Bilmedin mi (inkâr ve sapıklığı tercih edip şeytanî güçleri kılavuz edindikleri sebebiyle) o inkârcıların üzerine şeytanları (şeytanî güçleri) salarız (onlarla baş başa bırakırız) da onları (vesveseleriyle) tedirgin edip (canlarını sıkıp) duruyorlar.*
(*) Burada "salarız" buyruğu serbest bırakırız, anlamındadır. Aynı kökten olmak üzere; " أرسله : أَطلقه وأَهمل’’ erselehu’’ Onu serbest bıraktı" ve (أرسلت البعير أي خليته) ‘’erseltu-l baîre’’deveyi serbest bıraktım’’demektir. Yani, kendi iradeleriyle inkâr ve sapıklığı tercih etmeleri ve şeytanî güçleri veli/ kılavuz edindikleri sebebiyle biz onları şeytanlarla baş başa bırakırız ve kendi iradeleriyle şeytanların telkinlerini kabul ettikleri için, o şeytanî güçlere karşı onları korumayız ve onların özgür iradelerine müdahale etmeyiz. Özetle, yüce Allah’ın şeytanları inkârcılara karşı serbest bırakması, şu şekilde yorumlanabilir. Bundan maksat onların/inkârcıların kendi özgür iradeleriyle inkâr ve isyanda direnmeleri sebebiyle Allah’ın onları şeytanlara/ şeytan karakterli kimselere karşı korumamasıdır (bk. İbrâhim 14/22) “Gerçekte şeytanın iman edenler ve yalnızca Rablerine güvenip dayananlar üzerinde zorlayıcı bir gücü yoktur” (Nahl 16/99) düstûru gereğince Allah’a iman eden ve O’na sığınanlar onların şerlerinden korunurlar. “Onun gücü, ancak onu veli edinenlerin (kılavuz edinip ısrarla izleyenlerin) ve ona tanrısal nitelikler yakıştıranların üzerinde vardır. (Nahl 16/100) düstûru gereğince de inkâr etmeye ısrar edenler ve şeytanları/şeytanî güçleri veli ve kılavuz edinenler her yönden onların saldırısına maruz kalırlar. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. Örneğin: (Meryem-47) ayette de فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ ﴿٤٧﴾ // fe ersil ma’ana beni İsraile’’ İsrailoğullarını bizimle gönder, yani onları serbest bırak’’ anlamındadır
İşte buradaki (أرسلنا الشياطين) ‘’erselnaş şayatıyne’’onları serbest bıraktık’’anlamındadır. أي ألَم تَعْلَمْ أنَّا خَلَّيْنَا بينَ الشياطين والكفار وسلطانِهم عليهم، فلَمْ نعصم الكفارَ من القبول منهم، وتسمَّى التخليةُ إرسالاً في سَعَةِ اللغة (التفسير الكبير) والمعنى خلينا بينهم
. وبينهم ولم نمنعهم ولو شاء لمنعهم قسرا (تفسير الكشاف - البحر المحيط) وقيل : أرسلنا أي خلينا يقال : أرسلت البعير أي خليته ، أي خلينا الشياطين وإياهم ولم نعصمهم من القبول (القرطوبي) منهم .فالمعنى ببساطة: أن الله يخلي بينهم وبين شياطينهم، فيتركهم لاختيارهم ولا يعصمهم منهم الله يريد الهدايةَ لخلقه، ولكن بعضهم هو من يريد الضلال، ويتبعوا باختيارهم الشيطان ويتركون الرحمنُ يخلي بينهم وبين شياطينهم، فيتركهم لاختيارهم ولا يعصمهم (اللباب في علوم الكتا ب) وقوله - عز وجل -: {تَؤُزُّهُمْ أَزّاً قال بعضهم: تزعجهم
زَعَجٌ [عامة] = endişe , sıkıntı , tedirginlik , taciz , rahatsızlık إزعاجاً.( تأويلات أهل السنة) ذكر الزجاج في معنى هذا وجهين: أحدهما: خلينا بين الكافرين وبين الشياطين (ترجمة و معنى زعج في قاموس الكل عربي تركي) إِزْعَاجٌ (ج) إِزْعَاجَاتٌ [عامة] -- yerinden koparmak , rahatsız etmek , iz’aç وقد أفادتنا أو صورت لنا كلمة "تؤزهم " - التي هي فعل مضارع مؤكد بالمصدر- ما عليه الكفار من اضطراب وتناقض في العقيدة والتفكير، وهي استعارة من أزيز المرجل إذا اشتد غليانه، قال ابن عاشور في التحرير والتنوير: شَبَّهَ اضْطِرَابَ اعْتِقَادِهِمْ، وَتَنَاقُضَ أَقْوَالِهِمْ، وَاخْتِلَاقَ أَكَاذِيبِهِمْ بِالْغَلَيَانِ فِي صُعُودٍ وَانْخِفَاضٍ، وَفَرْقَعَةٍ وَسُكُونٍ، فَهُوَ اسْتِعَارَةٌ، فتأكيده بالمصدر ترشيح : ألمصدر إعراب ومعنى من القرآن الكريم - قوله تعالى : ( تؤزهم أزّا ).