close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ te/kulû emvâlekum beynekum bilbâtili illâ en tekûne ticâraten ‘an terâdin minkum(c) velâ taktulû enfusekum(c) inna(A)llâhe kâne bikum rahîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, aranızda, mallarınızı haksız yere ve boşuboşuna yemeyin, ancak karşılıklı bir uzlaşmayla yapılan alışveriş başka ve birbirinizi öldürmeyin, şüphe yok ki Allah, size rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı, kendi aranızda karşılıklı anlaşmadan (doğan) bir ticaretten başka, (hile, hırsızlık, faiz, karaborsa, yalan ve aldatma gibi) haksız ’nedenler ve yollarla’ (bâtılca) yemeyin. Ve kendi nefislerinizi de öldürmeyin (helâl ve meşru nimetlerden de kendinizi mahrum etmeyin ve intihara yönelmeyin)! Şüphesiz Allah, size çok Merhametlidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Birbirinizin mallarını haksız yollarla değil, karşılıklı rızaya dayanan ticaret yolu dışında tüketmeyin ve birbirinizi böyle kötü yollara düşürerek, hem şahsiyetlerinizi öldürmeyin hem de aşırı dünya hırsından dolayı başkalarını öldürüp kendiniz de intihar yoluyla öldürecek duruma sokmayın. Çünkü Allah siz kullarına karşı çok acıyandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman nimetine kavuşanlar, karşılıklı rızanıza dayanan şer'î usullere uygun ticarî alım-satımların dışında, mallarınızı, paralarınızı aranızda haksız yere, dolambaçlı haram yollarla yemeyin. Birbirinize düşerek kanlarınızı dökmeyin, canlarınıza kıymayın. Allah size karşı çok merhametlidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin; ancak karşılıklı hoşnutluğa dayanan ticaretle (yiyin) ve nefislerinizi öldürmeyin. [8] Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.
8.Buradaki "nefislerinizi öldürmeyin" ifadesi hakkında tefsirlerde değişik açıklamalarda bulunulmuştur. Bazı müfessirlere göre bu ifade ile "birbirinizi öldürmeyin" anlamı kastedilmiştir. Çünkü mü`minler bir bütündür ve bunun için"nefisleriniz" denilmiştir. Bazı müfessirlere göre ise burada: "Haram işleyerek, meşru olmayan yollarla birbirlerinizin mallarını yiyerek kendi kendinizi helake götürmeyin" anlamı kastedilmektedir. Bazı müfessirler ise bununla mü`minlerden kendilerini tehlikeye atarak ölümlerine yolaçacak bir durumla karşı karşıya gelmemelerinin istendiğini söylemişlerdir. Bir başka açıklamaya göre de bu ifade mü`minleri intihardan menetmektedir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, mallarınızı, sizden karşılıklı anlaşmadan (doğan) bir ticaretten başka haksız 'nedenler ve yollarla' (batılca) yemeyin. Ve kendi nefislerinizi öldürmeyin. Şüphesiz, Allah, sizi çok esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı, aranızda bâtıl sebeplerle yemeyin. Ancak birbirinizden hoşnud olarak ticaret yolu ile olmak başka. Herhangi bir sebeple nefislerinizi öldürmeyin. Şüphesiz ki Allah çok merhametlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız bir şekilde yemeyin. Fakat karşılıklı rızaya dayanan bir ticaret yapın. (Mal için) birbirinizi öldürmeyin. Muhakkak Allah size çok acıyandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Birbirinizin mallarını haksız yollarla, karşılıklı rızaya dayanan ticaret yoluyla da olsa heba etmeyiniz ve birbirinizi öldürmeyiniz; zira Allah size merhamet etmektedir.[74]
[74] Haram lokma hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, V, 105-110.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Gönül hoşluğiyle alışveriş yapmaksızın, aranızda bir takım boş şeylerle, mallarınızı yemeyin, kendinizi öldürmeyin, Allah sizi yarlıgar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Birbirinizin mallarını (hırsızlık, gasp, kumar ve faiz gibi) haksız yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise elbette meşrudur. Sakın kendinizi öldürmeyin (mahvetmeyin)! Allah size pek merhametlidir.
“Kendinizi öldürmeyin” ifadesini, “kendi canınıza kıymayın” ya da “birbirinizi öldürmeyin” şeklinde almak yerine ayetteki anlam bütünlüğünden yola çıkarak, “birbirinizin mallarını haksız yere yiyerek toplum hayatınızı yaşanmaz hale getirmeyin, ömrünüzü mahvetmeyin” şeklinde yorumlamak daha doğru olur çünkü ayetin sonundaki “Allah size pek merhametlidir” cümlesi de bunu doğrular niteliktedir. Yani birbirinizin malını haksız yollardan yemez de ticari yollarla kazanmaya çalışırsanız Allah da size yardım eder ve istediğiniz bereketi verir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler emvâlinizi beyninizde beyhûde yere isrâf itmeyiniz ticâret iki tarafın rızasıyla olsun biri birinizi katl itmeyiniz Allâh size karşu rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey İnananlar! Mallarınızı aranızda haksızlıkla değil, karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle yeyin, haram ile nefsinizi mahvetmeyin. Allah şüphesiz ki size merhamet eder.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helâk etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin; ancak karşılıklı rızânıza dayanan ticaret böyle değildir ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hali müstesna, mallarınızı, bâtıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda (alıp vererek) yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, sizi esirgeyecektir.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar! Birbirinizin malını haksızlık ve hile ile yemeyin; karşılıklı rıza ile yapılan ticaret olursa başka. Birbirinizi öldürmeyin. ALLAH size Rahimdir
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Mallarınız aranızda batıl behanelerle yemeyin, kendiliğinizden rızalaşarak akdettiğiniz bir ticaret olmak başka, kendilerinizi öldürmeyin de, Allah size cidden bir rahîm bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
29-30. Ey îmân edenler, mallarınızı aranızda bâtıl (harâm) yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yaptığınız ticaret müstesnadır. (Meşru olmayan yollarla birbirilerinizin mallarını yiyerek) kendi kendinizi helâke götürmeyin. Şüphesiz, Allah size karşı çok merhametlidir. Ve her kim de haddi aşıp, zulmen böyle bir şey yaparsa (bilsin ki, biz) onu (âhirette, müstahak olduğu üzere) ateşe (cehenneme) atacağız. Bu (nu yapmak), Allah’a kolaydır.
“Bu (nu yapmak), Allah’a kolaydır”; Allah Teâlâ için; zor-kolay, çok zor ya da daha kolay gibi mahlûkata ait hâller söz konusu değildir. Kolaylık ve zorluk gibi durumlar, bize göredir. Yüce Allah bunlardan münezzehtir. Bu âyet-i kerîmeden anlaşılması gereken mana, Allah Teâlâ’nın her şeyi yapmaya kâdir olduğudur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Birbirinizin mallarını karşılıklı rızaya dayanan ticaret yoluyla da olsa, haksız şekilde yemeyin. Ve kendinizi/birbirinizi öldürmeyin.¹ Kuşkusuz, Allah, size karşı çok merhametlidir.
1- Birbirinize kıymayın. Örneğin 2:54 ayeti.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, birbirinizin mallarınızı haram sebeblerle yemeyin. Meğer ki (o mallar) sizden karşılıklı bir rızaadan (doğan) bir ticâret (malı) ola. Kendilerinizi öldürmeyin. Şübhe yok ki Allah sizi çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Kendiliğinizden anlaşarak yaptığınız bir ticâret olması müstesnâ, mallarınızı aranızda bâtıl (haram yollar)la yemeyin ve nefislerinizi (kendinizi ve birbirinizi)öldürmeyin! Şübhesiz ki Allah, size karşı çok merhametlidir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey iman etmiş olanlar! Kendiliğinizden anlaşarak yaptığınız bir ticaret olması müstesna, mallarınızı aranızda batıl (hile ve haram yollar)la yemeyin. Ve sakın (haram yemekle) nefislerinizi öldürmeyin (mahvetmeyin). Şüphesiz Allah size çok merhamet edendir.*
(*) Ayette geçen öldürmek, mecâzî olup günahları işlemek ve haram mal yemekle kişinin kendini mahvetmesi anlamındadır. Yani Bazı müfessirlere göre burada: "Haram işleyerek, meşru olmayan yollarla birbirlerinizin mallarını yiyerek kendi kendinizi helake götürmeyin" anlamı kastedilmektedir. Çünkü (أنفسكم)’’ kendi nefsinizi’’ diyor, birbirinizi demiyor. Ayrıca ayetteki anlam bütünlüğünden yola çıkarak, “birbirinizin mallarını haksız yere yiyerek toplum hayatınızı yaşanmaz hale getirmeyin, ömrünüzü mahvetmeyin” şeklinde yorumlamak daha doğru olur, çünkü ayetin sonundaki “Allah size pek merhametlidir”cümlesi de bunu doğrular niteliktedir. Katl (قتل) yani bir insanı öldürmek, haksız yere mal yemekten kat kat daha büyük bir günahtır. Eğer buradaki katılden kasıt fiziki öldürme olsaydı, ayetin ilk cümlesinde önce bu büyük günaha, daha sonra bundan küçük olan günaha vurgu yapılacaktı. İşte bu da gösteriyor ki, buradaki katıl ifadesi mecazidir. وقوله: {وَلاَ تَقْتُلُوۤاْ أَنفُسَكُمْ} أي: بارتكاب محارم الله، وتعاطي معاصيه، وأكل أموالكم بينكم بالباطل (تفسير القرآن العظيم) وَيَنْهَى اللهُ المُؤْمِنِينَ عَنْ قَتْلِ أنْفُسِهِمْ بِارْتِكَابِ المُحَرَّمَاتِ، وَأكْلِ الأمْوَالِ بِالبَاطِلِ، (أيسر التفاسير) وقيل: المعنى لا تهلكوا أنفسكم بارتكاب الآثام، كأكل الأموال بالباطل، وغيره، من المعاصي التي تستحقون بها العقاب (تفسير الألوسي )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey iman edenler! Aranızdaki meşru olan alışverişlerin dışında, birlerinizin mallarını birtakım hileli yollarla, nefislerinizi duygusuzlaştırarak (içinizdeki merhamet ve adalet duygularını öldürerek) üzerlerinize geçirmeyin. Hâlbuki Allah size karşı çok merhametlidir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Birbirinizin mallarını iğri yoldan yemeyin. Gönül dileğiyle yapılan bir alış veriş başka. Biribirinizi öldürmeyin. Çünkü Allah sizin için esrigeyici olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda boşu boşuna [³] yemeyin; meğer ki aranızda uzlaşmadan hasıl olan bir alım, satım ola. Kendinizi öldürmeyin [⁴]. Allah hakkınızda merhametlidir.
[3] Faiz, kumar, ilâh gibi.[4] Birbirinizi öldürmeyin, kendinizi tehlikeye atarak öldürmeyin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret dışında aranızda mallarınızı haksız yollarla [bi’l-bâtıl] yemeyiniz. Ve birbirinizi öldürmeyiniz. Muhakkak ki Allah, size karşı çok merhametlidir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı karşılıklı rıza ile yapılan ticaret dışında batıl ile (haram ve haksızlıkla) aranızda yemeyin ve birbirinizi öldürmeyin. Allah şüphesiz size merhamet edicidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Birbirinizin mallarını haksız yollarla yemeyin; ancak, karşılıklı anlaşmaya dayalı bir alışveriş, yahut hediye, miras, vasiyet, sadaka, mehir, tazminat gibi meşrû yollarla elde ettiğiniz kazançlar hariç. Bununla birlikte, ilk bakışta karşılıklı anlaşmaya dayalı bir alışveriş gibi görünen, fakat aslında, bir tarafın bilgisizliği, tecrübesizliği yahut çâresizliği sebebiyle aldatıldığı, açıkça zarara uğratıldığı ticârî ve hukukî işlemler de haksız kazanç kapsamına girer. Çünkü bir kişinin kendisine yapılan haksızlığı kabullenmesi, bunu zulüm olmaktan çıkarmaz. Bir de, haksız yere birbirinizin canına veya intihar ederek kendi canınıza kıymayın! Doğrusu Allah, size karşı son derece şefkatli ve merhametlidir. Siz de O’nun merhametine lâyık olmaya çalışın. Unutmayın ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayalı ticaretten başka, mallarınızı aranızda Bâtıl ile yemeyin! Nefislerinizi öldürmeyin! Allah, size çok merhametli olandır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Birbirinizin malını sahibinin izni olmadan / sudan bahanelerle yemeyin. Bunu sadece ticaret yaparken karşılıklı rızanız olursa yapabilirsiniz... Kendi canınıza kıymayın. Çünkü Allah, sizi çok seviyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızca haram yoldan yemeyin! Ancak karşılıklı rızayla yapılan ticaretle olursa başka! Birbirinizin mallarını haksızca haram yollardan yerseniz kendinize yazık edersiniz. Çünkü karşılığı size ateş olarak döner. Bilmeden yaptıklarınız veya bilerek yapıp da pişmanlık içinde tövbe edip bir daha yapmamak için söz verdiğiniz takdirde; Allah size karşı çok merhametlidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Velev ki aranızdaki rızaya dayalı ticaretle bile olsa mallarınızı [batıl] (yollar) ile aranızda yemeyin [*] ve kendinizi öldürmeyin! Şüphesiz ki Allah size karşı çok merhametlidir.
Buradaki buyruk, malların batıl bir şekilde yenmemesi hükmünü içermektedir. Ayette yer alan [illâ] edatına bu nedenle “velev ki” şeklinde bir tercümeyi esas aldık. Aksi takdirde, yani edata bilinen yaygın anlamı olan “ancak, hariç” anlamı verilince, her razı olunan ticaret meşru görülebilir ki faiz, kumar, rüşvet, uyuşturucu, kara para aklama vs. işlemler bu noktada anlaşılmaz olur. Bir işlem batıl ise ticaret adıyla da olsa onu bu durumdan çıkarmak söz konusu olamaz (Esed, [Kur’an Mesajı,] Nisâ 29. ayetin dipnotu). [İllâ] edatına istisna anlamı verilecekse bu defa “aranızda razı olduğunuz ticaret hariç” ifadesinde ticaretin batıl olmayan yönüne vurgu yapılmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Birbirinizin mallarını haksız yolarla¹ değil,² karşılıklı anlaşmaya dayalı (meşru) ticaret yolu ile yiyin. Birbirinizin canına kıymayın.³ Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.
1 Yani; hırsızlık, gasp, kumar, faiz, israf ve her türlü gayr-ı meşru yollarla yemeyin.2 Bu istisna edatından önce zikredilen bâtıl işler, “müstesna minh’e” mana itibariyle dâhil olmayacağı için bu istisna, munkatı’ istisna olarak kabul edilmiş ve tercüme bu şekilde yapılmıştır. Zîrâ munkatı’ istisna kasr ifâde etmeyeceğinden tercümeyi; “mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeniz haram, fakat kendi rızanızla yaptığınız ticaret dinen bâtıl bile olsa helaldir.” diye anlamamak gerekir.3 Âyetin bu bölümü, şu şekillerde anlaşılabilir: 1- Kasten intihar ederek kendinizi öldürmeyin. 2- Hind fakirlerinin yaptığı gibi Allah’a kulluğu zühtte arayıp, züht’ü de rûhbanlık zannederek nefislerinizi ezmeyin. 3- Ticareti takvaya ters görerek, kendinizi fakirleştirmeyin. 4- Ticaret yapacağım diye kendinizi tehlikeye atmayın. 5- Birbirinizi hiç bir şekilde öldürmeyin. 6- Hıristiyan ve diğer rûhbanlar gibi, nefislerinizi öldürmeyin ve bunu bir ibâdet zannetmeyin. (Özetle-Elmalılı) Bu ayet burada dururken sufi ekollerinde nefislerini öldürmeye çalışanlar ne yaptıklarının farkındalar mı acaba?  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZEY imana ermiş olanlar! Birbirinizin mallarını haksız yollarla -karşılıklı rızaya dayanan ticaret yoluyla da olsa- ³⁸ heba etmeyin ve birbirinizi mahvetmeyin; zira Allah, sizin için bir rahmet kaynağıdır.
38 Yukarıdaki cümleciğin başındaki illâ edatına alışılmış karşılığı olan “hariç” veya “olmadıkça” anlamları verildiği takdirde ibareyi şu şekilde çevirmek gerekecektir: “Karşılıklı anlaşmaya dayanan ticar(î bir faaliy)et olmadıkça”. Ancak bu formül birçok müfessiri şaşırtmıştır. Çünkü lafzî anlamıyla alındığında yukarıdaki ibare, karşılıklı anlaşmaya dayalı ticaretten doğan haksız kazançların, “birbirinizin mallarını haksız yollarla heba etmeyin” şeklindeki genel yasaklamanın dışında tutulduğu intibaını vermektedir. Bu, Kur’an’ın öngördüğü ahlakî çerçeve ışığında kabulü mümkün olmayan bir varsayımdır. Müfessirlerin çoğunluğu, bu güçlüğü aşabilmek için, illâ edatının bu bağlamda “ama” anlamına geldiği ve dolayısıyla yukarıdaki cümleciğin şu şekilde anlaşılması gerektiği görüşünü ifade etmişlerdir: “Ama karşılıklı anlaşmaya dayalı yasal ticaret yoluyla birbirinizin mallarından yararlanmanız sizin için meşrudur”. Ne var ki bu yorum, hayli zorlama ve sunî olması dışında, “yasal ticaret”in burada neden başka birinden ekonomik menfaat sağlamanın tek meşru aracı olarak sayıldığını açıklayamamaktadır. Nitekim Râzî’nin bu ayet ile ilgili yorumunda haklı olarak belirttiği gibi, “hediye, vasiyet, kanunî miras, sadaka, mehir veya uğranılan zararlardan dolayı alınan tazminat gibi araçlar yoluyla ekonomik kazanç sağlamak daha az meşru değildir; öyleyse ticaret dışında, [meşru] servet edinmenin pek çok yolu vardır”. O halde neden burada yalnızca ticaret vurgulanmıştır -üstelik, özel olarak ticarî konularla ilgili olmayan bir bağlamda? Bana göre, bu bilmecenin gerçekten tatminkar bir cevabı ancak illâ edatının dilbilimsel bir analizi yoluyla elde edilebilir. Bu edat, alışılmış “hariç” veya “olmadıkça” anlamları dışında bazan -Kâmûs ve Muğnî’de de işaret edildiği gibi- sadece “ve” bağlacı anlamına da gelmektedir; aynı şekilde, eğer önüne negatif bir cümlecik gelirse, “ne” veya “ve ne de” (ve-lâ) ile eşanlamlı olur. Mesela 27:10-11’de olduğu gibi, “Benim katımda elçiler için korku yok, ... kimse için de (illâ)”. Şimdi illâ’nın bu özel kullanımını konumuz olan pasaja uygularsak şu karşılığı elde ederiz: “Ne de karşılıklı anlaşmaya dayanan ticaret yoluyla [onu yapamazsın]”, veya sadece “hatta karşılıklı anlaşmaya dayanan ticaret yoluyla da olsa”, ki bu karşılıkta anlam daha bir belirginlik kazanmış olur. Müminler, başka bir kimsenin mal varlığını haksız şekilde tüketmekten alıkonulmuşlardır, bu başka kişi -zayıf taraf olarak- şartların baskısıyla böyle bir haksızlığa veya sömürülmeye razı olsa bile. Ayrıca, benim tercih ettiğim karşılık, müminlere başkasının mal varlığına imrenmemeyi tavsiye eden 32. ayetle de mantıkî bir bağlantı içindedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler! Aranızda karşılıklı anlaşma, bir ticaret olmadan haksız ve gayrı meşru yollarla birbirinizin mallarını yemeyin. Böylece kendinizi ekonomik olarak mahvetmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir. 2/188, 4/161
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya da dayansa, birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin;[⁷⁶³] -tabî ki (meşru) ticaret hariç- ve kendinize kıymayın; çünkü Allah sizin için bir rahmet kaynağıdır.
[763] Veya: “karşılıklı rızaya dayalı ticaret yoluyla da olsa…” Bu ibare çoğunluk tarafından şöyle anlaşılmıştır: “Birbirinizin mallarını, karşılıklı rızaya dayalı ticaret hariç, haksız yollarla yemeyin.” Ne ki, bu çeviride şu anlama problemleri ortaya çıkmaktadır: 1) “Karşılıklı rızaya dayalı ticaret” dışındaki meşru kazanç yolları tıkanmakta mıdır? Bu problemi haklı olarak Râzî de gündeme getirmiş ve “hibe, vasiyet, miras, sadaka, mehir ve hak edilmiş yasal tazminat” gibi kalemleri sayarak “ticaret dışında birçok mal edinme yollarının olduğuna” dikkat çekmiştir. 2) “Karşılıklı rıza” ticareti ticaret kılan vasıftır; dolayısıyla helâl ticarete ilave bir vasıf değil, ticaretin özüne ilişkin ayrılmaz bir vasıftır. Kur’an’da da meşru ticaret, bu vasıfla değil, hep yalın olarak gelir. Bu nedenle, cümle yalnızca ticarete hamledilmemelidir. 3) Meşru olmayan mal edinme yöntemlerinin başında faiz gelmektedir ve tüm faizli işlemler “karşılıklı rızaya” dayalı olarak gerçekleşmektedir. Bütün bu problemleri göz önüne alarak, “karşılıklı rıza”yı, sadece “ticarete” değil, istisna edatı öncesini de kapsayacak bir şekilde tüm cümleye şamil kılmamıza mani bir hâl bulunmamaktadır. Bunlardan ayrı olarak, Muhammed Esed, çoğunluğun anlayışına şu eleştiriyi getirmiştir: “karşılıklı anlaşmaya dayalı ticaretten doğan haksız kazançların “birbirinizin mallarını haksız yollarla heba etmeyin” şeklindeki genel yasaklamanın dışında tutulduğu intibaını vermektedir.” Bu problemi aşmak için de illa edatının ve anlamını, ya da yasak bildiren la ile kullanıldığında “ne…ne de…” anlamını öne çıkararak “Birbirinizin mallarını haksız yollarla —karşılıklı rızaya dayanan ticaret yoluyla da olsa- heba etmeyin” mânası vermektedir. Delil olarak da 27:10-11 âyetini göstermektedir ki, bunu ve 2:150 âyetini illânın “ne.. ne de..” kullanımı için Süyûtî de delil gösterir (İtkân II, 160). Ancak Esed, bu âyeti, gösterdiği delile uygun olarak çevirseydi anlamın şöyle olması gerekirdi: “Birbirinizin mallarını ne haksız yollarla, ne de karşılıklı rızaya dayanan ticaret yoluyla heba edin.” Tabiatıyla, böyle bir çevirinin doğru olmayacağı müsellemdir. Esed, istisna edatına hattâ anlamı vermektedir ki, Arapça’da illa edatının bu kullanımı bilinmemektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler mallarınızı aranızda, -karşılıklı bir rızadan doğan ticaret hariç- batıl (haksızlık ve haram) yollarla yemeyin ve birbirinizi öldürmeyin, şüphe yok ki, Allah sizlere karşı çok merhametlidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizin katili olmayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân etmiş olanlar! Mallarınızı aranızda bâtıl yere yemeyiniz. Meğer ki karşılklı rızayla yapıları bir ticaret olsun. Ve kendinizi de öldür-eyiniz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ sizlere rahîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda meşrû olmayan yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise, elbette meşrûdur. Sakın haram yiyerek, başkasının hakkını gasbederek kendinizi öldürmeyin. Allah size pek merhametlidir.
Âyette: “kendi kendinizi öldürmeyin!” emri: a- ”Birbirinizi öldürmeyin!” veya “intihar etmeyin!” demektir. Veya b- “Haksız yere başkalarının mallarını alanlar toplumun nizamının bozulmasına sebeb olurlar; bu kendilerinin de sonunu hazırlayabilir.” anlamına gelebilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, mallarınızı aranızda batılla (doğru olmayan yollarla, haksız yere) yemeyin. Kendi rızanızla yaptığınız ticaret olursa başka. Canlarınızı da öldürmeyin. Doğrusu Allah, size karşı çok merhametlidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Malınızı aranızda bâtıl ile (fâiz, kumar, hırsızlık, yağma, yalan da'vâlar gibi şeylerle) yimeyiniz. Ancak iki tarafın rızâsıyla ve ticâret sûretinde olur ise (yimekde beis yokdur) ve kendi nefsinizi öldürmeyiniz (intihâr veyâ katle sebeb bir iş yaparak öldirilmek, kendini tehlikeye koymak ile ölmek bu emirde dâhildir) Allâh Te'âlâ size merhamet idici oldı (tevbelerini kabûl içün Benî İsrâîl'e katl-i nefsi emir iylediği halde sizi katl-i nefisden nehy ile büyük merhametini gösterdi)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Müminler, mallarınızı aranızda uydurma (batıl) yolla değil, karşılıklı rızaya dayalı ticaretle yiyin de kendinizi öldürmeyin[*]; Allah size karşı çok merhametlidir.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler! Mallarınızı, aranızda karşılıklı anlaşma, bir ticaret olmadan ve batıl yollarla yemeyin, kendinizi mahvetmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Birbirinizin malını haksız şekilde yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yaptığınız ticaret müstesnadır. Nefislerinizi öldürmeyin.(15) Muhakkak ki Allah size karşı pek merhametlidir.
(15) Birbirinizi öldürmeyin. Veya kendinizi öldürmeyin. Veya haksız yere birbirinizin malını yiyerek toplum hayatınızı yaşanmaz hale getirmeyin. Amr ibni Âs, bir sefer sırasında, soğuk bir gecede yıkanması icap ettiği halde teyemmüm ederek namaz kıldırmış, Peygamberimiz ona “Cünüp olarak mı namaz kıldırdın?” diye sorunca, o “Çok soğuk bir geceydi; helâk olmaktan korktum” cevabını vermiş ve bu âyeti okumuş, Peygamberimiz de bu cevap karşısında tebessüm ederek sükût buyurmuştu. (Ebû Davud, Tahâret: 124.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey inananlar! Mallarınızı aranızda bâtıl bir yolla/tutarsız bahanelerle yemeyin. Kendi hoşnutluğunuzla gerçekleşmiş bir ticaret olursa başka. Kendi canlarınıza kıymayın/intihar etmeyin. Hiç kuşkusuz, Allah, size karşı çok merhametlidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! yimeñ māllaruñuzı arañuzda, bāŧıl-ıla ya'nį ḥarām-ile; bāzirgenlik ħoşnūdlıġ-ıla sizden daħı depelemeñ gendü nefslerüñüzi. bayıķ Tañrı oldı size raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler yimeñüz māllaruñuzı ortañuzda bāṭıl bile, līkin tācirlıḳ olsa ḥalāldur rāżīlıḳ bile sizden, daḫı öldürmeñüz nefslerüñü‐zi. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā size ġāyetde raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Qarşılıqlı razılıqla edilən alış-veriş müstəsna olmaqla, bir-birinizin mallarını haqsız bəhanələrlə (haqsız yerə) yeməyin və özünüzü öldürməyin! Həqiqətən, Allah sizə qarşı mərhəmətlidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Squander not your wealth among yourselves in vanity, except it be a trade by mutual consent, and kill not one another. Lo! Allah is ever Merciful unto you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe!(541) Eat not up your property among yourselves in vanities: But let there be amongst you Traffic and trade by mutual good-will: Nor kill (or destroy) yourselves: for verily Allah hath been to you Most Merciful!
541 Let me paraphrase this verse, for there is profound meaning in it. (1) All your property you hold in trust, whether it is in your name, or belongs to the community, or to people over whom you have control. To waste is wrong. (2) In 2:188 the same phrase occurred, to caution us against greed. Here it occurs, to encourage us to increase property by economic use (traffic and trade), recalling Christ's parable of the Talents (Matt. 25:14-30), where the servants who had increased their master's wealth were promoted and the servant who had hoarded was cast into darkness. (3) We are warned that our waste may mean our own destruction ("nor kill or destroy yourselves.") But there is a more general meaning also: we must be careful of our own and other people's lives We must commit no violence. This is the opposite of "trade and traffic by mutual good will." (4) Our violence to our own brethren is particularly preposterous, seeing that Allah has loved and showered His mercies on us and all His creatures.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
لَا تَاْكُلُٓوا
yemeyin
اَمْوَالَكُمْ
mallarınızı
بَيْنَكُمْ
aranızda
بِالْبَاطِلِ
bâtılla
اِلَّٓا
ancak
اَنْ تَكُونَ
olması
تِجَارَةً
bir ticaret ki
عَنْ تَرَاضٍ
rızaya dayalıdır
مِنْكُمْ
sizden
وَلَا تَقْتُلُٓوا
ve öldürmeyin
اَنْفُسَكُمْۜ
kendinizi
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
كَانَ
olandır
بِكُمْ
size karşı
رَح۪يماً
Rahîm
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Karşılıklı rızaya dayanan bir ticaret olması müstesna, mallarınızı aranızda bâtıl(a uyarak haksız sebepler)le yemeyin ve (böyle yaparak) kendinize kıymayın! Muhakkak ki Allah size karşı çok Rahîm'dir (isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
بَاطِل
Etken fiil
ب ط ل
Bâtıl, boş şey, asılsız
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
تِجَارَة
İsim
ت ج ر
Ticaret
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
تَرَاض
Fiilimsi-VI
ر ض و
Rızalaşarak, rızaya dayalı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بِكُمْ
Zamir
بِكُمْ
Sizin için, kendinize, size karşı
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli