close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nebe Sûresi 40. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ enżernâkum ‘ażâben karîben yevme yenzuru-lmer-u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlu-lkâfiru yâ leytenî kuntu turâbâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki biz sizi, yakın bir azapla korkutmadayız; o gün kişi, elleriyle hazırladığına bakar ve kafir de ne olurdu der, keşke toprak olaydım.
Buradaki kâfirden maksat Şeytandır diyenler vardır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten Biz sizi (çok uzak sanıp yanıldığınız, ama aslında gelmesi) yakın bir azap ile uyarıverdik. Her kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine (işledikleri amellerine) bakacağı gün, kâfir olan(lar şaşkın ve perişan bir vaziyette: İnsan olarak yaratılıp da imtihanı kaybederek bu azaba uğratılacağıma) "Ah, keşke ben (dünyada bir avuç) toprak oluverseydim!" (Veya şimdi de yok olup gitseydim!) diyecek (ama son pişmanlık para etmeyecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki; Biz sizi yakındaki bir azaba karşı uyarmaktayız. O gün herkes ellerinin önden gönderdiğine bakacak. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden ise, büyük bir pişmanlık içinde, “Ah ne olurdu ben hesabı görülüp cezasını hakeden insan değil de, keşke toprak olaydım” diyecek.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz, yakında başınıza gelecek bir azap ile sizi uyardık. Kişinin, nelere öncelik verdiğini, ilerisi için neler hazırlayıp, takdim ettiğini kontrol edeceği, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirin: “- Ah ne olaydı, toprak olaydım” diyeceği gün, bu azap sizin başınıza gelecek.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 18/49; 75/13.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu biz sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin önden gönderdiğine bakar ve inkâr eden: "Keşke ben toprak olsaydım!" der.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün, kafir olan: 'Ah, keşke ben bir toprak oluverseydim' diyecek.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü biz, size, (ahirette olacak) yakın bir azabı haber verdik. O gün kişi, ellerinin kazanıp öne (ahirete) gönderdiği amellere bakacak ve kâfir şöyle diyecektir: “- Ah ne olurdu, ben bir toprak olaydım!...”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Mazeret kabul değildir.) Çünkü Biz, sizi yakın bir azap ile uyardık. Öyle bir gün ki insan yaptıklarını o gün görür, kâfir kişi de “keşke ben toprak olaydım,” der.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve kâfir, “Keşke toprak olsaydım!” diyecektir.[712]
[712] Yargılamada pişmanlığın fayda vermeyeceği ile ilgili bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 299-302.Nebe’ sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 303-304.  
Besim Atalay
swap_vert close
Biz, sizi kocundurduk, yakın olan azapla; o gün kişi bakına önceki yaptığına; «Keşke toprak olaydım!» diyecek küfreden de
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz, gelmesi yakın olan bir azapla sizleri uyardık. O gün gelecek ve herkes, dünyada yapıp ettiği bütün işleri önünde bulacaktır. İşte o zaman inanmayan kimse: “Ah ne olurdu, keşke toprak olaydım!” diyecek.
Bkz. 18/49  
Cemil Said
swap_vert close
İnsânın a’mâlini göreceği ve kâfirin "Kâşki toprak ola idim de bunı görmeye idim" diyeceği günün ’azâbını evvelce haber virdik.(*)
(*) Bu ayet iki baskıda da 40-41 olarak numaralandırılmış. Dolayısıyla sure 41 ayet olarak gözüküyor. (ÖFK)  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkârcının, “Keşke toprak olaydım!” diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kuşkusuz biz insanın önceden yapıp ettiklerini karşısında göreceği ve inkârcının, “Keşke toprak olsaydım!” diyerek dövüneceği gün gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı sizi uyardık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: «Keşke toprak olsaydım!» diyecektir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz, sizi yakın bir azap ile uyarmış bulunuyoruz. O gün kişi yapmış olduklarına bakar ve inkarcı ise, "Keşke toprak olsaydım!" der.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve kâfir diyecek ki: "Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Çünkü biz size yakın bir azâbı ıhtar ettik, o gün ki kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve diyecek ki kâfir: ah nolaydı ben bir türâb olaydım
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O (hesap) gün (ü) herkes, ellerinin önden (âhirete) gönderdiğine (dünya hayatında iken cüz’î irâdesiyle yapmış olduğu amellerine) bakacak ve kâfir (kişi, müstahak olduğu ebedî cehennem azabından kurtulmak için, yok olmayı temenni ederek), “Ah keşke toprak olsaydım” diyecek.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin yaptıklarıyla¹ karşı karşıya gelecek ve gerçeği yalanlayarak nankörlük eden kimse: “Keşke toprak olsaydım.” diyecek.
1- Dünyada yaptıklarının tamamını karşısında bulacaktır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Çünkü hakıykaten biz size yakın bir azabın tehlikesini haber verdik. O gün (her) kes iki elinin önden yolladığı ne ise (ona) bakacak, kâfir ise «Ah, ne olurdu ben bir toprak olaydım» diyecek.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki biz, sizi yakın bir azâb ile korkuttuk. O gün kişi, ellerinin takdîm ettiği şeye (önceden işlediği ameline) bakar ve kâfir: “Ah! Keşke ben toprak olaydım!” der.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey insanlar!) Biz, sizi kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkârcının, “Keşke toprak olaydım!” diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık. *
(*) Âyetteki yâ edatı, pişmanlığı pekiştirmek için konmuştur. Sâdece “keşke” anlamını zaten “leyte”edatı vermektedir. Dolayısıyla yâ edatına, “âh” anlamını vererek âyeti yorumlamak gerekmektedir. Âyetin sonunda “Âh! Keşke ben toprak olsaydım.” ifadesini “Keşke ben, hesap için yeniden diriltilmeseydim ve toprak halinde bırakılsaydım, dünyaya hiç gelmemiş olsaydım, yükümlülük verilen bir varlık olmasaydım!” şeklinde anlamamız mümkündür. Zira bu kişi, yaşarken yeniden diriliş gerçeğine inanmak yerine toprak olacağını sanmıştı. Bu zannının gerçek olmasını dilemiş, ancak iş işten geçmiştir. Başkalarının değil sadece ve sadece kendi ellerimizle takdim ettiğimiz ameller ile ancak hem dünyada hem de azîm haber olan o günde bir şeyler umabileceğimizi unutmamamız gerekmektedir. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz sizi yakın bir azapla uyarıyoruz. O gün her kişi, elinin yaptıklarına bakar durur. Doğruları inkâr edenler de “Keşke toprak olaydım” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz sizi yakın olan bir azapla uyardık. O gün, herkes ne işlediyse ona göz atacak, tanımaz olan da: "Ah, ne olurdu,toprak olsaydım!" diyecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz sizi yakın bir azapla korkuttuk, o gün kişi, eliyle yaptığını görecek; kâfir de «— Keşke toprak olaydım!» diyecek.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Biz sizi yakın bir azapla uyardık. Kişi kendi elleriyle önceden gönderdiklerine¹¹ baktığı gün; inkâr eden, “Keşke toprak olsaydım” der.
11 Yani amel defterine. Krş. Hâkka, 69/25-27  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizi yakın gelecekteki azapla uyardık. O gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve kâfir de, “Keşke toprak olsaydım” der.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bakın; Biz sizi yakında gerçekleşecek bir azâba karşı uyarmış bulunuyoruz. O gün insan, kendi elleriyle yapıp âhiret hayatı için gönderdiği her şeyi orada hazır görecek ve böylece, bütün davranışlarının acı-tatlı sonuçlarıyla yüzleşecek.Bu yüzleşmeden doğan dehşet ile kâfir, karşısında korkunç cehennem ateşini de görünce, “Âh, n’olurdu!” diye feryat edecek, “Keşke mezarımdan hiç kalkmasaydım da, sonsuza dek toprak olup gitseydim!” Dünyada hayvanlar gibi yaşamıştım. Şimdi de onlar gibi toprak olup kurtulsaydım. Ayrıca dünyada ateşten yaratılan İblis’in peşine takılıp şimdi cehennem ateşine gideceğime keşke ne olurdu topraktan yaratılan Adem’in yolunda gitseydim de şimdi cennette olsaydım.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, sizi yakın bir azap ile uyardık. Kişi’nin kendi elleriyle ne sunduğuna bakacağı gün Kâfir der ki: “Ah keşke toprak olsaydım!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz sizi, bu kaçınılmaz felakete karşı uyarıyoruz: O gün insan, yaptıklarını gözüyle görecek, inkarcı ise: " keşke toprak olaydım " diyecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz bütün insanları hüküm gününde toplayacağız. İnsanın önüne hayat kitabını koruz. Bütün yaptıklarını karşısında görür. İşte o zaman "Keşke toprak olaydım!" der. İşte insanın keşke mezarımda toprak olsaydım diyeceği gün hüküm günüdür. Biz inkâr edenleri gerçekleşecek olan azaba karşı sürekli uyardık. Ama dinlemedi! Şımardı, azdı, kibirlendi, ukalalık yaptı! Bugün keşke demesinin bir anlamı yok! Hayıflanmasının bir anlamı yok.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki biz sizi yakın bir azap ile uyardık. [*] O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve kâfir (olanlar) “Ah, keşke toprak olsaydım!” diyecektir.
Benzer mesaj: Me‘âric 70:8-9.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte böylece Biz size, çok yakın bir azabı haber vermiş olduk. O gün belirli¹ kişiler, dünyada elleriyle yaptıklarına bakacak ve (sonunda) bu kâfirler:² “Ah ne olurdu keşke ben de bir toprak³ olsaydım!” diyecekler.
1 (الْمَرْءُ) kelimesi ma’rife olduğu için bu ilave yapılmıştır. Bk. (Mearic: 11-13, Abese: 34)2 “Kişi” ve “kâfir” kelimeleri cins isim oldukları için çoğul tercüme edilmişlerdir.3 Bu ifâde; “Dünyada insan olarak yaratılmayaydım da toprak olaydım”, “bugün toprak olaydım da diriltilmeyeydim” mecâzen; “keşke dünyada (toprak gibi) mütevazı olup, Allaha itaat etseydim.” diye de anlaşılabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki, Biz sizi yakındaki bir azaba karşı uyarmaktayız; insanın ilerisi için yapıp-ettiklerini [açıkça] göreceği ve hakikati inkar edenin: “Eyvah, keşke toprak olsaydım..!” diyeceği ²¹ Gün[ün azabına]!
21 Karş. 69:27.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şüphesiz biz, sizi çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz. Zira o gün, kişi yapıp ettikleri karşısına çıktığını görecek işte o zaman kâfir kişi; “Eyvahlar olsun bana, keşke toprak olsaydım! Diyecek. 14/52, 67/6...12, 70/5...9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kuşku yok ki Biz sizi, çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz: o gün kişi elleriyle takdim ettiği şeylere bakacak; ve (yeniden dirilişi) inkâr eden kişi şöyle diyecek: “Âh n’olaydım, keşke bir toprak olaydım!”[⁵⁵⁴¹]
[5541] Zira bu kişi, yaşarken yeniden diriliş gerçeğine inanmak yerine toprak olacağını sanmıştı  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insanlar) Biz sizi yakın bir azapla uyardık. (Herkes kendini kurtarmak için vakit geçirmeden, iman edip sâlih ameller işlemeye gayret etmelidir, çünkü) O gün kişi önden ne yolladıysa ona bakacak! (Dünyadayken işlediği -iyi kötü- amellerinin tümü önüne konacak) Kâfir ise, "Ah keşke ben toprak olaydım" (bir hayvan olup da toprağa dönseydim, sorumlu olmasaydım da bu gün azap görmeyeydim) diye hayıflanacaktır.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz biz sizi yakın bir azâb ile uyardık. O gün kişi, ellerinin (yapıp) öne sürdüğü işlere bakar ve kâfir de (bu durum karşısında); "Keşke ben, toprak olsaydım!" der.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki Biz, sizi yakın bir azap ile korkutmuş olduk. O gün ki herkes iki elinin ne takdim etmiş olduğuna bakacaktır. Kâfir de, «Ah! Ben keşke, bir toprak olaydım,» diyecektir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz, gelmesi yaklaşmış bir azabı bildirerek sizi uyarıyoruz. O gün gelecek, ve her şahıs önünde, yalnız yapıp ettiklerini bulup bakacak ve kâfir: “Ah ne olurdu, keşke toprak olaydım! ” diyecek. [18, 49; 75, 13]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. O gün kişi, ellerinin (yapıp) öne sürdüğü işlere bakar ve kafir: "Keşke ben, toprak olsaydım!" der.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz sizi yakîn olan 'azâbla (kıyâmetle) korkudırız. O günde insân evvelce gönderdiği a'mâline nazar ider ve kâfirler: "Ne olurdı, kâşki toprak ola idik (bu güni görmeye idik)" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz sizi böylece yakın bir azapla uyarmış olduk. O gün kişi, yaptığı her şeye bakar. Kâfir olan, “Ah, keşke toprak olsaydım !” der.
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz, sizi yakın bir azap ile uyardık. Kişi o gün, elleri ile ne sunduğuna bakar. Kafir olan da:-Keşke toprak olsaydım! der.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz sizi yakın bir azap hakkında uyardık. O gün insan kendi eliyle yaptıklarına bakar; kâfir de “Keşke toprak olsaydım” der.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. Bir gündedir ki o, kişi kendi ellerinin önden gönderdiğine bakar ve küfre sapan şöyle der: "Keşke toprak olsaydım!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz ķorķıttuķ sizi yaķın 'aźābdan. ol gün kim göre gişi anı kim ilerü duttı iki eli daħı eyide kāfir ya'nį iblįs yā dükeli kāfir “iy keşki olmış-mıssam ŧopraķ!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz sizi ögütledük yaḳın, muḥaḳḳaḳ ‘aẕābdan. Ol gün ki göre her kişi işle‐dügi ‘amelini. Daḫı eyide kāfir ol günde: Kāşki ben ṭopraḳ olaydum.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, Biz sizi yaxın bir əzabla (qiyamət gününün əzabı ilə) qorxutduq. O gün insan öz əlləri ilə etdiyi (yaxşı, pis) əməlləri görəcək, kafir isə: “Kaş (bu əzabı görməmək üçün) torpaq olaydım!” – deyəcəkdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We warn you of a doom at hand, a day whereon a man will look on that which his own hands have sent before, and the disbeliever will cry: "Would that I were dust!"
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily, We have warned you of a Penalty near-(5914) the Day when man will see (the deeds) which his hands have sent forth, and the Unbeliever will say, "Woe unto me! Would that I were (metre) dust!"(5915)
5914 Is Judgement very near? Yes. There are three stages of Judgement (1) Many of our sins and wrongdoings find their penalty in this very life. It may not be an open or striking event, but it corrodes the soul and conscience all the time. Let us therefore turn back to Allah in repentance and ask for forgiveness (2) Where the Penalty is not actually perceived or is not visible in this life, Death is considered the Lesser Judgement for each individual soul: see n. 5822 to 75:22. Death may come to anyone at any time, and we must all be ready for it. (3) Then there is the final Judgement, when the whole of the present order passes away, and there is a New World . Time as we know it will not exist. Fifty thousand years as we reckon now will be but as a Day; 70:4. According to those standards even this Final Judgement is quite near, and we must prepare for it. For it will be too late then for repentance. 5915 The Unbeliever, the Rejecter of Allah, will then find himself in a world of absolute Reality, in which there will be no place for him. He will neither live nor die: 20:74. He will wish that he could be reduced to nothingness, but even that would not be possible.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّٓا
muhak- kak Biz
اَنْذَرْنَا‌كُمْ
sizi uyardık
عَذَاباً
bir azapla
قَر۪يباًۚ
yakın
يَوْمَ
o gün
يَنْظُرُ
bakar
الْمَرْءُ
kişi
مَا
o şe- ye ki
قَدَّمَتْ
takdim etti
يَدَاهُ
iki eli
وَيَقُولُ
ve der
الْـكَافِرُ
kâfir
يَا لَيْتَن۪ي
ah keşke ben
كُنْتُ
olsaydım
تُرَاباً
bir toprak
Muhakkak ki Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi kendi elleriyle yaptıklarına (dünyada işlediği amellerine) bakacak ve kâfir diyecek ki: "Ah! (Bugün) Keşke ben toprak olsaydım (da hesaba çekilip bu azaba uğramasaydım)!"
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
قَرِيب
İsim
ق ر ب
Karîb (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye ve herkese kendisinden daha yakın olan demektir), yakın
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
مَرْء
İsim
م ر ا
Kişi (erkek şahıs)
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَدَّمَ
Fiil-II
ق د م
Takdim etti, hazırlık yaptı, sundu
يَد
İsim
ي د ي
El
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
كَافِر
İsim
ك ف ر
İnkâr eden, kâfir
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
لَيْت
Zamir
لَيْت
Keşke
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
تُرَاب
İsim
ت ر ب
Toprak