close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mulk Sûresi 26. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul innemâ-l’ilmu ‘inda(A)llâhi ve-innemâ enâ neżîrun mubîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Bilgi, ancak Allah katındadır ve ben, ancak apaçık bir korkutucuyum.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara de ki: "(Bunların zamanı ve nasıl olacaklarıyla ilgili) Bilgi, ancak Allah’ın katındadır. (Ama mutlaka ve pek yakında ortaya çıkacaktır.) Ben sadece, apaçık bir uyarıcıyım."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlara de ki ey peygamber! “Onun bilgisi yalnız Allah katındadır. Ben size sadece bir uyarıcıyım.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Bununla ilgili bilgi yalnız Allah katındadır. Ben sadece, sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcıyım.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "(Onunla ilgili) bilgi ancak Allah katındadır. Ben yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: '(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Onlara) de ki: “- O (azaba dair) ilim, ancak Allah katındadır. Ben, sadece açık anlatan (azabla korkutucu) bir peygamberim.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “İlim, ancak Allah’ın katındadır. Ben ancak açık bir uyarıcıyım.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “O bilgi yalnızca Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Bunu ancak Allah bilir, bense, yalnız açık kocunduran bir peygamberim»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım!”
Cemil Said
swap_vert close
"Ânı yalnız Allâh bilür, ben yalnız âşikâr bir sûretde ihtâra me’mûr bir peygamberim" cevâbını vir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “O bilgi yalnız Allah’a mahsustur, ben ise sadece açık bir uyarıcıyım.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Bu bilgi ALLAH'ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "(O'na ait) bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Deki o ılim ancak Allahın ındindedir, ben sade açık anlatan bir nezîr (kocundurucu bir Peygamber) im
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! O kâfirlere) de ki: “Şüphesiz o (azabın ne zaman gerçekleşeceğine dair) ilim Allah nezdindedir. (Onun zamanını bilmek ancak Allah’a mahsustur.) Ben sadece (Allah’ın emirlerini size ileten) apaçık bir uyarıcıyım.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Bunu yalnızca Allah bilmektedir. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: O (nun vaktına âid) bilgi ancak Allahın nezdindedir. Ben sâdece Allahın azabını apaçık haber veren (bir peygamber) im».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “O bilgi, yalnız Allah katındadır. Ben ise ancak (O'nun azâbını haber veren)apaçık bir korkutucuyum!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki:"Onun (o hesap gününün, kıyametin gelmesiyle ilgili vaadin) bilgisi sadece Allah katındadır (bu konuda kimseye bilgi verilmemiştir). Ben ise yalnızca gerçekleri açıklayıp ileten (tebliğ eden) bir uyarıcıyım." *
(*) Bir önceki âyette insanların kıyamet gününde Allah’ın huzurunda toplanacakları haber verilince inkârcılar öğrenmek için değil, Hz. Peygamber’le alay etmek maksadıyla bu olayın ne zaman gerçekleşeceğini sormuşlardı. Devamındaki âyette bu soruya Hz. Peygamber’in nasıl cevap vermesi gerektiği bildirilmektedir… Tefsir (Kur’an Yolu) Bundan da anlaşılıyor ki, kıyametin gelmesiyle ilgili bilgi sadece Allah’a mahsustur, Hz. Peygambere bile bu konuda bilgi verilmemiştir. Bu nedenle hiçbir kimse kıyametin ne zaman kopacağını bilemez.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “O vaktin bilgisi Allah’ın yanındadır. Ben yalnızca açıkça bir uyarıcıyım.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Onu bilse bilse ancak Allah bilir. Bana gelince işte ben ancak açıktan açığa bir uyarıcıyım, o kadar."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki onu bilmek ancak Allah/a mahsustur, ben ancak hakkı açıktan açığa söyler, azapla korkutur bir peygamberim.
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “O bilgi ancak Allah’ın katındadır. Ben ancak bir uyarıcıyım.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıp korkutucuyum.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara de ki: “Bunun bilgisi yalnızca Allah’ın katındadır; ben ise, sadece O’nun buyruklarını size ileten apaçık bir uyarıcıyım.”Ve işte uyarıyorum:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Doğrusu İlim (Bilgi), Allah’ın katındadır. Doğrusu ben de açıkça bir uyarıcıyım”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: " Bunun vakti saatini Allah bilir. Ben sadece bir uyarıcıyım o kadar. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: "Zamanın bilgisi ancak Allah katındadır. Ben sadece apaçık uyarıcıyım!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “O bilgi yalnızca Allah katındadır. [*] Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
Benzer mesajlar: A‘râf 7:187; Tâhâ 20:15; Enbiyâ 21:109; Lokmân 31:34; Ahzâb 33:63; Fussilet 41:47; Şûrâ 42:17; Zuhruf 43:85; Muhammed 47:18; Mülk 67:26; Nâzi‘ât 79:42-46.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Sen de onlara): “O (azabın ne zaman geleceğini) sadece Allah bilir. Ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlara de ki [ey Peygamber]: “Onun bilgisi yalnız Allah katındadır; ben ise sadece bir uyarıcıyım”.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Onun bilgisi yalnız Allah katındadır. Ben sizi sadece açıkça uyarmakla mükellefim. 7/185, 79/42.46
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Onun bilgisi sadece Allah katındadır! Ben ise, yalnızca onu olduğu gibi ileten bir uyarıcıyım.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: "O bilgi, ancak Allah’ın katındadır. (Kıyâmetin ne zaman kopacağını bilmem) Ben ancak (sizleri o korkunç günün azabından) sakınmanız gerektiğini bildiren apaçık bir uyarıcıyım.”
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "O’nun bilgisi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Şüphe yok, ona ait bilgi ancak Allah'ın indindedir ve ben muhakkak ki ancak açıkça bildiren bir korkutucu peygamberim.
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Bunu yalnız Allah bilir. Ben ise sadece açık ve kesin bir tarzda uyarırım. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: (Ona ait) Bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Onlara di ki: "Bunun 'ilmi Allâh Te'âlâ 'indindedir. (Ancak O bilir). Ben sizi ancak kıyâmet ve 'azâb ile korkudıcı bir nezîrim."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “O bilgi, Allah katındadır. Ben, sadece doğruları açıklayan bir uyarıcıyım.”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:- Bunun bilgisi yalnız Allah'tadır. Ben sadece bir uyarıcıyım.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen de ki: Onun bilgisi Allah katındadır; ben ise apaçık bir uyarıcıyım.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Bilgi Allah'ın katındadır. Bana gelince, ben ancak açıkça uyaran biriyim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “degül bilmek illā Tañrı ķatında. daħı degülin ben illā ķorķıdıcı bellü.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: ‘İlm Tañrı Ta‘ālā ḳatındadur. Daḫı ben size ulupeyġamber‐ven.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Onu bilmək yalnız Allaha məxsusdur. Mən isə ancaq (sizi Allahın əzabı ilə) açıq-aşkar qorxudan bir peyğəmbərəm!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: The knowledge is with Allah only, and I am but a plain warner;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "As to the knowledge of the time, it is with Allah alone:(5586) I am (sent) only to warn plainly in public."
5586 The Judgement is certain to come. But when it will exactly come, is known to Allah alone. The Prophet's duty is to proclaim that fact openly and clearly. It is not for him to punish or to hasten the punishment of evil. Cf. 22:47-49.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اِنَّمَا
ancak
الْعِلْمُ
o bilgi
عِنْدَ
katın- dadır
اللّٰهِۖ
Allah'ın
وَاِنَّمَٓا
ve ancak
اَنَا۬
ben
نَذ۪يرٌ
bir uya- rıcıyım
مُب۪ينٌ
apaçık
De ki: "O bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنَا
Zamir
اَنَا
Ben
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan