close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ-lleżîne tâbû min ba’di żâlike veaslehû fe-inna(A)llâhe ġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak bundan sonra tövbe ederler ve düzgün bir hale gelirlerse artık şüphe yok ki Allah, suçları örter rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak bundan (masum kadın ve erkeklere iftira atmaktan) sonra (samimiyetle) tevbe eden ve salihçe davranıp durumu düzeltenler hariç. Çünkü gerçekten Allah, Bağışlayandır, esirgeyip merhamet edendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ancak bundan sonra yaptığından dolayı tevbe edip, kendini düzeltip uslananlar, bu kısıtlamanın dışındadır. Çünkü Allah, çok acıyan ve çok bağışlayandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak bundan sonra, iftiradan, günah işlemekten vazgeçerek Allah'a itaate yönelenlerin, tevbe edip kendilerini düzeltip ıslah-ı nefs edenlerin, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek, geliştirerek yaşayanların şâhitliğini kabul edin. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak bundan sonra tevbe edip durumlarını düzeltenler müstesna. Şüphesiz Allah bağışlayıcı, merhamet edicidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak bundan sonra tevbe eden ve salihçe davrananlar hariç. Çünkü gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak bu iftiradan sonra tevbe edip hallerini düzeltenler hakkında, Allah Gafûr'dur= çok bağışlayıcıdır, Rahîm'dir= çok merhametlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan bu suçtan sonra tevbe edip ıslah-ı hal edenler müstesna… Çünkü Allah, Gafur ve Rahimdir. (Bağışlar ve acır.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ancak, bundan sonra tövbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Allah çok bağışlayıcı ve merhamet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Bundan sonra tövbe edip onatlaşan kimse başkadır, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak bunun ardından tevbe edip kendini düzeltenler bunun dışındadır. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Cemil Said
swap_vert close
Meğer ki yapdıklarından nâdim olub tevbe ve ıslâh-ı hâl itsünler zîrâ Allâh gafûr ve rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ama bundan sonra, tevbe edip düzelenler bunun dışındadır. Şüphesiz Allah bağışlar ve merhamet eder.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ancak tövbe edip bundan sonra ıslah olanlar müstesna. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bundan sonra tövbe edip hallerini düzeltenler müstesna. Allah çok bağışlayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bununla birlikte, bundan sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler için ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak onun arkasından tevbe edip ıslâhı hal edenler başka, zira Allah, gafurdur, rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak bunun (işledikleri iftira günahının) ardından, tövbe edip kendini düzeltenler, bunun dışındadır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Fakat bundan sonra tevbe eden ve kendilerini düzelten kimseler hariç. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Meğer ki bu (hareketden) sonra tevbe (ve rücû') ve (hallerini) ıslâh ederler. Çünkü Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak, bundan sonra tevbe eden ve (hâllerini) düzeltenler müstesnâ. Artık şübhesiz ki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak, bundan sonra (yaptığından ötürü) tövbe edip kendini düzeltmiş olanlar (bu kısıtlamanın dışındadır); şüphesiz Allah çok bağışlayan, (çok) merhamet edendir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kim bu iftiradan sonra yaptığı suçtan dolayı pişman olup tövbe ederek yaptığı hatayı düzeltirse, bundan sonra Allah bağışlayan ve merhamet edendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak, bunu ardından tövbe edip düzelen kimseler için söz yoktur. Çükü Allah yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Meğer ki bundan sonra fiillerine pişman olup tövbe ve ıslah-ı nefis etsinler. Çünkü Allah yarlıgayandır, bağışlayandır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak bundan sonra tevbe edip kendini düzeltenler/ ıslah olanlar [aslehû] müstesnadır. Muhakkak ki Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak bundan sonra tevbe eden ve ıslah olanlar hariçtir. Çünkü gerçekten Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ancak, işledikleri bu günahın hemen ardından tövbe edip kendilerini düzeltenler elbette bağışlanacaklardır. Çünkü Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir. Fakat Allah’ın onları affetmesi, kendilerine verilecek cezayı düşürmez. Çünkü hâkim, suçlunun gerçekten tövbe edip etmediğini ve Allah’ın bu tövbeyi kabul edip etmediğini bilemez. Bu yüzden, zina iftirası atan kişi tövbe ettiğini söylese bile, seksen değnekten kurtulamaz. Ancak daha sonra ortaya koyduğu hayat tarzıyla tövbesini ispat ederse şâhitliği kabul edilebilir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ancak bunun ardından (pişman olup) tevbe etmiş ve düzelmiş olanlar başka! Allah, rahîm gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ama her şeye rağmen, pişman olup da kendine çekidüzen verenler olursa, Allah tabiki engin hoşgörülü bir sevgi selidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ancak cezasını çektikten sonra pişman olup tövbe edenler, bir daha yalan söylediği görülmeyenler, kendilerini düzeltip iyi bir mümin olanlar bu hükümden muaftır. Onların şahitliği konusunda aklen, kalben, ilmen ikna olmanız esastır. Allah hata yapıp kendini düzeltenlere karşı merhametlidir, bağışlayandır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ancak bundan sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariçtir. [*] Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
tevbe ve ıslahın cezaları düşürmesiyle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:89, dipnot 8.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ancak bundan sonra tevbe eden ve Allah’ın istediği gibi davrananlar hariç. Çünkü Allah, gerçekten çok bağışlayıp çok esirgeyendir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ancak, bundan sonra (yaptığından ötürü) tevbe edip kendini düzeltenler ⁸ [bu kısıtlamanın dışındadır]; çünkü Allah çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.
8 Yani, had cezasını (kamçı ya da değnek cezasını) çektikten sonra yaptığı suçlamadan alenî olarak vazgeçen kimseler. Çünkü had cezası, haksız yere suçlanan kişi için hukukî bir hak olduğundan, suçlamayı yapan kişinin yalnızca tevbe etmesi ve haksız olduğunu ikrar etmesiyle ortadan kalkmaz. Dolayısıyla, yukarıdaki istisna had cezasıyla değil, sadece şahitlikten men etme hükmüyle alakalıdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ancak bundan sonra, tövbe ederek kendilerini düzeltenler hariçtir. Şüphe yok ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir. 7/153, 15/49, 20/82, 25/68...71, 39/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ancak bunun ardından[²⁹⁷⁹] tevbe edip kendilerini düzeltenler bunun dışındadır; iyi bilin ki Allah tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
[2979] Yani: “İftira cezasının ardından..” Hz. Ömer ve ona katılan bir çok isme göre tevbe, bir kamu dâvâsına dönüşen iftiranın cezaî sonuçlarıyla değil, âyette belirtilen “tanıklık yasağı”nın kaldırılmasıyla alâkalıdır (Taberî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak -işledikleri isnad suçundan sonra- tevbe edip hallerini düzeltenler bu hükmün dışındadır. (Onlar fâsıklık damgasından kurtulurlar) Çünkü Allah, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak tövbe edip bundan sonra ıslah olanlar müstesna. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bundan sonra tevbe edenler ve hallerini ıslah eyleyenler müstesna. Çünkü Allah Teâlâ şüphe yok ki, gafûrdur, rahîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ama bu iftira suçundan sonra tövbe edip halini düzeltenler bu fâsıklık damgasından kurtulurlar. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir.
Tövbe ile had cezasının düşmeyeceğinde ittifak vardır. Hanifi mezhebinde “fasıklık damgası” düşer, fakat şahitliğinin ömür boyunca kabul edilmemesi hükmü devam eder. Şafiî mezhebine göre tövbe, hem fasıklık damgasını kaldırır, hem de şahitliği iade eder.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak bundan sonra tevbe edip uslananlar hariç. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak isnâd-ı zinânın cezâsını gördükden sonra tevbe idüb ıslâh-ı ahvâl ide. (Onun şehâdeti kabûl olunur). Allâh bağışlayıcı ve kullarına mübâlağa ile rahmet idicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bundan sonra, tevbe eden ve kendini düzeltenler başka. Allah bağışlar, ikramı boldur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ancak bundan sonra, tevbe edenler ve hallerini düzeltenler hariçtir. Şüphe yok ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak daha sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bu suçtan sonra tövbe edip iyi hal sergileyenler müstesna. Şu bir gerçek ki, Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
illā anlar kim tevbe eylediler andan śoñra daħı śalāḥ getürdiler iş pes bayıķ Tañrı yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İllā ol kişiler ki tevbe itdiler andan ṣoñra ve eylük eylediler. Pes TañrıTa‘ālā yazuḳlar baġışlayıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bundan (namuslu qadınlara atdığı böhtandan) sonra tövbə edib özlərini islah edənlər istisna olmaqla. Çünki Allah (tövbə edənləri) bağışlayandır, rəhmlidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Save those who afterward repent and make amends. (For such) lo! Allah is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Unless they repent thereafter(2959) and mend (their conduct); for Allah is Oft- Forgiving, Most Merciful.
2959 The punishment of stripes is inflicted in any case for unsupported slander. But the deprivation of the civic right of giving evidence can be cancelled by the man's subsequent conduct, if he repents, shows that he is sorry for what he did, and that he would not in future support by his statement anything for which he has not the fullest evidence. Secular courts do not enforce these principles, as their standards are lower than those which good Muslims set for themselves, but good Muslims must understand and act on the underlying principles, which protect the honour of womanhood. Abu Hanifah considers that neither the stripes nor the incompetence for giving future evidence is cancelled by repentance, but only the spiritual stigma of being "wicked transgressors". This of course is the more serious punishment, though it cannot be enforced in the Courts.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
ancak
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
تَابُوا
tövbe ettiler
مِنْ بَعْدِ
ardından
ذٰلِكَ
bunun
وَاَصْلَحُواۚ
ve islah ettiler
فَاِنَّ
çünkü
اللّٰهَ
Allah
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ
Rahîm'dir
Ancak bundan sonra tövbe edip (nefsini) ıslah edenler müstesna; çünkü Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَصْلَحَ
Fiil-IV
ص ل ح
Islah etti, düzeltti, elverişli bir hâle getirdi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli