close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muzzemmil Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vasbir ‘alâ mâ yekûlûne vehcurhum hecran cemîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve sabret dediklerine ve gönlünden onlara aykırı olmakla beraber kötülüklerine karşı vermeyerek bırak onları.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Müşriklerin ve münafıkların) Onların söylediklerine karşı Sen sabret ve uygun bir uzaklaşma tarzıyla (düşünce ve eylem bakımından ciddi ve fark ettirici bir tutumla) onlardan kopup-ayrıl.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve o inkârcıların dediklerine sabredip katlan ve onlardan uygun bir şekilde uzaklaş.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ötekilerin söyledikleri mantıksız, çirkin, incitici sözlere karşı sabrederek mücadeleye devam et. Tamamen irtibatını kesmeden, anlayışlı, hoşgörülü davranarak, onlardan uzak dur. Onlara şimdilik elleme.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzel bir ayrılışla ayrıl.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların demelerine karşı sen sabret ve onlardan güzel bir ayrılma tarzıyla (düşünce ve eylem bakımından köklü bir tutum) ile kopup-ayrıl.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve inkârcıların diyeceklerine, (sana iftira ve yalanlarına) sabırlı ol ve onları güzel bir şekilde terk edip ayrıl.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve o kâfirlerin dediklerine karşı sabret. Güzel bir şekilde onlardan ayrıl.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların dediklerine/diyeceklerine sabret ve onlardan güzelce ayrıl!
Besim Atalay
swap_vert close
Sabreyle onların dediklerine, onlardan ayrıl, iyilikle bırak sen
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onların söyledikleri (çirkin, incitici, aşağılayıcı sözleri)ne karşı sabrederek mücadeleye devam et! İrtibatı tamamen kesmeden, anlayışlı ve hoşgörülü davranarak, onlardan uzak dur!
Cemil Said
swap_vert close
(Kâfirlerin) Akvâline sabır ve tahammül iyle ve ânlardan hüsn-ü sûretle müfârakat it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onların söylediklerine sabret, yanlarından güzellikle ayrıl.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onların söylediklerine katlan ve uygun bir şekilde onlardan uzaklaş.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların (müşriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onların sözlerine karşı sabırlı ol ve onlardan güzellikle ayrıl.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Başkalarının diyeceklerine sabret, güzellikle onlardan ayrıl.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve ağyarın diyeceklerine sabret ve onları bir hecri cemîl ile terket ayrıl
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onların (müşriklerin) söylediklerine (eziyetlerine) sabret ve (şimdilik) onlardan güzellikle uzaklaş.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların söylediklerine sabret. Ve onlardan güzellikle uzak dur.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar ne derlerse katlan. Onlardan sızıltısızca ayrıl.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem (o müşriklerin) söylediklerine sabret ve onları güzel bir ayrılışla terket!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onların söyleyebilecekleri her şeye karşı sabırla diren ve onlar(ın o çirkin tavırların)dan da güzellikle uzak dur (onları affet ve her zaman onlarla barışık ol). (*)
(*) Önceki âyetler, ilâhî mesajı alarak onu kendi mânevî dünyasına yansıtması ve insanlara tebliğ etmesi için Hz. Peygamber’i psikolojik yönden hazırlamaya yönelikti. Bu âyetler ise mânevî hazırlıkla birlikte tebliğin nasıl yapılması ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini öğretmektedir. Bunlar, daima Allah’ı anarak O’ndan yardım istemek, samimi gönül ile ile O’na yönelmek, O’nun gücüne dayanmak ve koruyuculuğuna güvenmek; inkârcıların kendisi hakkında söyledikleri “sihirbaz, kâhin, şair, mecnun” gibi yakışıksız sözlere, iftiralara aldırmamak, bunlara sabırla göğüs germek ve böyle durumlarda bu tür sözleri söyleyenlerle gereksiz ve verimsiz bir tartışma ve çatışma ortamına girmektense onlardan (onlarla tartışmaktan) uzaklaşmaktır (krş. En‘âm 6/68). Mekke döneminin ilk zamanlarında inkârcıların, Resûlullah’a ve yeni müslüman olan az sayıdaki insanlara karşı tutumları daha çok sözlü sataşma şeklindeydi. Âyette Hz. Peygamber’in gittikçe şiddetlenecek olan bu olumsuz davranışlar karşısında takınacağı tavır belirlenmektedir. Buna göre Resûl-i Ekrem’in gerek üstün ahlâkı gerekse tebliğ görevi onun kötülüğe kötülükle karşılık vermesini engelleyecek; dolayısıyla o, –korktuğu, âciz olduğu için değil– görevi gerektirdiği için düşmanlarının haksız sözlerine, sataşmalarına katlanmayı bilecektir. Onun, bu tür saldırganlardan “uygun bir şekilde uzaklaşması”da fiziksel anlamda uzaklaşmaktan çok, onlarla tartışma ve çatışmaya girişmekten, karşılık vermekten kaçınmak şeklinde yorumlanmıştır. Nitekim hicrete kadar Hz. Peygamber’in tutumu da burada belirtildiği şekilde olmuştur. (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnkârcıların sözlerine sabret ve onlardan güzel bir şekilde ayrıl.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların söylediklerine katlan. Onlardan güzellikle ayrıl
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Müşriklerin dediklerine katlan, onlardan münasip bir surette ayrıl.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların dediklerine sabret/göğüs ger³ ve onlardan güzellikle ayrıl.
3 Krş. Hûd, 11/115; Meâric, 70/5  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların söylediklerine karşı sen sabret ve onlardan güzel bir ayrılma tarzıyla kopup ayrıl.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hakikati bile bile reddeden o zâlimlerle kısır tartışmalara girerek vaktini ve enerjini boşa harcama! Onların inkâr, alay ve hakaret dolu sözlerine sabret; terbiyesizce davranışlarına karşılık verme; bir mümine yaraşan onurlu bir tavırla tartışmalara son noktayı koyarak onlardan güzelce uzaklaş ve bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğine devam et! Kurdukları sömürüye dayalı sistemin yıkılacağından, böylece alışageldikleri lüks ve refah dolu yaşantının sona ereceğinden endişe ederek Allah’ın ayetlerini inkâr eden zâlimlere gelince;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onların diyeceklerine karşı sabret! Onlardan güzel bir biçimde ayrıl!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Söylenenlere aldırma. Onlara hoşça veda et.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Buna rağmen inkâr edenler senin söylediklerine karşı kuruntularıyla bir takım şeyler söylüyorlarsa onların söylediklerine katlan! Onlarla tartışmadan güzelce ayrıl! Sakın onların söylediklerine kapılarak kafan karışmasın! Onlara aldanma! Söylediklerine kanma!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O (müşriklerin) söylediklerine karşı sabırlı ol ve onlardan güzellikle uzaklaş!
Mehmet Türk
swap_vert close
O (müşriklerin) söylediklerine sabret ve onların yanlarından güzellikle ayrıl.¹
1 Yani, kalben ve fikren onlardan uzak durup fiillerinde onlara uymamakla beraber kötülüklerine karşılık vermeye kalkışmayıp güzel ahlâk ile onlara muhalefet et. Bazı müfessirler bu âyetin, savaş emriyle nesh olunduğu kanaatinde iseler de bunun daha ziyade davetçilerin Allah’ın iznine tutunmaları olduğunu ve bu gibilere nesih varit olmayacağını söylemişlerdir ki doğru olanı budur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
halkın [senin aleyhinde] söyleyebileceği her şeye sabırla katlan ve onlardan uygun şekilde uzaklaş.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen onların çirkin sözlerine sabret ve onların yanından güzellikle ayrıl. 6/33-34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onların söyleyebilecekleri her şeye karşı sabırla diren[⁵³⁸³] ve güzellikle uzaklaş onlar(ın çirkin tavırların)dan;
[5383] Sabrın nüzûl sürecinde ilk geçtiği yer. Kur’an’da üç edatla birlikte kullanılır ve üç ayrı anlama gelir: Sabera ‘alâ.. “.. karşı göğüs gerdi”, sabera ‘an.. “.. rağmen hakta direndi”, sabera li.. “.. için sebat etti”. Burada birinci anlamda kullanılmıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Onların -müşriklerin- söylediklerine aldırış etme sabret, şimdilik onları kendi hallerine terk et! (Eziyetlerine karşılık verme)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onların söylediklerine sabret, onlardan güzellikle ayrıl.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve diyecekleri şey üzerine sabret ve onları güzelce bir ayrılışla terkeyle.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların söylediklerine karşı sabret, onlardan güzel bir tavırla uzak dur!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onların dediklerine sabret ve güzelce onlardan ayrıl.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Müşriklerin sana ta'n ve istihzâ ile didiklerine sabır it. Onlardan sûret-i hasene ile 'uzlet iderek uzak ol.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların söylediklerine sabret ve yanlarından güzellikle ayrıl.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların söylediklerine sabret ve güzellikle onlardan uzaklaş.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onların söylediklerine sabret! Ve güzelce ayrıl onlardan.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı śabr eyle anuñ üzere kim eydürler daħı kesil anlardan kesilmek eyü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ṣabr eyle anlar eyitgen[e] ve anları [terk] eyle yaḫşı terk eylemek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Onların (Məkkə müşriklərinin) sənə deyəcəklərinə (batil söz və iftiralarına) səbr et. Onlardan gözəl tərzdə ayrıl!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And bear with patience what they utter, and part from them with a fair leave taking.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And have patience with what they say, and leave them with noble (dignity).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاصْبِرْ
ve sabret
عَلٰى مَا
o şeylere ki
يَقُولُونَ
söylüyorlar
وَاهْجُرْهُمْ
ve onlardan hicret et
هَجْراً
bir hicretle
جَم۪يلاً
güzel
(Resulüm! Sen) O (müşrik)lerin söylediklerine sabret ve onlardan güzel bir hicretle (sana yakışır şekilde güzellikle ve vakarla ayrılıp) hicret et!
صَبَرَ
Fiil-I
ص ب ر
Sabretti, sebât etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هَجَرَ
Fiil-I
ه ج ر
Yalnız bıraktı, uzak durdu, saçmaladı, hicret etti
هَجْر
İsim
ه ج ر
Bir hicretle
جَمِيل
Sıfat
ج م ل
Güzel, güzelce