close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muddessir Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
‘Alâ-lkâfirîne ġayru yesîr(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kafirlere kolay değildir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ve hele) Kâfirler içinse (kıyamet ve mahşer) hiç kolay değildir. (Bunu başlarına gelince anlayacaklardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere ise, hiç de kolay değildir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hele kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, hiç kolay geçmeyecek bir gündür.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkârcılar için kolay değildir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kafirler içinse hiç kolay değildir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
kâfirlere hiç kolay değildir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kâfirler için hiç de kolay değildir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
8,9,10. Sûr'a üfürüldüğünde, işte o gün, çok çetin, çok zorlu bir gündür. Kâfirler için kolay değildir.
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfirler için kolay değildir!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnkârcılar için (hiç de) kolay olmayacak.
Cemil Said
swap_vert close
8,9,10. Sûr nefh olundığı gün kâfirler içün müşkil bir gün olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
8,9,10. Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kâfirler için hiç kolay değildir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkârcılar için hiç de kolay olmayan bir gündür.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kâfirler için (hiç de) kolay değildir.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkarcılar için kolay değil.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kâfirler için hiç kolay değildir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kâfirlere hiç kolay değildir
Emrah Demiryent
swap_vert close
9-10. İşte o gün, kâfirler için, hiç de kolay olmayan, çok çetin bir gündür.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayan nankörler için kolay olmayan.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
9,10. işte o (vakit, o gün) kâfirlerin aleyhinde pek çetin bir gündür. Kolay değil.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O kâfirlere (hiç de) kolay değildir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
8,9,10. (Yeniden diriliş için) Sûra üflendiği zaman, işte o gün, inkârcılara (ve hakikati kabul etmeyenlere) kolay olmayan zorlu bir gündür. (*)
(*) Bu ayetlerde kıyamet koptuğu ve tekrar diriltilip insanların mahşere koştuğu sürecin inkârcı olanlara kolay olmayacağı anlatılmaktadır. Ayrıca metni aşağıya alınan Mefatihu-l Gayb tefsirinde de şöyle bir haber geçiyor. Bu devasa Sûr da ruhların sayısınca delikler vardır. Bütün ruhlar (kodlanmış olarak) bu deliklere yerleşmiş, ikinci üfürüşle bütün ruhlar çıkar, herbiri kendi bedeniyle tekrar birleşerek yüce Allah’ın emriyle dirilme olayı gerçekleşecektır. (الله اعلم) وجاء في الأخبار : أن في الصور ثقبا بعدد الأرواح كلها ، وأنها تجمع في تلك الثقب في النفخة الثانية ، فيخرج عند النفخ من كل ثقبة روح إلى الجسد الذي نزع منه فيعود الجسد حيا بإذن الله تعالى (مفاتيح الغيب)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğruları inkâr edenler için, hiçte kolay değildir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
tanımazlar için de kolay olmıyacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
9, 10. İşte o gün, kâfirler için çetin bir gün olacak, kolay olmayacak.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkârcılar için hiç de kolay değildir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Küfre sapanlar içinse hiç kolay değil.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Âyetlerimi inkâr edenler için, hiç de kolay olmayan bir Gün!Ey Müslüman! Her çağda ve her toplumda, Allah’ın ayetlerini inkâr eden, servet ve gücüne güvenerek İslâm’a karşı savaş açan zâlimler senin karşına çıkacaktır:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kâfirler’e çok kolay değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün inkarcıların işi, hiç de kolay değil.
Mehmet Çoban
swap_vert close
O gün inanmayanlar için kolay değildir. O gün inanmayanlar ne yapacağını şaşırırlar. Çünkü inkâr ettikleri şey gerçekleşmiştir. Ummadıkları hesapla karşılaşıp perişan olurlar. Bu gerçek inanmayanlar için uyarıdır. Eğer uyarıyı yalanlıyor, üstelik azıyorlarsa;
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfirler için kolay değildir. [*]
Benzer mesaj: Furkân 25:26.  
Mehmet Türk
swap_vert close
9,1. İşte o gün, gerçekten kâfirler için, hiç de kolay olmayan, zor bir gündür.
Muhammed Esed
swap_vert close
rahatlama günü değil, [şimdi] hakikati inkar edenler için! ⁴
4 Bu, kâfir teriminin Kur’an’da geçtiği ilk yer olduğundan (yukarıdaki sureden önce yalnızca 96. surenin ilk beş ayeti nazil olmuştu), buradaki -ve dolayısıyla Kur’an’ın tümündeki- kullanılışı, doğal olarak, Muhammed (s)’in peygamberliğinden önce Arapların konuşmalarında kullanıldığı anlama dayanmaktadır. Yani kâfir terimi, klasik dönem sonrası birçok Müslüman alimin ve Kur’an’ın bütün Batılı mütercimlerinin yaptığı gibi, basitçe, Kur’an’da ortaya konulan ve Hz. Peygamber’in öğretilerince geliştirilen temel ilkeleri ve hukuk sistemini reddeden şeklinde özel ve sınırlı bir anlama sahip olan “inançsız” veya “inkarcı” terimleri ile özdeşleştirilemez; tersine, kâfir terimi daha geniş ve daha genel bir anlam taşımalıdır. Kâfir isim-fiilinin (ve küfr masdar isminin) kök-fiilinin kefera, “[herhangi bir şeyi] örttü” olduğunu gözönüne alırsak kâfir’in anlamını daha kolay kavrarız. 57:20’de toprağı işleyen kimseden, kâfir (olumsuz bir anlam yüklenmeden), “örten kimse”, yani ekilen tohumu toprak ile örten kimse olarak söz edilmiştir. Aynı şekilde gecenin yeryüzünü karanlık ile “kapladığı”ndan (kefera) bahsedilmiştir. Soyut anlamıyla hem bu fiil, hem de ondan türetilen isimler, mevcut olan bir şeyi “gizleme” veya doğru olan bir şeyi “inkar etme” anlamındadır. Bu nedenle, Kur’an’daki kullanımında -“toprağı işleyen” anlamında kullanıldığı bir yer (57:20) dışında- kâfir, kelimenin en geniş ve derunî anlamıyla “hakikati inkar eden [veya “kabul etmeye yanaşmayan”] kimse”yi anlatır: bu inkarın, yüce hakikatin -yani Allah’ın varlığının- bilinmesiyle yahut ilahî kelâmda telaffuz edilen bir doktrin veya sistemle, yahut gerçekliği aşikar olan ahlakî bir önermeyle, ya da gördüğü yardımları itiraf ve dolayısıyla teşekkür etme ile ilgili olup olmadığı önemli değildir. (Bilinçli bir niyeti gösteren ellezîne keferû ifadesi konusunda bkz. sure 2, not 6.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O gün kâfirler için hiç de kolay olmayacak. 22/1-2, 54/6...8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
kâfirlerin tümü için hiç de kolay olmayacaktır.[⁵⁴⁰⁸]
[5408] el-Kâfirîn: “Hakikati inkâra saplananlar”. Nüzul sürecinde kullanıldığı ilk yer burasıdır. “Örtmek, kapatmak” anlamındaki kufrden türetilir. Kefera vahyin başında “şükretti” anlamındaki şekeranın zıddı olarak kullanıldığı halde, ilerleyen süreçte “iman etti” anlamındaki âmene’nin zıddı olarak kullanılmaya başlamıştır. Çiftçi tohumun üstünü toprakla örttüğü için kâfir diye adlandırılır (Bkz: 57:20). Cahiliyye döneminde “iyilik edene teşekkür etmeyen” mânasında kullanılan kâfir, Kur’an’da hem “hakikati inkâr eden” hem de “nimeti örten nankör” anlamına kullanılır (17:8; 39;7; 5:67). Birincisi ‘imanın’ reddini, ikincisi ‘iman ahlâkının’ reddini ifade eder. Her ikisi de hakikatin inkârıdır. Bu nedenle küfrü “imanın zıddı” olarak tarif eden İbn Fâris “Çünkü o hakikati örtmektir” der. Şu halde birine kâfir demek için ona mutlaka hakikatin sunulmuş olması ve onun da kendisine sunulan hakikati kesin bir dille inkâr etmiş olması gerekir (Bkz: Gazzali, Faysalu’t-Tefrika, Dımaşk, 1407, III, 144). Kâfir sözcüğünün ism-i fail kalıbı olduğu dikkate alınırsa, “hakikati inkârı kendisine hayat tarzı olarak seçen” vurgusunu taşır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
8,9,10. Çünkü Sûr'a üfürüldüğü zaman. İşte o gün, çok zorlu bir gündür, kâfirler için hiç de kolay değildir.
(Zorluk iki türlüdür. Birisi, önce zor olmakla beraber, gittikçe kolaylaşır, yenilebilir. Diğeri ise, gittikçe zorlaşır, hiç kolay olmaz. Bunun gibi kıyâmet mahşer müminler için de zorlu bir gündür, Rablerinin huzurunda hesap vereceklerdir. Fakat yaptıkları iyi amellerin tartıları ağır basınca sevineceklerdir. Oysa kâfirler hesaptan önce bile amel defterlerini gördükleri anda durumun vahametini anlayacaklar ve zorluk ancak bundan sonra başlayacaktır)  
Osman Fırat
swap_vert close
Kâfirler için hiç kolay (bir gün) değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kâfirlerin üzerlerine kolay değildir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10. Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden! ) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddî manevî kirlerden arın, Pis ve murdar olan her şeyden kaçın Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sûr'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kâfirlere hiç kolay olmayan bir gün!
Müddessir kelimesi (aslı mütedessir) ayrıca “yalnızlık ve inziva arzu eden” mânasına gelir. Allah Teâlâ, nebîsine “Artık inzivayı bırak, bütün dünyanın önüne öğretici ve uyarıcı olarak çık!” “Çevrende gaflet içinde bulunan insanları uyar. Kendilerini yaratıp bunca nimetlerle donatan o Yüce Rabbin onları görüp işittiğini ve sonunda hesaba çekeceğini hatırlat” demektedir. “Allah’ın büyüklüğünü anmak “Allahu ekber!” demek İslâm’ın özetidir, başta gelen emridir ve bir zikirdir. Risaletin başlangıcında öğretilen bu zikir, ezanda, namazlarda, hacda, kurbanda, hayatın her tarafında devam eder. 4. âyette beden temizliği ile ruh temizliği arasındaki sıkı ilişki hatırlatılıyor. Bu âyet, “Cinsel zaaftan uzak dur!” mânasına kinaî anlam ile de tefsir edilmiştir. Böylece müminlerin kalplerini, ruhlarını, bedenlerini, elbiselerini, ırzlarını tertemiz yapmaları emredilmektedir. Mânaları çok özlü olan ilk 7 âyeti iyi düşünen bir insan, risaletin başında bu buyrukların, verilmesi gereken en hikmetli, tam yerli yerinde emirler olduğunu anlar, risaletin önemli bir delilini bulur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kafirler için kolay değildir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
9,10. Kâfirlere hiç kolay olmayan güç ve ağır bir gündür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hele kâfirler için; hiç de kolay olmayacak!
Şaban Piriş
swap_vert close
Kafirler için hiç kolay değildir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kâfirlere hiç de kolay değildir.(2)
(2) Kıyamet gününe dair âyetlerin tasvir ettiği güçlükler, bu âyette de bildirildiği gibi, kâfirler içindir. Peygamberimiz şöyle buyuruyor: “Nefsim elinde bulunan Allah’a yemin olsun, o gün mü’min için öyle hafifletilir ki, nihayet, dünyada iken kıldığı bir farz namazdan daha hafif gelir.” (Müsned, 3:75.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Küfre batmışlar için hiç de kolay değildir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
8-10. ķaçan ürile śūr içine pes şol ol gün gündür duşħar kāfurlar üzere geñez degül.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kāfirler üstine geñez degüldür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(O gün) kafirlər üçün asan olmayacaqdır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Not of ease, for disbelievers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Far from easy for those without Faith.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
عَلَى الْـكَافِر۪ينَ
kâfirlere
غَيْرُ
değildir
يَس۪يرٍ
kolay
Kâfirler için (o gün hiç de) kolay değildir.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
يَسِير
İsim
ي س ر
Az, pek kolay