(Ey insan!) Bilmez misin ki, Allah bulutları (oluşturduğu rüzgâr ve hava akımı ile) sürer, sonra onları (artı ve eksi yüklü bulutları) bir araya getirir; üst üste yiğar, sen de onların arasından yağmur çıktığını (yağdığını) görürsün. Gökten (buluttan) da, oradaki dağlardan (dağlar büyüklüğünde bulutlardan) dolu indirir. Artık onu dilediğine (hak ettiği için) isabet ettirir, dilediğinden de (o bulultardan yağan doluyu sıcak bir hava ortamında eritip yağmura dönüştürmek veya o bulutları dağıtıp yok etmek suretiyle) çevirip uzaklaştırabilir. Onun şimşeğinin parıltısı, neredeyse görmeyi giderir (gözleri kör gibi yapar).*
(*) Su, yaşam demektir. Yaşamın en temel ihtiyacı olan suyun önemli bir bölümü Dünyamız’ın içinde sürekli olarak yer ve hâl değiştirmektedir. Kesintisiz olarak yinelenen bu değişim sistemine “çevrim” denir. Havada her zaman su vardır. Fakat suyun aldığı bu hâl, denizlerdekinden, ırmaklardakinden farklıdır. Havadaki buhar şeklindeki suyun bulutları oluşturması, bu bulutların yağmur oluşu ve yeryüzüne yağışı, Allah’ın yeryüzünde yarattığı harika çevrim sisteminin sonucudur. Kur’an, 1400 yıl önceden bu sistemi anlatırken günümüzde, yani Kur’an dan 1400 yıl sonra ancak uydularla, hava radarlarıyla saptanan bu gerçeklere dikkat çekilmiştir. Konuyla ilgili aşağıdaki tefsir ve yorumlara bakılabilir. Rüzgârla, hava akımlarıyla, dağlar ve engebelerden oluşan cepheler ve basınç sistemleriyle onları /bulutları yönlendirir ve dilediği yerde, dilediği şekilde toplar. Âyet, üst üste yığılarak gökyüzünde kurulmuş dağları andıran cumulonimbus bulutlarını tasvir etmekte ve sonunda, bunları lâtif bir istiare ile “dağlar” olarak isimlendirmektedir… Dolu ise, âyetin tasvirine uygun şekilde, cumulonimbus bulutlarının içinde cereyan eden son derece fırtınalı, şimşekli, sarsıntılı, iniş çıkışlı olayların sonucudur…
والرؤية هنا علمية؛ أي: لقد علمتم؛ فهم لم يروا بالحس أن الله يزجي سحابا؛ لكن علموا مما علمهم أن الله يزجي سحابا؛ أي: يثيرها من بخار الماء؛ فيتكون من هذا البخار سحاب فيدفعه الله (تعالى) ويسوقه في تجمعه؛ حتى يصير ركاما؛ وإن ذلك لا يكون فور تكوين السحاب؛ إنما يكون بعد زمن (زهرة التفاسير) وهنا تتجلى معجزة في هذه الآية عندما يقول تبارك وتعالى: (فَيُصِيبُ بِهِ مَنْ يَشَاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَاءُ) حيث يقول العلماء ليست كل حبات البرد تسقط على الأرض، فقد تتشكل مليون حبة برد ولا يسقط منها إلا حبة واحدة أحياناً، لأن حبة البرد تتشكل في ظروف عنيفة جداً، تيارات هوائية تبلغ سرعة هذه التيارات أكثر من مئة وستين كيلو متر في الساعة، ودرجة الحرارة تنخفض إلى ما دون الصفر، وفي هذه الظروف العنيفة جداً تتشكل حبة البرد وتلتف وتتقلب حول نفسهفإذا كانت الظروف مواتية ودرجة الحرارة منخفضة بقيت هذه الحبة محافظة على شكلها حتى تصل إلى الأرض، وإذا كانت درجة الحرارة أعلى قليلاً فإن هذه الحبة ستذوب، وبالتالي ستتشكل حبات المطر، وتنزل على شكل حبات مطر( موسوعة الإعجاز العلمي في القرآن الكريم )