğle vaktinde soyunduğunuzda ve yatsı namazından sonra yanınıza gireceklerinde üç defa izin istesinler. Bu vakitler, örtülmesi gereken yerlerinizin açık bulunabileceği üç vakittir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmakta size de, onlara da bir sorumluluk yoktur. Allah, hükümlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Kölelerinizle, yetkinliğe erişmemiş kimseler sabah namazindan önce, öğleyin de soyunmuş iken, yatsıdan sonra bu üç vakitte, yanınıza girmek isterlerse, izin almalıdırlar, bu üç vakit sizin için sakınç vaktidir, bu vakitler dışında, zarar yoktur birbirinizi görmekte; Allah âyetleri böyle açıklar, Allah bilicidir, Allah bilgedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olan (çocuk)lar, günün şu üç vaktinde; sabah namazından önce (yataktan kalkarken), gün ortasında soyunup dinlenmeye çekildiğiniz zaman ve yatsı namazından sonra (yatmaya hazırlanırken) yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler. Bu üç vakit mahremiyetinizin korunmasız olabileceği vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda sizin için de onlar için de bir sakınca yoktur. Allah mesajlarını size işte böyle açıklamaktadır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ayet-i Kerimede bahsi geçen üç vakit, insanların uykuya çekilecekleri, dolaysıyla elbiselerini çıkaracakları vakitlerdir. Mahremiyete azami derecede ehemmiyet veren İslamiyet, ilerde ahlaki çöküntülere sebep olabileceği gerekçesiyle olgunluk çağına gelmemiş çocukların bile gelişigüzel büyüklerin özel mekânlarına girmesini yasaklıyor. Mahremiyetin korunması demek avret yerlerinin gösterilmemesi demektir. Avret yerleri, yetişkinlerin kocalarından ya da zevcelerinden ve hastalık halinde hekimlerden başkasına, hayâ ve iffet gereği göstermemeleri gereken yerlerdir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler! Köleleriniz ve sinn-i bülûğa vâsıl olmayan çocuklar hânelerinize dâhil olur iken sizden müsâ’ade alsunlar. Bu müsâ’ade talebi günde üç def’a içün vâki’ olsun: Sabah namâzından evvel, öğle vakti soyundığınız zamân ve akşam namâzından sonra. Bu üç zamân kemâl-i edeble ri’âyet itmelidir. Başka sa’atlerde ve biri birinizi görmeğe gitdiğiniz vakit müsâ’adesiz girerler ise ne sizin içün ne ânlar içün hiç bir zarar yokdur. Allâh âyâtını size böyle îzâh ider. ’Âlim ve hakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar, sabah namazından önce, öğle sıcağında soyunduğunuzda ve yatsı namazından sonra yanınıza gireceklerinde üç defa izin istesinler. Bunlar, sizin açık bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmakta size de, onlara da bir sorumluluk yoktur. Allah size ayetlerini böylece açıklar. Allah bilendir, Hakim'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz bulûğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, âyetlerini size işte böylece açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Hizmetinizde bulunanlarla içinizden henüz ergenlik çağına gelmemiş olanlar yanınıza gelmek için sizden üç vakitte izin alsınlar. Sabah namazından önce, öğle sıcağından dolayı (istirahata çekilirken) elbisenizi çıkardığınızda ve yatsı namazından sonra. Bunlar, örtülmesi gereken yerlerinizin açık bulunabileceği üç vakittir. Bunlar dışında ne size ne de onlara bir sakınca vardır. Bunlar sıkça yanınıza girip çıkan, birbirinizle iç içe olduğunuz kimselerdir. Allah size âyetleri işte böyle açıklar, Allah her şeyi bilir, yerli yerinde yapar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey müminler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar, mahrem (kapanmamış) halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. İşte Allah âyetleri size böyle açıklar. Allah, (her şeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.  
 Bazı tefsirlerde, bu âyetin inmesine sebep teşkil eden olay kısaca şöyle nakledilir: Hz. Peygamber, bir öğle vakti Müdlic adlı bir sahâbîyi göndererek Hz. Ömer’i huzuruna çağırdı. Müdlic, Hz. Ömer’in odasına izinsiz girmişti. Oysa Ömer (r.a.) uyuyordu ve muhtemelen üzeri açılmıştı. Uyandırıldığında Ömer’in canı sıkılmış ve gönlünden, «Keşke böyle zamanlarda izinsiz girmek yasaklansa!» şeklinde bir temenni geçmişti. Resûlullah (s.a.)’ın huzuruna vardığında bu âyetin henüz inmiş olduğunu öğrenen Ömer, Allah’a hamdetti.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için elbisenizi çıkardığınız zaman ve Akşam namazından sonra... Bunlar, sizin özel üç vaktinizdir. Bunların dışında, birbirinizin yanına girip çıkmakta bir sakınca yoktur. ALLAH ayetleri size böyle açıklar. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
Kuran namaz hakkında detaylı bilgi içermektedir. Elinizdeki çevirinin son bölümünde yer alan "Kuran'a Göre Nasıl Namaz Kılabiliriz" başlıklı Not ilgili ayetleri incelemektedir. Sabah ve Akşam namazları için ayrıca bak 11:114; 17:78; 38:32.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz erginlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için, ne de onlar için bir mahzur yoktur. (Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz.) İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! ellerinizdeki memlûkleriniz ve sizden henüz bülûğa irmiyenler üç vakıt size istiyzan etsinler: sabah namazından evvel ve öğle sıcağından elbisenizi çıkardığınız sırada, bir de yatsu namazından sonra ki sizin üç eksikli vaktınızdır, bunların maadasında ne size ne onlara günah yoktur, üzerinize dolaşırlar, birbirinize bakarsınız, işte böyle size Allah âyetleri beyan ediyor, ve Allah alîmdir, hakîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz ve hizmetçileriniz) ve sizden olup da henüz ergenlik çağına ermemiş olan (çocuk) lar, şu üç vakitte (odalarınıza girmek istedikleri zaman, kapıyı vurarak ya da seslenerek sizden) izin istesinler. Sabah namazından önce, öğlen (vaktinde kaylûle yapmak ya da istirahat için odanıza çekilip) üstünüzü çıkardığınız vakitte ve yatsı namazından sonra (uyku ve istirahat vaktinizde). (Bu) üçü sizin için mahrem (vakitleri) dir. Bu vakitlerin dışında, (yanınıza izinsiz girme konusunda) ne sizin için ne de onlar için bir günah yoktur. Yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz. İşte Allah, size âyetleri böyle açıklamaktadır. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Yeminle hak sahibi olduğunuz¹ kimseler, sizden erginlik yaşına gelmemiş olanlar; şu üç vakitte, yanınıza girmek için sizden izin istesinler; sabah salatından² önce, gün ortasında elbiselerinizi çıkardığınızda, akşam salatından³ sonra. Bu üç vakit “avret”⁴ vaktidir. Bunlar dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda siz ve onlar için bir sakınca yoktur. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklıyor. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
1- Yeminle hak sahibi olduğunuz anlamına gelen “Ma melaket eymanukum” deyimine “sağ elinin” sahip olduğu anlamı da verilmektedir. Bu deyim, “antlaşma yoluyla sahip olunan” demektir. El, deyim olarak “güç” demektir; güç yolu ile “üzerinde yetkili olma hakkına” sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. 2- Sabah namazı. 3- Akşam namazı. 4- Mahremiyet vakti. Özel zaman. Araplar genellikle gün ortasında öğle uykusuna yatarlardı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, sağ elinizin mâlik olduğu (köle ve cariyeler), bir de sizden olub da henüz bulûğ çağına girmemiş (küçük) ler (şu) üç vakıtda, sabah namazından önce, öğle sıcağından elbisenizi çıkaracağınız zaman, bir de yatsı namazından sonra (odanıza girecek olurlarsa) sizden izin istesin (ler. Bu) üç (vakit) sizin için avret (ve halvet vakıtları) dir. Bunlardan sonra ise birbirinizi dolaşmanızda ne sizin üzerinize, ne onların üzerine bir vebal yokdur. Allah, âyetleri size böylece açıklar. Allah (her şey'i) hakkıyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Sâhib olduğunuz köle (ve câriye)ler ve içinizden büluğ çağına girmemiş olanlar (yanınıza gireceklerinde), şu üç vakitte sizden izin istesin: Sabah namazından önce, öğle vakti elbiselerinizi çıkardığınız sırada ve yatsı namazından sonra.(Bunlar) sizin açık bulunabileceğiniz (muh temel olan) üç vakittir. Bunların (bu vakitlerin)dışında, birbirinizin yanında dolaşan kimseler olarak (bulunma nızda) ne size, ne de onlara bir günah yoktur. İşte Allah, size âyetleri böyle açıklıyor. Çünki Allah, Alîm (herşeyi bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey iman etmiş olanlar! Yeminlerinizin (sözleşmelerinizin) sahip olduğu (himayesini üstlendiğiniz, velisi bulunduğunuz ya da emriniz ve sorumluluğunuz altında çalıştırdığınız kimseler) ile sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olanlar; sabah namazından önce, öğle sıcağında üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra olmak üzere (odalarınıza girmek için) üç vakitte izin istesinler. Bunlar, mahrem (açık) hâlde olabileceğiniz üç vakittir. Bunların dışında size de onlara da (bu konuda) bir sakınca yoktur; (bu yüzden) onlar yanınızda dolaşabilirler ve birbirinizin yanında olabilirsiniz. (Ey inanmış olanlar!) İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır. Ve Allah (her şeyi) bilendir, (daima) doğru hüküm verendir.*
(*) Yeminle hak sahibi olduğunuz anlamına gelen “Ma melaket eymanuküm” deyimine “sağ elinin” sahip olduğu anlamı da verilmektedir. Bu deyim, “antlaşma yoluyla sahip olunan” demektir. El, deyim olarak “üzerinde yetkili olma hakkına” sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olanlar veya emir ve sorumluluğunuz altında çalıştırdığınız kimseler anlamlara gelmektedir. İşte ‘’bu vb. ayetlerle ilgili meallerde geçen ‘’ma meleket’’ ifadesinin köle, cariye veya esirlerle bir ilgisi yoktur, yani ilgili mealler hatalıdır. Arapçada köle, cariye ve hizmetçinin karşılığı, ) (عبد أمة’’abd ve emet’’tir. Oysa ne burada ne de benzer ayetlerde böyle bir ifade yoktur. Kur’an’da (عبد) kökü ve onun farklı türevleri 275 yerde geçer. Nasıl ki kadın kölenin ve kadın hizmetçinin Arapça karşılığı أَمَةٌ kelimesidir, Türkçedeki "erkek köle"nin ve erkek hizmetçinin Arapçadaki karşılığı da "abd" (عَبْدٌ) kelimesidir. Yani ‘’ma meleket’’ne kölelerdir ne de cariyeler!  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Sahibi olduğunuz hizmetçiler (köleler) ve sizden henüz buluğ çağına ermemiş çocuklar, şu üç vakitte sizden yanınıza girmek için izin istesinler. Sabah namazından önce, elbiselerinizi çıkardığınız günün ortasında ve gece namazından sonra. Bu vakitler sizin çıplak olduğunuz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında siz birbirinizden olduğunuz için, hizmetçilerinizin ve çocuklarınızın, etrafınızda dolaşmalarında sizin için de onlar için de bir sorumluluk yoktur. Allah ayetlerini size böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilen ve her şeyin hükmünü verendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Elinizin altındaki kadın, erkek köleler, bir de aranızda henüz erginlik çağına girmemiş olanlar üç vakitte, sabah namazından önce, öğle sıcağında giyeceğinizi çıkarınca, bir de yatsı namazından sonra yanınıza girerken sizden izin istesinler. Çünkü bu üç vakit sizin için yalnız kalma vaktidir. Bunların dışında biribirinizi görmenizde ne sizin için ne de onlar için hiç bir suç yoktur. Allah size ayetlerini böyle açıkça anlatır. Allah bilicidir, doğruyu bildiricidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler! Memlûkleriniz, baliğ olmayanlarınız üç vakitte yanınıza girecek olurlarsa sizden izin istesinler: Sabah namazından evvel [²], öğleyin istirahat için evsabınızı çıkardığınız zaman, yatsı namazından sonra [³]. Bu üç vakit sizin için avrettir [⁴]. Başka vakitlerde onların yanınıza izinsiz, girmelerinde, birbirinizi görmek ve hizmet için dolaşmanızda bir beis yoktur. Allah size böylece ahkâm âyetlerini belli ediyor. Allah hakkıyle âlimdir, hakim [⁵] dir.
[2] Yataktan kalkılıp elbise giyilecek zaman.[3] Yatılacak zaman.[4] Yani halvet saatleridir. Bu vakitlerde açık, saçık oturulabilir.[5] En muvafıkını bilir, her şeyi yerli yerine kor.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar akit yoluyla malik olduklarınız [mâ meleket eymânukum]²³ ve henüz büluğ çağına ermemiş olanlar; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınızda ve yatsı namazından sonra, (yanınıza girecekleri) zaman (günde) üç defa izin istesinler. Bunlar mahrem/ çıplak durumda olabileceğiniz üç vakittir. Bunların dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda onlara da size de bir sakınca yoktur. Allah ayetlerini size işte böyle açıklıyor. Zira O, Alîm’dir, Hakîm’dir.
23 Yatak odalarına giriş çıkışlar, istirahat veya uygun olmayan zamanlarda izne tabidir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Sağ ellerinizin malik olduğu ile sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olanlar; sabah namazından önce, öğle sıcağında üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra olmak üzere (odalarınıza girmek için) üç vakitte izin istesinler. Bunlar, mahrem (açık) halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bunların dışında size de onlara da bir sakınca yoktur; onlar yanınızda dolaşabilirler ve birbirinizin yanında olabilirsiniz. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey inananlar! Sahip olduğunuz köle ve cariyeler, yanınızda bulunan bakıcılar, hizmetçiler ve henüz ergenlik çağına ulaşmamış olan çocuklarınız, izninizi almadan da evinize girebilirler. Ancak onlar odanıza girmeden önce, şu üç vakitte kapıyı vurup sizden izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle sıcağında elbisenizi çıkarıp yatağınıza uzandığınız zaman ve yatsı namazından sonra. Çünkü bu vakitler, uygunsuz bir durumda bulunabileceğiniz ve sizinözel hayatınız için ayrılmış üç mahrem vakittir. Bunun için, çocuklara ve hizmetçilere, bu üç vakitte yanınıza girerken izin istemeleri gerektiğini öğretmelisiniz. Bu, çocukların ruhsal gelişimi ve kişiliklerinin oluşması açısından da çok önemlidir. Bu vakitlerin dışında yanınıza izinsiz girerlerse, size de, onlara da günah yoktur. Çünkü onlar, sürekliyanınıza girip çıkarlar ve hayatın doğal akışı içerisinde, birbirinizle içli dışlı olmak durumundasınız. İşte Allah, ayetleri size böyle açık ve net olarak bildirmektedir. Çünkü Allah, her şeyin en doğrusunu bilendir, her konuda en âdil hükmü veren, sonsuz hikmetiyle her şeyi yerli yerince yapan bir hakîmdir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Ellerinizin mâlik oldukları ve içinizden ergenlik çağına erişmemiş olanlar (çocuklar), sizden üç keresinde de izin istesin! Sabah namazının öncesinde, öğleyin elbiselerinizi Sırt’tan çıkarıp soyunduğunuz vakit ve Yatsı namazının sonrasında! Sizin için mahrem üç vakittir. Bunun dışındaki vakitlerde onlara günah yoktur; birbirinizin etrafında dolaşabilirsiniz. Allah size Âyetler’i böyle açıklıyor. Allah hakîm alîmdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ey inananlar! Hizmetinizde olanlar, bir de buluğ çağına ermemiş çocuklar, üç vakitte sizden izin istesinler: Sabah namazından önce, giysilerinizi çıkarabileceğiniz öğle vaktinde, bir de yatsı namazından sonra. Bunlar sizin için mahrem vakitlerdir. Bu vakitler dışında ne size ne onlara bir kısıtlama yoktur. Etrafınızda rahatça dolaşabilirler, birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, ayetlerini sizlere bu şekilde açıyor, çünkü o her şeye, bilgi ile egemendir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Evinizde hizmetli olarak çalışanlar ve henüz buluğ çağına ermemiş çocuklar; günde üç defa sizden izin isteyerek odalarınıza girebilsin! Bu vakitler sabah salat-ı ikame etmeden önce, öğleyin uykuya yatmak istediğiniz zaman, yatsı salat-ı ikame ettikten sonradır. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında odalarınıza izinsiz girme konusunda ne size ne de onlara günah yoktur. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah ayetlerini size böylece açıklar ki karşılıklı haklara riayet eden aile hayatınız oluşsun! Hayatınızda insanların yanlış anlayacağı olaylar olmasın! Allah hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Ellerinizin (meşru bir şekilde) sahip olduğu kişiler ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah ibadetinden önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve yatsı ibadetinden sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden izin istesinler! [*] (Bunlar), sizin için üç avret (açık bulunabilme) zamanıdır. (Bunun dışında izin istememelerinde) sizin için de onlar için de herhangi bir vebal yoktur. Birbirinizin yanına çok girip çıkanlarsınız. [*]Allah, ayetleri size işte böyle açıklıyor. Allah bilendir, doğru hüküm verendir. [*]
Burada geçen [salâtü’l-fecr] ve [salâtü’l-‘işâ’] ifadeleri namazları içerse de maksat sabah ve yatsı vakitlerindeki bütün ibadetlerdir.,Bu ayet aile içindeki tavır ve davranışların nasıl olması gerektiğine dair çok esaslı uyarılar içermektedir.,Bu ayette aile içi ilişkilerde dikkat edilmesi gereken bazı konular gündeme getirilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Sahibi olduğunuz köle ve cariyeleriniz ile henüz ergenlik çağına ermemiş olan (çocuk)larınız;¹ sabah namazından önce, öğleyin üstünüzü çıkardığınızda ve yatsı namazından sonra (odalarınıza girmek için) günün bu üç vaktinde izin istesinler: (Bu) üç vakit sizin için (odalarınızda) açık bulunabileceğiniz (avret² vakitleri)dir³. Bunların dışında birbirinizin yanınızda dolaşmanızda, size de onlara da bir sakınca yoktur. İşte Allah, size âyetleri böyle açıklamaktadır. Allah (her şeyi) hakkıyla bilen, hüküm (ve hikmet) sahibidir.⁴
1 İster kız, ister erkek olsun fark etmez.2 Avret: Kelime olarak “tehlike ve meşakkat yeri, eksik, gedik, açık, açılıp görünen şey” anlamına gelir. Fıkıh terimi olarak avret, insan vücudunda görünmesi ve gösterilmesi günah sayılan, namazda ve namaz dışında örtülmesi farz ve başkalarınca bakılması haram olan yerlerdir. Erkeğin avret yeri Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelîler’in oluşturduğu cumhûru fukahâya göre göbekle diz kapağı arasıdır. Ancak Hanefîler diz kapağının da avret yerine dâhil olduğunu ve bunun ihtiyat ve takvâya daha uygun olacağını kabul ederler. Bu konudaki görüş ayrılığına mesnet teşkil eden deliller daha çok hadislerdir. Çünkü âyet-i kerîmelerde avret yerinin sınırını açıkça belirleyen bir hüküm yoktur. Kadının örtmesi gereken yerleri Hanefî, Mâlikî, Şafiî ve Hanbelîler’deki hâkim görüşe göre elleriyle yüzü dışındaki bütün vücududur. Hz. Âişe’nin kardeşi Esmâ binti Ebî Bekir, üzerinde ince bir elbise olduğu halde Rasûlullah’ın huzuruna girdi. Rasûlullah ondan yüzünü çevirdi ve: “Ey Esmâ, kadın âdet yaşına ulaşınca şurası ve şurası müstesna artık onun -yabancılar tarafından- görülmesi doğru olmaz” buyurdu. Hz. Peygamber bunu söylerken ellerini ve yüzünü işaret etti. (Ebû Dâvûd) Bu hadis, kadının elleri ve yüzü dışındaki bütün vücudunun avret olduğunu ortaya koymaktadır. “Avret yerini örtmek” anlamına gelen “setr-i avret” namazın şartlarından biridir. Kişi örtünme imkânı bulur da örtünmeden namaz kılarsa namazı sahih olmaz. Karı ile kocanın birbirinin vücutlarına bakmaları konusunda herhangi bir sınırlama yoktur. Erkek, erkeğin avret yeri dışında kalan yerlerine, kadınlar da -erkeklerde olduğu gibi- birbirlerinin göbekle diz kapağı arası dışında kalan yerlerine bakabilirler. Kadın oğlu, babası, dedesi, kardeşi, amcası, dayısı, kayınpederi ve damadı gibi kendisine nikâhı ebediyen haram olan mahremleri yanında, ziynet yeri sayılan saçını, başını, boynunu, gerdanını, dirsekten aşağı kollarını, ayaklarını ve bacaklarının diz kapağından aşağı kısmını açık bulundurabilir. Bakılması mubah olan bu yerlere sözü edilen mahremlerin dokunmaları da mubahtır.3 Bu üç vaktin dışında sizin de odalarınızda giyinik vaziyette olmanız gerekir. 4 Peygamber (s.a.v) Ensar’dan Müdlic b. Amr isimli bir çocuğu çağırmak için öğle vakti, Hz. Ömer’in evine gönderdi. Bu çocuk Hz. Ömer’in yanına girdiğinde, Hz. Ömer (r.a)’ı başkasının görmesini istemediği bir durumda, gördü. Bunun üzerine Hz. Ömer, Peygamberimize gelerek, “Ey Allah’ın Rasûlü! Keşke Allah, evlere girerken izin alma hususunda emir ve yasaklar gönderse…” dedi. Bu âyet, bu olay üzerine indirildi. (Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZ EY imana erişenler! ⁷⁷ Meşru şekilde sahip olduğunuz kimseler, ⁷⁸ içinizden henüz ergenlik çağına varmamış olanlar, ⁷⁹ günün şu üç vaktinde, sabah namazından önce, gün ortasında soyunup dinlenmeye çekildiğiniz zaman ve yatsı namazından sonra ⁸⁰ yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler; bu üç vakit mahremiyetinizin korunmasız olabileceği vakitlerdir. ⁸¹ Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda sizin için de, onlar için de bir sakınca yoktur. Allah mesajlarını size işte böyle açıklamaktadır: Çünkü Allah doğru hüküm ve hikmetle buyuran mutlak ve sınırsız bilgi Sahibidir!
77 İnsan hayatının toplumsal ve bireysel -aynı zamanda maddî ve manevî- yanlarının ayrılmaz bir bütün teşkil ettiği ve dolayısıyla bunların birbirinden bağımsız olarak ele alınamayacağı yolundaki Kur’ânî ilkenin bir uzantısı olarak söylem, yeniden, surenin baş kısımlarında vaz‘edilen ve toplumsal davranışlara çeki düzen veren bazı kuralların mütalaasına dönmektedir. Bu pasajda, 27-29. ayetlerde temas edilen bireysel ve kişisel mahremiyet teması ele alıp işlenmektedir.78 Lafzen, “sağ ellerinizin malik olduğu kimseler” -ilk ağızda ve genel olarak erkek ve dişi köleleri işaret eden bir ifade. Bununla birlikte, Kur’an’da kölelik zaman içinde ortadan kaldırılması gereken tarihî bir vaka olarak görüldüğüne göre (karş. bu surenin 33. ayeti hk. 46 ve 47. notlar; ayrıca, 2:177 hk. 146. not), yukarıdaki ifade, kişinin hukuken sorumlu olduğu yakınlarına, kadın erkek hizmetçilere ilişkin genel bir atıf olarak ele alınabilir. Yine bir başka yoruma göre, mâ meleket eymânukum ifadesi, bu anlam örgüsü içinde, kişinin “nikah yoluyla sorumluluğu altına aldığı kimseleri” de işaret ediyor olabilir (karş. 4:24 ve ilgili 26. not).79 Yani, arada kan bağı olsun olmasın bütün çocuklar.80 Kur’an’da bir kerecik ve burada geçen zahîr (lafzen, “günün ortası” yahut, bazan “öğlen sıcağı”) terimi, yatsı namazından sonraki, sabah namazından önceki dinlenme vaktinin mukabili olarak “gündüz vakti” anlamında deyimsel bir ifade olarak kullanılmış olabilir; bunun içindir ki bu terimi biz “gün ortasında” ifadesiyle aktarmayı uygun bulduk.81 Lafzen, “sizin için üç örtüsüz/korunmasız [vakit]” (selâse ‘avrâtin). Bu ibare hem lafzî hem de mecazî anlamıyla anlaşılmalıdır. ‘Avret terimi, lafız olarak yetişkinlerin kocalarından ya da zevcelerinden ve hastalık halinde hekimden başkasına, haya ve iffet gereği, göstermemeleri gereken yerleri için kullanılır. Deyimsel ya da mecazî anlamıyla da terim kişinin ruhen ve manen uluorta açığa vurmaması gereken hususiyetlerine işaret için kullanılır. Ayette iki kere kullanılan “üç” sayısı ise, metnin anlam akışı içinde, şüphesiz, kesin ve sayısal bir kıymet bildirmekten çok, kocalar, zevceler ve çocuklar da dahil, ailenin çok yakın üyelerinin bile mahremiyete ya da hususiyete dikkat ve riayet göstermeleri gereken hallerin tabiatındaki tekrara dikkat çekmek içindir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ey İman edenler! Ellerinizin altındakiler ve henüz ergenlik çağına ulaşmamış olan aile fertleriniz günün şu üç vaktinde; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra yanınıza girmek için izin istesinler. Çünkü bu üç vakit sizin için uygun olmayan zamanlardır. Bu vakitlerin dışında izin almadan yanınıza girip çıkmalarında sizin için de onlar için de herhangi bir sakınca yoktur. Çünkü onlar beraber yaşamak durumunda olduğunuz kimselerdir. İşte Allah hükümlerini böylece açıklıyor zira Allah her şeyi bilendir ve buna göre hüküm verendir. 2/99, 6/97- 114, 24/34, 21/94, 58/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZ ey iman edenler! Meşru bir biçimde sahip olduğunuz kimseler[³⁰⁵⁶] ve içinizden ergenlik çağına ulaşmamış olanlar (dahi),[³⁰⁵⁷] günün şu üç (vaktinde)[³⁰⁵⁸] yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler: sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkarıp istirahate çekildiğiniz vakit ve yatsı namazından sonra. Bu üç vakit sizin için mahremiyet vakitleridir. Bu vakitler dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda, sizler için de onlar için de herhangi bir beis yoktur. Bu mesajları Allah size işte böyle açıklamaktadır: zira her hükmünde tam isabet sahibi olan Allah, (yarattığı insanı) çok iyi bilmektedir.[³⁰⁵⁹]
[3056] Çevirimizin gerekçesi ve ibârenin mahiyeti için bkz: 4:24; 33:52 ve 47:4, ilgili notlar. [3057] Bu iki zümre, 31. âyette yakın akrabalarla birlikte sayılarak mahremiyet konusunda ayrıcalıklı sayılmıştı. Parantez içerisindeki “dahi” açıklaması, bu talimatın söz konusu ayrıcalığa getirilen bir istisna teşkil ettiğini göstermek içindir. [3058] “Üç kez” anlamına gelen selâse merrât ibâresini kendisinden hemen sonra gelen min açmaktadır. Buna göre bu ibâre “izin sayısını” değil “izin zamanını” gösterir. [3059] Belirsiz formdaki ilâhî sıfatlar, daha çok, âyetin içerisinde yer aldığı pasajda ele alınan konuyla doğrudan ilişkilendirilmelidir (Krş: Taberî). Parantez içi açıklamamız bu mülahazadan kaynaklanmaktadır (Krş: 9:102, not 129). Parantez içi açıklama Mülk sûresinin 14. âyetine dayanmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler, hükmünüz altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginlik çağma gelmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğle sıcağında soyunduğunuz zaman ve yatsı namazından sonra yanınıza gireceklerinde sizden üç defa izin istesinler. Bunlar, sizin üç mahrem vaktinizdir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin odasına girip çıkmakta size de, onlara da bir sakınca yoktur. Allah, size ayetleri böylece açıklar (sizi aydınlatır) Allah, her şeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler, ellerinizin altında bulunan (hizmetçi)ler ve henüz erginliğe ermemiş çocuklarınız üç vakitte (odalarınıza girebilmek için) izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti elbisenizi çıkar(ıp yat)acağınız zaman ve yatsı namazından sonra. Bunlar sizin üstünüzün(edep yerlerinizin) açılabileceği üç mahrem vakittir. Bu üç vaktin dışında bazınızın bazılarınızı dolaşıp görmenizde ne size, ne de ötekilerine bir günâh yoktur. Allâh âyetleri size böyle açıklar. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân etmiş olanlar! Mülk-i yemininiz olan kimseler ve sizden olup da henüz buluğ çağına ermemiş bulunanlar, üç defa izin istesinler. Sabah namazından önce ve öğle vaktinde esvabın çıkarmış olduğunuz sırada ve yatsı namazından sonra. (Bunlar) Sizin için üç avrettir. Bu vakitlerden sonra üzerinize bazınızın bazısı üzerine dolaşır olmalarından dolayı ne sizin üzerinize ve ne de onların üzerlerine bir günah yoktur. İşte Allah âyetlerini size böyle açıkça beyan ediyor ve Allah alîmdir, hakîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan köle ve hizmetçileriniz ile içinizden henüz bülûğa ermemiş çocuklarınız, odanıza girmek için şu üç vakitte sizden izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti istirahat için elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve bir de yatsı namazından sonra. İşte bu üç vakit, mahremiyet vakitlerinizdir. Ama bunların dışında izinsiz girmelerinde ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. Çünkü sizin birbirinizin yanına girip çıkmanız kaçınılmazdır. İşte Allah size âyetlerini böylece açıklar. Gerçekten Allah, âlim ve hakîmdir (her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, ellerinizin altında bulunan (köle ve hizmetçi)ler ve henüz erginliğe ermemiş çocuklarınız üç vakitte (odalarınıza girebilmek için) izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti elbisenizi çıkar(ıp yat)acağınız zaman ve yatsı namazından sonra. Bunlar sizin üstünüzün açılabileceği üç vakittir. Bunların dışında (hizmetçilerin ve çocukların, izin almadan içeri girmelerinden dolayı) ne size, ne de onlara bir günah yoktur. (Onlar sizin) yanınızda dolaşırlar, birbirinizin yanına girip çıkarsınız. Allah ayetleri size böyle açıklar. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey mü'minler! Köle ve câriyeleriniz ve bâliğ olmamış kimseler yanınıza girmek içün biri sabah namâzından evvel diğeri öğle vakti elbisenizi çıkardığınızda ve üçüncisi yatsu namâzından sonra istizân itsünler. Bu üç zamân sizin 'avretinizdir. ('Avretinizin setri muhtel olur). Bundan başka zamânlarda ne size ve ne de onlara odanıza girmekde ve birbirinize hidmet itmekde günâh yokdur. Allâh Te'âlâ size böylece âyâtını beyân ider. Allâh Te'âlâ 'alîm ve hakîmdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Müminler! Elinizin altındaki esirler ile henüz erginlik çağına girmemiş çocuklarınız üç vakitte; sabah namazından önce, öğlen dinlenmesinde elbisenizi çıkarınca, bir de yatsı namazından sonra yanınıza girerken sizden izin istesinler. Bunlar sizin çıplak olabileceğiniz üç vaktidir. Bunların dışında size de onlara da bir günah yoktur. Onlar sizin, siz onların çevresinde dönüp dolaşırsınız. Allah size ayetlerini böyle açıklar. Allah bilir, doğru karar verir[*].
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey İman edenler! Köle ve cariyeleriniz ve içinizden erginlik çağına erişmemiş olanlar, sizden üç kez izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle sıcağında, soyunduğunuz vakit, ve yatsı namazından sonra... Bunlar sizin çıplak olabileceğiniz üç vakittir. Bunun dışındaki vakitlerde sizin yanınıza girip çıkmalarında ne size ne de onlara bir günah yoktur. Allah, size ayetlerini işte böyle açıklar. Allah âlimdir, hâkimdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Elinizin altındakiler ve henüz yetişkin çağa ermemiş olanlarınız, şu üç vakitte yanınıza girmek için sizden izin istesinler: sabah namazından önce, öğle vakti dinlenmek için elbiselerinizi çıkardığınız zaman, bir de yatsı namazından sonra. Bunlar sizin için üç mahremiyet vaktidir. Bunların dışında ne sizin için, ne de onlar için bir günah yoktur; serbestçe birbirinizi dolaşabilirsiniz. Allah size âyetlerini böyle açıklıyor. Zira Allah herşeyi bilir, herşeyi hikmetle yapar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlarla, ergenlik yaşına gelmemiş olanlarınız sizden üç vakitte izin istesin: Sabah namazından/duasından önce, öğlen vaktinde elbiselerinizi çıkardığınızda, gün battıktan sonra yerine getirilen namazdan/duadan sonra... Kaygılanacağınız üç vakittir bunlar. Bunlar dışında size de onlara da bir günah yoktur. Aranızda dolaşırlar, birbirinize bakabilirsiniz. Allah, ayetleri size işte böyle açıklıyor. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! destūr dilesüñ size anlar kim mālik oldı ellerüñüz daħı anlar kim irmediler düş görmege sizden ya'nį gicelü gündüz göre ya'nį resįde olmadılar üç gezler… įrte namāzından ilerü daħı ol vaķt kim ķoyasız ŧonlaruñuzı öylen ya'nį gündüz uyķusı içün daħı yatsu namāzı vaķtından śoñra üç 'avratlar vaķtında sizüñ ya'nį örtmeġi vācib olan vaķtlarında. yoķdur sizüñ üzere ne daħı anlaruñ üzere yazuķ. anlardan śoñra ŧavāf eyleyiciler sizüñ üzere bir niceñüz bir nice üzere. ancılayın beyān eyler Tañrı size āyetleri. daħı Tañrı bilicidür dürüst işlü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler, destūr alsun sizden ḳullaruñuz üstüñüze girmege,daḫı ol kimseler ki bāliġ olmadılar, sizden üç kez gicede ve gündüzde,ṣabāḥ namāzından burun, daḫı ol vaḳt ki ḳumāşuñuz çıḳarursız ẓuhrissisinden, ‘işā namāzından ṣoñra. Daḫı üç ‘avret vaḳtıdur size. Yazuḳyoḳdur sizüñ üstüñüze ve anlar üstine daḫı, andan ṣoñra ṭavāf iderler, sizibiri birüñüz üstine. Anuñ gibi beyān ider Tañrı Ta‘ālā size āyetleri. DaḫıAllāh her nesneyi bilicidür, ḥikmetler issidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Sahib olduqlarınız (kölə və kənizlər), həddi-büluğa çatmayanlar (yanınıza daxil olmaq istədikdə) bu üç vaxtda sizdən icazə alsınlar: sübh namazından əvvəl, günorta (yatıb dincəlmək, istirahət etmək üçün) paltarınızı çıxartdığınız zaman və gecə namazından sonra. (Bu vaxtlar insan paltarını çıxarda bilər, zövcəsi ilə bir yerdə uzanıb ixtilat edə bilər və i. a.) bu üç vaxt sizin üçün xəlvət vaxtdır (paltarsız ola bilərsiniz). Qalan vaxtlarda bir-birinizin yanına (icazəsiz) girib-çıxmaqda sizə də, onlara da heç bir günah yoxdur. Allah ayələri sizə belə izah edir. Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Let your slaves, and those of you who have not come to puberty, ask leave of you at three times (before they come into your presence): Before the prayer of dawn, and when ye lay aside your raiment for the heat of noon, and after the prayer of night. Three times of privacy for you. It is no sin for them or for you at other times, when some of you go round attendant upon others (if they come into your presence without leave). Thus Allah maketh clear the revelations for you. Allah is Knower, Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe!(3033) Let those whom your right hands(3034) possess, and the (children) among you who have not come of age(3035) ask your permission (before they come to your presence), on three occasions: before morning prayer; the while ye doff your clothes for the noonday heat; and after the latenight prayer: these are your three times(3036) of undress: outside those times it is not wrong for you or for them to move about attending to each other: Thus does Allah make clear the Signs to you: for Allah is full of knowledge and wisdom.
3033 We now come to rule of decorum within the family circle in refined society. Servants and children have rather more freedom of access, as they come and go at all hours, and there is less ceremony with them. But even in their case there are limitations. During the night, before morning prayer, i.e., before dawn, they must discreetly ask for permission before they enter, partly because they must not unnecessarily disturb people asleep, and partly because the people are then undressed. The same applies to the time for the midday siesta, and again to the time after night prayers, when people usually undress and turn in to sleep. For grown-ups the rule is stricter: they must ask permission to come in at all times (24:59). 3034 This would mean slaves in a regime of slavery. But the principle applies to all personal servants, who have to render personal service to their masters or mistresses by day and by night. 3035 I have translated "come of age" euphemistically for "attain the age of puberty". 3036 It is mark of refinement for ladies and gentlemen not to be slipshod or vulgarly familiar, in dress, manners, or speech; and Islam aims at making every Muslim man or woman, however humble in station, a refined gentleman or lady, so that he or she can climb the ladder of spiritual development with humble confidence in Allah, and with the cooperation of his brothers and sisters in Islam. The principles here laid down apply, if they are interpreted with due elasticity, even if social and domestic habits change, with changes in climate or in racial and personal habits. Punctilious self-respect and respect for others, in small things as well as great, are the keynotes in the simple rules of etiquette.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
لِيَسْتَاْذِنْكُمُ
sizden izin istesin
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
مَلَكَتْ
sahip oldu
اَيْمَانُكُمْ
sağ elleriniz
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
لَمْ يَبْلُغُوا
ulaşmamışlar
الْحُلُمَ
bulûğ çağına
مِنْكُمْ
sizden
ثَلٰثَ
üç
مَرَّاتٍۜ
defa
مِنْ قَبْلِ
öncesinden
صَلٰوةِ
namazı
الْفَجْرِ
sabah
وَح۪ينَ
ve o zaman ki
تَضَعُونَ
bırakıyor- sunuz
ثِيَابَكُمْ
elbiselerinizi
مِنَ الظَّه۪يرَةِ
öğle vaktinden
وَمِنْ بَعْدِ
ve ardından
صَلٰوةِ
namazının
الْعِشَٓاءِ۠قف
yatsı
ثَلٰثُ
üç
عَوْرَاتٍ
mahrem olan (vakitten)
لَكُمْۜ
sizin için
لَيْسَ
yoktur
عَلَيْكُمْ
size
وَلَا عَلَيْهِمْ
ve ne onlara
جُنَاحٌ
bir günah
بَعْدَهُنَّۜ
onlardan sonra
طَوَّافُونَ
dolaşan kim- seler olarak
عَلَيْكُمْ
üzerinize
بَعْضُكُمْ
bazınız
عَلٰى
üzerine
بَعْضٍۜ
bazısı
كَذٰلِكَ
işte böyle
يُبَيِّنُ
açıklar
اللّٰهُ
Allah
لَكُمُ
size
الْاٰيَاتِۜ
âyetleri
وَاللّٰهُ
ve Allah
عَل۪يمٌ
Alîm'dir
حَك۪يمٌ
Hakîm'dir
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz bulûğ çağına ermemiş (ama ermek üzere) olanlar, şu üç vakitte (yanınıza girmek için) sizden izin istesinler; sabah namazından önce, öğle vakti elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve yatsı namazından sonra. (Bunlar) Mahrem hâlde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu (vakit)lerin dışında, birbirinizin yanına (izinsiz) girip çıkmanızda ne sizin için ne de onlar için bir günah vardır. İşte Allah, âyetleri size böyle açıklar. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir (her şeyi ve herkesi bilen, her işinde hikmet ve hayır olandır).
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِسْتَـْٔذَنَ
Fiil-X
ا ذ ن
İzin istedi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مَلَكَ
Fiil-I
م ل ك
Sahip oldu, malik oldu, güç yetirdi, hükümdarlık etti
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
بَلَغَ
Fiil-I
ب ل غ
Vardı, sonuna geldi, erişti, ulaştı, buluğa erdi
حُلُم
İsim
ح ل م
Düşler, bulûğ çağı, hayaller
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ثَلٰث
İsim
ث ل ث
Üç. ثَلٰث۪ينَ: Otuz
مَرَّات
İsim
م ر ر
Defa, kere, kez
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
فَجْر
İsim
ف ج ر
Şafak, sabah, fecr
حِين
İsim
ح ي ن
Süre, vakit, an
وَضَعَ
Fiil-I
و ض ع
İndirdi, koydu, düşürdü
ثِيَاب
İsim
ث و ب
Elbiseler
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ظَه۪يرَة
İsim
ظ ه ر
Öğle vakti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
عِشَٓاء
İsim
ع ش و
Akşamleyin, yatsı
ثَلٰث
İsim
ث ل ث
Üç. ثَلٰث۪ينَ: Otuz
عَوْرَة
İsim
ع و ر
Avret yeri, mahrem olan, muhafazasız, açık
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
جُنَاح
İsim
ج ن ح
Günah
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
طَوَّافُون
İsim
ط و ف
Dolaşan, girip çıkan kimseler
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
بَيَّنَ
Fiil-II
ب ي ن
Açıkladı, beyan etti, gösterdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli