close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nebe Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżî hum fîhi muḣtelifûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öylesine haber ki onlar, bu hususta aykırılığa düşmüşlerdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Halbu)ki kendileri bu konuda (ahiret hakkında) anlaşmazlık (ihtilaf) içindedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Üzerinde hiç bir şekilde anlaşamadıkları.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Üstelik hakkında kasıtlı çelişkili sözler sarf etmeye devam ettikleri önemli haberleri niye hâlâ soruyorlar?
Ahmet Varol
swap_vert close
Ki onlar onun hakkında ayrılık içindedirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ki kendileri hakkında anlaşmazlık içindedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
2,3. O hakkında ayrılığa düşmekte oldukları büyük haberden (öldükten sonra dirilmekten) mi? (Hem bununla alay mı ediyorlar?)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Öyle bir hadise ki onlar, onda hep ihtilaftalar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
2,3. Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi mi?
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar ayrışıyorlar birbiriyle orada
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Üzerinde (hiçbir şekilde) anlaşamadıkları
Cemil Said
swap_vert close
1-3. Hakkında ihtilâf itdikleri büyük haber (kıyâmet) içün senden suâl sorıyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
2,3. Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
2,3. Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
2-3. Hakkında ayrılığa düştükleri büyük haberi mi?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
2, 3. (İnanıp inanmamakta) ayrılığa düştükleri büyük haberi mi?
Edip Yüksel
swap_vert close
Ki onlar onda anlaşmazlık halindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ki onlar onda ayrılığa düşmektedirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ki onlar onda ıhtilâfa düşüyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
2-3. Hakkında, kendi aralarında bile anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberden (yeniden diriltilmeyi) mi soruyorlar?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, onun hakkında anlaşmazlık içindeler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
2,3. Hakkında ihtilâf edici oldukları o büyük haberi (mi)?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ki, onlar (o müşrikler) onda ihtilâfa düşen kimselerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
1,2, 3. Hakkında, kendi aralarında bile anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberden (öldükten sonra dirilmekten ve kıyametten) mi soruyorlar? *
(*) Nebe’ “önemli haber” demektir. Burada ise “öldükten sonra dirilmek ve kıyamet haberi” anlamında kullanılmıştır. Kıyamet koptuğunda evrendeki mevcut kozmik düzenin bozulması, Allah’tan başka var olan her şeyin yok olması, öldükten sonra yeniden dirilme, hesaba çekilme vb. önemli olaylar meydana geleceği için onunla ilgili habere “büyük haber” denilmiştir. Ayrıca “Haberden maksat kıyamet olayları değil onu bildiren Kur’an’dır veya Hz. Muhammed’in peygamberliğidir” diyenler de vardır (Ateş,X,286; krş.Sâd 38/67).Tefsirlerde anlatıldığına göre Hz. Peygamber müşriklere Allah’ın birliğinden ve öldükten sonra dirilmenin gerçekleşeceğinden bahsedip de onlara Kur’an âyetlerini okuyunca “Muhammed ne getirdi, Neler anlatıyor?”diye birbirlerine sormaya başlamışlar, bunun üzerine açıklanan âyetler inmiştir (Şevkânî,V,419-)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar o büyük haber hakkında farklı görüş (ihtilaf) içindeler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Üzerinde çekişip durdukları olayı mı?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
2, 3. İhtilâfa düştükleri büyük bir haber soruyorlar [²]
[2] Kıyamete, Kur'an'ı mübine ve peygambere ait haberler soruyorlar, kıyametteki ihtilâfları şöyleydi: Başka bir hayat yoktur, onda şüphemiz vardır, âhirette putlarımız şefaatçidir. Kur'an hakkında «— Şiirdir, sihirdir, falcılıktır, efsanedir* derlerdi. Peygamberimiz hakkında ise «— Sâhirdir, şairdir, mecnundur, peygamber midir, değil midir bilmiyoruz» derlerdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O üzerinde ayrılığa düştükleri?
Kadri Çelik
swap_vert close
Hakkında anlaşmazlık içinde oldukları (haberi).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yani, kimileri belli belirsiz inanarak, kimileri inkâr ederek, kimileri de tereddüde düşerek üzerinde anlaşmazlığa düştükleri o yeniden diriliş olayını mı?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar, onun hakkında ihtilaf etmektedirler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
2,3. İçinden çıkamadıkları // büyük olayı tabiki.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar sordukları şey üzerinde anlaşmazlığa düşmüşlerdir. Sormalarındaki kasıt seni de şaşırtıp üste çıkacaklar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
2,3. Anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberi.
Mehmet Türk
swap_vert close
1,2,3. (Şu müşrikler,) hakkında kendi aralarında bile anlaşamadıkları o büyük haberden¹ birbirlerine neyi² sorup duruyorlar?
1 Bu haber; Peygamber gönderilmesi, Kur’an, kıyamet ve âhiret haberidir ki herkesin iman ve amelinden sorulacağı Ahiret günü, diriliş günüdür. İmana gelmeyenler Peygamberin Risalet’inden birbirlerine ve diğerlerine: “Bu haber ne? O Allah tarafından tevhide ve Ahiret gününe imana davet için gönderilmiş Rasul mü? Hele o Kıyamet haberi nedir? Ölüler dirilecek, herkes amelinden sual olunacakmış, öyle mi? diyorlar. Kimi öyle diyor, kimi böyle şey mi olur? diyor. Kimi de acaba diye tereddüt ediyordu, ki burada bunlar anlatılıyor: (Elmalılı)2 (عَمَّ)’nin aslı (عَنْ + مَا)’dır ve: “Ne şeyden? Hangi şeyden?” demektir ve: “Hangi büyük meseleden” anlamına gelir. “Ne için? Neden dolayı?” anlamlarına da gelebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
üzerinde [hiçbir şekilde] anlaşamadıkları. ¹
1 İnsanı bütün öteki sorunlarından çok daha fazla meşgul eden sorun -ölümden sonra bir hayatın olup olmadığı sorunu- çağlar boyunca değişik biçimlerde cevaplandırılmıştır. Bu cevapların sayısız değişik biçimlerini anlatmak elbette imkansızdır; yine de birkaç temel düşünce çizgisi açıkça teşhis edilebilir ve bunların zikredilmesi, Kur’an’ın bu soruna yaklaşımı hakkında daha iyi bir anlayışa ulaşmamızı sağlayabilir: Bazı insanlar -muhtemelen belli bir azınlık- bedenî ölümün, kesin, nihaî ve geri dönülemez bir yok oluşa götürdüğü ve bu nedenle öteki dünya hakkındaki bütün konuşmaların bir kuruntunun ürünü olmaktan ileriye gitmediği görüşündedirler. Diğer bazılarına göre, kişinin ölümünden sonra beşerî “hayat-cevheri” kendisinden çıktığı kabul edilen ve “evrensel/küllî ruh” (universal soul) olarak algılanan kaynağa geri döner ve onunla tamamen bütünleşir. Bazıları da, bireysel ruhun, ölüm anında insan veya hayvan, başka bir canlıya geçtiğine ama bireysel bilincin devamlılığının kesildiğine inanır. Diğer bazısı da, ölümden sonra bütün bir insan “kişiliği”nin değil de, yalnız “ruh”un yani, bedenden bağımsız bir şekilde -ve büsbütün ruhsal olarak- yaşamaya devam ettiğine inanır. Son olarak bazısı da, bireysel kişiliğin ve bilincin azalmayan bir şekilde yaşamaya devam ettiğine inanır ve ölüm ile yeniden dirilmeyi, hangi şekilde olursa olsun, bütün bir insan kişiliğini pozitif olarak yeniden yaratma eyleminin ikiz aşamaları olarak görür: işte Kur’an’ın öteki hayat hakkındaki görüşü budur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Oysa ki onlar bu (Kuran) hakkında farklı görüşlere sahipler. 2/85, 10/37.43,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ki onlar o (haber) hakkında ihtilaf ediyorlar.[⁵⁵¹⁵]
[5515] Mekkelilerin yeniden diriliş konusunda kafalarının da, sözlerinin de karışık olduğunu beyan eder. Mekkeli bir azınlık ilkel bir materyalizmi (Dehrilik) savunurken, bir başka azınlık da kaynağı karanlık bir batıniliği savunur. Kelbî ve İbn Habib’in “zındık” olduklarını belirtip bir bir saydığı bu kodamanlar başta İran kökenli Mazdekizm ve Maniheizm olmak üzere kadim batıniliğin (gnostisizm) her türünden etkilenmişlerdi. İbn Abbas’a göre bu kişiler zındıklığı, düalist gnostisizmin merkezlerinden biri olan Hîre’nin Nasrânilerinden öğrenmişlerdir (Mesâlib, Beyrut, 1419, s. 68; el-Muhabbar, Beyrut, ty., s. 161). Âhireti kökten inkâr eden dehrî azınlıktı (45:24 ve 53:27). Fakat geniş yığınların bilinç altında Hz. İbrahim’den kalma belli belirsiz bir âhiret düşüncesi vardı. Casiye 32. âyet (ayrıca 41:50 ve 18:36) bunu ifade ediyordu. Zaten bu, şefaat beklentilerinden de anlaşılabilecek bir durumdu (Bkz: 10:18)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
1,2,3. (Müşrikler birbirlerine) Hangi şeyi sorup duruyorlar? (Müminlerle) ayrılığa düştükleri o büyük haberi (kıyâmet i) mi?
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar ki onda (O büyük haber konusunda) ayrılığa düşmüşlerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O haber ki, onlar onda ihtilafa düşmüşlerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
2, 3. Hakkında ihtilafa düştükleri o mühim haberi mi?
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ki onlar onda ayrılığa düşmektedirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
1,2,3. Ehl-i Mekke, mü'minlerle ihtilâf iyledikleri büyük haberden (kıyâmet ve ba'sden) birbirine suâl iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Üzerinde anlaşamadıkları şeyi mi?
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar ki, hakkında ihtilaf ediyorlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani anlaşmazlığa düştükleri o haberi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ki onda tartışma içindedirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
2-3. ħaberden ya'nį ķıyāmet yā ķur’ān ulu ol kim anlar anuñ içinde dartışıcılardur?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol ḫaber ki anlar anda muḫteliflerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Elə bir xəbər ki, onun barəsində ixtilafdadırlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Concerning which they are in disagreement.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
About which they cannot agree.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ي
o ki
هُمْ
onlar
ف۪يهِ
onda
مُخْتَلِفُونَۜ
ihtilafa düşüyorlar
(2-3) İhtilafa düştükleri büyük haber (olan kıyameti m)i?
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مُخْتَلِف
Etken fiil-VIII
خ ل ف
Muhtelif, ihtilaf eden, çeşit çeşit, türlü