Ey îman edenler! Evlerinizin dışında başkalarının evlerine (veya odalarına), sakın izin almadan ve (ev halkına) selâm vermeden girmeyin.¹ Eğer öğüt alıp düşünürseniz bu sizin için daha hayırlıdır.²
1 İsti’nâs: Başkasının evine izinsiz girmek gasp sayılacağından hukuken haram olduğu gibi kendi mülkü olan, dinen girme hakkı bulunan eve ve odalara habersiz ve selâmsız girivermek de edeben ve diyaneten yasaktır. Buradaki “isti’nas”ı izin istemek diye tefsir edenler olduğu gibi evin girmeğe müsait olup olmadığını bilmeğe çalışmak veya insan bulunup bulunmadığını öğrenmek manalarıyla tefsir edenler de olmuştur. Ebû Eyyub (r.a): “Ey Allah’ın Rasulu! İsti’nas nedir?” dedik, O da: “öksürerek, tesbih ve tekbir ile ev halkını haberdar etmektir. Teslim de esselâmüaleyküm demektir.” buyurdular, dedi. Evlere girerken izin isteme üç defa olur. Birincisi duyurmak, ikincisi hazırlanmalarına müsaade etmek, üçüncüsü ise izin verirler veya reddederlerse ona göre eve girmek veya girmemektir. Bu üç izin talebi birbiri ardı sıra söylenmeyip aralarında biraz fâsıla ile yapılmalı ve üçüncüsünde cevap verilmezse dönmelidir. Şiddetle kapı çalmak, hane sahibine bağırmak ise haramdır. İzin isterken yüzünü kapıya karşı tutup durmamalı, sağa veyahut sola yönelmelidir. Adamın biri Peygamber Efendimize: “Evine girerken annemden de izin isteyecek miyim?” dedi. O da: “evet” dedi. O adam: “Onun benden başka hizmet edeni yok. Her girişimde izin mi alayım” deyince, Efendimiz: “Ananı üryan görmeyi arzu eder misin?” buyurdu. Adam: “hayır” deyince de: “öyle ise izin al” buyurdular. Cahiliyye ahalisi birinin evine vardıklarında harem saygısı gözetmedikleri gibi selâm duâsını da bilmezler, bunun yerine; “sabahınız hayat olsun” veya “hayr olsun”, “akşamınız hayat olsun” gibi sözler söylerlerdi. (Elmalılı)2 Ensardan bir kadın gelerek Peygamber Efendimize: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bazen ben evimde babamın da oğlumun da görmesini istemediğim bir durumda oluyorum. Ben bu durumda iken babam veya aile fertlerimden bazı erkeklerin evime girmeleri eksik olmuyor. Bu durumda ben ne yapayım?” diye sorması üzerine bu âyet indi. (Vâhidî)