Mü’minlerden, özürsüz olarak¹ yerlerinde oturanlarla mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad edenler asla eşit olamazlar.² Allah, mallarıyla canlarıyla cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan, üstün kılmıştır. Bununla beraber Allah, hepsine de cenneti vâdetmiştir ama mücahitleri oturanlardan çok daha büyük mükâfat vâdederek, üstün kılmıştır.
1 Darar: Bir şeye dâhil olan eksikliktir ki hastalık veya körlük topallık gibi sakatlık demektir. Nitekim anadan doğma âmâya ve pek zayıf hastaya “darîr” denilir. Harp araçları ve mühimmat tedarikinden âciz olmak da bu manadadır. Buna göre (اُوۨلِى الضَّرَرِ) zararlılar; dertli, sakat, âciz, özürlüler, bunların tersi olan (غَيْرُ اُوۨلِى الضَّرَرِ) ise sıhhatli ve gücü-kuvveti olanlar demektir.2 Zeyd b. Sâbitten; Rasulullah, bu âyet nâzil olup bana yazdırırken, ashabtan kör olan Ümmü Mektum geldi ve: “Ey Allah’ın Rasûlü benim de cihad etmeye gücüm yetseydi, ben de cihad ederdim fakat âmâyım.” dedi. Bu esnada Rasûlullah’a vahiy baygınlığı geldi, dizi dizimin üstündeydi ve öyle ağır bastı ki ezip ufalayacak zannettim. Sonra açıldı ve âyetin son bölümündeki, “özürsüz olarak” ifâdelerini de yazdırdı. (Tirmîzî)