close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 68. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Huve-lleżî yuhyî veyumît(u)(s) fe-iżâ kadâ emran fe-innemâ yekûlu lehu kun feyekûn(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle bir mabuttur ki diriltir ve öldürür; derken bir işin olmasını hükmetti mi ancak, ol der o işe, oluverir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Her şeye) Hayat veren ve (eceli geleni) öldüren O’dur. Bir işin olmasına hükmetti mi, ona yalnızca: "OL!" der, o da hemen oluverip (meydana çıkmaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hayat veren de O'dur, ölüm de O'nun elindedir. Derken birşeyin olmasını istedimi, ona sadece “ol” der ve o şey de hemen oluverir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O hayat veren, yaşatan, eceller gelince de ölümü gerçekleştirendir. Bir planı icra ederken ona sadece: - "Ol" buyurur. O da sünnetullaha uygunluk içinde süratle oluş sürecine girer.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dirilten ve öldüren O'dur. Bir şeye hükmettiği zaman ona 'ol' der, o da oluverir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dirilten ve öldüren O'dur. Bir işin olmasına hükmetti mi, ona yalnızca: 'Ol' der, o da hemen oluverir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Dirilten de, öldüren de O'dur. O, bir işi (yaratmak) istediği vakit sade “Ol” der, oluverir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Dirilten ve öldüren O’dur. O, bir şeye hükmettiği zaman, ancak ona “ol!” der, o şey hemen oluverir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yaşatan ve öldüren O'dur. Bir işin olmasını istediği zaman, ona sadece, “ol” der ve o hemen oluşmaya başlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Dirilten O, öldüren O, olmasını istediği bir işi, ona: «Ol!» der, o hemen olur !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O, yaşatandır ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde, ona sadece “Ol” der (olmasını diler), o da hemen oluş sürecine girer.
Bkz. 3/47, 59, 6/73, 16/40, 19/35, 36/82  
Cemil Said
swap_vert close
Rahimlerde etfâli ihyâ ve sonra emâte iden odur. Bir şeyi halk ideceği vakit "Olsun" dir, derhâl o şey vücûda gelir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Dirilten, öldüren O'dur. Bir şeye karar verirse "Ol" der, o da oluverir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, yaşatan ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde, ona sadece “ol” der, o da oluverir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yaşatan da öldüren de O’dur. Bir işe hükmettiğinde o konuda sadece “ol!” der, o da oluverir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O, hem dirilten hem de öldürendir. O, herhangi bir işin olmasını dilediği zaman yalnız «Ol!» der, o da oluverir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dirilten ve öldüren O'dur. Herhangi bir işi diledi mi, ona "Ol" der, o da oluverir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O, hem yaşatır, hem öldürür. O, bir şey yapmak isteyince ona sadece "ol!" der, o şey de hemen oluverir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O odur ki hem diriltir, hem öldürür, hasılı o bir emri istediği vakıt ona sâde «ol!» der oluverir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hayat veren de öldüren de O’dur. *(Allah) bir şeyin olmasını takdir ettiğinde, ona sadece ‘Ol!’ buyurur, o da hemen olur.”
* “(Allah) bir şeyin olmasını takdir ettiğinde, ona sadece ‘Ol!’ buyurur o da hemen olur”; Allah Teâlâ, ilm-i ezelîsinde, bir şeyi yaratmayı takdir buyurmuşsa, yaratılacak olan şeyin, takdir buyrulan yaratılma zamanı geldiğinde, o şeyi, dilediği şekilde, dilediği miktarda, dilediği ölçülerde, bir örneğe ve hammaddeye ihtiyaç duymaksızın, idrak edemeyeceğiniz bir hızda yaratır, buna engel olacak hiçbir güç ve kuvvet de yoktur, manasındadır. Hülâsa; Allah Teâlâ’nın tekvîn sıfatı, âyet-i kerîmede, “ol” emri ile ifade edilmiştir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hayat veren de öldüren de O'dur. O, bir işin olmasını istediği zaman ona sadece “Ol.” der, o da olur.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, hem dirilten, hem öldürendir. (Öyle ki) O, her hangi bir iş (in olmasını) dilediği zaman yalınız «Ol» der, o da oluverir..
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O, hayatı veren ve öldürendir.(2) Öyle ki bir işe hükmettiği zaman, artık ona sâdece: “Ol!” der; (o da) hemen oluverir!
(2)“Hayat, Hâlık’ın ehadiyetine (yaratıcının tek olduğuna) bürhân (delîl) olduğu gibi, mevt (ölüm) de Hâlık’ın devam ve bekāsına bir delildir. Evet, nasıl akan nehirlerin ve dalgalanan denizlerin kabarcıkları ve yeryüzünde bulunan sâir şeffaflar, şemsin (güneşin) ziyâ ve timsâllerini (şekillerini) göstermekle şemsin vücûduna şehâdet ettikleri gibi, şeffafların ölüp söndükten sonra yerlerine müteselsilen (ardı ardına) gelip geçen emsâlleri yine şemsin ziyâ ve timsâllerini gösterdiklerinden, şemsin devam ve bekāsına (...) delâlet ediyorlar. Kezâlik (bunun gibi) mevcûdât vücûduyla Vâcibü’l-Vücûd’un (varlığı aklen zarûrî olan Allah’ın)vücûb-ı vücûduna (varlığının zarûretine) ve ölümleriyle ve zevâlleriyle (geçmeleriyle) ve teceddüdî bir teselsül ile (ard arda gelen bir yenilenmeyle) yerlerine gelen emsâlleri Sâni‘in ezelî ve ebedî olduğuna ve vâhidiyetine (birliğine) şehâdet ediyorlar.” (Mesnevî-i Nûriye, Lem‘alar, 14)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O, hem dirilten (hayat veren) hem de ölmü gerçekleştirendir. O, herhangi bir işin olmasını dilediği zaman yalnız ol der, o da hemen oluşmaya başlar (oluşum sürecine girer).*
(*) Not: Kün fe-kâne yerine (فيكون) fe-yekûn şeklinde muzari fiil gelmesi, oluşun olup bitmiş bir iş değil yenilenerek devam eden bir süreç olduğunu ifade eder. Yani Kur’an’ın her yerinde gelen bu ayetin anlamı bu şekilde olup birçok mealde ‘’hemen olu verir’’ şeklinde yapılan çeviriler isabetli değildir. Mesela: Yüce Allah evren için oluş emrini verince, hemen olup bitmemiş, bilakis yüce Allah onun için takdir ettiği altı uzun evrede/aşamada/ oluşmaya başlamıştır. Yani evrenin yaratılışı da hemen tamamlanmamış, bilakis altı uzun evrede olmuştur.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hayat veren de O, öldüren de O. Bir işe hükmettiğinde yalnızca ona ol der, oda oluverir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dirilten de Odur, öldüren de O. O bir işin olmasını diledi mi, ona yalnız "ol" der, O da oluverir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Dirilten de O/dur, öldüren de O/dur. O, bir şeyin yaratmasını isterse ona ol der, o da oluverir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yaşatan ve öldüren O’dur. Bir şeye hüküm verdiğinde ona ancak “Ol!” der, o da olur/oluş sürecine girer.
Kadri Çelik
swap_vert close
Dirilten ve öldüren O'dur. Bir işin olmasına hükmetti mi ona yalnızca: “Ol” der, o da hemen oluverir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hayatı bahşeden ve ölümü takdir eden O’dur! Öyle ki, O bir şeyin olmasını istedi mi, ona sadece “Ol!” der, o da hemen oluverir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dirilten ve öldüren O’dur. Bir işe hüküm koyduğu / karar verdiği zaman, doğrusu onun için “Ol!” diyor; artık oluyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yaşatan da öldüren de Allah’tır. O, bir şey istedi mi ona ol der, o da olur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Allah insana dirilme ve ölme yasasını koyandır. Hiç kimse bu yasayı değiştiremez. Allah herhangi bir işin olmasını dilediği zaman sadece ol der, o da oluverir.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O diriltendir, öldürendir. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece “Ol!” der, o da hemen olmaya başlar. [*]
[Kün fe yekûnu] yani “yaratılış sistemi”yle ilgili detaylı bilgi için bkz. Bakara 2:117, dipnot 2.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yaşatan da öldüren de Odur. Eğer O, bir işin olmasına karar verirse ona sadece “ol” der o da hemen oluverir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hayat veren ve ölüm dağıtan O’dur; bir şeyin olmasını istediğinde ona sadece “Ol!” der -ve o (şey hemen) oluverir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zira yaşatan da Allah’tır öldüren de O. Çünkü O, bir işe hükmedince ona sadece “Ol” der ve hemen olmaya başlar. 23/80, 36/82
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hayatı ve ölümü[⁴²²⁰] yaratan O’dur: ve O bir işin olmasına hükmettiğinde ona sadece “Ol!” der, o da hemen oluşum sürecine giriverir.
[4220] Kur’an’a göre mevt hayatın “görünmeyen yüzü”dür (30:7). Çevirideki “ölüm” mevt’i tam karşılamadığı için, tüm mevt (ölüm) kelimeleri 30:7 ile 39:42 ışığında anlaşılmak zorundadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Dirilten de O'dur, öldüren de O! Herhangi bir işin olmasını dilediği zaman ona, sadece "Ol" der, o da oluverir.
Osman Fırat
swap_vert close
O, yaşatan ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde, ona sadece "ol" der, o da oluverir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O, o (Hâlık-i Hakîm)dir ki, diriltir ve öldürür, velhasıl O bir şeyi irâde edince ona ancak «Ol!» der, o da hemen oluverir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hayatı veren ve hayatı alıp öldüren O'dur. Bir işin olmasına hükmedince, sadece “Ol! ” der, o da hemen oluverir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yaşatan ve öldüren O'dur. Bir işin olmasını istedi mi, ona sadece "ol!" der, o da olur.*
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O Allâh Te'âlâ dirildir ve öldirir ve bir şeyin olmasını hüküm iylediği zamân o şeye "ol" dir ve o da derhâl olur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Canı veren O’dur; öldüren de O. O, bir işe karar verirse, sadece “Ol” der ve o şey oluşur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hayat veren ve öldüren O'dur. Bir işe hüküm verince, ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dirilten de, öldüren de Odur. O bir işin olmasına hükmettiğinde sadece “Ol” der; o da oluverir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O O'dur ki, hem hayat veriyor hem öldürüyor. Bir iş ve oluşa hükmedince, ona sadece "Ol!" der; o hemen oluverir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol oldur kim dirürür daħı öldürür pes ķaçan kim hükm eyleye bir işe bayıķ eydür aña “ol!” pes olur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol Allāhdur dirilden ve öldüren. Ḳaçan buyursa bir iş, ol daḫı olur vücūdagelür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Dirildən də, öldürən də Odur. O, bir işi qərara aldıqda (bir şeyi yaratmaq istədikdə) ona ancaq: “Ol!” – deyər, o da dərhal olar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He it is who quickeneth and giveth death. When He ordaineth a thing, He saith unto it only: Be! and it is.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is He Who gives Life(4445) and Death; and when He decides upon an affair, He says to it, "Be", and it is.
4445 The keys of life and death are in Allah's hands. But He is not dependent on time or place or instruments or materials. All that He has to do is to say "Be", and it comes into existence. Cf. 16:40 , and n. 2066; 36:82, and n. 4028. Conversely, His Will or Command is sufficient to annihilate Existence into Non-Existence (Life into Death) or determine the limits or conditions of Existence or Non- Existence.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
هُوَ
O
الَّذ۪ي
O zattır ki
يُحْـي۪
hayat verir
وَيُم۪يتُۚ
ve öldürür
فَاِذَا
ve o zaman ki
قَضٰٓى
hükmetti
اَمْراً
bir işe
فَاِنَّمَا
artık ancak
يَقُولُ
der
لَهُ
ona
كُنْ
ol
فَيَكُونُ۟
hemen olur
O, hayat veren ve öldürendir. O, bir işe hükmettiği zaman ona sadece "ol!" der ve o da hemen oluverir.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَحْيَا
Fiil-IV
ح ي ي
Hayat verdi, diriltti, yaşattı
اَمَاتَ
Fiil-IV
م و ت
Öldürdü
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
قَضَى
Fiil-I
ق ض ي
Hükmetti, bitirdi, hüküm verdi, takdir etti, tamamladı, yerine getirdi, karar verdi
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu