close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mumtehine Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ yenhâkumu(A)llâhu ‘ani-lleżîne lem yukâtilûkum fî-ddîni velem yuḣricûkum min diyârikum en teberrûhum ve tuksitû ileyhim(c) inna(A)llâhe yuhibbu-lmuksitîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah, din hususunda sizinle savaşmayan ve sizi, ülkenizden çıkarmayanlara iyilik etmenizi, onlara karşı insafla, adaletle muamelede bulunmanızı nehyetmez; şüphe yok ki Allah, adaletle muamele edenleri sever.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah, sizinle din konusunda savaşmayan (İslam’ın adaletini hâkim kılmaya ve dininizin hükümlerini yaşamaya engel olmaya çalışmayan)lara, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara (vatanınıza ve bağımsızlığınıza göz dikip, temel insan haklarınızdan mahrum bırakmaya uğraşmayanlara) iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi menetmez (insaflı ve insan haklarına saygılı gayri müslim insanlara hoş ve yumuşak davranmak gerekir). Çünkü Allah, doğru ve dengeli davrananları sevendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İnancınızdan dolayı, size karşı savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan inkârcılara gelince, Allah onlara nezaketle ve adaletle davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, insaf ölçülerine bağlı kalıp, adaletle davrananları sever.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, sizinle din, şeriat uğrunda savaşmayanlara, size düşmanca davranmayanlara, sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onların ekonomik haklarına riayet ederek âdil davranmanızı ilminin-hikmetinin gereği yasaklamaz. Allah ekonomik haklara riayet ederek adâleti yerine getirerek düzen sağlayanları sever.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmamış ve sizi yurtlarınızdan çıkarmamış olanlara iyilik etmekten ve onlara karşı adaletli davranmaktan sakındırmaz. Çünkü Allah adaletli davrananları sever.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah adalet yapanları sever.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, din hususunda sizinle savaşmamış, sizi yurdlarınızdan da çıkarmamış kimselere sadakat göstermenizden, onlara iyilik etmenizden, onlara adalet yapmanızdan sizi yasaklamaz; çünkü Allah adalet yapanları sever.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, din konusunda sizinle savaşmayan, sizi memleketinizden çıkarmayanlara iyilik etmenizi, onlara karşı adaletli davranmanızı yasaklamıyor. Şüphesiz Allah, adaleti davrananları çok sever.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, sizinle din konusunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve adaletli davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, âdil olanları sever.
Besim Atalay
swap_vert close
Din yolunda size karşı çarpışmamış olanlarla, sizi yurdunuzdan çıkarmamış olanlara iyilik etmekten, adalet yapmaktan Allah sizi alıkoymaz; evet, Allah sever adaletli olanları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak Allah, sizi, (dininizden olmayan ve) din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever.
Cemil Said
swap_vert close
Dîn husûsunda sizinle muhârebe itmemiş olanlar ve sizi me’vâlarınızdan çıkarmamış olanlar hakkında ’adl ve meveddet izhâr itmekden Allâh sizi men’ iylemez ’âdilâne hareket idenleri sever.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, din uğrunda sizinle savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara karşı adil davranmanızı yasak kılmaz; doğrusu Allah adil olanları sever.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah, din konusunda sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlarla iyi ilişkiler içinde olmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. Allah adaletli olanları elbette sever.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara âdil davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, adaletli olanları sever.  
 Tefsirlerde, din hususunda savaşmayanların, Hz. Peygamber’le anlaşma yapan ve ona sadakat gösteren Huzâa kabilesi olduğu, çoğunlukla ifade edilmiştir. Bazılarına göre bunlar Mekke’de iman eden fakat hicret etmeyenler veya kadınlar ve çocuklardır. Âyet, Hz. Ebubekir’in kızı Esma’nın Mekke’de kalan müşrik annesinin, kendisini ziyaret için geldiğinde kabul etmemesi üzerine nâzil olmuştur. Ancak âyetin hükmü umumidir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH, din uğrunda sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. ALLAH adaletli davrananları sever.
Bak 47:35.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men etmez. Çünkü Allah adalet yapanları sever.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah sizi din hakkında size kıtal yapmıyan ve sizi yurdlarınızdan çıkarmıyan kimselerden, onlara iyilik etmeniz ve kendilerine adalet yapmanızdan nehyetmez, çünkü Allah adalet yapanları sever
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah, dininizden dolayı sizinle savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara karşı adil davranmanızı yasaklamaz. Şüphesiz ki Allah, adaletli davrananları sever.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah; sizi, din konusunda sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmaktan, onlara karşı hak neyse onu yapmaktan alıkoymaz. Kuşkusuz ki Allah, haktan ve haklıdan yana olanları sever.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sizinle dîn hususunda muhaarebe etmemiş, sizi yurdlarınızdan da çıkarmamış olanlara iyilik, onlara adalet (le muaamele) etmenizden Allah sizi men'etmez. Çünkü Allah adalet yapanları sever.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah, din husûsunda sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten ve onlara karşı âdil davranmaktan sizi yasaklamaz. Şübhesiz ki Allah, adâletli olanları sever.(1)
(1)Hz. Ebû Bekir (ra)’ın kızı Esmâ (ra) şöyle rivâyet eder: “Müşrik olan annem beni görmeye gelmişti. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a: ‘Onu evime kabûl edip ikram ve ihsanda bulunayım mı?’ diye sordum. Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm: ‘Evet annene ikram ve ihsanda bulun!’ buyurdular. Bunun üzerine bu âyet-i kerîme nâzil oldu.” (İbn-i Kesîr, c. 3, 484)“Husûmet ve adâvetin (düşmanlığın) vakti bitti. İki harb-i umûmî (dünya savaşı) adâvetin ne kadar fenâ ve tahrîb edici ve dehşetli zulüm olduğunu gösterdi. İçinde hiçbir fayda olmadığı tezâhür etti. Öyle ise, düşmanlarımızın seyyiâtı (günahları), -tecâvüz olmamak (Müslümanların haklarını çiğnememeleri) şartıyla- adâvetinizi celb etmesin (çekmesin)! Cehennem ve azâb-ı İlâhî kâfîdir onlara!” (Mektûbât, Hutbe-i Şâmiye, 418)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sizinle din (İslam) konusunda savaşmayan (size saldırmayan) ve sizi yurdunuzdan (vatanınızdan) çıkarmaya (bağımsızlığınıza göz dikip, temel insan haklarınızdan mahrum bırakmaya) uğraşmayan (inkârcı)lara (her zaman) iyilik yapmaktan ve (beşerî ilişkilerinizde) adil davranmaktan Allah sizi (asla) men etmez. Şüphesiz Allah (her zaman ve herkese karşı) adil davrananları sever. *
(*) Bu âyet Müslümanlarla Mekke müşriklerinin ilişkilerinin son derece gergin olduğu sırada inmiştir. Buna rağmen iyiliği, insafı ve adaleti emretmesi, oldukça dikkate değer. Ayrıca 8. âyetin tefsiri ile ilgili Taberî’nin belirttiği üzere burada verilmek istenen mesaj belirli olaylarla sınırlı değildir, âyette yer alan olumsuz nitelikler kapsamına girmedikçe hangi dine, hangi inanışa, hangi ideolojiye ve hangi etnik kökene mensup olursa olsun uluslararası toplumun bütün üyeleriyle iyilik ve adalet esasına dayalı ilişkiler kurulabilir, ayrıca bu hükümle ilgili nesih iddialarının da dayanağı yoktur (XXVIII, 65-66).Bu âyetlerde Kur’an’ın, uluslararası ilişkilerde hemen herkesin mâkul ve ikna edici bulacağı bir temel düstur getirdiği görülmektedir. Şöyle ki, aslolan barış halidir ve dostane ilişkilerin sağlıklı yürüyebilmesi için şu iki şarta titizlikle uyulması gerekir: a) İyi niyetli olma ve bunun ilişkilere yansıtılması, b) Bu alanda yapılacak düzenleme ve uygulamalarda, aynı şekilde herhangi bir ihtilâf çıkması durumunda adalet ve hakkaniyetin esas alınması. İstisnaî olan hasmane ilişkiler içine girmenin gerekçesi ise karşı tarafın din özgürlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik savaş ilân etmesi ve ülke güvenliğini tehdit eden fiilî davranış ortaya koyması şeklinde özetlenmiştir. Dikkat edilirse Kur’an’ın bu konuda ortaya koyduğu esaslar müslümanlara imtiyaz tanıyan veya sübjektif değerlere bağlı ilke ve kurallar olmayıp objektif niteliktedir. Not: Kur’an’ı gereği gibi anlamamış olanlar, Mekke döneminde Müslümanlar zayıf olduğundan, Kur’an ayetleriyle onlara savaş değil, hep sabır, hoş görü ve müsamaha tavsiye edilirdi. Ama Medine döneminde Müslümanlar güçlendiği için durum değişiyor ve Mekke döneminde ki o hoş görü ve müsamaha yerini savaş ve şiddet yer alıyor.’’ diye İddia ediyorlar. Bu iddia tamamen asılsız olduğu gibi buradaki ayetle de bu iddia çürütülmektedir. Çünkü bu ayet, Müslümanların güçlü olduğu Medine’nin son döneminde inmiştir. Buna rağmen bu ayetle Müslümanlara saldırmayan ve onları yurtlarından çıkarmaya çalışmayan inkârcılara karşı savaşmak ve şiddet değil, iyilik yapılması ve bütün beşeri münasebetlerde onlara adaletle davranılması öngörülüyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah size, sizinle dininize karşı savaşmayanlara ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilikler yapmanızı ve adaleti gözeterek dengeli adil davranmanızı yasaklamıyor. Allah dengeli adil davrananları sever.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah sizinle din uğrunda vuruşmıyan, sizi yerinizden yurdunuzdan da çıkarmıyan kimselere iyilik etmeyi, onlara karşı doğru davranmayı yasak etmez. Çünkü Allah doğruları sever.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah din uğrunda sizinle vuruşmayan, sizi diyarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve insafla muamele etmenizi yasaklamaz. Çünkü Allah insaf edenleri sever.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah, din uğrunda sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkartmayan kimselere iyilik etmenizi, onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. Muhakkak ki Allah, adil davrananları sever.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah, sizinle din konusunda savaşmayanlara ve de sizi yurtlarınızdan sürüp çıkarmayanlara iyilik etmenizden ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah, inancınızdan dolayı sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere —kâfir bile olsalar— iyilik yapmanızı ve onlara adâletli davranmanızı yasaklamaz. Tam tersine, adaletten kıl kadar ayrılmamanızı emreder. Hiç kuşkusuz Allah, âdil davrananları sever. Demek ki Allah, Müslümanlara bir kötülük yapmamış olan kâfirlere iyi davranmanızı ve onlarla beşeri ilişkilere girmenizi yasaklamıyor.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah size, Din’de sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan çıkarmamış kimselere iyilik etmenizi ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. Allah, Tam Adaletliler’i sever.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, din konusunda size hiç sataşmayanlar için bir şey demiyor, Sizi ülkenizden sürüp çıkarmayanlara da bir şey demiyor: Onlara karşı nazik ve adil olmalısınız. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan Müslüman olmayanlara iyilik yapmanızı, onlara âdil davranmanızı yasaklamaz. Tam tersine size düşmanlık etmeyen, size gerçekten dostluklarını gösterenlere karşı düşmanlık etmenizi yasaklar. Onun için haksızlık etmeden, ölçüyü kaçırmadan Müslüman olmayanlarla ilişkilerinizi kurun! Bilerek isteyerek Müslümanlara düşmanlık edenlerle, düşmanlık etmeyenleri ayırın! Müslümanlara düşmanlık edenlerle dostluk kurmayın! Siz hangi hakla; Müslümanlara apaçık düşmanlık yapan, Müslümanların yaşadıkları yerlere saldıran, ülkenizi işgal eden, insanları, kadınları, çocukları öldüren, Müslümanları köleleştirenlere dostluk elinizi uzatacaksınız? Onun için dostunuzu düşmanınızı iyi seçin! Unutmayın ki Allah’a, Resulüne, İslam’a, Müslümanlara karşı düşman olanlar asla sizin dostlarınız olamaz. Muhakkak ki Allah, adaletli olanları sever.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz. Şüphesiz ki Allah adil davrananları sever. [*]
Müslümanların müslüman olmayan diğer insanlarla ilişkisi bağlamında benzer mesajlar: Nisâ 4:135; Mâide 5:8, 42; En‘âm 6:152; Nahl 16:90; Hucurât 49:9.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah sizin dininize saldırmayan ve sizi vatanınızdan çıkarmayan (gayr-ı müslimlere) iyilik yapmanızı ve onları adaletle yönetmenizi yasaklamaz. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever.¹
1 Hz. Ebû Bekir’in (müşrike olarak ölen eşi Kuteyle’den olan) kızı, Esma: “Müşrike olan annem bana ziyarete gelmişti. Rasûlullah’a, ona iltifat edeyim mi diye sordum. Allah bu âyeti indirdi, Efendimiz de bana: “Evet ona iltifat et.” buyurdu. (Buhari-Müslim) Bazı müfessirler de bu âyetin, Peygamberimizle anlaşma yapan Huzaa, Beni Haris, Kinane ve Müzeyne kabîleleri hakkında nâzil olduğunu rivâyet etmişlerdir. (Kurtubî) Ancak âyetin zahiri esas alınarak bu hükümlerin, âyette zikredilen özelliğe sahip tüm gayr-ı müslimler hakkında olması daha uygun olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
İnanc[ınız]dan dolayı size karşı savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan sürmeyen [inkarcılara] gelince, Allah onlara nezaketle ve adaletle davranmanızı yasaklamaz: ⁹ çünkü Allah adil davrananları sever.
9 “Allah... yasaklamaz” ifadesi, bu bağlamda, olumlu bir tavsiyeye işaret eder (Zemahşerî). Bkz. ayrıca 58:22, not 29.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ancak Allah, sizinle din uğrunda savaşmamış, sizi yurdunuzdan çıkarmamış kimselerle iyi ilişkiler kurmanızı ve onlara iyi davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, iyi davrananları sever. 4/135, 5/8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah size, sizinle din savaşı yapmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselerle iyilik ve hakkından feragate dayalı bir ilişki geliştirmenizi yasaklamaz: Çünkü Allah hakkından feragat edecek kadar fedakâr olanları pek sever.[⁵⁰⁶³]
[5063] Kısta verdiğimiz anlam için bkz: 49:9, not 12.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah; sizinle din hakkında savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayanlara iyilik etmekten ve adaletli davranmaktan sizi men etmez; kuşkusuz Allah adil olanları sever. (Düşmana karşı düşmanlık etmek de, ilahi adaletin bir gereğidir)
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten ve onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananlar sever.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah, sizinle din hususunda savaşta bulunmamış ve sizi yurdunuzdan çıkarmamış kimselere iyilik etmenizden ve onlara adâlette bulunmanızdan sizi nehyetmez. Şüphe yok ki Allah, adâlette bulunanları sever.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dininizden ötürü sizinle savaşmayan, sizi yerinizden, yurdunuzdan etmeyen kâfirlere gelince, Allah sizi, onlara iyilik etmeden, adalet ve insaf gözetmeden menetmez. Çünkü Allah âdil olanları sever.
Bu âyet Müslümanlarla Mekke müşriklerinin ilişkilerinin son derece gergin olduğu sırada inmiştir. Buna rağmen iyiliği, insaf ve adaleti emretmesi, oldukça dikkate değer.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men'etmez. Çünkü Allah, adalet yapanları sever.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizinle dîn içün mukâtele itmeyen ve sizi diyârınızdan çıkarmayanlara hayır itmekden ve ihsân iylemekden Allâh sizi nehy itmez. Allâh 'adl idenleri sever. [¹]
[1] Kuteyle bint Abdul'uzzâ müşrike oldığı halde kızı "Esmâ bint Ebî Bekir"i ziyâret içün ba'zı hediyelerle Medîne'ye geldikde kabûl idilmeyüb red idildiğinden bu âyet-i kerîme nâzil oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah, dininizden dolayı sizi öldürmeye kalkışmamış ve sizi yaşadığınız yerlerden çıkarmamış kimselere iyilik etmenizi ve değer vermenizi yasaklamaz. Allah değer bilenleri sever.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, sizinle din hususunda savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. Şüphesiz Allah, adil olanları sever.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizinle din uğrunda savaşmamış ve sizi yurdunuzdan çıkarmamış olanlara iyilik yapmaktan ve âdil davranmaktan Allah sizi men etmez. Aslında Allah adalet edenleri sever.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men etmez. Allah, adaleti ayakta tutanları sever.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yıġmaz sizi Tañrı anlardan kim çalışmadılar sizüñ ile dįn içinde daħı çıķarmadılar sizi illerüñüzden kim eylük eyleyesiz anlara daħı 'adl eyleyesiz anlardın yaña. bayıķ Tañrı sever 'adl eyleyicileri.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Nehy eylemez sizi Tañrı Ta‘ālā ol kişilerden kim sizüñle ṣavaşmadılardīnde. Daḫı sizi illerüñüzden çıḳarmadılar. Anlara iḥsān eylemekden ve‘adl eylemekden nehy eylemedi. Tañrı Ta‘ālā sever ‘adl idicileri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah din yolunda sizinlə vuruşmayan və sizi yurdunuzdan çıxartmayan kimsələrə yaxşılıq etməyi və onlarla ədalətlə rəftar etməyi sizə qadağan etməz. Allah ədalətli olanları sevər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah forbiddeth you not those who warred not against you on account of religion and drove you not out from your homes, that ye should show them kindness and deal justly with them. Lo ! Allah loveth the just dealers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah forbids you not, with regard to those who fight you not for (your) Faith nor drive you out of your homes, from dealing kindly and justly(5421) with them: for Allah loveth those who are just.
5421 Even with Unbelievers, unless they are rampant and out to destroy us and our Faith, we should deal kindly and equitably, as is shown by our Prophet's own example.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا يَنْهٰيكُمُ
sizi men etmez
اللّٰهُ
Allah
عَنِ الَّذ۪ينَ
o kimselerden ki
لَمْ يُقَاتِلُوكُمْ
sizinle savaşmadılar
فِي الدّ۪ينِ
din hususunda
وَلَمْ يُخْرِجُوكُمْ
ve sizi çıkarmadılar
مِنْ دِيَارِكُمْ
yurtlarınızdan
اَنْ تَـبَرُّوهُمْ
onlara iyilik etmenizden
وَتُقْسِطُٓوا
ve adil davran- manızdan
اِلَيْهِمْۜ
onlara
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
يُحِبُّ
sever
الْمُقْسِط۪ينَ
adil olanları
Allah, din hususunda sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten ve onlara karşı adil davranmaktan sizi men etmez; çünkü Allah, (adaletle davranıp) adil olanları sever.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَهٰي
Fiil-I
ن ه ي
Men etti, yasakladı, alıkoydu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دَارٌ
İsim
د و ر
Yurt, ev
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
بَرَّ
Fiil-I
ب ر ر
İyilik etti, iyi davrandı
اَقْسَطَ
Fiil-IV
ق س ط
Adaletli davrandı, adil oldu
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
مُقْسِطِين
Etken fiil-IV
ق س ط
Adil olanlar