close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mulk Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul eraeytum in ehlekeniya(A)llâhu vemen me’iye ev rahimenâ femen yucîru-lkâfirîne min ‘ażâbin elîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Haber verin bana, Allah beni ve benimle beraber olanları helâk etse, yahut da bize acısa bile kim kurtarabilir kâfirleri elemli azaptan?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İslam’ın hâkimiyetini ve sadık mü’minlerin müjde ve davetini yalan sayıp alay konusu yapanlara) De ki: "(Gerçekleri) Görme (yeteneğinizi kullanıp biraz düşünerek) söyleyin bakalım: Şayet Allah Beni ve Benimle birlikte (Hakk davada sebatla hizmet) edenleri (ecelimiz dolduğundan, zafer günlerini görmeden öldürüp) helak etse, veya bize merhamet edip esirgese (ve zafere erdirse, ki her halükârda biz kazançlıyız); bu (her iki) durumda da kâfirleri acı ve alçaltıcı azaptan kim kurtaracaktır?"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Söyler misiniz, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları sizin isteğiniz üzere yok etse veya bize acıyıp ömrümüzü uzatsa, bizler razıyız ama siz kâfirleri o acıklı azaptan kim kurtaracak?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Hiç düşündünüz mü? Beni ve benimle beraber olan mü'minleri Allah başarısız kılıp ortadan da kaldırabilir, bize merhamet edip koruyarak başarılı da kılabilir. Peki, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri can yakıp inleten müthiş azaptan kurtaracak olan kim?” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah beni ve beraberimdekileri helâk etse yahut bize merhamet ederse inkâr edenleri acıklı bir azaptan kim kurtarabilir?"
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Haber verir misiniz; eğer Allah, beni ve benimle birlikte olanları yıkıma uğratır ya da bizi esirgerse, (peki) bu durumda kafirleri acı bir azabtan kurtaracak olan kimdir?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, o Mekke müşriklerine) de ki: “- Bana söyleyin: Allah beni ve beraberimdekileri helâk etse, yahut bize merhamet buyursa, kâfirleri acıklı bir azabdan kurtaracak kimdir? (İster biz ölelim, ister geri kalalım, kâfirleri hiç kimse azabdan kurtarmıyacaktır.)”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Görmüyor musunuz? Eğer Allah, beni ve benimle beraber olanları helak etse veya bize merhametiyle baksa, o zaman kâfirleri elim bir azaptan kim kurtaracak?”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Hiç düşündünüz mü; Allah, beni ve benimle beraber olanları helâk ederse ya da bize merhamet ederse, inkâr edenleri acıklı bir azaptan kim kurtarabilir?”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Ya, Allah hem beni, hem de, benim yanımda bulunanları yok edecek olursa; ya da bize acırsa; kâfirleri ağrıtıcı azaptan kimdir koruyan?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: (Söyleyin bana: Farzedin ki) Allah beni ve benimle beraber olan müminlerin canını aldı veya bize lütfedip ömür verdi. Peki, (söyler misiniz bana) ya inkârcıları o acıklı azaptan kim kurtaracak?
Cemil Said
swap_vert close
Di ki: "Ne zan idiyorsunuz Allâh beni de bana tâbi’ olanları da öldürse ve yâhud bize merhamet itse kâfirleri ’azâb-ı elîmden kim kurtaracakdır?"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Allah, beni ve benimle beraber bulunanları isterse yok eder veya isterse merhamet eder; söyleyin, bu takdirde inkarcıları, can yakıcı azabdan kim alıkoyabilir?"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helâk etti, yahut bize acıdı. Peki, ya inkârcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Beni ve beraberimdekileri Allah yok eder veya bizi esirgerse (söyler misiniz), inkârcıları yakıcı azaptan kurtaracak olan kimdir?”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Allah beni ve beraberimdekileri (sizin istediğiniz üzere) yok etse veya (öyle olmayıp da) bizi esirgese, (söyleyin bakalım) inkârcıları yakıcı azaptan kurtaracak kimdir?
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Baksanıza, ALLAH yanımdakilerle birlikte beni helak etse de, yahut bize acısa da, inkarcıları acı azaptan kim kurtarabilir?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Baksanıza, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları öldürse, yahut bize merhamet etse, kâfirleri acı bir azabdan kim kurtarabilir?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Deki: gördünüz mü? Allah beni ve beraberimdekileri helâk etse yâhud bize merhamet buyursa iki takdirde de kâfirleri elîm bir azâbdan kurtaracak kimdir?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm, senin bir an evvel ölmeni bekleyen o müşriklere) de ki: “(*Farz-ı muhâl, sizin istediğiniz üzere) Allah, beni ve benimle beraber olanları (hemen) öldürse ya da bize merhamet etse, (haydi,) söyleyin bakalım, kâfirleri elem dolu bir azaptan kim kurtarabilir? (Bizim ölümümüzün size nasıl bir faydası olabilir ki? İster ölelim ister hayatta kalalım. Kâfirler, müstahak oldukları azaptan kaçamayacaklar.)”
* “Farz-ı muhâl”; Gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir konu hakkındaki varsayım, “kesinlikle olamaz ve olmayacak fakat sayalım ki oldu” manasında.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Bakın, Allah beni ve benimle birlikte olanları ister yok eder ister merhamet eder; peki, gerçeği yalanlayan nankörleri acıklı azaptan kim koruyacak?”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Eğer Allah beni ve benimle beraber olan (mü'min) leri (arzunuz vech ile) helak eder, yahud (bizi) esirgerse ya kâfirleri acıklı azâbdan kurtaracak kimdir?»
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Söyleyin bana! Eğer Allah, beni ve berâberimde bulunanları (sizin temennî ettiğiniz gibi) helâk etse (hepimizi öldürse) veya bize merhamet buyursa (da ecelimizi ertelese), artık kâfirleri (pek) elemli bir azabdan kim kurtaracak?”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: Allah beni ve beraberimdekileri (sizin istediğiniz üzere) yok etse veya (öyle olmayıp da) bizi esirgese, (söyleyin bakalım, öteki dünyada) inkârcıları yakıcı azaptan kim koruyacak? *
(*) Müşrikler, Hz. Peygamberin uyarılarının yüce Allah tarafından olduğuna inanmayıp da Peygamber’in dünyadaki hayatına mahsus olduğunu zannettikleri için: “ Şu Muhammed ve yanındaki müminler helâk oluverse de kurtulsak” derlerdi. Bu ayet bu uyarının öyle zannettikleri gibi Peygamber’in vefatıyla kesilivermeyeceğini anlatmaktadır. Bu nedenle Hz. peygamberden şöyle bir mesajın verilmesi istenmektedir: Onlara de ki; İster biz ölelim, ister geri kalalım, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip zulüm, azgınlık ve inkârda ısrar eden sizin gibi inkârcıları öteki dünyada o yakıcı azaptan Allah tan başka kim koruyabilecek? Yani bir an önce biz ölsek de kalsak da sizi azaptan kurtaracak veya size yardım edebilecek Allah’tan başka bir güç yoktur.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gördünüz mü? Allah beni ve benimle beraber olanları helak etse veya o hesap gününde bizi rahmetiyle kurtarsa, peki doğruları inkâr edenleri acıklı bir azaptan kim koruyabilir ki?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Söyleyin bana, Allah beni, benimle birlikte olanları ortandan kaldırabilir de, esirgeyebilir de. Ya tanımazları acıklı azaptan kurtaracak olan kimidir?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki Allah; beni ve benimle olan mü/minleri helâk etse yahut bize merhamet edip ecellerimizi tehir etse siz kâfirleri dertli azaptan kim kurtarabilir? [²] söyleyin bakalım.
[2] Yâni biz ölsek de kalsak da sizi azaptan kurtaracak yoktur. Bizim ölmemizi beklemeniz size hiçbir fayda vermez. Siz yalnız tevhit ile kurtulacaksınız.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “İdrak edip bir düşünün bakalım [eraeytum]!¹³ Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helak etti veya merhamet etti. Bu durumda inkâr edenleri can yakıcı bir azaptan kim koruyabilir?”
13 Görmek anlamında olan Rea fiili, cümlede iki mef’ûl/nesne aldığında “düşünüp anlamak”, “idrak etmek” anlamına gelir. Nitekim burada olduğu gibi.  
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Söyleyin bakayım; eğer Allah, beni ve benimle birlikte olanları yıkıma uğratır ya da bizi esirgerse, (peki) bu durumda kâfirleri acıklı bir azaptan kurtaracak olan kimdir?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse, ey Peygamber ve Peygamberin izinde yürüyen Müslüman! Müminleri ortadan kaldırmakla kurtulacaklarını zanneden bu inkârcıları uyararakde ki: “Bakın; eğer Allah beni ve yanımdaki diğer müminleri dâvâmızın zafere ulaştığını bize göstermeden öldürse veya bize merhamet edip uzun ve bereketli bir ömür verse bu neyi değiştirecek? Öyle veya böyle, her hâlükârda ölüp O’nun huzurunda hesaba çekilmeyecek miyiz? İşte o zaman, inkârcıları can yakıcı azaptan kim kurtaracak?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Gördünüz mü, eğer Allah beni ve benimle birlikte olan kimseleri helâk ettiyse veya bize merhamet ettiyse, kim Kâfirler’i acıveren bir azaptan kurtarır?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm onlara şunu sor: " O gün Allah beni ve arkadaşlarımı imha ya da ihya etti diyelim. Peki, inkarcıları o kıvrandıran acılardan kim kurtaracak o zaman? “
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: "Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helak etti yahut bize acıdı! Kim ne diyebilir? Peki! Rabbimiz inkâr edenleri cezalandırırsa, onları cezadan kim koruyacak?"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Allah beni ve beraberimdekileri öldürse veya bize merhamet etse, kâfirleri elem verici azaptan kim kurtarabilir!” [*]
Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:42; Ahzâb 33:17; Fâtır 35:2; Zümer 39:38; Mülk 67:20-21.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!): “Söyleyin bakalım! Eğer Allah, beni ve benimle birlikte olanları helâk etse¹ ya da bizi esirgerse (sizin için ne fark eder?) Bu durumda kâfirleri acıklı azaptan kim kurtaracak?” de.
1 Mekke müşrikleri, Hz. Peygamberin uyarılarının Allahu Teâlâ tarafından olduğuna inanmayıp da Peygamber’in dünyadaki hayatına mahsus olduğunu zannettikleri için: “Şu Muhammed ve yanındakiler helak oluverse de kurtulsak” derlerdi. Bu ayet bu uyarının öyle zannettikleri gibi Peygamber’in vefatıyla kesilivermeyeceğini anlatmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
DE Kİ [ey Peygamber]: “Ne sanıyorsunuz? Allah isterse beni ve bana tâbi olanları yok eder, isterse bize şefkatiyle rahmet eder. ²¹ Peki, [siz] hakikat inkarcılarını [öteki dünyada] şiddetli azaptan koruyabilecek kimse var mı?”
21 Yani, “Allah’ın mesajını yaymakta başarılı olalım ya da olmayalım, ey inkarcılar, size ne bundan?”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: -Diyelim ki Allah beni ve benimle beraber olan müminlerin canını aldı veya bize lütfedip ömür verdi. Peki, söyler misiniz kâfirleri o acıklı azaptan kim kurtaracak? 2/119, 39/19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Allah beni ve benimle beraber olanların ölümünü takdir etse ya da bize rahmet edip (yaşatsa: ikisi de hayırdır).[⁵²²⁵] Fakat (söyler misiniz), siz inkârcıları acıklı bir azabın pençesinden kim kurtaracak?”
[5225] Yani: Biz yaşasak da ölsek de bizim için hayırdır. İyi bir insanın ömrünün uzaması, iyiliklerini artıracağı için “rahmet”tir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed müşrikler senin için "Şu helâk oluverse de kurtulsak" derler, onlara) De ki: "Eğer Allah beni ve benimle beraber olan müminleri helak etse, yahut bizi esirgese (siz iman etmedikçe, bizim ölmemiz veya kalmamız size hiç yarar sağlar mı? O zaman) Kâfirleri o çetin azaptan kim kurtarabilir? (Elbette Rahmân’dan -merhametlilerin merhametlisi olan Allah Teâlâ’dan gayrı hiçbir ilah veya kuvvet kurtaramaz)
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: " (Diyelim ki ) Allah beni ve beraberimdekileri helâk etse, yahut bize merhamet etse; peki, ya inkarcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Gördünüz mü, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları helâk etse veya bize rahmet buyursa, ya kâfirleri pek acıklı bir azabtan koruyacak kimdir?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Söyler misiniz bana: Allah eğer beni ve beraberimdeki müminleri, ister helâk eder, ister merhamet eder, ne ederse eder, peki kâfirleri o acı azaptan kim kurtarır? ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Baksanıza, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları öldürse de yahut bize acısa da (fark etmez,) kafirleri acı azabdan kim kurtarabilir?"
Kâfirler mutlaka Allah'ın cezâsına çarpılacaklardır, bizim ölmemizle onlar, azâbdan kurtulamazlar.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Di ki: "Eğer Allâh beni ve benimle berâber olanları helâk itse veyâhud bize merhamet buyursa kâfirleri elemli 'azâbdan kim kurtarır?" (Biz ölmüş olsak veyâ hayâtda kalsak kâfirler 'azâbı göreceklerdir.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Düşünsenize, Allah beni ve benimle birlikte olanları yok etse veya iyilikte bulunsa, her iki durumda da siz kâfirleri acıklı azaptan kim kurtarabilir?”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Eğer Allah, beni ve benimle beraber olanları helak etse ya da bize merhamet etse ne dersiniz? Kafirleri acı bir azaptan kim kurtarabilir?
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Söyleyin bana, beni ve beraberimdekileri Allah helâk de etse, bize merhamet de etse, kâfirleri acı bir azaptan kim kurtaracak?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Söyle onlara: "Diyelim ki, Allah beni ve beraberimdekileri öldürdü, yahut bize acıdı. Peki, kâfirleri korkunç bir azaptan kim kurtaracak?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “ħaber virüñ eger helāk eyler ise beni Tañrı daħı anı kim benüm iledür yā raḥmet ķılur-ise bize kim ķurtara kāfirleri 'aźābdan aġrıdıcı?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit: Siz görseñüz, eger beni helāk itse Tañrı Ta‘ālā, benümle olanları daḫı,yā bize raḥmet eylese, kim ḳurtarur kāfirleri ulu ‘aẕābdan?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! Bu müşriklərə) de: “Bir deyin görək, istər Allah məni və mənimlə birlikdə olanları məhv etsin, istərsə də bizə bir mərhəmət əta etsin; siz kafirləri şiddətli əzabdan (Allahın əzabından) kim qurtara bilər?! (Biz ölsək də, qalsaq da, bu sizə heç bir fayda verməz. Allahın əzabından nicat tapmaq üçün ancaq Onun haqq dininə iman gətirmək lazımdır!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say (O Muhammad): Have ye thought: Whether Allah causeth me (Muhammad) and those with me to perish or hath mercy on us, still, who will protect the disbelievers from a painful doom?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "See ye?- If Allah were to destroy me, and those with me,(5589) or if He bestows His Mercy on us,- yet who can deliver the Unbelievers from a grievous Penalty?"
5589 The sceptics might say and do say to the righteous: "Ah well! if calamities come, they involve the good with the bad, just as you say that Allah showers His mercies on both good and evil!" The answer is: "Don't you worry about us: even supposing we are destroyed, with all who believe with us, is that any consolation to you? Your sins must bring on you suffering, and nothing can ward it off. If we get any sorrows or sufferings, we take them as a mere trial to make us better, for we believe in Allah's goodness and we put our trust in Him." See next verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اَرَاَيْتُمْ
gördü- nüz mü
اِنْ
eğer
اَهْلَكَنِيَ
beni helâk etse
اللّٰهُ
Allah
وَمَنْ مَعِيَ
ve berabe- rimdekileri
اَوْ
ve- ya
رَحِمَنَاۙ
bize rah- met etse
فَمَنْ
artık kim
يُج۪يرُ
kurtarır
الْكَافِر۪ينَ
kâfirleri
مِنْ عَذَابٍ
bir azaptan
اَل۪يمٍ
elem verici
(Resulüm!) De ki: "Hiç düşündünüz mü? Allah beni ve beraberimdekileri (sizin istediğiniz gibi) helâk ed(ip hepimizi öldür)se veya (öyle yapmayıp da) bize rahmet ed(ip ecelimizi ertele)se (bile, o gün) kâfirleri elem verici (iç yakan) bir azaptan kurtaracak kimdir?"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَهْلَكَ
Fiil-IV
ه ل ك
Yok etti, mahvetti, helâk etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
رَحِمَ
Fiil-I
ر ح م
Merhamet etti, rahmet etti, acıdı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَجَارَ
Fiil-IV
ج و ر
Aman verdi, korudu, kurtardı
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici