close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nebe Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâbiśîne fîhâ ahkâbâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yıllar boyunca kalırlar orada.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Orada (devirler boyu) süresiz kalıp (azap göreceklerdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar orada çağlar boyu kalacaklar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Cehennem'de çağlar boyu kalacaklar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonu gelmeyecek çağlar boyunca orada kalacaklardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bütün zamanlar boyunca içinde kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nice devirler boyunca içinde kalacaklar...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar orada uzun seneler beklerler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Azgınlar, çağlar boyu orada kalırlar.
Besim Atalay
swap_vert close
22,23. Azgınlara duraktır, orda uzun kalırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Orada uzun zaman/asırlarca kalacaklar.
Cemil Said
swap_vert close
22,23. Kâfirler oraya düşerler ve ilelebed orada kalırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
21,22,23. Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
23-26. Orada (yaptıklarına) uygun bir karşılık olarak kaynar su ve yanan vücut akıntısı dışında bir serinletici, bir içecek tatmaksızın yıllar ve yıllar boyu kalırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
23, 24, 25, 26. (Azgınlar) orada çağlar boyu kalırlar, orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar, ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak kaynar su ve irin tadarlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Orada çağlar boyu kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Orada çağlarca kalacaklardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Devirlerce içine kalacaklar
Emrah Demiryent
swap_vert close
21-22-23. Şüphesiz (o gün) cehennem, (kâfirleri) beklemektedir, azgınlar (kâfirler) için ebedî olarak kalacakları, son varış yeri (cehennem) dir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Orada “ahkaben”¹ kalacaklardır.
1- Bu ayete; çevirilerde, “Orada uzun süre, yıllarca veya çağlarca kalacaklar.” şeklinde anlam verilmektedir. Ayetin doğru çevirisi: “Orada azap, sıkıntı ve yoksunluk içinde kalacaklardır.” olmalıdır. “Ahkaben,” “hukubu” sözcüğünün çoğulu olup, sözcük anlamı olarak “uzun süre, seksen yıl” demek olsa da sözcük, kök anlamı (hakibe) itibariyle: “İdrar tutulmasından dolayı azap ve sıkıntı içinde olmak, yağmur vs. yağmamak.” anlamına gelmektedir. Bu ayette de bir zamandan değil, durumdan söz edilmektedir. Kalınacak yerin sıkıntı verici, darlık ve yoksunluk yeri olduğu ifade edilmektedir. Zaten ayetin devamı da bunu pekiştirmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonsuz devirler boyunca içinde kalacaklar,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) orada sonsuz devirler boyu kalıcıdırlar!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Orada (azgınlar; zalimler ve suçlular) yıllarca kalacaklar. (*)
(*) Onun içinde (cehennem de) kalabilecekleri kadar, gerektiği kadar, olabildiğince kalacaklardır. Yani kişinin cehennemde kalma süresi günahının çokluğuna ve büyüklüğüne bağlıdır. Az günahı olanlar az kalacaklar. Çok günahı olanlar çok kalacaklardır. Hud 107. ayetin meali ise şöyledir. Hud -11-/107: Onlar (dünyada yaptıkları kötülüklerden ötürü mutsuz olanlar), gökler ve yer (o günün evreni) devam ettikçe orada kalırlar. Ancak (ateşe girenlerden muvahhid olsun inkârcı olsun) Rabbinin (oradan onları çıkarmayı veya cehennem azabına son vermeyi) dilediği (zaman) hariç.’’ Yani Kur’an’da geçen ‘’halidin’’ebedi veya sonsuz anlamında değildir, sadece kalmak anlamındadır. Detaylı bilgi için Hud-107. ayetin açıklamasına bakılabilir. Ayrıca ayette geçen (احقاب) ‘’ahkab’’ yıllar demektir. Arapçada çağ veya yüz yıl ifadesinin karşılığı, ‘’dehr ve karn’’dır, (احفاب) ’’ahkab’’ ise, (سنين)’’sinin’’yıllar’’demektir. Aşağıya alınan lügat ve tefsir metinlerine de bkz: Ayrıca bunların cehennemde ne kadar kalacaklarını anlatan bu vb. ifadeler cennet için kullanılmamıştır. İşte bunların cehennemde sürekli değl de yıllarca kalacağının söylenmesinden de anlaşılıyor ki yüce Allah’ın sınırsız merhametinin gereği cehennem ve onun azabı inkârcılara bile ilelebet sürekli olmayacaktır. (الله اعلم) Demek ki cennet ebedidir, cehennem ise/azap/ sonludur. (الله اعلم)’’Ama en doğrusunu yüce Allah bilir’’ المعجم: الرائد) حِقْبَةٌ ( ج ) حِقَبٌ و حُقُوبٌ : سنة (معنى حقب في قاموس عربي تركي ) ) حقبة : سنة حقب -. ( لابثين فيها أحقابا ) أي : ماكثين فيها أحقابا وهي جمع" " وقوله : ( لابثين فيها أحقابا ) أي : ماكثين فيها أحقابا ، وهو : المدة من الزمان (مفسير ابن كثير) ،  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O cehennemde sürekli kalıcıdırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Orada yerleşip sonsuz kalacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Orada nice nice vakitler kalacaklar,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Orada uzun bir zaman boyu⁴ [ahkâben] kalırlar.
4 Ne kadar uzun olursa olsun “ahkâb” kelimesi sınırlı bir zamanı ifade eder.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Orada yıllar boyu kalacaklardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hem de, sonsuz çağlar boyu orada kalmak üzere.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Orada devirler boyunca kalacaklardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Orada asırlarca tıkılıp kalacaklar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Suçlular cehennemde çağlar boyu kalacaklardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
21,22,23. (O gün) cehennem, (dünyada) azgınlık yapanlar için gerçekten bir gözetleme¹ ve ebedî olarak kalacakları, son varış yeridir.
1 Mirsad: Rasad’dan ism-i âlet veya mübalağa sıygası vezninde olmakla beraber daha ziyade ism-i mekân olarak kullanılan bir kelimedir. Mirsad, dürbün gibi rasat aletinden ziyade “rasat yeri, tarassut mahalli” manasına kullanılır ki avcının av gözlediği yer gibi “gözetme yeri, tarassut noktası” demektir. Mirsad, Cehennemde zebanîlerin azap hakk olmuş azgınları yakalamak için gözetip durdukları bir gözetleme yeridir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar orada uzun süre ¹² kalacaklar.
12 Yani, ebediyyen değil; çünkü hukb veya hikbe terimi (ki ahkâb bunların çoğuludur), “belli bir zaman devresi”ni yahut “uzun bir zaman”ı gösterir (Cevherî) -bazı otoritelere göre “seksen yıl”, bazılarına göre de “bir yıl” yahut sadece “yıllar” (Esâs, Kâmûs, Lisânu’l-‘Arab, vb.). Ancak bu terim nasıl tanımlanırsa tanımlansın, sınırlı bir zaman süresini gösterir, ebedîliği değil. Ve bu, Kur’an’da “cehennem” olarak tanımlanan azabın ebedî olmadığı şeklindeki birçok vurgulama ile (bkz. 6:128’in son paragrafı ile ilgili not 114) ve Hz. Peygamber’in birçok sahih Hadisi ile (mesela bunlardan biri 40:12 ile ilgili not 10’da nakledilmiştir) uyum halindedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Orada çağlar boyu kalacaklar. 11/106-107, 14/17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
onlar orada uzun zamanlar boyu kalacaklar.[⁵⁵³⁰]
[5530] Ahkâb, “uzun zaman” demektir. Bir hadise göre 80, İbn Abbas’a göre 300 yıldır. 40 veya 30 bin yıl diyenler de olmuştur. Hasan Basrî “süresi belirsiz” der. Bu âyetten yola çıkarak Cehennem’in sonlu mu sonsuz mu olduğu tartışılmıştır. Sonlu olduğunu savunan her mezhepten farklı âlimler başta bu âyet olmak üzere En’âm 128 ve Hûd 106-108. âyetlerini ve Allah’ın rahmetinin gazabını geçtiği ilkesini delil getirmişlerdir (Konuyla ilgili ayrıntılı bir açıklama için bkz: 2:35, not 33). Ebu Said el-Hudrî’den gelen bir hadis şöyledir: “Hesap Günü cennetlikler cennete, diğerleri de cehenneme gider. Allah şöyle der: ‘Kalbinde hardal tanesi kadar iman olanı oradan çıkarın!’ Cehennem ehli oradan çıkarılıp hayat ırmağına atılacak. Ve sonra bir çayın kenarında yeşeren otlar gibi filizlenecekler. Sen onun nasıl çimlenip filizlendiğini görmez misin?” (Buhârî; Müslim; Nesâi; İbn Hanbel).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonsuza dek -devirler boyunca- orada kalacaklardır,
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar orada uzun süre kalacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onun içinde devirlerce kalıcılardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Devirler boyunca orada kalacaklardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Orada çağlar boyu kalacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar orada ahkâblarla [¹] kalırlar.
[1] Ahkâb: Yetmişbin senelik bir müddet. 'Asrın yüz sene oldığı gibi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Orada çağlar boyu kalacaklar,
Şaban Piriş
swap_vert close
Orada çağlar boyu kalacaklardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Orada çağlar boyunca kalırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Devirlerce kalacaklardır içinde.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
dölenicilerken anuñ içinde rūzigārlar ya'nį hemįşe
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳalurlar anuñ içinde uzun ḫadsüz yıllar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar orada sonsuz müddət qalacaqlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They will abide therein for ages.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They will dwell therein for ages.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَابِث۪ينَ
kalıcıdırlar
ف۪يهَٓا
orada
اَحْقَاباًۚ
çağlar boyu
(Onlar) Orada çağlar boyu kalırlar.
لَابِث۪ين
Etken fiil
ل ب ث
Kalıcılar
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَحْقَاب
Zaman zarfı
ح ق ب
Çağlar boyu