Ve ne kadar özen gösterseniz de (bir mazeretten dolayı birden fazla kadınla evlendiğinizde) eşleriniz arasında (sevgi hissî, alâka gibi irade altına girmeyen hususlarda kesinlikle) adaleti sağlayamaya güç yetiremezsiniz. (Eğer mazeretten dolayı birden fazla eşle evlenmek zorunda kalırsanız) o zaman birine bütünüyle tutulup öbürünü ortada (kocasızmış gibi) bırakmayın. Eğer barış içerisinde yaşar ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir. *
(*) Bu ayet, duyguların insanın kontrolü dışında olduğunu, başka bir deyişle, istenen eşit muamelenin yalnızca kişinin eşlerine karşı zahirî davranışına ve onlar ile pratik ilişkisine bağlı olduğunu vurgulamak suretiyle bu konuya “hukukî bir açıklama” getirir. Çünkü bu konularda da eğer eşitlik ve adaletin uygulanması istenseydi, bunun mümkün olamayacağından zaruret halinde bile birden fazla evliliğin caiz olması söz konusu olmazdı. İşte mademki bu adalet şartının tam olarak yerine getirilmesi mümkün değildir, öyleyse zaruret olmadan birden fazla kadınla evlenmek de caiz olmaz. Zaten Kur’an’a göre tek evlilik esastır. Yani birden fazla evlilik yoktur. Ancak, bazı sebeplerden dolayı toplumda bakıma muhtaç yetim sahibi dul kadınlar olduğunda, devlet de onları gözetip korumuyor veya sosyal güvenceleri yoksa, bu durumda maddi imkânı olan ve aralarında zahiri davranışlarında/ pratik olarak/ adil davranacağından endişe etmeyen toplumun dul ve bekâr erkekleri, bakıma muhtaç bu tür kimsesiz yetim sahibi kadınlarının da arzu etmeleri halinde durumuna göre kendileriyle birden fazla dörde kadar evlenebilirler. Bundan amaç ise sadece bakıma muhtaç yetimleri ve yetim sahibi dulları korumak olmalıdır. Yoksa zaruret dışında ikinci evlilik meşru değildir. Bk: (Nisa-3.ayet meali ve açıklaması) (الله اعلم) Ayrıca Nisa-3. ayette geçen (مِّنَ النِّسَاء)’’minen- nisai’’ ifadesinden maksat yetim çocuklar değil, yetimleri olan dul kadınlardır. Yani bu evlilik yetim kızlarla veya yetim sahibi olmayan kadınlarla değil, sadece bakıma muhtaç yetim sahibi dul kadınlarladır. Ayrıca Nisa-3. ayette, çok eşliliği düzenleyen veya çok eşliliğe değinen, ona izin veren bir ayet olarak anlam verilmesi kesinlikle doğru değildir. Ayetin ana konusu yetim çocukların ve dul kadınların himayesidir. Diğer bir anlatımla bu ayet, yetimlerin hak ve hukukunu düzenleyen bir ayettir; yani çok eşliliği düzenleme ile bir ilgisi yoktur. Çünkü Nisa-3. ayete göre birden fazla evlilik: 1- Ancak bakıma muhtaç yetim sahibi dul kadınlarla olabilir. 2-Bunlarla evlenebilmek için aralarında mutlaka eşit ve adil davranılması gerekir. Yani bu her iki durumun da söz konusu olması gerekir, yoksa birden fazla evlilik yoktur. (الله اعلم) Ayrıca Musa Carullah, Kur’an metni üzerinden tek eşlilik görüşünü delillendirmede ilgili ayetleri kullanmaktadır. Bir de Musa Carullah’a göre 3. ayette söz konusu edilen yetim kelimesi mecazen dul kadınlar anlamına gelmektedir. (Kelam Araştırmaları Dergisi 5: 1(2007) (الله اعلم) Özetle, Nisâ-4/3. âyetindeki hüküm tamamen ruhsattan ibarettir ki, onun da savaş gibi birtakım sebepleri vardır. Yani savaşlar nedeniyle birçok erkeklerin ölmesi neticesinde, nice kimsesiz yetim sahibi dul kadınların ortada kalması ve onları koruyan, maddi ve manevi ihtiyçlarını karşılayan, aç, yoksul ve muhtaç bırakmayan sosyal güvencelerini sağlayan bir devletin veya kuruluşun olmayışı durumunda adaletle davranmak şartıyla ve kendilerinin de arzu etmeleri hâlinde bunlarla birden fazla evlilik için ruhsat vardır. Bundan amaç ise, sadece bu kimsesiz ve bakıma muhtaç dul ve yetimleri korumaktır. Yani bir zaruret yoksa bunun dışında birden fazla evlilik meşru değildir. Detay için Nisa-3.ayet açıklamasına bkz: