close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 151. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ulâ-ike humu-lkâfirûne hakk(an)(c) vea’tednâ lilkâfirîne ‘ażâben muhînâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşte onlardır gerçekte kafirler ve biz kafirler için, aşağılatıcı bir azap hazırlamışızdır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve işte bunlar, (Müslüman görünseler de) gerçekten kâfir olanlardır. Biz ise kâfirlere aşağılatıcı bir azap hazırlamışızdır.
[Not: Bu ayetler: "Evreni Allah yaratmıştır, sonra kendi haline ve her şeyi insanların tercihine bırakmıştır; bir peygambere ve Dine de ihtiyaç kalmamıştır" şeklindeki DEİST düşüncenin de KÜFÜR ve SAPKINLIK olduğunu vurgulamaktadır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte bunlar Allah'tan gelen gerçekleri inkâr edenlerdir ve biz gerçekleri inkâr edenler için alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, işte onlar kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas eden katmerli kâfirdirler. Biz kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere alçaltıcı, zillete düşürücü ruhi bir azap hazırladık.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/8.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunlar gerçekten kâfir olanlardır. Kâfirler için ise aşağılayıcı bir azap hazırlamışızdır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte bunlar, gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere aşağılatıcı bir azab hazırlamışızdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte bunlar, gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirler için rüsvay edici bir azab hazırlamışızdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
150, 151. Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyenler, “bir kısmına inanırız, bir kısmına inanmayız” diyenler, iman ile küfür arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar, gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Ve o kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
[Çağımızdaki siyasilerin çoğu; bu ayetin örneğidirler. Allah’a iman ile dinleri birbirinden ayırırlar. İşlerine gelen kısmına inanırlar, gelmeyen kısmına ise inanmazlar.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
150,151. Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler, “Kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler, inanmakla inkârın arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte bunlar tam kâfirdir, kâfirlerçin horlatıcı azap hazırlanmıştır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte bunlar, gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirler için zelil ve perişan eden bir azap hazırladık.
Cemil Said
swap_vert close
150, 151. Allâh ve rasûllerine îmân itmeyenler Allâh’ı rasûllerinden ayırmak isteyenler "Ba’zılarına inanır ba’zılarına inanmayız" diyenler meyânında bir orta yol bulmak isteyenler hakîki kâfirlerdir. Kâfirler içün müdhîş bir ’azâb hazırladık.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
150,151. Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
150,151. Şüphesiz, Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah’a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, “(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
150-151. Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyenler, “Bir kısmına inanırız ama bir kısmına inanmayız” diyenler ve bunlar arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu, işte gerçek kâfirler bunlardır ve biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte gerçekten kâfirler bunlardır. Ve biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Edip Yüksel
swap_vert close
İşte bunlar gerçek inkarcılardır. İnkarcılar için acıklı bir azap hazırlıyoruz
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte bunlar hakka kâfirdirler, biz de kâfirler için mühîn bir azab hazırlamışızdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
150-151. Şüphesiz, Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, (inanma hususunda) Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler (Allah’a inanıp peygamberlerine inanmayanlar), “(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler ve böylece bu ikisinin (îmânla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte bunlar, gerçekten kâfirlerin ta kendileridir. Ve Biz, kâfirler için (müstahak oldukları) alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte onlar gerçekten, gerçeği yalanlayan nankörlerdir. Biz de gerçeği yalanlayan nankörlere alçaltıcı bir azap hazırladık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
150,151. Allahı ve peygamberlerini inkâr ederek kâfir olan, bir de Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak istiyen (Allaha inanıb peygamberlerine inanmayan), «(Bunlardan) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz» diyen ve böylece (küfr ile îman) arasında bir yol tutmıya yeltenen kimseler (yok mu?) işte onlar gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Biz o kâfirlere hor ve hakîr edici bir azâb hazırlamışızdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
150,151. Şübhesiz ki Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak (Allah'a inanıp, peygamberlerini inkâr etmek)isteyenler(2) ve: “(Biz, peygamberlerden) bir kısmına îmân eder, bir kısmını inkâr ederiz” diyenler ve bunun (îmân ile küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu, işte bunlar gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Kâfirler için ise (pek) aşağılayıcı bir azab hazırladık!
(2)“Hiçbir cihette mümkün müdür ve hiç akıl kabûl eder mi ki, ulûhiyet ve ma‘bûdiyetin tezâhürü(görünmesi) için bu kâinâtı öyle bir mücessem (cisimlenmiş) kitâb-ı Samedânî ki, her sahîfesi bir kitâb kadar ve her satırı bir sahîfe kadar ma‘nâları ifâde eder. (...) Ve öyle muhteşem ve içi hadsiz âyâtla(âyetlerle) ve ma‘nîdâr (ma‘nâlı) nakışlarla tezyîn edilmiş (süslenmiş) bir mescid-i Rahmânîdir ki, herbir köşesinde bir tâife, bir nevi‘ ibâdet-i fıtriye ile iştigâl eder (uğraşır) bir şekilde halk eden (yaratan) bir Allah, bir Ma‘bûd-ı bi’l-Hakk, o kitâb-ı kebîrin (büyük kitâbın) ma‘nâlarını ders verecek üstadları ve o Kur’ân-ı Samedânî’nin âyetlerini tefsîr edecek müfessirleri elçi olarak göndermesin. (...) Hâşâ, yüz bin hâşâ!” (Asâ-yı Mûsâ, 9. Mes’ele, 44)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
150 - 151. Şüphesiz, Allah’ı ve elçilerini inkâr edenler, Allah’a inanıp elçilerine inanmayarak (iman hususunda) ayrım yapmak isteyenler, “(elçilerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten inkârcılardır. Biz de (iman konusunda böyle yapan) inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamış (olacağ)ız. *
(*) İlâhî dinlerin insanlara tebliği, Allah’ın vahiy yoluyla peygamberlerine gerekli bilgiyi göndermesi, onların da insanlara bunları iletmeleri, uygulamada örneklik etmeleri suretiyle gerçekleşmiştir. Vahiy tek kaynaktan geldiği için bu dinler arasında çelişki bulunması mümkün değildir; farklılıklar ise dinin, dünya hayatını düzenleyen kurallarının, medenî ve zihnî seviyeye uymak durumunda olmasından kaynaklanmıştır. Bu dinlerin her biri, daha önce gelmiş ve peygamberine bildirilmiş bulunan dinleri onaylar, onların da hak dinler olduklarını kabul ederler. Bu cümleden olarak müslümanlar, Hz. Âdem’den son elçi Hz. Muhammed’de kadar gelmiş geçmiş bütün peygamberlere ve onların getirdikleri kitaplara inanırlar. Yahudilerin ve hıristiyanların da – vahye dayalı, ilâhî dinlerin mensupları oldukları için– böyle davranmaları gerekirken yahudiler Hz. Îsâ’yı ve Hz. Muhammed’i, hıristiyanlar da Hz. Muhammed’i inkâr etmişler, bunların peygamber olduklarına ve getirdikleri kitapların da Allah’tan geldiğine inanmamışlardır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte onlar Allah’ın gönderdiği doğruları kabul etmeyenlerdir. Bizde inkârcılar için aşağılayıcı bir azap hazırladık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte bunlar gerçekten Allah’ı tanımıyanlardır. Biz bu tanımazlar için alçaltıcı bir azap düzdük.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Böylece küfür ile iman arasında bir yol tutmak isteyen kimseler yok mu, işte bunlar tastamam kâfirlerdir. Biz de bu kâfirlere hakaretli bir azap hazırladık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte onlar gerçekten kâfir olanlardır. Biz kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırladık.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte onlar, gerçek kâfirlerin ta kendileridir! Ve kâfirler için, alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır! Buna karşılık:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte onlar gerçek olarak Kâfirler’dir. Kâfirler için alçaltan bir azap hazırladık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
gerçekten nankörün tekidirler. Biz bu gibi nankörler için aşağılayıcı cezalar ayarladık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte gerçekten kâfirler bunlardır. Rabbiniz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz, kâfirler için küçük düşürücü bir azap hazırlamış (olacağız).
Mehmet Türk
swap_vert close
150,151. Allah’ı ve Peygamberlerini inkâr edenler Allah ile Peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler ve: “(Peygamberlerin) kimisine inanırız, kimisini de inkâr ederiz.” diyerek kendilerine (îmanla inkâr) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte gerçek kâfirler onlardır.¹ Şüphesiz Biz de bu kâfirlere, aşağılayıcı bir azap hazırladık.
1 Bu âyete göre kâfirler; birisi, Allah’a da Peygambere de îman etmeyenler, diğeri Allah’a îman ettiğini iddiâ edip de Allah’ın gönderdiği Peygamberlere inanmayanlar, bir diğeri ise Peygamberlerin bir kısmına îman ettiğini söyleyip de bir kısmını inkâr edenler olmak üzere, üç kısımdır. Son iki kısım kâfirler, görüldüğü üzere kendilerinin ehl-i kitap olduklarını iddiâ etmekle birlikte, Allah’ın gönderdiği Peygamber ve Kitapların bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr eden, Yahûdîler ve Hıristiyanlardır. Ve bu âyet, doğrudan doğruya, bunlar hakkında nâzil olmuştur. (Kurtubî) Ayrıca bu âyetten; îman ile küfür arasında, “bir orta sınıfın” olmadığı ve Allah’ın gönderdiği Peygamberlerden ve kitaplardan bir tanesini bile inkârın, Allah’ı inkâr olduğu, açıkça anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
işte bunlar hakikati gerçekten inkar edenlerdir: ve Biz hakikati inkar edenler için aşağılayıcı bir azap hazırlamışızdır.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte, gerçekten kâfir olanlar bunlardır. Biz, bu kâfirler için rezil edici bir azap hazırladık. 3/131, 18/100...106
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
işte gerçekten kâfir olanlar bunlardır ve Biz kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte gerçekten bunlar kafirdir! (Çünkü, iman ile küfür, hak ile batıl arasında bir mertebe yoktur, bir peygamberi inkar etmek, peygamberliği inkar etmektir, peygamberliği inkar etmek, Allah’ın emrine karşı gelmektir) Biz kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır!
Osman Fırat
swap_vert close
İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azâb hazırlamışızdır!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte kâmilen kâfir olanlar onlardır. Biz de kâfirler için ihanetbahş olan bir azab hazırlamışızdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
150, 151. O kimseler ki ne Allah'ı tanırlar ne resullerini, ve o kimseler ki Allah'ı tanıdığını iddia edip resullerini tanımayarak, Allah ile resullerini birbirinden ayırmak isterler Ve o kimseler ki “resullerin bazısına iman ederiz, bazısını reddederiz” derler, ve böylece iman ile küfür arasında bir yol tutmak isterler, İşte bunlar gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Biz de kâfirler için zelil ve perişan eden bir ceza hazırladık. [2, 8]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte onlar gerçek kafirlerdir. Biz de kafirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
muhakkak kâfirlerdir ve biz kâfirler içün zelîl ve hakîr idici 'azâbı hazır iyledik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte gerçek kâfirler onlardır. O kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte onlar, gerçekten kafirdirler. Bu kafirler için rezil edici bir azap hazırladık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Öyleleri kelimenin tam anlamıyla gerçek kâfirlerin tâ kendisidir. Biz ise o kâfirlere aşağılayıcı bir azap hazırlamışızdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte bunlar gerçek kâfirlerdir. Ve biz, kâfirler için yere batırıcı bir azap hazırladık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şunlardur kāfirler girçekden. daħı yaraķladuķ kāfirler-içün 'aźāb ħor eyleyici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlardur girçekden kāfirler, daḫı biz yaraḳlamış‐biz kāfirler‐çün ẕelīl idici‘aẕāb.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bütün bunlar, həqiqətən, kafirdirlər. Biz (axirətdə) kafirlərdən ötrü alçaldıcı əzab hazırlamışıq!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Such are disbelievers in truth; and for disbelievers We prepare a shameful doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They are in truth (equally) unbelievers; and we have prepared for unbelievers a humiliating punishment.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
هُمُ
onlardır
الْكَافِرُونَ
kâfirler
حَقاًّۚ
hakiki
وَاَعْتَدْنَا
ve hazırladık
لِلْكَافِر۪ينَ
kâfirler için
عَذَاباً
bir azap
مُه۪يناً
aşağılayıcı
İşte onlar hakiki kâfirlerdir. Ve Biz, kâfirler için (âhirette) aşağılayıcı bir azap hazırladık.
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
اَعْتَدَ
Fiil-IV
ع ت د
Hazırladı
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مُهِين
Etken fiil-IV
ه و ن
Aşağılayıcı