close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nebe Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kellâ seya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hayır, bilirler yakında.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hayır; yakında (daha dünyada iken Allah’ın kahrını ve intikamını bizzat yaşayıp) bileceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Elbette zamanı geldiğinde onu anlayacaklar
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların dertleri büyük haberlerle ilgili değil. Çok yakında, Muhammed'in ve Kur'anın insanları başarıdan başarıya nasıl koşturduklarını öğrenecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hayır. Yakında bilecekler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır; pek yakında bileceklerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hayır, (ihtilâfa lüzum yok, iş dedikleri gibi değil). İleride (kıyamet günü, inkârlarının akıbetini) bilecekler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hayır! Onlar yakında bilecekler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
4,5. Hayır! İleride anlayacaklardır. Yine hayır! İleride anlayacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Öyle değil, yakında onlar bilecekler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hayır! Boşuna sorup durmasınlar! Yakında bilecekler.
Cemil Said
swap_vert close
4,5. O büyük haberi öğrenecekler, sonra yine öğreneceklerdir.[1]
[1] Evvelce kayd idildiği gibi bu tarz ifâde arabcaya mahsûsdur.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hayır, ileride bilecekler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hayır! İleride görecekler!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hayır! Anlayacaklar!
Edip Yüksel
swap_vert close
Hayır, öğreneceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hayır, ilerde bilecekler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hayır ileride bilecekler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hayır! (Kibir ve inatları yüzünden inkâr ve şüphe ettikleri bu hak haberin, gerçek olduğunu) ileride (çok iyi) bilecekler!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hayır, yakında bilecekler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hayır (ihtilâfa ve soruşdurmıya hacet yok), ileride (onu) bilecekler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hayır! Yakında bilecekler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
4,5. Hayır, (onların düşünüp söyledikleri gibi değil), ileride (inkâr ettikleri bu haberin gerçek olduğunu) bilecekler! Yine hayır (düşünüp söyledikleri gibi değil), ileride (ahirette dirilmenin gerçek olduğunu) bilecekler! *
(*) Sümme, âtıf harfidir ve sonra demektir. İki olay arasında zaman aralığına delâlet eder. Bu zaman dilimi, sûre bağlamında ömrün sonu olarak anlaşılmaktadır. İlki hayatta vahiyle duyup öğrenme, ikincisi öldükten sonra görerek ve yaşayarak öğrenmeye âtıf olabilir. Bilgiyi ilmelyakine dönüştürmek için bundan sonraki âyetlerde kâinat kitabından örnekler sunulacaktır. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak öğrenecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çekişip durmasınlar, yakında öğreneceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yok yok, ihtilâfa düşmesinler, yakında sözlerinin bâtıl olduğunu bilecekler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hakikat şu ki [kellâ] yakında bilecekler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hayır, yakında bileceklerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hayır; kibir ve inatları yüzünden inkâr ettikleri bu haberin gerçek olduğunu, yakında anlayacaklar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hayır! Yakında bileceklerdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hiç sormasınlar. Çünkü yakında görecekler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hayır! İleride sordukları haber hakkında tüm gerçekleri bilecekler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hayır! İleride (gerçeği) bilecekler!
Mehmet Türk
swap_vert close
Hayır! O, (onların dedikleri gibi değil!) Bunu yakında bilecekler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Elbette, zamanı geldiğinde [onu] anlayacaklar!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çok yakında bu gerçeği öğrenecekler. 6/26.28, 39/71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Evet: Bir gün (gerçeği) öğrenecekler;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hayır!.. (Onda asla kuşku yoktur, onun gerçek olduğunu onlar da) İlerde anlayacaklardır,
Osman Fırat
swap_vert close
Hayır, ileride bilecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hayır. Yakında bileceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hayır! (İhtilafa ne hacet, ) yakında anlayacaklar!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayır (dedikleri gibi değil), yakında bilecekler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
4,5. Onlar bunı öldükleri zamân ve sonra yevm-i kıyâmetde bileceklerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yok; yakında öğreneceklerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hayır, yakında öğrenecekler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Heyhat! Öğrenecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hayır, sandıkları gibi değil! Yakında bilecekler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
degül eyle ya'nį anlar eyittüginleyin tįz bileler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ gibi degül, anlar bileceklerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr, onlar (qiyamətin haqq olduğunu) mütləq biləcəklər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nay, but they will come to know!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily, they shall soon (come to) know!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَلَّا
hayır
سَيَعْلَمُونَۙ
yakında bilecekler
Hayır! (Şüphesiz) Onlar yakında bilecekler!
كَلَّا
Ünlem
كَلَّا
Hayır
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi