close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 95. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-innâ ‘alâ en nuriyeke mâ ne’iduhum lekâdirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şüphe yok ki bizim, onlara vaadettiğimiz şeyleri sana göstermeye gücümüz yeter elbette.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Allah:) "Gerçek şu ki Biz, onları tehdit ettiğimiz şeyi şüphesiz Sana gösterme gücüne sahibiz (zalimleri ve hainleri zelil, mücahit mü’minleri ise aziz edip sadıkları sevindireceğiz)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte böyle dua et. Çünkü biz onlara, vaat ettiğimiz azabı sana göstermeye gücümüz yeter.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Bizim onlara yaptığımız tehdidi, kesinlikle sana göstermeye gücümüz yeter.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz, onlara vaad ettiğimizi sana göstermeye güç yetiririz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki biz, onları tehdit ettiğimiz şeyi şüphesiz sana gösterme gücüne sahibiz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), onlara vaad ettiğimiz azabı sana göstermeğe elbette kadiriz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Şüphesiz onlara vaadettiğimiz azabı sana göstermeye gücümüz yeter.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz onlara vaad ettiğimizi sana elbette gösterebiliriz.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlara söz vermiş olduğumuz şeyi, sana göstermeye gücümüz yeter
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resul!) Bizim onlara vaad ettiğimiz azabı sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
Cemil Said
swap_vert close
(*) Âyetin meali iki baskıda da bulunmuyor (ÖFK)
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz onlara vadettiğimizi sana elbette gösterebiliriz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Resulüm!) Onları tehdit ettiğimiz durumu sana göstermeye elbette ki kādiriz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye elbette ki kadiriz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz elbette, kendilerine söz verileni sana gösterebiliriz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz, onlara yönelttiğimiz tehdidi sana göstermeye elbette ki kadiriz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şübhesiz ki siz, onlara yaptığımız vaîdi sana göstermeğe elbette kadiriz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Şüphesiz biz, onları tehdit ettiğimiz (azab) ı sana göstermeye elbette kâdiriz. (Fakat biz, hikmetine binâen onu erteliyoruz.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz onları uyardığımız şeylere seni tanık yapmaya gücümüz yeter.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakîkat, biz onlara va'd (ve tehdîd) etdiğimizi sana göstermiye de elbette kaadiriz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Şübhesiz ki biz, onlara va'd etmekte olduğumuz (azâb)ı sana da göstermeye elbette gücü yetenleriz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Şüphesiz ki biz, onlara vaadettiğimiz şeyleri sana göstermeye (ve de ondan uzak tutmaya da) kadiriz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz onlara vaat ettiğimizi (azabı) sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte onlara korkusunu verdiğimiz azabı sana da göstermiye besbelli ki Bizim gücümüz yeter.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz onlara vaadettiğimiz azabı sana göstermeye elbette kaadiriz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Biz, vaat ettiğimiz şeyi sana göstermeye de kâdiriz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz, onları tehdit ettiğimiz şeyi şüphesiz sana gösterme gücüne sahibiz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Elbette Bizim, onlara vaadettiğimiz şeyleri sana göstermeye gücümüz yeter!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, onlara vaad ettiğimiz şeyi sana da göstermeye kâdiriz / güç yetirenleriz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Biz, onlara vereceğimiz cezayı sana elbet göstereceğiz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz onlara vadettiğimiz (azabı) sana göstermeye elbette gücü yetenleriz.
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz onları tehdit ettiğimiz (azabı,) elbette sana gösterme gücüne de sahibiz.¹
1 Yani, Biz onları sen sağ iken azaba çarptırma ve onların azaba çarptırıldıklarını sana gösterme gücüne de sahibiz.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[İşte böyle dua et] çünkü, şüphesiz Biz, onlara vaad ettiğimiz [azabın, bu dünyada dahî gerçekleşmesine] seni tanık kılacak güçteyiz!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şüphesiz ki biz, onlara vaat ettiğimiz azabı sana göstermeye kadiriz. 51/5- 6, 40/77, 83/29...36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne ki Biz, onları tehdit ettiğimiz azabı (her hal ve şartta)[²⁹⁵¹] sana göstermeye elbette kâdiriz.
[2951] Metinde zımnen var olan bu açıklamanın içeriği şöyle anlaşılabilir: ..sen aralarında olsan da, ayrılıp gitsen de, hatta dünyayı terk etsen de..  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Biz, onlara vadettiğimiz azabı sana göstermeye elbette kâdiriz. (Fakat hikmetimiz gereği o azap ertelenmiştir.. Çünkü bu sayede Onlardan bazıları veya evlatları müminlerden olur. Onun için)
Osman Fırat
swap_vert close
Biz, onları tehdid ettiğimizi sana göstermeğe elbette kâdiriz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve şüphe yok ki, Biz onlara yapmış olduğumuz vaîdi sana göstermeğe elbette kadirleriz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz onlara vâd ettiğimiz azabı sana göstermeye elbette kadiriz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz, onları tehdidettiğimiz şeyi sana göstermeğe elbette kadiriz (onları cezalandıracağız ve sen bunu göreceksin).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve biz, onlara va'd itdiğimiz 'azâbı sana göstermeğe kâdiriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Çünkü biz, onları tehdit ettiğimiz cezayı sana göstermemiz konusunda bir ölçü belirlemişizdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz biz, onlara vaat ettiğimiz (azabı) sana göstermeye kadiriz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara vaad ettiğimiz şeyi sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz, onları tehdit ettiğimiz şeyi sana göstermeye elbette kadiriz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ biz anuñ üzere kim gösterevüz saña anı kim va'dā eylerüz anlara ķādirdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz saña göstermege anlara va‘de olunan ‘aẕābı ḳādirler‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Biz onlara və’d etdiyimizi (əzabı) sənə göstərməyə, əlbəttə, qadirik!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verily We are Able to show thee that which We have promised them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We are certainly able to show thee (in fulfilment) that against which they are warned.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنَّا
ve muhak- kak Biz
عَلٰٓى
üzere
اَنْ نُرِيَكَ
sana göstermek
مَا
o şe- yi ki
نَعِدُهُمْ
onlara vaad ediyoruz
لَقَادِرُونَ
elbette Kâdir'iz
Muhakkak ki Biz, onlara vaad ettiğimiz (azab)ı sana göstermeye Kâdir'iz.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَرَي
Fiil-IV
ر ا ي
Gösterdi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
قَادِر
Etken fiil
ق د ر
Kâdir (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye gücü yeten demektir), takdir edici