close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mutaffifîn Sûresi 36. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Hel śuvvibe-lkuffâru mâ kânû yef’alûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Cezalandılar mı kafirler, yaptıklarına karşılık?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Nasıl, kâfir olanlar, (şimdi) işlediklerinin (küfür ve kötülüklerinin feci) karşılığını gördüler mi?" (diye sorup sevineceklerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler; yaptıklarının ettiklerinin cezasını buldular mı?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nasıl, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler sergilemeye devam ettikleri davranışlarının cezasını buldular mı?
Ahmet Varol
swap_vert close
"İnkârcılar yapmakta olduklarının karşılığını gördüler mi?"
Ali Bulaç
swap_vert close
Nasıl, kafir olanlar, işlediklerinin 'feci karşılığını gördüler mi?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nasıl, kâfirler ettiklerinin cezasını buldular mı?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Kâfirler, yaptıklarının cezasını çektiler mi?!” diye sorarlar. (Yani; yaptıklarından başkası ile cezalandırılmadılar, diye onları kınıyorlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“İnkâr edenler yaptıklarının karşılığını aldılar mı?” diyecekler.[736]
[736] Mütaffifûn sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 435.  
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfirlerin cezası, işlerine göre verilmedi mi?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“İnkârcılar, yaptıklarının karşılığını tam olarak aldılar değil mi?”
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirler amellerine göre cezâ göreceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
35,36. Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nasıl, kâfirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
35-36. Koltuklarına kurulup, “Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?” diye etrafa bakacaklar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı! (Elbette buldular.)
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkarcılar yaptıklarıyla cezalandılar mı diye.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nasıl, kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Nasıl kâfirler ettiklerinin cezasını buldularmı?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Nasıl!) Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Gerçeği yalanlayan nankörler, yaptıkları şeylerin karşılığını buldular mı?” diye.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Nasıl) o kâfirler işleyegeldiklerinin cezasına çarpıldı (lar) mı?!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kâfirler, yapmakta olduklarıyla cezâlandırıldılar mı? (Evet!)
İhsan Aktaş
swap_vert close
‘’ İnkârcıların (dünyada) yaptıkları şeylerin karşılığını buldular mı?’’(diyecekler.)
(*) Bu kümedeki âyetler dünyada inançlarından dolayı müminlerle alay eden, onları küçümseyen ve yollarının yanlış olduğunu ileri süren inkârcılar hakkında inmiş olup onları kınamakta ve uyarmaktadır. Özellikle 33. âyette Allah tarafından kendilerine müminleri koruyup kollama görevi verilmediğinin belirtilmesi dikkat çekicidir. Buna göre din konusunda insanların sırf kendi kişisel görüşlerine göre başkalarını yargılama yetkileri yoktur; bu konudaki ölçü ve dayanaklar Allah tarafından konulmuş olup dinî konulardaki eleştiri ve uyarılar da bu çerçevede kalmalıdır. 34-36. âyetlerde müminlerle inkârcılar arasında durumun âhirette tersine döneceği, bu sefer müminlerin inkârcıların içine düştükleri duruma gülecekleri ifade edilmekte, kendileri için hazırlanmış olan mutluluk verici âkıbetten dolayı sevinecekleri bildirilmekte ve inkârcılara hak ettikleri cezanın uygulanmasına başlanıp başlanmadığını merak ederek etrafa bakacakları bildirilmektedir. Burada asıl anlatılmak istenen husus, müminlerin, inkârcıların azap görmelerinden zevk alacakları, mutlu olacakları değil; dünyadayken inananlarla alay eden ve onların sıkıntı çekmelerinden zevk alan inkârcıların, âhirette bu tutumlarının bedelini ödeyecekleri, ettiklerini bulacaklarıdır. Dolayısıyla bu âyetler uyarı amacı taşımaktadır. Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 581  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böylece inananlara yapmış oldukları şeyler, inkâr edenlerin yaptıklarının karşılığı olmadı mı?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nasıl, o tanımazlar ettiklerini buldular mı, bulmadılar mı?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirlerin cezası yaptıkları fiillere göre oldu mu? (Evet olmuştur.)
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Hem de) “Kâfirler yaptıklarıyla cezalandırıldılar mı acaba?” (diyerek).
Kadri Çelik
swap_vert close
Nasıl, kâfirler yapmakta olduklarıyla cezalandırılmış oldular mı?
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Nasıl, inkârcılar yaptıklarının cezasını gördüler, değil mi?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kâfirler, yapıyor oldukları şeylere karşılık aldılar mı? (Yapıp ettiklerini buldular mı?)
Mehmet Çakır
swap_vert close
acaba inkarcılar, yaptıklarının cezasını çekiyorlar mı ki diye düşünürler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nasıl? İnkâr edenler dünyada yaptıklarının karşılığını buldular mı? Diye birbirlerine sorarlar!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı! [*]
Buradaki [süvvibe] fiili “karşılık verilmek”, “sevap (!) verilmek”, “azap elbisesi giydirilmek” anlamlarında kafirlere yönelik alaycılık içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Nasıl? Şimdi kâfirler, yaptıklarının karşılığını buldular mı? ¹
1 Son üç âyetin toplu anlamı; “işte bugün de inananlar, tahtları üzerinden, o (kâfirlerin haline) bakıp bakıp, ‘kâfirler, yaptıklarının cezâ-sını buldular mı?’ diyerek gülecekler.” şeklinde de olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Bu hakikat inkarcıları, yapmaya düşkün oldukları şeyler için mi [böyle] cezalandırılıyorlar?”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nasıl! Kâfirler yaptıklarının mükâfatını tam olarak almışlar değil mi? 7/40, 23/99...108, 40/47...50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nasıl? Küfrü hayat tarzı edinenler yapageldiklerinin ‘sevabına’ (!) nail olabilmişler mi bari!?
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Nasıl O kâfirler, yaptıklarının cezasını buldular değil mi?
(Evet ettiklerini buldular, cezalarını çektiler, müminlerin o gün kâfirlere gülmesi, kâfirlerin dünyada onlara gülmelerinin karşılığıdır. Müşrikler bu uyarılardan da ibret almayacaklar mı?)  
Osman Fırat
swap_vert close
(Böylece) kâfirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Nasıl o kâfirler, işler oldukları şey ile cezalanmış oldular mı?
Suat Yıldırım
swap_vert close
35, 36. Koltuklarına kurulurlar“Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı? ” diye bakınırlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kafirler, yaptıklarıyle cezalandılar mı? diye.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Elbette kâfirler işledikleri 'amelleriyle cezâ görirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“O kâfirler[*] ettiklerini gerçekten buldular mı?” diye.
[*] Allah'ı ve ayetlerini görmezlikten gelenler  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Kafirler, yaptıklarının cezasını gördüler mi? diye.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nasıl, buldu mu o kâfirler ettiklerini?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nankör kâfirler, yapmış olduklarıyla ödüllendirildiler mi?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
cezā virinilmedi kāfirler illā anı kim oldılar işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Hīç müzd virildi mi kāfirlere ‘amelleri‐çün?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kafirlər öz əməllərinin cəzasını aldılarmı?! (Əlbəttə, aldılar!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Are not the disbelievers paid for what they used to do?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Will not the Unbelievers have been paid back for what they did?
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
هَلْ ثُوِّبَ
karşılıklarını buldu mu
الْكُفَّارُ
kâfirler
مَا
o şey- lerle ki
كَانُوا
oldular
يَفْعَلُونَ
yapıyorlar
(Bak!) Kâfirler (dünyada) yaptıklarının karşılığını (kıyamet günü) buldular mı (elbette buldular)!
هَلْ
Soru eki
هَلْ
-Mı, -mi, var mı?
ثُوِّبَ
Fiil-II
ث و ب
Karşılıklarını buldu
كَافِر
İsim
ك ف ر
İnkâr eden, kâfir
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti