close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 56. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Nusâri’u lehum fî-lḣayrât(i)(c) bel lâ yeş’urûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hayırlara ulaşıvermelerini sağlamadayız, hayır, anlamıyorlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz onların hayrına koşuyoruz (ve iyiliklerine çabalıyoruz diye mi bunlar verilmektedir?) Hayır, onlar (nasıl bir akıbete ve felakete doğru sürüklendiklerinin farkında ve) şuurunda değillerdir!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, bu verdiğimiz tüm nimetler, onlar için bir imtihandır, ama onlar hala bunun farkında değiller.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İyilikleri ve iyi âkıbete kavuşmaları konusunda onların lehine gayret gösteriyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/178; 9/55; 68/44-45; 74/11-16.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların iyiliklerine koşuyoruz. Hayır onlar (işin) farkında olmuyorlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
55,56. Onlara dünyada verdiğimiz mal ve evlâddan dolayı, biz onların hayırlarına acele ediyoruz, zannında mı bulunuyorlar? Hayır, anlamıyorlar, (dünya haline aldanıyorlar, ahiretteki perişanlığı düşünmüyorlar).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
55, 56. Yoksa onlara verdiğimiz mal ve evlatlar ile, yararlı işlerde onlar için koşturduğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
55,56. Kendilerine mal ve çocuklar vererek, onlara iyiliklerde bulunmaya acele ettiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, farkında değiller.
Besim Atalay
swap_vert close
55,56. Onlara verdiğimiz mallarla, oğullarla iyilik ettiğimizi sanıyorlar mı? Onlar anlamıyorlar!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
55-56. Kendilerine verdiğimiz mal ve evlatlarla onlara iyilik için can attığımızı mı sanıyorlar? Hayır, onlar ne yaptıklarının farkında değiller!
Bkz. 9/55Yani, kendilerine mal mülk ve çocuklar vermekle, Allah’ın onlara özel muamele ettiğini mi sanıyorlar? Bu nimetlerden bir gün gelip hesaba çekilmeyeceklerini ve istedikleri gibi savurganca yaşayabileceklerini mi düşünüyorlar? (Tekâsür 102/8) Verilen çocukların hangi mefkûreye göre yetiştirildiğinin, hangi inanç sistemine göre hayat tarzlarının oluşturulduğunun ve hangi ahlaki meziyetlerle terbiye edildiğinin sorulmayacağını mı sanıyorlar?  
Cemil Said
swap_vert close
Ânları derece derece ’azâba takrîb idiyoruz fakat bilmiyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
55,56. Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
55,56. Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
55-56. Sanıyorlar mı ki, onlara mal ve evlâtlar verirken yalnızca iyilikleri için çırpınıyoruz! Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
55, 56. Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz? Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onların iyiliğine koşuyoruz? Hayır, farkında değiller.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onların hakıkaten hayırlarına müsareat ediyoruz Hayır, şuurları yok
Emrah Demiryent
swap_vert close
55-56. (Yoksa o kâfirler) kendilerine (bolca) mal ve oğullar vermemizden dolayı, onlara iyiliklerde bulunduğumuzu mu sanıyorlar? Hayır! (Durum hiç de öyle değil. Onlar nasıl bir akıbete ve musibete doğru sürüklendiklerinin) farkında değiller.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hayırlarını çabuklaştırdığımızı mı sanıyorlar. Hayır, gerçeği kavrayacak bilinçte değiller.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
55,56. Onlar kendilerine imdâd etdiğimiz (verdiğimiz) mal ve evlâd ile bizim hayırlarına acele etdiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, onlar (işin) farkına varmıyorlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
55,56. (Onlar,) kendilerine vermekte olduğumuz mal ve oğullar ile, onların hayırlarınamı koşuyoruz sanıyorlar? Hayır! (Onlar işin) farkına varmıyorlar!(2)
(2)“ ‘Dünyanın, Cenâb-ı Hakk’ın yanında bir sinek kanadı kadar kıymeti olsa idi, kâfirler bir yudum suyu ondan içmeyecek idiler’ hakīkati şudur ki: عِنْدَاللّٰهِ ta‘bîri ‘âlem-i bekādan’ (ebedî âhiret âleminden)demektir. Evet, âlem-i bekādan bir sinek kanadı kadar bir nûr; mâdem ebedîdir, yeryüzünü dolduracak muvakkat (geçici) bir nûrdan daha çoktur. Demek koca dünyayı bir sinek kanadı ile muvâzene(karşılaştırmak) değil belki herkesin kısacık ömrüne yerleşen husûsî dünyasını âlem-i bekādan bir sinek kanadı kadar dâimî bir feyz-i ilâhîye ve bir ihsân-ı İlâhîye muvâzeneye gelmediği demektir.” (Sözler, 24. Söz, 134)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
55-56. Onlar sanıyorlar mı ki, (kendileri ne yaparlarsa yapsınlar, biz,) onlara mal ve evlâtlar verirken yalnızca onların iyilikleri için çırpınıyoruz! Bilakis, (kendilerine verdiğimiz bu dünya nimetleriyle de imtihan edilmektedirler, fakat) onlar farkında değiller.*
(*) Yani, kendilerine mal mülk ve çocuklar vermekle, Allah’ın onlara özel muamele ettiğini mi sanıyorlar? Bu nimetlerden bir gün gelip hesaba çekilmeyeceklerini ve istedikleri gibi savurganca yaşayabileceklerini mi düşünüyorlar? (Tekâsür 102/8) Verilen çocukların hangi mefkûreye göre yetiştirildiğinin, hangi inanç sistemine göre hayat tarzlarının oluşturulduğunun ve hangi ahlaki meziyetlerle terbiye edildiğinin sorulmayacağını mı sanıyorlar? (C. Külünkoğlu Meali 56. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar farkına varmadan biz onları yararlı işlerde koşturuyoruz ki (denensinler).
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sanki Biz onların iyiliklerine mi koşmaktayız? Yok, onlar işin ne olduğunu bilmiyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
55, 56. Onlara dünyada verdiğimiz malla, evlâtla, kendilerinin hayırlarına mı müsaraat ediyoruz [⁷] sanıyorlar. Hayır, o nimet değildir, belki derece derece onları azaba yaklaştırıyoruz, onlar ise işin farkında değillerdir.
[7] Kendilerinden hoşnut olup onların iyi amellerine karşı, onları çabuk çabuk verdik mi sanıyorlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kendilerinin iyiliklerine/hayırlarına koşuyoruz? Bilakis (hiçbir şeyin) farkında değiller.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara hayırlar sağlamaya mı koşuyoruz? Hayır, onlar farkında değillerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara lütufta bulunduğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, tam aksine! Fakat onlar, bunun farkında değiller! Çünkü ilâhî lütfa, ancak şu özelliklere sahip olanlar kavuşabilir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar için Hayırlar’da can atıyoruz? Aksine, bilincinde olmazlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz onların iyiliği için koşuşturuyoruz ama anlamıyorlar...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hayır! Onlar farkına varmıyorlar! Bu zanları hep boşa gidecek!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
55,56. Onlara verdiğimiz servet ve çocuklar ile kendilerine iyilik noktasında yardım ettiğimizi mi sanıyorlar! Hayır! Onlar (işin) farkına varamıyorlar.
Mehmet Türk
swap_vert close
Hâlbuki Biz, (din göndererek) onların iyiliğine koşuyoruz. Fakat onlar, işin farkında değiller.
Muhammed Esed
swap_vert close
onları [kendi anlayışlarına göre] iyi ve yararlı [bildikleri] şeylerde yarıştırmak [istiyoruz]? ³² Hayır, onlar [yanıldıklarının] farkında değiller!
32 Yani, “Kendilerine dünyevî zenginlikler vermekle Allah’ın onları maddî değerler ve rahatlıklar peşinde çarpık bir zihniyetle ‘iyi ve erdemli yapıp etmelerle’ bir tuttukları bir yarışa soktuğunu mu sanıyorlar?” Yukarıdaki iki ayetin lafzen imkan verdiği başka bir anlam da şudur: “Kendilerine mal mülk ve çocuklar vermekle, Allah’ın iyi işlerde onlara öncelik tanıdığını ya da onlardan yana ivedilik gösterdiğini mi sanıyorlar?” Bu her iki anlam da dünyevî başarının amaçlanabilecek en büyük iyilik, en yüksek erdem olmadığını; tersine önceki pasajda sözü geçen ihtilaf ve ayrılıkların, hemen her zaman, dünyevî hırs ve tamahın, güç ve iktidar peşinde girişilen hizbî mücadelelerin sonucu olduğunu îma etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlara iyilik etmek için can atıyoruz. Hayır, aslında onlar, işin farkında değiller. 10/7- 8, 11/15,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bizim kendilerinin (mevcut hallerini) onayladığımızı sanıyorlar, öyle mi? Asla! Fakat onlar (bunun bile) farkında değiller.[²⁹³⁵]
[2935] Krş: 9:85.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İyiliklerde onları bir an evvel hayra kavuşturmak dilediğimizi mi sanıyorlar? Hayır., onlar gerçeğin farkında değildirler.
(Onların umudları boşa çıkacaktır, Biz bu nimetleri ancak onlara bir imtihan için mühlet verme ve küfürlerini artırmaları için veriyoruz. Onlar az sonra yakalanacaklar ve layık oldukları cezaya kavuşacaklardır.)  
Osman Fırat
swap_vert close
55-56. Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar şuurunda değiller.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar için hayırları hususunda müsaraat ederiz. Hayır, anlamıyorlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
55, 56. Kendilerine verdiğimiz servet ve evlatlarla iyiliklerine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller! [9, 55; 3, 178; 68, 44-45; 74, 11-16]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, (bu verdiğimiz dünya ni'metleri, onlar için bir imtihandır, fakat onlar) farkında değiller.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
55,56. Bizim onlara virdiğimiz mal ve evlâd ile onların hayırlarına müsâra'ât iylediğimizi mi zan idiyorlar? Belki bunı anlamazlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu iyilikleri yalnız onlar için mi yapıyoruz? Hayır, kavrayamıyorlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
İyiliklerde onlara acele davranıyoruz. Hayır, onlar, ne yaptıklarının farkında değiller.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hayırlarına koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkında değiller.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve iyiliklerine koşuyoruz. Hayır, farkında olmuyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
55-56. ay, śanurlar mı, bayıķ ol kim meded eylerüz anlara māldan daħı oġlanlardan iverüz anlaruñ içün ħayrlar içinde belki bilmezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
ki özlerine tizledür‐biz ḫayrları? Bel ki bilmezler, ḥayvānlar gibidürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz onların yaxşılıqlarına tələsirik? Xeyr, anlamırlar! (Kafirlərə dünyada istədiklərini verib tədriclə onları əzaba yaxınlaşdırmağımızı, az sonra qəflətən başlarının üstünü alacağımızı düşünmürlər!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We hasten unto them with good things? Nay, but they perceive not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We would hasten them on in every good? Nay, they do not understand.(2911)
2911 Worldly wealth, power, and influence may be but trials. Let not their possessors think that they are in themselves things that will necessarily bring them happiness.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
نُسَارِعُ
koşuyoruz
لَهُمْ
onların
فِي الْخَيْرَاتِۜ
hayırlarına
بَلْ
hayır
لَا يَشْعُرُونَ
farkına varamıyorlar
(55-56) Onlar, kendilerine verdiğimiz servet ve oğullar ile onların hayırlarına koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır! (Bu dünyada onlara verdiğimiz nimetler sadece bir imtihandır; fakat) Onlar (bunun) farkına varamıyorlar!
سَارَعَ
Fiil-III
س ر ع
Yarıştı, koştu
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَيْرَات
İsim
خ ي ر
Hayırlar
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
شَعَرَ
Fiil-I
ش ع ر
Farkında oldu, anladı, umdu, düşündü, şuurunda oldu