close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 148. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ yuhibbu(A)llâhu-lcehra bi-ssû-i mine-lkavli illâ men zulim(e)(c) vekâna(A)llâhu semî’an ‘alîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah, zulüm gören müstesna, kötü sözün apaçık söylenmesini sevmez ve Allah duyar, bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah, zulme (haksız itham ve iftiralara) uğrayanlar(ın hâkim karşısında konuşup hakkını savunması) dışında, kötü sözün (ve çirkin işlerin) açığa vurulup söylenmesini sevmez. (Fitneyi azdırıcı ve huzur kaçırıcı konuşmalardan ve dedikodulardan sakınmak lazımdır.) Her şeyi hakkıyla İşiten ve Bilen Allah’tır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah, kendisine haksızlık edilen kişi dışında, hiç kimseden açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Zulme uğrayan kimse feryad edip, zalimin kötülüğünü söyleyip, ona beddua edebilir. Şüphesiz Allah, mazlumun âhını işiten ve olup biten herşeyi bilendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, mahkeme huzurunda, devlet yetkilileri önünde, zulme uğrayan, zarar gören tarafından dile getirilen bilgilerin dışında, kötülüğün açıkça söylenmesini, ilanını, yayılmasını sevmez. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah, haksızlığa uğratılan dışında kötü bir sözün açıktan söylenilmesinden hoşlanmaz. Allah işitendir, bilendir. [25]
25.Burada kötü sözün açıktan söylenilmesinin hoş olmadığının bildirilmesi gizlice söylenilmesinde bir sakınca olmadığı anlamı taşımaz. Kötü sözün açıktan söylenilmesi de gizlice söylenilmesi de yasak edilmiştir. Burada anlatılmak istenen kötü sözün açıktan söylenilmesinin daha çirkin ve toplum açısından daha zararlı bir hareket olduğudur. Ayetteki "haksızlığa uğratılan dışında" istisnası bu gibilerin yakışıksız ve çirkin sözleri açıktan söylemelerinin bir sakıncası olmadığı anlamına değil kendilerine yapılan haksızlığı açıktan söylemelerinde bir sakınca olmadığı anlamındadır. Bazı tefsirlerde ayetin: "Allah, haksızlığa uğratılandan başkasının bir kötülüğü sözle açıklamasından hoşlanmaz" anlamında olduğu bildirilmektedir. Ancak dil kuralları açısından yukarıda verilen meal ayeti kerimenin metnine daha yakındır ve çoğu müfessirler de bu anlamı esas almışlardır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah işitendir, bilendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah fena sözün açıklanıp söylenmesini sevmez. Ancak zulme uğrayanlar müstesnadır (o, zâlime söyliyebilir). Allah her şeyi işitici, her şeyi bilicidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah kendisine haksızlık edilen kişi dışında (hiç kimseden) aşikârca kötü söz söylenmesini sevmez. Muhakkak Allah, (mazlumun ahını) işiten, (her şeyi hakkıyla) bilendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayan müstesnadır. Allah her şeyi işiticidir; bilicidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah sevmez kötü sözün açıkça söylenmesin, zulme uğrayan başka, Allah işitici, Allah bilici
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, zulme uğrayanların dışında hiç kimsenin açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Allah, çirkin ve kırıcı sözlerin konuşulmasını, hele bunların toplum ahlakının yara almasına etki edecek şekilde açıkça söylenmesini sevmez. Ancak haksızlığa uğrayan ve canı yanan kimsenin tepkisine izin verir. Hz. Ebubekir, kendisine hakaret eden bir inkârcıya aynı dille karşılık verince Hz. Peygamber bundan rahatsızlık duydu ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu. Allah, zulüm ve haksızlıktan canı yananların tepkisine saygısızlığın karşısına geçmek adına cevaz veriyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh fenâ sözleri [1] sevmez meğer ki bir zulme dûçâr olunsun Allâh her şeyi işidir ’alîmdir.
[1] Beddu’âyı  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, zulme uğrayan kimseden başkasının, kötülüğü sözle bile açıklamasını sevmez. Allah işitir ve bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah kötü sözün açığa vurulmasını sevmez; ancak haksızlığa uğrayan başka. Allah her şeyi işitmekte ve bilmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak haksızlığa uğrayan başka. Allah her şeyi işitici ve bilicidir.  
 Çirkin söz, arkadan çekiştirme, söz taşıma, jurnal etme, yalan, iftira... kötü sözler cümlesindendir. Bunlar insanın içinden geçebilirse de başkasına açıklamak ve söylemek caiz değildir. Bir kimse diğerine bir kötülük, bir haksızlık yaptığında bunu başkasına söylemek de kötü söze girer; ancak kötülük ve haksızlık gören kimse, ya ıslah etmek yahut da suçlunun ceza görmesini sağlamak maksadıyla bunu açıklamak mecburiyetindedir, buna izin verilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH kötü dil kullanılmasını sevmez. Zulme uğrayanlar başka. ALLAH İşitendir, Bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah, zulme uğrayanların dışında, çirkin sözün açıkça söylenmesinden hoşlanmaz. Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah fena sözün açıklanmasını sevmez, mazlûm olan başka, Allah semî', basîr bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah (hiç kimse tarafından) kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez, ancak zulme/haksızlığa uğrayan kimse müstesnâ. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, kendisine haksızlık yapılan kişinin dışında, kötü sözün açıkça dillendirilmesini sevmez. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah çirkin sözün alenen söylenmesini sevmez. Zulme uğrayanlar başka. Allah her şey'i işidici, hakkıyle bilicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah, kötü sözün (bilhassa) açıkça söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayan müstesnâ.(1) Çünki Allah, Semî' (söylediklerinizi tamâmen işiten)dir, Alîm (kalblerinizdeki herşeyi bilen)dir.
(1)“Gıybet, mahsus (husûsî) birkaç maddede câiz olabilir. Birisi: Şekvâ (şikâyet) sûretinde bir vazîfedar adama der, tâ yardım edip o münkeri, o kabahati ondan izâle etsin (gidersin) ve hakkını ondan alsın. Birisi de: Bir adam onunla teşrîk-i mesâî etmek (berâber çalışmak) ister. Senin ile meşveret eder(danışır). Sen de sırf maslahat için garazsız olarak, meşveretin hakkını edâ etmek için desen: ‘Onun ile teşrîk-i mesâî etme, çünki zarar göreceksin!’ Birisi de: Maksadı, tahkīr (aşağılama) ve teşhir değil; belki maksadı, ta‘rîf ve tanıttırmak için dese: ‘O topal ve serseri adam filan yere gitti.’ Birisi de: O gıybet edilen adam fâsık-ı mütecâhirdir. Yani fenâlıktan sıkılmıyor, belki işlediği seyyiâtla (kötülükle) iftihâr ediyor, zulmü ile telezzüz ediyor (lezzet alıyor), sıkılmayarak âşikâre bir sûrette (açıkça) işliyor. İşte bu mahsus maddelerde garazsız ve sırf hak ve maslahat için gıybet câiz olabilir. Yoksa gıybet, nasıl ateş odunu yer bitirir, gıybet dahi a‘mâl-i sâlihayı (güzel amelleri) yer bitirir.” (Mektûbât, 22. Mektûb, 103)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah, zulme (haksız itham ve iftiralara) uğramış olanlar (ın hâkim karşısında konuşup hakkını savunması) dışında, (her ne türde ve şekilde olursa olsun) kötü sözün (ve çirkin işlerin) açığa vurulup söylenmesini sevmez. (Fitneyi azdırıcı ve huzur kaçırıcı konuşmalardan ve dedikodulardan, insanların hata ve sırlarını ifşa etmekten sakınmak gerekir.) Ve Allah, (her söyleneni hakkıyla) işitendir; (her sözü, her niyeti hakkıyla) bilendir.*
(*) Çirkin söz, arkadan çekiştirme, söz taşıma, jurnal etme, yalan, iftira, kötü sözler cümlesindendir. Bunlar insanın içinden geçebilirse de başkasına açıklamak ve söylemek caiz değildir. Bir kimse diğerine bir kötülük, bir haksızlık yaptığında bunu başkasına söylemek de kötü söze girer; ancak kötülük ve haksızlık gören kimse ya ıslah etmek yahut da suçlunun ceza görmesini sağlamak (veya hâkim karşısında hakkını savunmak) maksadıyla bunu açıklamak mecburiyetindedir, buna izin verilmiştir. (Diy. Vakfı Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah, sözlerden kötü olanları, zulüm ve baskı altında olan kimsenin dışındakilerin, uluorta açıkça söylemelerini sevmez. Allah her şeyi işiten ve bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah çirkin sözün açıkça söylenmesini sevmez. Meğer ki kendisine kıyıcılık edilen birisi söylemiş ola. Allah işitici, bilici olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah kötü sözün âşikâr söylenmesini [¹] sevmez; Meğer ki söyleyen zulüm görmüş ola [²]. Allah Semi/dir, basirdir.
[1] Allah âşikâr olmasa da kötü söz söylenmesini sevmez.[2] Yani zalim aleyhinde aleni olarak beddua etmesi caizdir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah, zulme/haksızlığa uğrayan kimseninki hariç, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez⁵⁰. Allah Semi’ ve Alîm olandır.
50 Haksızlığa uğrayan bir kişinin kötü ve çirkin sözlerle de olsa zalim veya zalimlere olan tepkisini Allah hoş karşılıyor anlamındadır. İniş sebebi olarak şu olay anlatılır: Hz. Ebu Bekir, kendisine hakaret eden birine karşılık verir. Allah’ın elçisi bundan rahatsız olur ve Ebu Bekir’e hitaben der ki: “Senin yerine melek ona gerekli cevabı/karşılığı veriyordu. Sen vermeye kalkınca o da çekti gitti, yerine şeytan geldi.” (Ebu Davud)  
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah, zulme uğrayan kimse dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, çirkin ve kırıcı sözlerin konuşulmasını, hele bunların açıkça söylenmesini sevmez; ancak haksızlığa uğrayan kimse hariç. Çünkü zulüm ve haksızlıktan canı yananların, zâlimlere karşı feryat ile bedduâ etmeleri, hattâ aynen karşılıkta bulunmaları suç değildir. Ayrıca, insanların kusurunu, günahını açığa vuran ve normal şartlarda dedikodu sayılan bazı sözlerin de, bir kimsenin kötülüğünden sakındırmak veya bir şâhit olarak olayı anlatmak gibi meşru sebeplerle söylenmesi günah değildir. Unutmayın ki, Allah her şeyi iştendir, bilendir.Bununla birlikte, sabredip efendice davranmanız, —zulmün devamına sebep olmadığı takdirde— elbette daha güzeldir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah, zulme uğramış kimse dışında, Kötü Söz’ü Açığa Vurma’yı sevmez. Allah bilen işitendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, çirkin sözün açıkça telaffuz edilmesini istemez, Ancak yargı önünde telaffuz edilebilir. Zaten Allah her şeyi duyar ve bilir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah zulme uğrayanın dile getirmesi dışında çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; haksızlığa uğrayan(ın sözü) hariç! [*]Allah duyandır, bilendir.
Bu ayet haksızlığa uğratılanların verebileceği bazı tepkileri içerir. En‘âm 6:108 gereği, hiçbir şekilde sövgü serbestisi söz konusu değildir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
148,149. Allah zulme uğrayanların dışında kötülüğün sözle, açıkça söylenmesinden hoşlanmaz.¹ Şüphesiz Allah, sizin bir iyiliği açıkça veya gizlice yaptığınızı da bir kötülüğü bağışladığınızı da hakkıyla işiten ve bilendir. Şunu bilin ki Allah çok affedicidir, her şeye güç yetirendir.
1 Yani Allah, kötülüğün, sözle bile ortaya konulmasını istemez. Ancak mazlum olan kimse feryat edebilir, zâlimler aleyhine beddua edebilir veya onun kötülüklerini söyleyip, kötü sözlerine karşılık verebilir. Bir gün Peygamberimizin huzurunda bir adam Hz. Ebu Bekir’in yüzüne karşı hakaret etmiş, o da bir kaç kere sükût ettikten sonra sonunda dayanamayıp aynısıyla mukabelede bulunmuş. Bunun üzerine Efendimiz (a.s) oturduğu yerden kalkmış. Hz. Ebu Bekir: “o bana hakaret ederken oturuyordunuz ben mukabelede bulununca kıyam buyurdunuz” deyince, Rasulullah da: “bir melek senin tarafından cevap veriyordu. Sen reddedince o melek gitti, şeytan geldi, şeytan gelince ben de oturmadım” buyurdu. Bunun üzerine bu âyet nâzil oldu. Bir rivayete göre de bir kavme bir misafir gelmiş, yemek vermemişler, şikâyet etmiş, şikâyetinden dolayı da cezalandırılması üzerine, bu âyet nâzil olmuş. Hakkına riayet edilmeyen misafirin mazlûm hükmünde bulunduğu ve şikâyete hakkı olduğu beyan buyurulmuştur. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah, bir kötülüğün, [ondan] zarar gören tarafından söylenmesi dışında, açıkça zikredilmesini sevmez. ¹⁶¹ Allah gerçekten her şeyi duyan, her şeyi bilendir;
161 Bazı müfessirlerin (mesela, Râzî) işaret ettiği gibi, bu, önceki iki ayette zikredilen “tevbe etmiş günahkarların” -hem münafıklar hem de doğrudan inkarcıların- daha önceki söz veya fiillerini teşhir etmeye bir işaret olabilir: bu ifadenin kullanıldığı bağlamdan çıkarıldığı anlaşılan bir yorum. Ancak yukarıdaki ibare genel bir muhtevaya da sahiptir: Herhangi bir kimsenin kötü söz veya fiillerinin, “[onlardan] zarar görenler tarafından söylenmesi hariç”, toplum içinde ifşa edilmesini yasaklar. Bu, aynı zamanda, bir bütün olarak toplumu etkileyen kötü davranışların, zarar gören tarafın -burada tüm toplumun- menfaatleri gerektirdiği takdirde teşhir edilebileceğine işaret eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, kötü sözü, ondan zarar gören ve haksızlığa uğrayan hariç açıktan söylenmesini sevmez. Allah, her şeyi işiten ve bilendir. 42/41...43
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah, bir kötülüğün -ondan zarar gören hariç- açıkça söylenmesini sevmez;[⁸⁵³] zira Allah her şeyi duyar, her şeyi bilir.
[853] Âyet iki şeye delâlet eder: 1) Münafıkların ve tevbe etmiş günahkârların suçlarını yüzlerine vurmak hoş görülmüyor. 2) Haksızlığa uğrayanın tepkisine izin veriliyor. İniş nedeni olan olay manidardır: Hz. Ebubekir kendisine hakaret eden birine karşılık verir. Allah Rasûlü bundan rahatsız olur ve der ki: “Senin yerine bir melek ona cevap veriyordu, sen başlayınca o melek gitti yerine şeytan geldi.” (Ebu Dâvud, Edeb, 41).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Allah, çirkin bir sözün açıkça söylenmesinden hoşlanmaz, ancak zulme uğrayan hariç! (Hakkı çiğnenmiş kimse feryat edebilir, bağıra çağıra beddua edebilir, karşı tarafın yaptığı kötülükleri söyleyebilir ve onların çirkin sözlerine aynen karşılık verebilir)
NOT: Ayetin son kısmının meali baskıda eksik bulunuyor. ÖFK  
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıktan söylenmesini sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah Teâlâ çirkin lâkırdının açıklanmasını sevmez, zulmedilmiş olan başka. Ve Allah Te-âlâ bihakkın işiticidir, bilicidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah, ağır ve inciten sözlerin açıktan söylenmesini hiç sevmez, ancak söyleyen zulme uğramışsa o başka. Allah her şeyi hakkıyla işitir ve görür.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, kendisine haksızlık edilen dışında (hiç kimse tarafından) açıkça kötü söz söylenmesini sevmez. Doğrusu Allah, işitendir, bilendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh fenâ sözlerle cehrî (âşikâr söğüb saymayı, zemmi ve beddu'âyı) sevmez. Ancak kendine zulm olunan (mazlûmun zâlimden şikâyeti, onı zemmi, beddu'âsı müstesnâdır). Allâh (mazlûmun du'âsını) işidici ve (zâlimin istihkâkını) bilicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah, kötü sözün açığa çıkarılmasından hoşlanmaz; haksızlığa uğramış olan başka. Allah dinler ve bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah zulme uğrayan kimseden başkasının, kötü sözü açıklamasını sevmez. Allah işitendir, bilendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah kötü sözün açığa vurulmasını sevmez—ancak zulme uğrayan kimsenin durumu başkadır.(38) Allah herşeyi işitir, herşeyi bilir.
(38) Kötü sözün açığa vurulması her ne kadar Allah’ın hoşlanacağı birşey değil ise de, bu durum, mazlumun şikâyet veya bedduasını önleyecek ve zalimin eline bir fırsat verecek şekilde de yorumlanmamalıdır ki, âyetteki istisna, bu hususu vurgulamaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Zulme uğratılan kişi müstesna. Allah Semî'dir, Alîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
sevmez Tañrı eşkere eylemegi yavuzlıġı, sözden, illā ol kim güc eylenenildi daħı oldı Tañrı işidici bilici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā sevmez ḳatı söylemegi yaman söz‐ile. Līkin ol kişi maẓlūm‐dur, aña yazuḳ yoḳdur. Daḫı Tañrı Ta‘ālā işidicidür, bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah pis sözün açıq (ucadan) deyilməsini sevməz. Yalnız zülm olunmuş şəxslər müstəsnadır. Allah (hər şeyi) eşıdəndir, biləndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah loveth not the utterance of harsh speech save by one who hath been wronged. Allah is ever Nearer, Knower.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah loveth not that evil should be noised abroad(654) in public speech, except where injustice hath been done; for Allah is He who heareth and knoweth all things.
654 We can make a public scandal of evil in many ways. (1) It may be idle sensation-mongering: it often leads to more evil by imitation, as where criminal deeds are glorified in a cinema, or talked about shamelessly in a novel or drama. (2) It may be malicious gossip of a foolish, personal kind: it does no good, but it hurts people's feelings. (3) It may be malevolent slander or libel: it is intended deliberately to cause harm to people's reputation or injure them in other ways, and is rightly punishable under all laws. (4) It may be a public rebuke or correction or remonstrance, without malice. (1), (2) and (3) are absolutely forbidden. (4) may be by a person in authority; in which case the exception applies, for all wrong or injustice must be corrected openly, to prevent its recurrence. Or (4) may be by a person not vested with authority, but acting either from motives of public spirit, or in order to help some one who has been wronged; here again the exception will apply. But if the motive is different, the exception does not apply. (4) would also include a public complaint by a person who has suffered a wrong; he has every right to seek public redress.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا يُحِبُّ
sevmez
اللّٰهُ
Allah
الْجَهْرَ
açıkça söylemeyi
بِالسُّٓوءِ
kötü olanı
مِنَ الْقَوْلِ
sözden
اِلَّا
ancak
مَنْ
o kim- se ki
ظُلِمَۜ
zulme uğradı
وَكَانَ
ve olandır
اللّٰهُ
Allah
سَم۪يعاً
Semî'
عَل۪يماً
Alîm
Allah, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayan müstesna. Allah Semî''dir, Alîm'dir (her şeyi ve herkesi işiten ve bilendir).
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
جَهْر
İsim
ج ه ر
Açıkça, yüksek, açık olan, bağırma
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
سَمِيع
İsim
س م ع
Semî' (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyi ve herkesi işiten demektir), işiten
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim