close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûh Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme innî a’lentu lehum ve esrartu lehum isrârâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra açığa vurup yaydım onlara ve gizlice konuştum, davet ettim onları da.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Daha sonra (davamı) onlara (özellikle ve güzellikle) ilan ettim ve (ayrıca) kendilerine (hain ve zalim kesimlerden ürkmesinler diye) gizli gizli şekilde (yanaşmak istedim ve gerçekleri) söyledim."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlara açıktan tebliğde bulundum. Ayrıca onlarla gizlice özel olarak da konuştum
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Üstelik ben, onlara ilân ederek söyledim. Onlarla gizli gizli konuştum.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra onlara (davetimi) açıktan da ilan ettim, gizli gizli de söyledim.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra, hem ilân ederek onlara söyledim, hem gizliden gizliye söyledim onlara...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra ben gerçekten, hem açıkça hem gizlice onlara mesajı anlattım.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
5,6,7,8,9. Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”
Besim Atalay
swap_vert close
Daha sonra hem açıkça, hem de gizli söyledim!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Daha sonra (davamı) onlara hem açıktan açığa tebliğ ettim hem de gizliden gizliye (bir bir, yüz yüze) kendileriyle konuştum.”
Cemil Said
swap_vert close
8,9. Sonra ânları (îmâna) cehren veyâ hafiyyen da’vet iyledim.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara açık da söyledim, yerine göre gizli de söyledim.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.
Edip Yüksel
swap_vert close
" Sonra onlara ilan ettim, gizliden gizliye de konuştum."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli. "
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra hem i'lâm ederek söyledim onlara hem gizli gizli söyledim
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yine onlarla (îmân ederler ümidiyle) hem açıktan hem de (gizli tebliğ yapmanın faydalı olduğu yerlerde) gizli (özel olarak/birebir) konuştum.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da bire bir görüşerek de ilettim.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Sonra da onları hem i'lân ederek da'vet etdim, hem kendilerine gizli gizli söyledim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Sonra doğrusu ben, onlara (hem) i'lân ettim, (hem) kendilerine gizli gizli de söyledim.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra onlara, hem (davamı) ilan ederek (açıktan söyledim) tebliğte bulundum, hem de herbirine gizliden gizliye (ayrı ayrı) söyledim.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra onlara açıktan açığa çağrıda bulunduğum gibi, onların arasında gizli gizli davet çalışmaları da yaptım.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra işte ben onlara açıktan açığa da söyledim, gizli gizli de söyledim.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yine [⁴] tekrar alenen dâvette bulundum, onlara gizli gizli olarak da söyledim [⁵].
[4] Yahut her mecliste, her dernekte dâvet ettim.[5] Yâni her türlü dâvete başvurdum.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Sonra onları hem açıkça ve hem de gizlice davet ettim.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Sonra onlara açıktan açığa ve gizliden gizliye bildirdim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ayrıca, kimi zaman onlara hakkı açıkça ilan ettim, bazen de, rencide olmasınlar diye onlarla özel olarak, gizlice konuştum.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Evet, ben, onlara açıktan açığa da, gizliden gizliye de söyledim”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
açık yaptım, gizli yaptım yine olmadı. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Onlarla hem açıktan açığa, hem de her insanla gizlice konuştum!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ardından, onlara hem (açıktan) ilan ettim hem de gizli gizli söyledim.
Mehmet Türk
swap_vert close
“(Hatta) sonra (davetimi) onlara açıktan açığa, gizliden gizliye (defalarca) söyledim.”
Muhammed Esed
swap_vert close
onlara açıktan tebliğde bulundum; (ayrıca) onlarla gizlice, özel olarak da konuştum;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gün oldu yüksek sesle çağırdım, gün oldu gizli gizli anlattım. 23/32, 35/24
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
gün oldu ki ben, hem (davetimi) kendilerine ilan ettim, bir de gizliden gizliye davet ettim;
Orhan Kuntman
swap_vert close
“Herkese (hak daveti) ilan ettiğim gibi, gizli gizli de (ev ev dolaşarak da) onları uyarmaya çalıştım.”
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra onlara hem açıktan söyledim hem de gizli gizli söyledim,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Sonra şüphesiz ki, ben onlar için ilan ettim ve onlara gizliden gizliye de bildirdim.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Daha sonra onları gâh açıkça çağırdım, gâh iyice gizli bir dâvet yönelttim, her türlü yolu denedim.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra onlara açıktan söyledim, gizli gizli söyledim:
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Sonra onlara da'vetimi i'lân iylediğim gibi birer birer gizli olarak da çağırub söyledim."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Daha sonra haykırdım, gizli gizli söylediğim de oldu.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra onlara açıktan açığa da; gizli gizli de söyledim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Sonra hem açıkça, hem de gizliden gizliye çağırdım.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Daha sonra bir başka duyuru yönelttim. Ve onları gizli gizli de çağırdım."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“andan, bayıķ ben eşkere eyledüm anlara daħı gizlü eyledüm anlara gizlemek.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan anlara da‘veti ẓāhir eyledüm.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Daha sonra onlara (iman gətirmək lazım olduğunu) aşkar söylədim və gizli bildirdim”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And lo! I have made public proclamation unto them, and I have appealed to them in private.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Further I have spoken to them in public(5711) and secretly in private,
5711 Noah used all the resources of the earnest preacher: he dinned the Message of Allah into their ears; he spoke in public places; and he took individuals into his confidence and appealed to them; but all in vain.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
sonra
اِنّ۪ٓي
şüphe- siz ben
اَعْلَنْتُ
ilan ettim
لَهُمْ
onlara
وَاَسْرَرْتُ
ve gizledim
لَهُمْ
onlara
اِسْرَاراًۙ
bir gizlilikle
"Sonra onlarla hem açıktan açığa hem de gizliden gizliye konuştum."
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَعْلَن
Fiil-IV
ع ل ن
Açıkladı, açığa vurdu, ilan etti
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
اَسَرَّ
Fiil-IV
س ر ر
Gizledi, sakladı, gizli tuttu
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
اِسْرَار
Fiilimsi-IV
س ر ر
Gizlemek, gizlilik