close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 129. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velen testatî’û en ta’dilû beyne-nnisâ-i velev harastum(s) felâ temîlû kulle-lmeyli feteżerûhâ kelmu’alleka(ti)(c) ve-in tuslihû vetettekû fe-inna(A)llâhe kâne ġafûran rahîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kadınlar arasında adaletle muamele etmeyi ne kadar isteseniz, bu hususa ne kadar düşseniz imkan yok, yapamazsınız, adaletle muamele edemezsiniz. Hiç olmazsa onların birine tamamıyla meyledip öbürünü muallaktaymış gibi bir vaziyete düşürmeyin, uzlaşır ve sakınırsanız şüphe yok ki Allah, suçları örter rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bazı mazeret ve mecburiyetlerle ruhsat verilen ikinci evlilik durumunda eşleriniz olan) Kadınlar arasında tam adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetirip başaramazsınız. Öyleyse, bari büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi (terk ve mahrum) bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve (hanımlarınızla iyi geçinir ve haksızlıktan) sakınırsanız, şüphesiz, Allah (hata ve günahlarınızı) Bağışlayandır, çok Merhametlidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ne kadar isteseniz de, eşlerinize adaletle davranmak elinizde değildir. Dolayısıyla diğerlerini dışlayarak ve onları kocası hem var, hem de yokmuş gibi bir durumda bırakarak, içlerinden sadece birine yönelmeyin. Eğer arayı düzeltir, yolunuzu da Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışırsanız bilin ki, Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Üzerine düşüp uğraşsanız da, kadınlar arasında âdil davranmaya asla gücünüz yetmez. Aman ha, birisine tamamen kapılıp da, diğerini askıya alınmış gibi, ortada bırakmayın. Böyle durumlarda, bozulan aile dirliğini ve düzenini sağlar, din ve dünya işlerinizi, sosyal ilişkilerinizi düzeltir, geliştirir, Allah'a sığınır, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp, azaptan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursanız, Allah sizi koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/3.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Çok isteseniz de kadınlar arasında adaletli davranmaya güç yetiremezsiniz. Şu halde bütünüyle birine yönelip de diğerini öyle askıdaymış gibi bırakmayın. [23] Eğer arayı düzeltir ve kötülüklerden sakınırsanız şüphesiz Allah çok baışlayıcı, çok merhamet edicidir.
23.Yani ne evli ne bekar gibi öyle sallantıda bırakmayın.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz degüç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kadınlar (ınız) arasında sevgide eşitlik yapmağa hırs gösterseniz bile, asla buna gücünüz yetmez. O halde büsbütün birine meyledip diğerlerini (ne kocalı, ne de kocasız) askıda kalmış gibi bırakmayın. Eğer nefsinizi düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız gerçekten Allah günahlarınızı çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Özel itina da gösterseniz, hanımlar arasında (sevgi yönünden) adaleti sağlayamazsınız. Artık, bir tarafa hepten meyledip öbür tarafı askıda bırakmayın. (Böyle bir durumda) barışıp kötü muameleden sakınırsanız, muhakkak Allah Gafur ve Rahimdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında tam adalet yapamazsınız. Öyleyse, birine tamamen meyledip ötekini askıda kocasızmış gibi bırakmayınız. Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır; merhamet edendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Her ne denli uğraşsanız da, kadınların arasında adalet yapamazsınız, büsbütün birine gönül kaptırıp, birini askıda bırakmayınız, düzgün geçinerek sakınırsanız, imdi Allah bağışlar, hem de yarlıgar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ne kadar isteseniz de (birden fazla kadınla evli iseniz) eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız. O halde birine iyice tutulup öbürünü ortada (sahipsizmiş gibi) bırakmayınız. Eğer barış içerisinde yaşar ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Bkz. 4/3 ve dipnot.Bu âyetten anlaşılıyor ki, şartlar zorlamadığı takdirde -şartların zorlamasından maksat nefsin istekleri ve şehvetin arzuları değil, savaş ve hastalık gibi bazı nedenlerdir- aile için öngörülen en doğru hayat tek eşli hayattır. Allah “Ne kadar özen gösterseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız” buyurarak tek eşliliği âdeta zorunlu hale getirmiştir. Nisâ sûresinin 4/3. âyetindeki hüküm tamamen ruhsattan ibarettir ki onun da hastalık ve savaş gibi birtakım sebepleri vardır. Orada da: “Eğer aralarında adaleti sağlamak konusunda kendinize güvenemiyorsanız o takdirde bir tane ile yetinin” buyrularak yine tek eşliliğin en doğru seçim olacağı ifade edilmektedir. Bu iki âyeti birlikte değerlendirdiğimizde en makul ve en doğru seçimin tek eşli evlilik olduğunu görüyoruz. Çok evlilikle ilgili öngörülen koşullar için Nisa suresi 3. Ayete ve açıklamasına bakabilirsiniz.  
Cemil Said
swap_vert close
Şiddetle arzu itseniz bile kadınlarınıza müsâvâten mu’âmele idemezsiniz binâenaleyh meylinize kâmilen tâbi’ olub bir dânesini kenarda gibi bırakmakdan ictinâb idiniz lâkin eğer müttakî olub da Allâh’dan korkar iseniz Allâh gafûr ve rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki diğerini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ne kadar üzerine düşseniz de kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bari birine büsbütün kapılıp da diğerini askıda imiş gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a itaatsizlikten sakınırsanız bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, engin rahmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.  
 Birden fazla kadınla evli bulunan erkek, eşleri arasında eşit ve âdil davranmak mecburiyetindedir. Ancak bazı hususlar vardır ki bunlarda eşitliği korumak insanın tabiatına aykırıdır; meselâ iki eşi aynı derecede beğenmek ve sevmek mümkün değildir; bu sebeple de erkekler bununla mükellef kılınmamışlar, isteseler de bunu yapamayacakları kendilerine bildirilmiştir. Buna mukabil elde olan, maddi sayılabilecek haklarda, nimet ve imkânlarda adalet şarttır; beraber kalma müddeti, mesken, giyecek, yiyecek ve diğer imkânları burada örnek olarak zikretmek mümkündür.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ne kadar isteseniz de kadınlara eşit davranamazsınız. Öyleyse tamamen birine yönelip de diğerini askıdaymış gibi bırakmayın. Bu durumu düzeltip erdemli olursanız ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Çok evlilik için öngörülen koşullar için 4:2-3 ayetine bakınız.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız buna güç yetiremezsiniz. Bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kadınlarınız arasında her veçhile âdil davranmıya ne kadar hırs besleseniz yine muktedir olamazsınız, bâri büsbütün meyledib de ötekini askıda kalmış gibi bırakmayın, ve eğer arayi düzeltir ve haksızlıktan korunursanız şüphe yokki Allah gafur, rahîm bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey Erkekler!) Ne kadar isteseniz (uğraşsanız) bile (birden fazla zevce aldığınızda,) kadınlar (ınız) arasında (sevgi bakımından tam) adalet yapamazsınız. (Bundan dolayı, sevgi ve iltifat gibi kalbe ait hususlarda adâletli davranmanız farz değildir. Eğer birden fazla, nikâhlı zevceniz varsa) o hâlde (nafaka, yiyecek, giyecek ve geceyi beraber geçirme hususları ile alakalı olarak, birine) tamamen yönelip de diğerini askıda (kocasızmış) gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve (gücünüz dâhilinde haksızlıktan) sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında¹ tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1. Aranızdaki anlaşmazlık konusunda. (Bir önceki ayette ortaya çıkan nuşûz/geçimsizlik, ihmal konusu.)  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kadınlar arasında adalet (ve müsavatı tatbik) etmenize ne kadar hırs gösterseniz, asla güc yetiremezsiniz. Bari (birine) büsbütün meyledib de ötekini (ne dul, ne kocalı bir durumda) askılı gibi bırakmayın. Eğer (nefsinizi) İslah eder, (haksızlıkdan) sakınırsanız şübhe yok ki Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve ne kadar hırs da gösterseniz, kadınlar arasında adâletli olmaya aslâ güç yetiremezsiniz; öyleyse (birisine) büsbütün meylederek yönelip de onu (diğerini) askıda kalmış gibi (ne kocalı, ne kocasız bir hâlde) bırakmayın! Fakat (aralarında haksız davranışlarınızı) düzeltir ve (geçimsizlikten) sakınırsanız, artık şübhe yok ki Allah, Gafûr(çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve ne kadar özen gösterseniz de (bir mazeretten dolayı birden fazla kadınla evlendiğinizde) eşleriniz arasında (sevgi hissî, alâka gibi irade altına girmeyen hususlarda kesinlikle) adaleti sağlayamaya güç yetiremezsiniz. (Eğer mazeretten dolayı birden fazla eşle evlenmek zorunda kalırsanız) o zaman birine bütünüyle tutulup öbürünü ortada (kocasızmış gibi) bırakmayın. Eğer barış içerisinde yaşar ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir. *
(*) Bu ayet, duyguların insanın kontrolü dışında olduğunu, başka bir deyişle, istenen eşit muamelenin yalnızca kişinin eşlerine karşı zahirî davranışına ve onlar ile pratik ilişkisine bağlı olduğunu vurgulamak suretiyle bu konuya “hukukî bir açıklama” getirir. Çünkü bu konularda da eğer eşitlik ve adaletin uygulanması istenseydi, bunun mümkün olamayacağından zaruret halinde bile birden fazla evliliğin caiz olması söz konusu olmazdı. İşte mademki bu adalet şartının tam olarak yerine getirilmesi mümkün değildir, öyleyse zaruret olmadan birden fazla kadınla evlenmek de caiz olmaz. Zaten Kur’an’a göre tek evlilik esastır. Yani birden fazla evlilik yoktur. Ancak, bazı sebeplerden dolayı toplumda bakıma muhtaç yetim sahibi dul kadınlar olduğunda, devlet de onları gözetip korumuyor veya sosyal güvenceleri yoksa, bu durumda maddi imkânı olan ve aralarında zahiri davranışlarında/ pratik olarak/ adil davranacağından endişe etmeyen toplumun dul ve bekâr erkekleri, bakıma muhtaç bu tür kimsesiz yetim sahibi kadınlarının da arzu etmeleri halinde durumuna göre kendileriyle birden fazla dörde kadar evlenebilirler. Bundan amaç ise sadece bakıma muhtaç yetimleri ve yetim sahibi dulları korumak olmalıdır. Yoksa zaruret dışında ikinci evlilik meşru değildir. Bk: (Nisa-3.ayet meali ve açıklaması) (الله اعلم) Ayrıca Nisa-3. ayette geçen (مِّنَ النِّسَاء)’’minen- nisai’’ ifadesinden maksat yetim çocuklar değil, yetimleri olan dul kadınlardır. Yani bu evlilik yetim kızlarla veya yetim sahibi olmayan kadınlarla değil, sadece bakıma muhtaç yetim sahibi dul kadınlarladır. Ayrıca Nisa-3. ayette, çok eşliliği düzenleyen veya çok eşliliğe değinen, ona izin veren bir ayet olarak anlam verilmesi kesinlikle doğru değildir. Ayetin ana konusu yetim çocukların ve dul kadınların himayesidir. Diğer bir anlatımla bu ayet, yetimlerin hak ve hukukunu düzenleyen bir ayettir; yani çok eşliliği düzenleme ile bir ilgisi yoktur. Çünkü Nisa-3. ayete göre birden fazla evlilik: 1- Ancak bakıma muhtaç yetim sahibi dul kadınlarla olabilir. 2-Bunlarla evlenebilmek için aralarında mutlaka eşit ve adil davranılması gerekir. Yani bu her iki durumun da söz konusu olması gerekir, yoksa birden fazla evlilik yoktur. (الله اعلم) Ayrıca Musa Carullah, Kur’an metni üzerinden tek eşlilik görüşünü delillendirmede ilgili ayetleri kullanmaktadır. Bir de Musa Carullah’a göre 3. ayette söz konusu edilen yetim kelimesi mecazen dul kadınlar anlamına gelmektedir. (Kelam Araştırmaları Dergisi 5: 1(2007) (الله اعلم) Özetle, Nisâ-4/3. âyetindeki hüküm tamamen ruhsattan ibarettir ki, onun da savaş gibi birtakım sebepleri vardır. Yani savaşlar nedeniyle birçok erkeklerin ölmesi neticesinde, nice kimsesiz yetim sahibi dul kadınların ortada kalması ve onları koruyan, maddi ve manevi ihtiyçlarını karşılayan, aç, yoksul ve muhtaç bırakmayan sosyal güvencelerini sağlayan bir devletin veya kuruluşun olmayışı durumunda adaletle davranmak şartıyla ve kendilerinin de arzu etmeleri hâlinde bunlarla birden fazla evlilik için ruhsat vardır. Bundan amaç ise, sadece bu kimsesiz ve bakıma muhtaç dul ve yetimleri korumaktır. Yani bir zaruret yoksa bunun dışında birden fazla evlilik meşru değildir. Detay için Nisa-3.ayet açıklamasına bkz:  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ne kadar çaba gösterseniz gösterin, kadınlarınız arasında adaletle davranmaya güç yetiremeyeceksiniz. Bu yüzden, en azından bir tarafa tamamıyla meyletmeyin ki, diğer eşlerinizi ortada bırakmamış olursunuz. O halde diğer eşlerle de iyi geçinin ve aranızı düzeltin, Allah’dan sakının. Allah bağışlayıcı ve merhametli olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ne kadar çabalarsanız çabalayın, kadınlarınıza karşı eşitlik sağlamıya gücünüz yetmiyecektir. Onun için bütün gönlünüzü birine verip de ötekini büsbütün açıkta bırakmayın. Eğer bu işde aralarını düzenleyici, sakınıcı olursanız, gerçekten Allah da size karşı yarlıgayıcı, esirgeyici olur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kadınlar arasında adalet ve müsavat icrasına ne kadar arzukeş olsanız da gücünüz yetmez. Artık birine meyil ile diğerinden büsbütün yüz çevirip onu ne dul ne kocalı gibi asılı bırakmayın. Eğer ıslah-ı nefs eder ve sakınırsanız yarlıganırsınız. (Bağışlanırsınız) Çünkü Allah gafurdur, rahimdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ne kadar isteyip gayret gösterseniz [harastum] de kadınlar arasında adaleti gerçekleştiremezsiniz⁴⁷. O hâlde birine tamamen yönelip diğerini askıda/boşlukta [muallâka] bırakmayınız. Eğer arayı düzeltir ve sorumluluk bilincinde olursanız, muhakkak ki Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
47 Fıtrat gereği duygular çoğu zaman insan iradesinin kontrolü dışındadır. Ayet bu gerçeği vurguluyor. Bu ayet aynı zamanda, belli şartlar dâhilinde sadece bir ruhsat olan çok eşliliğe manevi ve ahlakî bir sınır da getiriyor.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kadınlar arasında adaleti sağlamaya ne kadar tutkulu olsanız da buna güç yetiremezsiniz de, bari bir tarafa kalben tamamen meyledip de diğerini askıya alınmış (kocasız kalmış) gibi bırakmayın. Uzlaşır ve (askıya almaktan) sakınırsanız (bilin ki) Allah şüphesiz bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçi birden fazla kadınla evlendiğiniz takdirde, ne kadar isteseniz de, eşleriniz arasında her birine hak ettiği ilgi ve şefkati gösterme konusunda tam olarakadâleti sağlayamazsınız; o hâlde, birden fazla kadınla evliliğin omzunuza yükleyeceği sorumluluğun bilincinde olun; eşleriniz arasında tam olarak adâleti sağlayamasanız bile, hiç değilse, bütün ilginizi içlerinden birine yöneltip de, diğerini tamamen ihmal etmeyin!Unutmayın; eğer elinizden geldiğince yanlışlarınızı düzeltir ve günaha düşmekten titizlikle sakınıp korunursanız, bilin ki, Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hırs gösterdiyseniz (çok istediyseniz) bile, Kadınlar arasında adalet sağlamaya güç yetiremeyeceksiniz. Büsbütün Meyil verip kendisini “Askıda Kalmış” gibi bırakmayın! Eğer islah olur ve sakınıp korunursanız, Allah, rahîm gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ne kadar dikkatli olursanız olun kumalar arasında tam bir eşitlik sağlayamazsınız. Bari, tamamen birinden yana meylederek ötekini askıda bırakmayın. Uzlaşarak kendinizi sağlama alın, çünkü Allah, engin hoşgörülü bir sevgi selidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Ne kadar uğraşırsanız uğraşın kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Bu nedenle; içlerinden birisine büsbütün gönül verip de diğerlerini kocası var ama yokmuş gibi ortada bırakmayın! Eşlerinizle evlilikten doğan sorumluluklarınızı her açıdan yerine getirin! Onları yataklarında yalnız bırakmanız, cinsel ihtiyaçlarına cevap vermemeniz büyük adaletsizliktir. Onun için aranızı düzeltir Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ne kadar uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya asla güç yetiremezsiniz; [*] (eşlerinizin birisine) tamamen yönelip (diğerini) askıdaymış gibi bırakmayın! Kendinizi düzeltir ve [takvâ]lı (duyarlı) davranırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Bu mesaj Nisâ 4:3. ayetle birlikte okunmalıdır.   
Mehmet Türk
swap_vert close
Ne kadar da uğraşsanız, eşleriniz arasında adaleti asla sağlayamazsınız. O halde en azından birisine tamamen kapılıp öbürünü askıda bırakmayın.¹ Eğer (birbirinize) iyi davranır ve Allah’tan hakkıyla sakınırsanız şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
1 Yani bu ve 3. âyete göre; erkeklerin kadınlar hakkında iki türlü adaleti emredilmektedir. Birisi: mihir, nafaka ve nöbet hususundaki adalettir ki bunu mutlaka yapmak gerekir. Diğeri ise; kadının gönlünü almak ve ona güzel davranmaktır. Bu âyette vurgulanan; “adaleti tam sağlamak mümkün değilse de kadını tamamen ihmâl edip askıda bırakmamaktır.” Ayrıca bu âyet, 3. âyetteki; “Eğer aralarında adaletsizlik yapmaktan korkarsanız, o zaman tek kadınla evlenin.” emrinin veciz bir izahıdır. Peygamberimiz: “iki eşi olup da birine tamamen meyleden kimse kıyamet gününe yamuk olarak gelir.” buyurmuştur. (Ebu Davut, Tirmîzî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ne kadar isteseniz de eşlerinize adaletle davranmak elinizde değildir. ¹⁴⁷ Dolayısıyla diğerlerini dışlayarak ve onları kocası hem var hem de yokmuş gibi bir durumda bırakarak [içlerinden sadece] birine yönelmeyin. ¹⁴⁸ Ancak her şeyi yoluna koyar ve O’na karşı sorumluğunuzun bilincinde olursanız, bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
147 Bu, erkeğin birden fazla eşe sahip olduğu hallere işaret eder- bu surenin 3. ayetinde belirtildiği gibi, erkeğin “onlara adil bir tarafsızlıkla muamele etme” imkanına ve kararlılığına bağlı bir izin. Ahlakî sorumluluğunun tam bilincinde olan bir kişi, eşlerinden birini diğerinden (veya diğerlerinden) fazla severse günah işlemiş olacağı hissine kapılabileceğinden, yukarıdaki ayet, duyguların insanın kontrolü dışında olduğunu, başka bir deyişle, istenen eşit muamelenin yalnızca kişinin eşlerine karşı zahirî davranışına ve onlar ile pratik ilişkisine bağlı olduğunu vurgulamak suretiyle bu konuya “hukukî bir açıklama” getirir. Ancak bir kimsenin başka birine karşı davranışının, uzun vadede, mutlaka o kişiye karşı ne hissettiğine yakından bağlı olduğu gerçeği karşısında, yukarıdaki pasaj -ayet 3 ve özellikle son cümlesi ile bağlantılı olarak okunduğunda- çok evliliklere manevî/ahlakî bir sınırlama getirmektedir.148 Lafzen, “onu boşluktaymış gibi (ke’l-mu‘allaka) bırakarak bütün ilginizi diğerine yöneltmeyin”; yani, eşlerden birini her türlü şefkatten yoksun bırakacak şekilde bütün ilginizi diğerine yöneltmeyin. Bu ibareyi çeviri tarzım konusunda bkz. Lane V, 2137.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hanımlarınız arasında, sevgi ve ilgide eşit davranmaya ne kadar uğraşsanız da buna asla gücünüz yetmez. O halde büsbütün birine meyledip de diğerlerini boşlukta kalmış gibi bırakmayın. Eğer kendinizi düzeltir ve haksızlık yapmaktan korunursanız gerçekten Allah, çok bağışlayan ve merhamet edendir. 4/3, 25/68...71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Siz ey kocalar!) Ne kadar arzu etseniz de, eşleriniz arasında adâleti tam gerçekleştiremeyeceksiniz.[⁸⁴⁰] Hiç değilse, sadece birine yönelerek diğerini boşluktaymış gibi bırakıp dışlamayın. Eğer ıslaha gayret eder ve sorumlu davranırsanız, iyi bilin ki Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağıdır.
[840] “Ama onlara da âdil davranamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir taneyle ya da meşru olarak sahip olduklarınızla yetinin” mealindeki 3. âyetin devamı niteliğindedir. Burada, imkânsız bir idealizm uğruna sosyal problemleri çözümsüzlüğe mahkûm etmemek için, kural hukukî alandan ahlâkî alana taşınmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kadınlar arasında ne kadar adil davranmaya gayret etseniz güç yetiremezsiniz. (Onlardan birine muhakkak daha fazla meyil göstermeniz insanlık icabı tabiidir) Bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız, şüphe yok ki Allah, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kadınlar arasında adâlette bulunmanıza ne kadar arzukeş olsanız da asla muktedir olamazsınız, artık birine büsbütün meyl ile temayül edip de ötekini asıklı gibi bırakmayınız. Ve eğer ıslah eder ve sakınırsanız şüphe yok ki Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey kocalar! bütün benliğinizle isteseniz dahi eşleriniz arasında tam adaleti sağlayamazsınız. Öyleyse bir tarafa büsbütün gönlünüzü kaptırıp da öbürünü kocasızmış gibi bir vaziyette bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, işlerinizi iyileştirir ve haksızlıktan sakınırsanız, unutmayın ki Allah gafurdur, rahîmdir (affı ve merhameti boldur)(4, 3).
İslâm kocaya, eşler arasında adaleti farz kılarken, zahirî haklarda, gün ayırmada eşit davranmayı kasdeder. Yoksa bir erkekten yaşlı ile genç, çirkin ile güzel eşlere aynı sevgiyi istemek fazla bir beklenti olur. Yapması gereken, eşini ihmal etmemek, ona bir eş gibi davranmak, kocasız bir kadın durumuna düşürmemek, hülasa zahirî hakları yerine getirmektir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında (tam) adalet yapamazsınız. Öyle ise (birine) tamamen yönelip ötekini askıda (kocasızmış) gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Her ne kadar gayret itseniz kadınlar arasında 'adâlete kâdir olamazsınız. (İçlerinden birine fazla meyilden kurtılamazsınız) Binâen'aleyh bütün meylinizle ona meyl idüb diğerini (kocalılık ve kocasızlık arasında) mu'allâk gibi bırakmayınız. Eğer (böyle haksızlığı) ortadan kaldırub ıslâh ider ve (tekerrüründen) sakınır iseniz Allâh (hatânızı bağışlayıcı) gafûr (hâlinize merhamet iyleyici) rahîmdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Çok kararlı olsanız bile kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz. Öyleyse bir tarafa büsbütün meyledip diğerini ortada bırakmayın. Eğer uzlaşır ve Allah’tan çekinerek kendinizi korursanız bilin ki Allah, bağışlar ve ikramda bulunur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kadınlarınız arasında sevgide eşitlik yapmaya hırs gösterseniz bile, asla buna gücünüz yetmez. O halde büsbütün birine meyledip diğerlerini askıda kalmış gibi bırakmayın eğer nefsinizi düzeltip ve haksızlıktan sakınırsanız gerçekten Allah, affedici ve merhametlidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ne kadar isteseniz, kadınlar arasında tam bir adalet sağlayamazsınız; bari tamamen birine meyledip de diğerini ortada bırakmayın. Eğer durumunuzu düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Tutkunluk derecesinde isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlamaya asla güç yetiremezsiniz. O halde tam bir eğilimle bir yana yönelip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Barışı esas alıp sakınırsanız, Allah çok affedici, çok merhametli olacaktır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı hergiz gücüñüz yitmeye kim 'adl eyleyesiz 'avratlar arasında eger ḥārıŝ olduñuz ise daħı pes egilmeñ dükeli egilmek pes ķoyasız anı aslınmış gibi daħı eger düzgün eyleyesiz, daħı śaķınasız; bayıķ Tañrı, oldı yarlıġayıcı, raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı gücüñüz yitişmez ‘adl eylemege ‘avratlar ortasında ḳatı cehdeyleseñüz. Daḫı pes meyl eylemeñüz barça meyl eylemegi ya‘nī öñinde sev‐meñüz, ḳoyarsız ol ‘avratları aṣılmış gibi. Daḫı eger ṣulḥ itseñüz Tañrıdanḳorḳsañuz, Tañrı Ta‘ālā günāhlar baġışlayıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz nə qədər çox istəsəniz də, heç vaxt arvadlar arasında ədalətlə rəftar etməyi bacarmazsınız. Barı, (birisinə) tamamilə meyl göstərib, digərini asılı vəziyyətdə (nə ərli kimi ərli, nə də boşanmış kimi boşanmış) qoymayın. Əgər özünüzü islah edib (belə hərəkətlərdən) çəkinsəniz (Allah sizi bağışlar). Həqiqətən, Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Ye will not be able to deal equally between (your) wives, however much ye wish (to do so): But turn not altogether away (from one), leaving her as in suspense. If ye do good and keep from evil, lo! Allah is ever Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Ye are never able to be fair and just as between women, even if it is your ardent desire: But turn not away (from a woman) altogether, so as to leave her (as it were) hanging (in the air).(639) If ye come to a friendly understanding, and practise self- restraint, Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.
639 In this material world there are two principal causes of division between man and wife, money and "the other woman" or "the other man". Money was dealt with in the last verse. Here is the case of "the other woman". Legally more than one wife (up to four) are permissible on the condition that the man can be perfectly fair and just to all. But this is a condition almost impossible to fulfil. If, in the hope that he might be able to fulfil it, a man puts himself in that impossible position, it is only right to insist that he should not discard one but at least fulfil all the outward duties that are incumbent on him in respect of her.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَنْ تَسْتَط۪يعُٓوا
ve asla güç yetiremezsiniz
اَنْ تَعْدِلُوا
adaletli olmanıza
بَيْنَ
arasında
النِّسَٓاءِ
kadınlar
وَلَوْ
velev ki
حَرَصْتُمْ
hırs gösterseniz
فَلَا تَم۪يلُوا
bari yönelmeyin
كُلَّ
tamamı ile
الْمَيْلِ
meylin
فَتَذَرُوهَا
ve o diğerini bırakmayın
كَالْمُعَلَّقَةِۜ
muallakta kalmış gibi
وَاِنْ
ve eğer
تُصْلِحُوا
düzeltirseniz
وَتَتَّقُوا
ve takvâlı olursanız
فَاِنَّ
muhak- kak ki
اللّٰهَ
Allah
كَانَ
olandır
غَفُوراً
Ğafûr
رَح۪يماً
Rahîm
Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaletli olmaya asla güç yetiremezsiniz; bari (birisine) tamamen yönelip (ilgi göstererek) diğerini (kocasızmış gibi) muallakta bırakmayın. Eğer (siz eşlerinizle aranızı) düzeltir ve (Allah'a karşı) takvâ sahibi olursanız (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışırsanız), muhakkak ki Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
اِسْتَطَاعَ
Fiil-X
ط و ع
Gücü yetti, güç yetirdi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
عَدَلَ
Fiil-I
ع د ل
Adaletli oldu, feda etti, ölçülü kıldı
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
حَرَصَ
Fiil-I
ح ر ص
Hırs gösterdi, arzu etti, ısrarla istedi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مَالَ
Fiil-I
م ي ل
Meyletti, baskın yaptı, yöneldi
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
مَيْل
İsim
م ي ل
Meyil
وَذَرَ
Fiil-I
و ذ ر
Geride bıraktı, terk etti
مُعَلَّقَة
Edilgen fiil-II
ع ل ق
Muallak, belirsiz, sonuca bağlanmamış
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَصْلَحَ
Fiil-IV
ص ل ح
Islah etti, düzeltti, elverişli bir hâle getirdi
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli