close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûh Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ erselnâ nûhan ilâ kavmihi en enżir kavmeke min kabli en ye/tiyehum ‘ażâbun elîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki biz, onlara elemli bir azap gelmeden korkut kavmini diye göndermiştik Nuh'u, kavmine.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten Biz Nuh’u; "onlara acı bir azap gelmeden evvel kavmini uyar" diye kendi halkına (peygamber olarak) göndermiştik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz Nuh'u kendi toplumuna göndererek, başlarına şiddetli biz azap gelmeden halkını uyar diye emretmiştik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nûh'u, kavmine peygamberlik göreviyle özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik. “Kendilerine can yakıp inleten müthiş bir azap gelmeden önce, kavmini uyar.” dedik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu biz Nuh'u: "Kavmini, kendilerine acıklı azap gelmeden önce uyar" diye kavmine gönderdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz, biz Nuh'u; 'Kavmini, onlara acı bir azab gelmeden evvel uyar' diye kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten biz, Nûh'u kavmine gönderdik: “-Kavmine acıklı bir azab gelmezden önce onları korkut” diye...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Elem verici bir azap kendilerine gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh’u peygamber olarak kavmine gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz biz Nûh'u, kendilerine acıklı bir azap gelmeden önce toplumunu uyarması için toplumuna peygamber olarak gönderdik. [678][679]
[678] Nûh sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 13.[679] Hz. Nûh’un, kavmine yönelik çağrısı, aldığı tepkiler ve son duası hakkında bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 15-44.  
Besim Atalay
swap_vert close
«Kendilerine, ağır bir azap gelmeden önce, ulusunu koçundur» diyerek, ulusuna Nuh'u göndermiş idik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Doğrusu biz Nuh'u, “Kendilerine can yakıcı bir azap gelmezden önce milletini uyarsın” diye kavmine (elçi olarak) gönderdik. 
Bkz. 11/32-34  
Cemil Said
swap_vert close
Nûh’ı kavmine gönderdik ve âna " ’Azâb-ı elîm gelmeden evvel kavmine ihtâr it" didik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Milletine can yakıcı bir azap gelmezden önce onları uyar" diye Nuh'u milletine gönderdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz biz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar” diye peygamber olarak gönderdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz Nûh’u, “Kendilerine can yakıcı bir azap gelmeden önce halkını uyar” diyerek kavmine gönderdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Kendilerine acı azap gelmezden önce halkını uyar," diye Nuh'u halkına gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gerçekten biz Nûh'u kavmine gönderdik, "kavmine acı bir azap gelmezden önce onları uyar" diye.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Haberiniz olsun ki biz Nuhu kavmına gönderdik, kavmını inzar et diye, gelmezden evvel onlara bir azâbı elîm
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz biz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar” diye peygamber olarak gönderdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz Nûh'u halkına, kendilerine acı veren bir azap gelmezden önce onları uyarması için gönderdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, biz Nuuhu kavmine gönderdik. «Kendilerine elem verici bir azâb gelmezden evvel kavmini (onunla) korkut» diye.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki biz Nûh'u kavmine: “Kendilerine çok elemli bir azab gelmeden önce, kavmini korkut!” diye gönderdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz biz, acıklı bir azap (felaket) gelmeden önce kavmini uyar diye, Nûh’u kendi toplumuna (elçi olarak) gönderdik. *
(*) Adı İbrânîce’de Nôah, Yunanca’da Nôe şeklindedir. Ayette ‘’ Biz Nuh’u kendi kavmine gönderdik…’’şeklindeki ifadeden anlaşılıyor ki, Hz. Nuh yalnız kendi kavmine gönderilmiş ve dolayısıyla onun tebliği bütün dünya halkına ulaşmadığı için sadece onun o inkârcı, azgın, zalim ve suçlu halkın tufan felaketiyle cezalandırılmıştır. Yani tufan genel olmayıp, bölgesel olup sadece Hz. Nuh kavminin yaşadığı bölge olan Mezopotamya’yı etkilemiştir. Çünkü hem İsra suresi 15, hem de Kasas suresi 59. ayette göre hakkıyla ilahi mesajların tebliğini almayan hiçbir toplum ilahi azaba uğratılmaz. Zaten Kavim kelimesinin Kur’an’da geçiş yerlerine baktığımızda; genel kullanımın resûllerin gönderildiği toplum, halk, bir grup insan olarak geçtiğini görürüz, çünkü kavim kelimesi bütün insanları ifade etmiyor…) Yani “Kavmine gönderdik.” Burada Hz. Nûh’un bütün insanlara değil, sadece kendi kavmine gönderildiği anlaşılıyor. Zira peygamberler içinde bütün insanlara gönderilmiş olmak Hz. Muhammed (asm)’e ait bir özelliktir…(Hak Dini Kur’an Dili) O hâlde, Nuh, 26 ayetinde geçen ARZ kelimesini“ yeryüzünde”değil de, Hz. Nuh’un kavminin barındığı bölge anlamında kabul etmek daha doğrudur. Nuh 26. Sonuç: Nuh tufanı küresel bir afet değildir. Yani Kendisine uyarıcı gönderilmeyen bir kavmin helâk edilmesi, Allah´ın sünneti değildir. Bir uyarıcı olan Hz. Nuh ise sadece kendi kavmine gönderilmiştir. Bu sebeple Allah, uyarıcı gönderilmemiş olan kavimleri değil, sadece Hz. Nuh´un zalim ve azgın kavmini helâk etmiştir. Kur’an´daki bu ifadelerden Nuh Tufanı´nın tüm dünyayı kaplayan değil, yöresel bir felaket olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Tufan´ın gerçekleştiği düşünülen arkeolojik bölgede yapılan ve birazdan inceleyeceğimiz kazılar da Tufan´ın tüm dünyayı kaplayan evrensel bir olay değil, Mezopotamya´nın bir bölümünü etkisi altına almış olan çok geniş bir afet olduğunu göstermektedir. ( YÜZ YILLARDIR ANLATILAN NUH TUFANI) Özetle; Nûh peygamber ile tüm Homo Sapiens/modern insan ırkı yok olmamıştır. Karada yaşayan tüm canlılar (hayvanlar ve bitkiler) yok olmamıştır. Nûh tufanı yerel olarak gerçekleşmiş ve sadece Nûh kavmini yok etmiştir. Kaynak: (Kuran’da Nûh peygamber: Detaylı analiz - kuranmucizeler.com) Ayrıca çoğu tarihçiye göre, Sümerler MÖ 5500 ve 4000 yılları arasında bölgeye (Mezopotamya) kalıcı olarak yerleşmiş Batı Asya halkıdır… Kaynak: (Vikipedi)… Hz. Nuh (as)’un yaşadığı tarih ve coğrafya ile Sümerlerin yaşadığı tarih ve coğrafya örtüşüyor. Bazı bilgilere göre, Hz. Nuh’un adı Sümer dilinde Ziusudra’dır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Acıklı bir azap gelmeden önce kavmini uyar diye, Nuh’u kendi toplumuna elçi olarak göndermişdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz Nuh’u, kendilerini acıklı bir azap çarpmadan önce ulusunu uyar diye gönderdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz Nûh/u, kavmine acıklı azap gelmeden evvel azapla korkut, diye, kavmine gönderdik.
[3] Mekke'de nâzil olmuş (28) âyettir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Biz Nûh’u kavmine “Kendilerine can yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar!” diye (elçi) olarak gönderdik.¹
1 Krş. Hûd, 11/34-45  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz biz Nuh'u, “Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyarıp korkut” diye kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik.
(Mekke’de nazil olmuştur ve 28 ayettir. Hz. Nuh’un ilâhî elçi olarak gönderilişi ve mücadeleleri anlatıldığından sure bu ismi almıştır.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey insanlar! Gerçekten Biz Nûh’u, “Can yakıcı bir azap başlarına çökmeden önce, halkını bu korkunç âkıbete karşı uyar!” diye kavmine Elçi olarak gönderdik.
Mekke döneminin başlarında, Hz. Peygambere karşı çıkışların yoğunlaştığı bir zamanda indirilmiştir. Hz. Nûh’un mücâdelesini anlattığı için bu adı alan sûre, 28 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Onlara acıveren bir azap gelmeden önce kavmini uyar!” diye biz, NÛH’u kavmine gönderdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz Nûh'u kendi halkına elçi olarak görevlendirdik. Kıvrandıran acılar gelmeden halkını uyar dedik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kendilerine yakıcı azap gelmeden önce kavmini uyarması için Nuh’u elçimiz olarak görevlendirdik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendilerine elem verici bir azap gelmeden önce kavmini uyar(sın) diye Nuh’u kendi kavmine göndermiştik.
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz Biz Nûh’u, toplumuna;¹ “Kendilerine acı bir azap² gelmeden önce kavmini uyar!” diye (Peygamber olarak) gönderdik.
1 Bu ifadeden Hz. Nûh’un bütün insanlara değil, kavmine gönderildiği anlaşılıyor. Zira Peygamberler içinde bütün insanlara gönderilmiş olmak sadece Peygamberimize ait bir özelliktir. O zaman yeryüzünde ne kadar insan ve hangi kavimler vardı ve yeryüzünün nerelerinde insanlar yaşıyordu, onu da ancak Allah bilir. 2 Bu acı azap, âhirette görecekleri azap yahut Tufan olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
BİZ Nûh’u kendi toplumuna göndererek “Başlarına şiddetli bir azap gelmeden halkını uyar!” diye [emrettik].
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz Nuh’u kavmine, başlarına acıklı bir azap gelmeden önce uyarması için elçi olarak göndermiştik 4/165, 6/48, 39/71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Biz Nûh’u; “Başlarına elim bir azap gelmezden önce halkını uyar!” diyerek,[⁵³²⁴] kendi halkına gönderdik.
[5324] Kur’an’da 30 ayrı yerde değinilen kıssaya ilişkin her anlatım farklı bir vurgu taşır. Mesela Hûd sûresindeki Allah Rasûlü’nü teselliyi, Zâriyât sûresindeki kâfirleri korkutmayı hedefler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerçekten biz Nuh'u kavmine, -çok çetin bir azap gelmeden önce, onları uyarsın diye, gönderdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz biz Nûh’u, kavmine, "Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar" diye elçi olarak gönderdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak ki, Nûh'u kavmine gönderdik, kendilerine bir elîm azap gelmeden evvel kavmini korkut diye.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz Nûh'u kendi milletine peygamber olarak gönderip: “Gayet acı bir azap başlarına gelip çatmadan önce halkını uyar! ” dedik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz Nuh'u kavmine gönderdik: "Onlara acı bir azab gelmezden önce kavmini uyar," diye.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz Nûh'ı risâletle kavmine gönderdik. Ve ona kavmini, onlara elemli 'azâb gelmezden evvel "Korkut ve inzâr it" didik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz Nuh’u kendi halkına (elçi) gönderdik; “Acıklı bir azap gelmeden halkını uyar!” dedik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kendilerine acı bir azap gelmeden önce kavmini uyar diye Nuh'u kavmine göndermiştik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Başlarına acı bir azap gelmeden önce onları uyar” diye, Biz Nuh'u kavmine gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz, Nûh'u, "Toplumunu, kendilerine korkunç bir azap gelmeden önce uyar!" diye kavmine gönderdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz viribidük nūḥ’ı ķavmına kim “ķorķıt ķavmuñı andan ilerü kim gele anlara 'aźāb aġrıdıcı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz viribidük Nūḥ peyġamberi ḳavmine ki ögütle ḳavmüñi, andanburun ki gele özlerine ulu ‘aẕāb.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, Biz Nuhu: “Qövmünə şiddətli bir əzab gəlməmişdən əvəl onları (Allahın əzabı ilə) qorxut!” – deyə öz tayfasına peyğəmbər göndərdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We sent Noah unto his people (saying): Warn thy people ere the painful doom come unto them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We sent Noah(5705) to his People (with the Command): "Do thou warn thy People before there comes to them a grievous Penalty."
5705 Noah's mission is referred to in many places. See specially 11:25-49 and notes. His contemporaries had completely abandoned the moral law. A purge had to be made, and the great Flood made it. This gives a new starting point in history for Noah's People - i.e., for the remnant saved in the Ark.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّٓا
şüphe- siz Biz
اَرْسَلْنَا
gönderdik
نُوحاً
Nûh'u
اِلٰى قَوْمِه۪ٓ
kavmine
اَنْ
diye
اَنْذِرْ
uyar
قَوْمَكَ
kavmini
مِنْ قَبْلِ
önce
اَنْ يَاْتِيَهُمْ
kendilerine gelmesinden
عَذَابٌ
bir azap
اَل۪يمٌ
elem verici
Şüphesiz ki Biz Nûh'u kavmine, "kendilerine elem verici (iç yakan) bir azap gelmeden önce kavmini uyar" diye (resul olarak) gönderdik.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici