close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nâziât Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Rafe’a semkehâ fesevvâhâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Tavanını yücelti, düzüp koştu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Göklerin) Boyunu (tavanını) yükseltmiş, ona belli bir düzen verip (Güneş Sistemini ayarlamıştır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gök kubbeyi yükseltmiş ve ona gerektiği gibi biçim vermiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Göğün yüksekliğini, yoğunluğunu, dengesini ayarladı, onu yaratılış amacına uygun hale getirdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onun yüksekliğini (boyunu) yükseltti ve onu düzene koydu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Boyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Tavanını yükseltti de, onu düzgün bir nizama koydu.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Damını yükseltmiştir. Ona güzel bir düzen vermiştir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
27,28,29. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
Besim Atalay
swap_vert close
Göğü Allah yaratıp, onu nice yüceltti, imdi onu düzeltti
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Allah gökyüzünü) yükseltti/genişletti ve onu (mükemmel yasalarıyla) düzene koydu.
Cemil Said
swap_vert close
Semâları Allâh yaratdı, sakfını yükseltdi, tesviye itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
27,28. Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onu yükseltmiş ve ona düzen ve âhenk vermiştir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onu yükseltip kusursuz biçimde düzenledi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
27, 28, 29. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu alabildiğine yükseltti ve düzenledi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Boyuna irtifa' verdi. Nizamına koydu
Emrah Demiryent
swap_vert close
27-28. (Ey müşrikler!) Sizi yaratmak mı daha büyük bir şeydir, yoksa göğü yaratmak mı? Ki o göğü (kudretiyle direksiz bir şekilde) yükseltti (kendisinde bir çatlaklık olmaksızın) düzgün bir şekilde yarattı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onu yükseltti ve düzene koydu.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onun boyunu O yükseltdi. Derken ona bir nizaam verdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onun boyunu yükseltip, böylece onu düzenledi!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onun boyutlarını (sema ve içinde bulunan bütün gök cisimlerinin aralarındaki sınır ve mesafeyi bir ölçüyle aşama aşama) yükseltip kusursuz işleyen bir sisteme bağlamıştır. *
(*) Burada Galaksimizin oluşmasına ve belli bir düzeye getirilmesine vurgu yapılmıştır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gökyüzünün tavanını yükseltti ve onu düzgün bir hale getirdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah göğü yükseklere kaldırdı, onu düzenledi,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah onu bina etti. Onun yukarı tarafını kaldırdı. Onu dürüst yaptı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kubbesini yükseltti ve her şeyi düzenledi⁶.
6 Krş. Ra’d, 13/2  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onun tavanını yükseltti, ona belli bir düzen verdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve evreni genişleterek ona muazzam bir genişlik ve yükseklik kazandırdı, sonra onu mükemmel bir sistem hâlinde düzene koydu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Tavanını yükseltti / kaldırdı; derken onu düzenledi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
28,29. Allah göğün tavanını yükseltip dengelemiş, gecesini karartırken gündüzünü ağartmıştır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gökyüzünü yükseltmiş ve ona düzen vererek ahenk içinde yaratmıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Göğün) cisimlerini yükseltmiş ve onları düzene kavuşturmuştur.
Mehmet Türk
swap_vert close
Çünkü O, onu enine boyuna yükseltip bir düzene koydu.
Muhammed Esed
swap_vert close
O, gök-kubbeyi yükseltmiş ve ona gerektiği gibi biçim vermiştir; ¹³
13 Bkz. sevvâ fiilinin Kur’an’ın nüzul kronolojisinde yukarıdaki anlamda ilk defa kullanıldığı yer olan 87:2.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah onu (içinde gök cisimleri) yüzecek şekilde yükseltti ve ona mükemmel bir şekil ve düzen verdi. 13/2, 14/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
onu (içinde gök cisimleri) yüzecek şekilde yükseltti[⁵⁵⁵⁸] ve dengeli bir iç düzene kavuşturdu;
[5558] Semkin “balık” anlamındaki semekin mastarı oluşuna dayanarak.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
28,29. Tavanını yükseltti, ona bir düzen verdi, gecesini karalttı, gündüzünü ağarttı.
Osman Fırat
swap_vert close
O, gökkubbeyi yükseltmiş ve ona gerektiği gibi biçim vermiştir;
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onun yükseklik miktarı yükseltti, sonra onu tesviye kıldı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah onu direksiz yükseltti ve kusursuz işleyen bir sisteme bağladı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kalınlığını (tavanını) yükseltti, onu düzenledi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O semâyı yükseldüb 'ayıb ve kusursuz yapdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Tavanını yükseltti ve onu düzenledi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yükseklere kaldırdı ve düzenledi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Boyunu yükseltti, düzene koydu.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onun boyunu yükseltti; ardından ona ahenk ve düzen verdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yüceltdi örtüsini. pes rast eyledi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳalıñlıġın yüceltdi ve anı düzdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Qübbəsini ucaltdı, düzəldib nizama saldı;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He raised the height thereof and ordered it;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
On high hath He raised its canopy, and He hath given it order and perfection.(5935)
5935 Cf. 2:29. The mystery of the heavens with their countless stars and the planets obeying the laws of motion, and the sun and moon influencing the temperature and climates of the earth from thousands or millions of miles, illustrate the order and perfection which Allah has given to His Creation. Can man then remain exempt from his responsibility for his deeds, endowed as he is with a will, or deny the Day of Sorting Out, which is the Day of Judgement?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
رَفَعَ
yük- seltti
سَمْكَهَا
boyunu
فَسَوّٰيهَاۙ
sonra onu düzenledi
Onun boyunu (aklınızın alamayacağı kadar) yükseltti ve ona belli bir düzen verdi.
رَفَعَ
Fiil-I
ر ف ع
Kaldırdı, yükseltti, yüceltti
سَمْك
İsim
س م ك
Boy, yükseklik
سَوّٰى
Fiil-II
س و ي
Düzenledi, düzene koydu, dümdüz etti