close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 105. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnemâ yefterî-lkeżibe-lleżîne lâ yu/minûne bi-âyâti(A)llâh(i)(s) veulâ-ike humu-lkâżibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın ayetlerine inanmayanlar, yalan söylerler, iftirada bulunurlar, onlardır yalancıların ta kendileri.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Dini yozlaştırmak ve elçileri zora sokmak üzere) Yalanı (ve asılsız ithamları), ancak Allah’ın ayetlerine (ve hesap gününe) inanmayanlar uydurup iftira atmaktadırlar. İşte asıl yalancı (bozguncu ve fesatçı) olanlar bunlardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'ın ayetlerine inanmayanlar yalan söylerler, iftira ederler; işte asıl onlardır yalancılar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın âyetlerine inanmayacak olanlar ancak yalan uydurur. Onlar, işte onlar yalancıların ta kendileridir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yalanı ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydururlar. İşte onlar yalancıların bizzat kendileridir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yalanı, yalnızca Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte yalancıların asıl kendileri onlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yalanı, ancak Allah'ın âyetlerine inanmıyanlar uydurur. İşte bunlar, asıl yalancı olanlardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın ayet ve mucizelerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur. Onlar yalancıların ta kendileridir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın âyetlerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur. İşte onlar yalancıların ta kendileridir.
Besim Atalay
swap_vert close
Yalan yere iftira ederek Allahın âyetlerine inanmış olmayanlar, işte bunlar yalancılar!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yalanı, ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın âyâtına inanmıyanlar iftirâ iderler, ânlar yalancıdırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yalan uyduranlar ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlardır. Yalancılar işte onlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yalanı, ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlar böyle bir yalanı uydurabilirler, asıl yalancılar onların kendileridir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın âyetlerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur. İşte onlar, yalancıların kendileridir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yalan uydurup iftira edenler ALLAH'ın ayetlerine inanmıyanlardır. Onlar gerçek yalancılardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yalanı ancak Allah'ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar yalancıların ta kendileridir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yalanı ancak Allahın âyetlerine inanmıyanlar uydurur iftira ederler, işte onlar kendileridir ki o yalancılardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah hakkında) yalanı, ancak Allah’ın âyetlerine îmân etmeyenler uydurur, işte asıl yalancılar onlardır.
Âyet-i kerîme, Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] efendimize; “Bu Kur’ân Allah’tan vahiy olmayıp, sen Allah adına yalan uyduruyorsun” diyen müşriklerin sözlerine bir cevaptır. Yani âyet-i kerîme; “Ey müşrikler! Allah adına yalanı ancak sizin gibi îmânsızlar söyler.” manasındadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak, Allah'ın ayetlerine inanmayanlar yalan uydururlar. Zaten onlar, yalancıların ta kendileridir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ancak Allahın âyetlerine îman etmeyenlerdir ki (öyle) yalan, iftira düzer (ler). İşte yalancıların ta kendileri de onlardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Allah hakkında) yalanı, ancak Allah'ın âyetlerine îmân etmeyenler iftirâ eder. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yalanı (iftirayı ve düzmece iddiaları), ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.*
(*) Yani, 103. ayette sözü geçen karalayıcı iddiayı. Bu ifade, ilk bakışta her ne kadar Hz. Peygamber’in muhalif çağdaşlarını îma etmekte ise de, geniş kapsamıyla bu îma, Muhammed (s)’e indirilen vahyin gerçekliğine inanmak istemeyen ve onu birtakım marazî ruh hallerinin, fikr-i sâbitlerin ürünü kuruntular ya da bilinçli, kasıtlı uydurmalar toplamı olarak açıklayıp gözden düşürmeye çalışan her çağın inkârcı tipini kapsamaktadır. (M. Esed. Meali 105. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın ayetlerine inanmayan kimseler Allah adına yalan uyduruyorlar. İşte böyleleri yalancıdırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten yalan uyduranlar Allah’ın belgelerine inanmıyanlardır. Yalancı olanlar işte bunlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yalan uyduranlar yalnız Allah/ın âyetlerine inanmayanlardır, yalancılar da onlardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yalanı ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar yalancıların tâ kendileridir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Yalanı, yalnızca Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yalanı, iftirayı ve düzmece iddiaları, ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydurur, işte asıl yalancılar onlardır! Peki, baskı ve işkence altında bulunan bir Müslüman, kendisini bundan kurtarmak için yalan söyleyebilir mi? Böyle bir durumda, Ammar bin Yâsir’in yaptığı gibi dininden döndüğünü söylese, gerçekten kâfir olur mu? İnkârcılar, Ammar ile ana-babasını zorla dinlerinden döndürmek istediler. Onlar buna direnince, önce annesi Sümeyye’yi, ardından babası Yâsir’i şehit ettiler. Fakat işkencelere daha fazla dayanamayan Ammar, onların duymak istediği sözleri söyleyerek ölümden kurtuldu. Bunun üzerine, aşağıdaki ayetler nazil oldu:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Doğrusu, Allah’ın âyetlerine inanmaz kimseler Yalan uyduruyorlar. İşte Yalancılar onlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Asıl iftirayı Allah kelâmına inanmayanlar yapıyorlar. Onların hepsi, yalancının tekidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın ayetlerine inanmayanlar ancak yalan uydurur. İşte onlar yalancıların ta kendileridir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gerçekte sadece yalan uyduranlar Allah’ın ayetlerine inanmayanlardır. İşte onlar yalancıların ta kendileridir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’ın âyetlerine inanmayanlar sadece yalan söylüyorlar. Çünkü onlar, yalancıların¹ ta kendisidirler.
1 Zîrâ kâfirlerin ortaya koyduğu din ve değerlerin tamamı, sadece kendi kafalarından uydurdukları yalanlarıdır. Onlar bu yalanlarını her dönemde başka bir kılıfla insanlara pazarlamaya çalışırlar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yalnızca, Allah’ın ayetlerine inanmayacak olanlar bu yalanı uydurmaktadırlar; ¹³² işte asıl böyleleridir yalan söyleyen!
132 Yani, 103. ayette sözü geçen karalayıcı iddiayı. Bu ifade, ilk bakışta her ne kadar Hz. Peygamber’in muhalif çağdaşlarını îma etmekte ise de, geniş kapsamıyla bu îma, Muhammed (s)’e indirilen vahyin gerçekliğine inanmak istemeyen ve onu birtakım marazî ruh hallerinin, fikr-i sâbitlerin ürünü kuruntular ya da bilinçli, kasıtlı uydurmalar toplamı olarak açıklayıp gözden düşürmeye çalışan her çağın inkarcı tipini kapsamaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zaten böyle bir yalanı ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar yalancıların ta kendileridir. 6/93-116, 7/146, 10/15, 17/45...48, 19/73, 22/72
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zaten yalan uydurup (birilerine) atma[²¹⁹⁶] işini, ancak Allah’ın mesajlarına inanmayanlar yapar: yalanı meslek edinenler onlardır.[²¹⁹⁷]
[2196] İnnemâ yefterî el-kezib; “bir suçu başkasına atmak” anlamına gelen yefteri (iftira) ile “som yalan” anlamına gelen el-kezib lafzını içeren deyimsel bir ifadedir. Çevirimiz ibarenin yan anlamlarıyla birlikte yansıtılmasını amaçlamaktadır. Bu, müşriklerin şirkinin Allah’ın ortakları olduğu yalanını Allah’a isnat etmek gibi bir iftiraya dayandığını, dolayısıyla onların Allah Rasûlü’ne yönelik suçlamaları sırasında, farkında olmadan kendi suçlarını itirafta bulunduklarını îmâ eder. [2197] el-Kâzibûnu “yalanı meslek edinenler” diye çevirmemizin gerekçesi, hem fail kalıbında olması, hem de sözcüğün, ilgi zamiri (ellezîne) yerini tutan bir belirlilik takısıyla kullanılmasıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Müşrikler, Peygambere yalan isnâd ediyorlar, oysa o asla yalan söylemez) Allah'ın ayetlerine inanmayanlar ancak yalan uydururlar ki, işte onlar, yalancıların ta kendileridir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak Allah’ın âyetlerine iman etmeyenler (Allah’a) yalanla iftira ederler. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yalanı ancak Allah'ın âyetlerine imân etmeyenler uydurur. İşte yalancı olanlar onlardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın âyetlerine iman etmeyenlerdir ki uydurdukları yalanı Allah'a mal ederler! İşte yalancıların ta kendileri onlardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yalanı ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur; yalancılar, işte onlardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bu kizb ve iftirâya cür'et idenler Allâh'ın âyetlerine îmân itmeyenlerdir, İşte onlar yalancıdırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’ın âyetlerine inanmayanlar sadece yalan uydururlar. Onlar yalancı kimselerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın ayetlerine iman etmeyenler sadece yalan uydururlar. Onlar gerçekten yalancıdırlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yalan uyduranlar, Allah'ın âyetlerine inanmayanlardır; onlar, yalancıların tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yalanı ancak, Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydururlar. Yalancılık edenler onların ta kendileridir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ yalan baġlar yalan, anlar kim inanmazlar Tañrı āyetlerine; daħı şunlar, anlardur yalancılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ düzmez yalanı illā ol kişiler ki īmān getürmezler Tañrı Ta‘ālā āyet‐lerine. Daḫı anlar yalancılardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yalanı ancaq Allahın ayələrinə inanmayanlar uydururlar. Onlar əsl yalançıdırlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Only they invent falsehood who believe not Allah's revelations, and (only) they are the liars.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is those who believe not in the Signs of Allah, that forge falsehood: it is they who lie!(2144)
2144 It is clearly those who raise the cry of forgery that are guilty of falsehood, as there is not the least basis or even plausibility in their suggestion.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّمَا
ancak
يَفْتَرِي
iftira eder
الْكَذِبَ
yalan (uydurup)
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
لَا يُؤْمِنُونَ
iman etmiyorlar
بِاٰيَاتِ
âyetlerine
اللّٰهِۚ
Allah'ın
وَاُو۬لٰٓئِكَ
ve işte onlar
هُمُ
onlardır
الْكَاذِبُونَ
yalancılar
Ancak Allah'ın âyetlerine iman etmeyenler, (Allah hakkında) yalan uydurup iftira eder. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِفْتَرٰى
Fiil-VIII
ف ر ي
Uydurdu, iftira etti
كَذِب
İsim
ك ذ ب
Yalan, yalanlamak, yalan uydurmak
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
كَاذِب
Etken fiil
ك ذ ب
Yalancı, yalan söyleyen