close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 72. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul ‘asâ en yekûne radife lekum ba’du-lleżî testa’cilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Çarçabuk gelip çatmasını dilediğiniz o azabın birazcığı neredeyse gelmek üzere size.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Onlara) De ki: "Belki de acele ettiğiniz (azabın) bir kısmı arkanıza takılmıştır (ve yakında size ulaşacaktır, bekleyin)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
de ki: “Belki de acele ettiğiniz azabın, bir kısmı ardınıza takılmıştır, fakat sizin haberiniz yok.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara: “Küstahça, çabucak gelmesini istediğiniz azâbın, cezanın bir kısmı, yakında dünyada başınıza gelecektir” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Belki de, çarçabuk gelmesini istediğiniz (azab)ın bir kısmı size ulaşmak üzeredir."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Belki de acele etmekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size yetişmiştir bile.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: “- Çarçabuk gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı (yakında Bedir savaşında) size ulaşmak üzeredir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Aceleden istediğiniz o azap va’dinin bir kısmı, belki de peşinize takılmıştır.”(*)
(*) Veya “yakında başınıza gelecektir.”  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Çarçabuk gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı herhalde yakında başınıza gelecektir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «İvdiğiniz şeyin birtakımları, sizin peşinizdedir»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlara de ki: “Acele gelmesini istediğiniz (azab)ın bir kısmı belki de başınıza gelmek üzeredir.”
Acele gelmesini istedikleri azabın artçı kısmı Bedir’de başlarına gelmiştir. Bu ayetten anlıyoruz ki; yapılan kötülüklerin karşılığı sadece ahirette değil dünya da gerçekleşecektir. İşin ahiret boyutu Allah’la alakalıdır. O’nun cezası ne kadardır, neye göre ve nasıl takdir edilecektir ona O karar verecektir. Allah’ın koyduğu kanunlar doğrultusunda zalim zulmünün bedelini ödemeden ölmeyecek. İnsanlar yaptıkları kötülükleri yaşamadan hayatları son bulmayacak. Alay eden alay edilmeden, hor gören hor görülmeden, küçümseyen küçümsenmeden, zarar veren zarar görmeden, fitne çıkaran fitneye kurban olmadan, iftira atan iftiraya uğramadan, haksızlık yapan haksızlığı yaşamadan ölüm gerçekleşmeyecek.  
Cemil Said
swap_vert close
"Ta’cîl itdiğiniz ’azâb belki yakındır" cevâbını vir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Acele ettiğiniz şeyin bir kısmı belki hemen başınıza gelir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Çabucak gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı belki de tepenize inmek üzeredir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Çabucak gelmesini istediğiniz şeyin (azabın) bir kısmı herhalde yakında başınıza gelecektir.  
 Kâfirlerin, daha dünyada iken, çektikleri bir kısım cezalara işaret olunmakta ve asıl cezanın ahirette olduğu, dolaylı bir şekilde ifade edilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Belki, meydan okuyarak istediğiniz şeylerin bir kısmı size çatmıştır bile," de.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Çabucak gelmesini istediğiniz şeyin (azabın) bir kısmı herhalde yakında ensenize binecektir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: «belki o ivdiğinizin bir kısmı ensenize binmiş bulunuyor»
Emrah Demiryent
swap_vert close
De ki: “Belki de çarçabuk gelmesini istediğinizin bir kısmı size ulaşmak üzeredir!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Çarçabuk istediğiniz azabın bir kısmı belki de size yaklaşmıştır.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Çabucak (gelmesini) istemekde olduğunuz (o azâb) ın bir kısmı ensenize binmek üzeredir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Acele istiyor olduğunuz şeyin (azâbın) bir kısmı, belki size gelmek üzere olabilir!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: (alaylı alaylı) çarçabuk gelmesini istemekte olduğunuzun bir kısmı başınıza gelmek üzeredir. *
(*) Bu âyette Hz. Peygamber’in bu soruya nasıl cevap vermesi gerektiği bildiriliyor. Genellikle müfessirler bu âyette müşriklerin tepesine inmek üzere olduğu bildirilen azabı Bedir Savaşı’nda başlarına gelen ölüm ve esaret olarak yorumlamışlardır (Râzî, XXIV, 214; Şevkânî, IV, 145). Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 205)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara deki “Acele olarak istediğiniz şeyin bir kısım benzerinin olması size yakındır.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çabuk gelmesini istediğiniz bu azabın üzerinize çullanması yakındır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki acele ile istediğiniz şeyin bazısı peşinizden gelebilir [⁴].
[4] Veya yaklaşabilir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara de ki: “Çabucak gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı belki size ulaşmak üzeredir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “ (Kim bilir,) Belki de çabucak istemekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size pek de yakındır!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara de ki: “Ne biliyorsunuz? Bir an önce gelmesini istediğiniz o azâbın bir kısmı, belki de ensenize binmek üzeredir!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Acele istediklerinizin bir kısmının peşinizde bulunması olasıdır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizin merak ettiğiniz felaketin bir kısmına ramak kaldı " deyiver yeter.
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki; "Belki de acele ettiğiniz azabın bir kısmı ardınıza takılmıştır. Siz yaşama dalıp azaptan habersiz yaşarken azap sizi yakalayıverir!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Acele gelmesini istediğiniz (azab)ın bir kısmı başınıza gelmek üzeredir.”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Sen de onlara): “Acele ettiğiniz azabın bir kısmının, çok yakında¹ başınıza çullanacağını umuyorum.” de.
1 O acele ettikleri azabın bir kısmı, nitekim Bedir’de başlarına gelmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
de ki: “O çarçabuk gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı ⁶⁸ belki de peşinize düşmüştür bile...”
68 Yani, yeniden dirilme vakasından önce herkesin tatması zorunlu olan ölüm.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlara de ki: – Çabuk gelmesini istediğiniz o azabın bir kısmı belki de tepenize binmek üzere! 26/135...139, 36/48...52
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Belki de, acele gelmesini istediğiniz o azabın bir kısmı peşinize çoktan takılmıştır bile!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlara de ki: "(Hiç merak etmeyin) Çabucak gelmesini istediğiniz o azabın bir kısmı herhalde, ensenize inmek üzeredir.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Belki de acele ettiğiniz(azâb)ın bir kısmı peşinize takılmıştır, bile. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «O acele istediğiniz şeyin bir kısmı belki de sizin ardınıza takılmış bulunmaktadır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Acele ile istediğiniz o azabın bir kısmı belki de ensenize binmek üzeredir. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Belki de acele ettiğiniz(azab)ın bir kısmı ardınıza takılmıştır, bile."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "O vurûdını isti'câl iylediğiniz 'azâbdan ba'zısı size karîben vâsıl olur."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki; “Acele gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı belki de yanı başınızdadır.
Şaban Piriş
swap_vert close
-'Acele istediğiniz şeyin bir kısmının peşinizde olması ümit edilir', de!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen de ki: Çabuklaştırılmasını istediğiniz şeyin bir kısmı, belki de peşinize takılmıştır bile.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Acele isteyip durduğunuzun bir kısmı belki de arkanıza takılmıştır."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “ola kim yaķın oldı kim arduñuzca ire sizüñ bir nicesi anuñ kim ivdürürsiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Ola kim siz yitişmiş olasız tizletdügüñüz nesnenüñniçesine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Tez-tələsik istədiyiniz (əzabın) bir hissəsi, bəlkə də, artıq sizə gəlib çatmaq üzərədir!” (Müşriklər onlara və’d olunan əzabın bir hissəsini Ühüd vuruşunda daddılar, qalanını isə Cəhənnəmdə dadacaqlar!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: It may be that a part of that which ye would hasten on is close behind you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "It may be that some of the events which ye wish to hasten on may be (close) in your pursuit!"(3307)
3307 The Unbelievers—or even men of halfhearted faith-may say, "Why worry over distant future events? Take the day as it comes!" But that is a fallacy. Judgement is certain, and it may be that this very hour may be the hour of doom for any given individual. This is the hour of repentance and amendment. For Allah wishes well to all mankind in spite of their ingratitude.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
عَسٰٓى
belki
اَنْ يَكُونَ
olması
رَدِفَ
yaklaşmış
لَكُمْ
size
بَعْضُ
bir kısmı
الَّذ۪ي
o şey ki
تَسْتَعْجِلُونَ
acele istiyorsunuz
De ki: "Aceleyle gelmesini istediğiniz şeyin (azabın) bir kısmı belki de sizin peşinize çoktan takılmıştır."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
رَدِفَ
Fiil-I
ر د ف
Yaklaştı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِسْتَعْجَلَ
Fiil-X
ع ج ل
Acele istedi, çarçabuk istedi