close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Murselât Sûresi 46. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kulû ve temette’û kalîlen innekum mucrimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yiyin ve geçinin az bir müddet, şüphe yok ki suçlularsınız siz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Şimdilik dünyada) Yiyin ve biraz yararlanıverin. Çünkü siz, suçlu-günahkâr kimselersiniz (ve yakında göreceksiniz)!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey kitabı ve peygamberleri yalan sayıp, inkâr edenler! Yiyiniz, dünyadan faydalanınız, biraz sefa sürün ama siz günahkarlar mutlaka azapla karşılaşacaksınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Yiyin, biraz zevk ü safa sürün. Siz İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen, güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu ve günahkâr kimselersiniz.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Yiyin ve biraz yararlanın; muhakkak ki siz suçlularsınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Sizler de dünyada) Yiyin ve biraz yararlanın. Çünkü siz, suçlu-günahkar kimselersiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey inkârcılar topluluğu!) yeyin, zevk edin dünyada biraz; çünkü günahkâr müşriklersiniz, (ahirette ateşe gireceksiniz).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Onlara:) “Az bir şey yiyin ve yaşayın… Siz gerçekten suçlusunuz.” (denilir.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
46,47. Yiyiniz, azıcık sefa sürünüz; siz suçlusunuz. O gün, kıyametin kopacağını yalanlayanların vay haline!
Besim Atalay
swap_vert close
Bir zaman yiyin, için; evet, günahlısınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey inkârcılar!) Siz (bu cennet nimetlerine karşılık) dünya nimetlerinden yiyin ve bir süre daha sefanızı sürün bakalım. Fakat şunu iyi bilin ki sizler gerçekten suçlu günahkârlarsınız.
Cemil Said
swap_vert close
(Ey Kâfirler) Bir müddet daha dünyâda ekl idiniz mütena’’im olunuz siz mücrimlersiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey inkâr edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Siz de (dünyada) yiyin için, biraz daha faydalanın! Şüphe yok ki suça batmış durumdasınız!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Ey inkârcılar!) Yeyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz! Gerçek şu ki, sizler suçlusunuz!
Edip Yüksel
swap_vert close
Yiyiniz ve geçici olarak eğleniniz; siz suçlularsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yiyin, zevklenin biraz, çünkü siz suçlularsınız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yeyin, zevk edin biraz, çünkü mücrimlersiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey kâfirler! Size gelince... Şu geçici dünyada, kısa bir süre daha) yiyin, için ve sefanızı sürün bakalım. (Fakat şunu iyi bilin ki sonunda ölecek ve tüm yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz,) sizler gerçekten suçlu/kâfir kimselersiniz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yiyin ve yararlanın biraz. Siz suçlularsınız.¹
1- Ey müşrikler ve kâfirler, dünya nimetlerinden yararlanın bakalım!  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Ey kâfirler, dünyâda) yeyin, biraz fâidelenin! Şübhesiz ki siz günahkârlarsınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey kâfirler! Siz de dünyada) az bir müddet yiyin, faydalanın! Çünki siz günahkârlarsınız.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(İşte ey suçlular!) Siz yiyiniz, (dünyada) az bir süre yararlanıp geçininiz. Gerçekten sizler suçlusunuz!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Dünyada) Yiyin, az bir süre yaşayın. Siz gerçekten suçlularsınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biraz yiyin gönenin bakalım. Çünkü sizler günahlılarsınız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
(Ey yalan sayanlar!) Dünyada biraz yeyin, için, zevk ve safa edin. Siz günahkârsınız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey inkârcılar!) Siz (bu dünyada) yiyin ve birazcık da yararlanın bakalım. Hiç şüphe yok ki sizler günâhkar suçlularsınız.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Sizler de dünyada) Yiyin ve biraz da geçimlik alıp yararlanın. Çünkü siz, suçlu günahkâr olanlarsınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse, ey zâlimler; şimdilik dünya nîmetlerinden kısa bir süre yiyipiçerek keyfinize bakın; ama şunu unutmayın ki, sonunda ölecek ve tüm yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz; çünkü siz, suçlusunuz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yiyin, biraz geçinin! Siz suçlusunuz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şimdilik yiyip içip keyfinize bakın ama, suçlusunuz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte biz; azgınlara, gerçekleri yalanlayanlara, yeryüzünde yaşamak için az bir süre verdik. Onlar dünya hayatı çok uzun sanıyorlar. Yaşadıkları hayatın gerisine baksınlar, ne görecekler? Yaşadıkları bir andır. Geldi geçti. Yaşayacakları hayat onlara çok mu geliyor? Andolsun ki gelecekleri de bir andır. Onların ahirette yaşayacağı hayatın yanında dünya hayatının adı bile anılmaz. Onun için şimdilik yeryüzünde yiyin için dedik. Onlar kendilerine verdiğimiz süreyi kullanıyorlar. Sanıyorlar ki yaptıkları her kötülük yanlarına kalacaktır. Bırak onlar öyle sansınlar. Bu güne kadar yalanlarıyla oyalanıp kandıkları gibi, bundan sonrada oyalanıp kendilerini kandırsınlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Suçlulara şöyle denecektir:) “Yiyin, (dünyadan) biraz daha yararlanın! (Bilin ki) siz suçlusunuz.”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey kâfirler! Siz de) yiyin ve (dünyada) biraz safâ sürün bakalım! Çünkü siz, zâten günâhkârlarsınız.¹
1 Bu ifâdeler, öleceği kesin olan hastadan perhizi kaldırmaya benzemektedir. Yani, bu âyette kâfirlere: “Dünyada ne yaparsanız yapın. Dilediğiniz gibi yaşayın. Nasıl olsa dönüp dolaşıp varacağınız yer cehennemdir.” denilmek istenmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[DOYUNCAYA] kadar yiyip için ve biraz sefanızı sürün, siz ey günahkarlar! ¹⁴
14 Lafzen, “siz, günaha batmışlardansınız (mücrimûn)”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bir süre daha nimetlerinden faydalanın sefanızı sürün bakalım. İyi bilin ki siz suçlusunuz! 2/126, 7/50.53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZ de (dünyada) yiyip için ve geçici hazların sefasını sürün (ey yalanlayanlar)! Çünkü siz, günahı hayat tarzı haline getirdiniz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey kâfirler, şimdilik dünyada) Bir süre yeyin eğlenin keyfinize bakın, fakat sizler günahkâr kimselersiniz. (Er geç hak ettiğiniz cezaya çarptırılacaksınız.)
Osman Fırat
swap_vert close
Ey mücrimler! (Dünya’da) yiyin ve birazcık yararlanın!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yeyiniz ve menfaatleniniz biraz, muhakkak ki, siz günahkârlarsınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey kâfirler! Yiyin, azıcık zevkedin bakalım. Gerçek şu ki siz mücrimsiniz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yeyin, azıcık sefa sürün, siz suçlularsınız!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey mücrimler dünyâda yiyin ve için, bir müddet ondan istifâde idin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Ey yalancılar! Biraz daha yiyip için, keyfinize bakın. Sizler suçlusunuz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Yiyin ve azıcık faydalanın, nasılsa siz suçlusunuz!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Şimdilik biraz yiyip nasiplenedurun; çünkü mücrimlersiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yiyin ve birazcık nimetlenin. Suçlularsınız siz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yiñ daħı gönenüñ az bayıķ siz yazuķlularsız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yiñüz ve gönenüñüz bu dünyāda az zamān. Siz kāfirlersiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Siz ey kafirlər!) Yeyin və (dünyada) bir az kef çəkin. Həqiqətən, siz günahkarlarsınız! (Axirətdə qismətiniz Cəhənnəmdir!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Eat and take your ease (on earth) a little. Lo! ye are guilty.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(O ye unjust!) Eat ye and enjoy yourselves (but) a little while,(5886) for that ye are Sinners.
5886 "Eat" is symbolical of having the good things of life in this world. It may be that they are only given for a trial. Because their minds and wishes run to wrong things, the opportunities for wrong are multiplied, as the impetus for good or for evil increases progressively. They are to believe and repent. But if they do not, they are to be pitied, even for the good things of this life, for they will come to an evil End in the Hereafter.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كُلُوا
yiyin
وَتَمَتَّعُوا
ve yararlanın
قَل۪يلاً
biraz
اِنَّكُمْ
şüphesiz siz
مُجْرِمُونَ
mücrimlersiniz
(Ey Allah'ın âyetlerini ve resulünü yalanlayanlar! Siz de dünyada) Az bir müddet yiyin ve yararlanın! Çünkü sizler (nefsinin hevâsına uyan) mücrim (ve suçlu) kimselersiniz.
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
تَمَتَّعَ
Fiil-V
م ت ع
Faydalandı, yaşadı, yararlandı, eğlenedurdu
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُجْرِم
Etken fiil-IV
ج ر م
Mücrim, suçlu