Onlar (insanlar), hem Allah’ın kudretini görmek hem de havanın özelliğini ve uçuş tekniğini öğrenmek amacıyla) üzerlerinde kanat çırparak (havada) uçan varlıklara bakmıyorlar mı (onlar üzerinde düşünüp her türlü bilimsel gözlem ve deney yapmaları gerekmiyor mu)? Ki, onları, (havadaki özellik ve kanatları sayesinde) havada tutan (uçmalarını sağlayan) yalnızca rahmeti sınırsız olan (Allah) tan başkası değildir (her şey onun koyduğu tabii kanunlarla yürümektedir). Şüphesiz, O her şeyi görmektedir. (*)
(*) Not: Bu ayet 1400 seneden beri, insanoğlundan havada uçan varlıklar üzerinde bilimsel deney ve gözlemler yapıp, hem yüce Allah’ın kudretinin delilleri üzerinde ibretle düşünmesini, hem de uçuş tekniğini öğrenip insanı ve malzemeleri havada taşıyabilecek her tür araç ve gereçleri icad edip üretmesi için adeta her türlü bilimsel deney ve gözlem yapmasını istiyor. (الله اعلم) Yani bu ayetten şöyle bir mesaj çıkıyor! Ey insanoğlu! Sizler de O Rahmân’ın irade ve kudretine dayanarak O’nun teşrii ve kevni kanunlarını takip ederek, her türlü uçuş tekniğini öğrenerek sizi ve malzemelerinizi havada taşıyabilecek araç ve gereçleri yapın ve imtihan meydanında yarışın. Fakat bütün hedefiniz ve gidişiniz O Rahmân’a karşı gelmek değil, O’na saygı ve kulluk ile katına dönmek, bağış ve mükâfatına nail olmak ve insanlığa hizmet etmek olsun, hedefiniz sadece bu olmalı! İşte burada zımnen, hem Rahmân’ın/Allah’ın/ koyduğu yasalar sayesinde hava dinamiğine ve tabiat yasalarının ilâhî rahmetin eseri olduğuna atıf vardır, hem de o yasaları keşfe teşvik iması vardır.