close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 64. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ netenezzelu illâ bi-emri rabbik(e)(s) lehu mâ beyne eydînâ vemâ ḣalfenâ vemâ beyne żâlik(e)(c) vemâ kâne rabbuke nesiyyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Biz melekler, ancak Rabbinin emriyle inebiliriz; onundur ne varsa ilerimizde ve ne varsa gerimizde ve ne varsa ikisi arasında ve Rabbin, hiçbir şeyi unutmaz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hz. Cebrail; daha sık ziyarete gelmesini isteyen Peygamber Efendimize:) Biz (elçiler ve melekler) ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, ardımızda (geçmişimizde, geleceğimizde) ve bunlar arasında olan her şeyi (bilmek) O’na aittir. Senin Rabbin kesinlikle unutkan değildir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve melekler: “Biz ancak, Rabbinin buyruğuyla ineriz. Geçmişimiz, geleceğimiz ve aralarındaki herşeyimiz O'nundur, yani O'nun emrine tabidir ve Rabbin asla hiçbir şeyi unutmaz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Melekler: “Biz ancak Rabbinin planı dahilinde inebiliriz. Önümüzdeki ve ardımızdaki, geçmişteki ve gelecekteki, bunların arasındaki her şey O'nundur. Senin Rabbin seni unutmuş değildir.” derler.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında ne varsa O'nundur. Senin Rabbin asla unutkan değildir." [5]
64.Buhari`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, Resulullah (a.s.) Cibril (a.s.)`e: "Seni bizi ziyaret etmekte olduğundan daha çok ziyaret etmekten alıkoyan nedir?" diye sordu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.İbnu Ebi Hatim`in İkrime`den rivayet ettiğine göre de Cibril (a.s.) kırk gün kadar gelmedi. Bunun üzerine yukarıdaki rivayette bildirildiği üzere Resulullah (a.s.), ona niçin daha fazla ziyaret etmediğini sordu ve ardından bu ayeti kerime indirildi.Bu konuda daha başka rivayetler de nakledilmiştir. Ancak bütün rivayetlerde Cibril (a.s.)`ın gelmesinin gecikmesi üzerine Resulullah (a.s.)`ın bunun sebebini sorması sonucunda bu ayeti kerimenin indirildiğine işaret edilmektedir.5.Tefsirlerde, bu sözün vahyin bir süre kesilmesinden sonra Hz. Peygamber (s.a.s.)`e Cebrail (a.s.)`in ağzından söylenmiş bir ilâhi vahiy olduğu bildirilir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz (elçiler) ancak Rabbiniz emriyle ineriz. Önümüzde, ardımızda ve bunlar arasında olan her şey O'nundur. Senin Rabbin kesinlikle unutkan değildir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Cenab-ı Hak'dan vahy getirmekte olan Cebrâil aleyhisselâmın bir aralık gecikmesinden endişelenen Rasûlüllah Efendimize, Cebraîl şöyle hitap etmiştir): “Biz, senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzdeki ve ardımızdaki (bütün geçmiş ve gelecek şeyler) ve bunların arasındakiler hep O'nundur. Rabbin de (seni) unutmuş değildir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“(Biz melekler) ancak senin Rabbinin emriyle ineriz. Geçmişimiz, geleceğimiz ve aralarındaki her şeyimiz O’nundur. Rabbin seni terk etmiş değildir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Melekler dediler ki: “Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O'na aittir. Senin Rabbin unutkan değildir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Biz melekleri ancak Tanrının buyrumuyla indiririz, önde, sonda, arada, ne varsa hep O'nundur, Tanrın unutkan değil
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Cebrail, Muhammed'e dedi ki:) “Biz (melekler) ancak Rabbinin izni ile (yeryüzüne) ineriz. Geleceğimiz, geçmişimiz ve bu ikisi arasındaki tüm olaylar O'nun tasarrufundadır. Senin Rabbin (seni) unutmuş değildir.
Rivayet edildiğine göre; bazen uzun zaman geçmesine rağmen vahiy gelmezdi ve Hz. Peygamber de sebebini merak ederek buna üzülürdü. Bir gün Hz. Peygamberin Cebrail’den daha sık vahiy istemesi ve buna engelin ne olduğunu sorması üzerine Allah bu ayeti göndermiş ve “Rabbin seni unutmuş değildir” ifadesiyle de peygamberimizi teselli etmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
64,65. "Biz [1] semâdan rabbinin emriyle indik. Önümüzde ve ardımızda ve aralarında ne var ise ânındır. Rabbin seni unutmaz. Semâvât ve arzın ve bunların arasında ne var ise hepsinin sâhibidir. Âna ’ibâdet it ve ’ibâdetinde devâm it Allâh isminde başka ma’bûd biliyor mısın?"
[1] Bu sözler Cebrâîl aleyhisselam tarafından Hazret-i Muhammed’e îrâd olunuyor.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Cebrail: "Biz ancak Rabbinin buyruğu ile ineriz, geçmişimizi geleceğimizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O'na mahsustur. Rabbin unutkan değildir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Cebrail, şöyle dedi:) “Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O’nundur. Rabbin unutkan değildir.”[348]
Müşriklerin, Ashab-ı Kehf, Zülkarneyn ve Nûh hakkındaki sorularına cevap vermeyen Hz.Peygamber, bu konuda hemen vahiy geleceğini umuyordu. Fakat vahyin gelişi on beş, yahut kırk gün gecikmişti. Bunun üzerine müşrikler, “Muhammed’i, Rabbi terk etti”, diye alay etmişlerdi. İşte bu âyet müşriklere cevap olmak üzere Cebrail’in, Hz.Peygamber’e söylediği sözü aktarmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Melek dedi ki:) “Biz ancak rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O’na aittir. Senin rabbin unutkan değildir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O'na aittir. Senin Rabbin unutkan değildir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz (melekler) ancak Rabbinin emriyle ineriz. Geçmişimiz, geleceğimiz ve ikisi arasında ne varsa O'na aittir. Rabbin unutkan değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"(Cebrail dedi ki: Ey Muhammed!) "Biz senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzdeki ve ardımızdaki (bütün geçmiş ve gelecek şeyler) ve bunların arasındakiler hep O'nundur. Rabbin de (seni) unutmuş değildir?"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de rabbının emri olmayınca biz (rabbının Resulleri) inemeyiz, önümüzdeki ardımızdaki ve bunun arasındaki hep onundur ve rabbın seni unutmuş değildir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Cebrâîl şöyle dedi: “Ey Allah’ın Resûlü!) Biz (elçiler) ancak, Rabbinin emriyle geliriz. Önümüzde (geleceğimizde), ardımızda (geçmişimizde) ve bunlar arasında olan her şeyi bilmek O’na aittir. Ve Rabbin asla (hiçbir şeyi) unutmaz!” (O her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, Rabb'inin emri olmaksızın inmeyiz. Önümüzdeki, arkamızdaki¹ ve bunların arasında olan her şey O'na aittir. Rabb'in unutkan değildir.
1- Bildiğimiz bilmediğimiz. Geçmiş ve gelecek şeyler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz (elçiler) senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzde, ardımızda ve ikisinin arasında ne varsa Onundur. Senin Rabbin unutgan değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Cebrâîl dedi ki:) “(Vahyin te'hîrinden dolayı üzülme, çünki biz) ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında ne varsa, O'na âiddir. Ve Rabbin(seni aslâ) unutucu değildir.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (ey Cebrail, peygambere de ki!) Biz (melekler), ancak senin Rabbinin emri ile ineriz (Onun emri ve iradesi olmadan biz hiçbir zaman ve hiçbir yerde hareket edemeyiz). Bizim önümüzdekiler (gördüklerimiz), arkamızdakiler (görmediklerimiz) ve ikisi arasında (sağımız ve solumuzda) bulunan her şey Ona aittir. Ve (şunu da bil ki!) Rabbin asla (hiçbir şeyi) unutacak değildir. *
(*) Hz. Peygamberin, niçin daha sık uğramadığına dair Vahiy Meleğinden sorusu üzerine bu âyetin indiği rivayet edilmiştir. (Buhârî, Tefsir 19: 2; Tirmizî, Tefsir 19:4.) (Ü. Şimşek Meali 64. Ayet Açıklaması) Yani melekler kendi tercihlerine göre hareket edemezler; Yüce Allah’ın verdiği emirleri harfiyyen uygularlar, kesinlikle herhangi bir eksiklikte bulunamazlar. والمعنى : أن الله أمر جبريل - عليه السلام - أن يقول هذا الكلام جوابا عنه ، فالنظم نظم القرآن بتقدير : وقل ما نتنزل إلا بأمر ربك ، أي قل يا جبريل ، فكان هذا خطابا لجبريل ليبلغه إلى النبيء - صلى الله عليه وسلم – قرآنا (التحرير والتنوير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Melekler) “Yeryüzüne yalnızca senin Rabbinin emri ile ineriz. Bizim önümüzdekiler (gördüklerimiz), arkamızdakiler (görmediklerimiz) ve ikisi arasındaki her şey O na aittir. Rabbin asla hiçbir şeyi unutacak değildir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz melekler senin çalabının buyruğu olmadıkça yere inemeyiz. Önümüzde, ardımızda, ikisinin arasında ne varsa hepsi Allah’ındır. Senin çalabın unutucu değildir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz melekler ancak Rabbinin emriyle ineriz; önümüzde, ardımızda, her ikisinin arasında ne varsa [⁵] hepsi O/nun fermanına tâbidir. Rabbin unutkan değildir.
[5] Gelecekte, gelmişte, olmuş, olacak arasında.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Cebrail dedi ki), “Biz ancak senin Rabbinin buyruğuyla ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O’na aittir. Rabbin asla unutkan değildir.”¹⁸
18 Vahiy birkaç gün gecikince, Hz. Peygamber, Cebrail’e niye geç kaldığını  
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz (melekler) ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, ardımızda ve bunlar arasında olan her şey O'nundur. Senin Rabbin kesinlikle unutkan değildir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Biz melekler, ancak Rabb’inin emriyle inebiliriz; çünkü bizim önümüzde, arkamızda ve bu ikisi arasında bulunan her şey O’nundur. Gerek bizim algılayış sınırlarımız içinde, gerek bilmediğimiz âlemlerde ve gerekse bu ikisi arasında olan her şeyin sahibi O’dur. O hâlde, hiç endişe etme; senin Rabb’in hiçbir şeyi unutacak değildir.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Senin rabbinin emriyle olma dışında inmiyoruz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunun arasındaki şeyler O’nundur. Senin rabbin unutkan değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz melekler, sadece Tanrı'nın emriyle hareket ederiz. Geçmişte olanlar, gelecekte olacak olanlar ve arada olmakta olanlar hep onun izniyle olur. Tanrı unutmaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Toplumun yaptıkları seni sıkıntıya sokuyor. İstiyorsun ki her sıkıldığında Rabbinden bir haber gelsin. Hayır! İşler her zaman senin istediğin gibi olmaz. Sıkıntıya düştüğünde Rabbimden haber gelmedi diye daralıyorsun? Sana vahiy getiren elçilerimize desen ki, niye sıkıntıya düştüğümde bir haber getirmediniz? Onlar sana; “Biz ancak Rabbimizin emri ile geliriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O’na aittir. Biz kendi başımıza hareket etmeyiz. Senin Rabbin unutkan değildir!” derler. Rabbin sana ne zaman elçi göndereceğini bilir. Seni her zaman gözetir, kollar. Onun için sakın Rabbim beni unuttu diye kalbin daralmasın! Rabbin seni asla unutmaz. Sen gönlünü hoş tut. Kararlılıkla sana verilen görevleri yapmaya devam et. Rabbinden sana bir haber gelmezse, sana gönderdiğimiz emirlerle yolunu çiz. Kendine göre tecrübeler edin! Zorluklara karşı durmasını öğren! Unutma! Her haber beklediğinde sana elçilerimizi göndermediysek bunda büyük hikmetler vardır. Sen onları düşün!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Melekler) “Biz sadece Rabbinin emri ile ineriz. [*] Önümüzde, arkamızda ve bunun arasında olan her şey yalnızca O’na (Allah’a) aittir. Rabbin unutkan değildir.” (demişlerdi). [*]
Melekler kendi tercihlerine göre hareket edemezler; Yüce Allah’ın verdiği emirleri harfiyyen uygularlar; kesinlikle herhangi bir eksiklikte bulunamazlar. Benzer mesajlar: En‘âm 6:61; Nahl 16:50; Enbiyâ 21:27; Tahrîm 66:6; Kadir 97:4 Yüce Allah’ın unutmamasıyla ilgili bkz. Tâhâ 20:52.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Cebrâil): “(Ey Muhammed!) Biz (elçiler) ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, ardımızda ve bunlar arasında olan her şey Onundur ve senin Rabbin kesinlikle unutkan değildir.”¹ (dedi.)
1 Bu âyet, Peygamberimizin; “Ey Cebrâil! Bizi ziyaret ettiğinden daha çok ziyaret etmene engel olan şey nedir?” demesi üzerine indirilmiştir. (Ahmed, Buharî, Tirmizî, Neseî) Ayetin başındaki vav, isti’nafiyedir. Yani bir soruya cevaptır ki bu sorunun ne olduğu sebeb-i nüzulünden anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE [MELEKLER]: “Biz ancak Rabbinin buyruğuyla ineriz” derler, “gözümüzün önünde olan, bizden gizli tutulan ve bu ikisi arasında bulunan ⁵⁰ her şey O’na aittir. Ve Rabbin asla [hiçbir şeyi] unutmaz.
50 Yani, görseler bile ya da varlığından haberdar olsalar bile meleklerin mahiyetini bilmedikleri, anlamadıkları şeyler. Yukarıdaki ibarenin lafzî karşılığı şudur: “ellerimizin arasında bulunan, arkamızda bulunan ve bu ikisinin arasında bulunan (her şey)”... Bu deyimsel ifade için bkz. 2:255 -“O insanların gözlerinin önünde olanı da, onlardan gizli tutulanı da bilir”- ve ilgili 247. not. Melekler’e ilişkin bu atıf, Muhammed (s) gibi, ilahî vahye muhatap olan önceki peygamberlerle ilgili daha önceki bahisle bağlantılıdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz, yalnızca Rabbinin emri ile buraya yerleştik, önümüzde olan/bilebildiğimiz ve ardımızda olan/bilemediğimiz ve ikisi arasındaki her durum O’nun bilgisi dâhilindedir zira senin Rabbin hiçbir şeyi unutmuş değildir. 18/49, 20/51-52, 45/29, 56/7...41, 58/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
VE (melekler der ki): “Biz yalnızca Rabbinin emriyle ineriz: Hem bize açık olup bilebildiğimiz,[²⁵²¹] hem de bizden gizli olup bilemediğimiz ya da bu iki durum arasında bulunan her şeyin[²⁵²²] sahibi O’dur: ve senin Rabbin asla unutkan değildir.[²⁵²³]
[2521] Lafzen: “önümüzde, açık seçik olan şeyler” anlamına gelen deyimsel bir ifadedir (Krş: 7:17, not 13). [2522] “Bu iki durum arasında bulunan her şey” ile, varlığını bildikleri halde meleklerin dahi mahiyetine vakıf olamadıkları şeyler ve olaylar kastedilse gerektir. [2523] Bu âyet Buhârî ve diğerlerinin derlediği ünlü bir habere göre Allah Rasûlü’nün vahiy meleğinden daha sık vahiy istemesi ve buna engelin ne olduğunu sorması üzerine inmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Biz (Melekler) ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzdeki (ahirette olacak), ardımızdaki (dünyada olan) ve bunların arasındaki (kabirlerde olup biten) şeylerin hepsi O'nundur (hüküm ve hükümranlığı sırf O’na aittir!.. Bütün bu işleri tedbir ve idare ederken hiçbir ortağa ve yardımcıya muhtaç değildir!.. Ey Muhammed, evet biz ancak Rabbinin emriyle ineriz.. "Kuşluk vaktine ve sükuna erdiğinde geceye andolsun ki, Rabbin seni ne terk etti, ne de sana darıldı!..” Duha/1 hükmü gereği vahyin gecikmesinin elbette bir hikmeti vardır, yoksa) Rabbin seni asla unutmuş değildir!
Osman Fırat
swap_vert close
Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan herşey O’na âittir. Ve Rabbin asla (hiçbir şeyi) unutmaz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve (Cibril-i Emîn demiştir ki:) «Biz inemeyiz, ancak Rabbin emri ile ineriz. Ve önümüzde ve ardımızda ve bunların arasında ne varsa (hepsi) O'nun içindir ve Rabbin unutkan değildir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Rabbinin emri olmadıkça biz (meleklerden olan elçiler) inmeyiz. Önümüzde ve arkamızdaki bütün geçmiş ve gelecek şeyler ve bunların arasındakiler hep O'na aittir. Senin Rabbin, hiçbir şeyi unutmaz.
Bu âyet, Cebrail (a.s.)’ın sözünü nakleder. O’nun inmesi bir süre geciktiğinden Hz. Peygamber üzülmüştü. Cenabı Allah onu teselli buyuruyor. Bunlar, Hz. Peygamber (a.s.)’a gönderilen ilahî vahiydir. Yani nasıl daha önceki peygamberler vahye nail oldularsa Hz. Peygamber de öylece nail olmuştur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan herşey O'na aittir. Rabbin, asla unutkan değildir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Biz ancak Allâh Te'âlâ'nın emriyle nâzil oluruz." [¹] Önümüzde ve arkamızda ve bunların arasında bulunan her şey onundur. Rabbin Te'âlâ unudıcı olmadı (seni de unutmaz).
[1] Rasûl-u Ekrem'den Ashâb-ı Kehf ve Zülkarneyn hakkında suâl olundukda İnşâallah dimeksizin "Yârın size cevâb viririm" dimiş ve bunun üzerine kırk gün kadar vahiy munkatı' olmuşdı. Tekrâr vahiy ile Cibrîl geldikde Fahr-i Kâinât sebeb-i te'hîrini sordı. Ve bu âyet-i kerîme o suâlin cevâbıdır. Ve Cibrîl'in kavlidir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz, Rabbinin emri olmadan inmeyiz. Önümüzde, arkamızda ve ikisinin arasında ne varsa hepsi O’nundur. Senin Rabbin unutkan değildir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz, ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasındaki her şey O'na aittir. Rabbin unutmuş değildir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz ancak Rabbimizin emriyle ineriz. Geçmişimiz, geleceğimiz ve bu ikisi arasındaki herşey Ona aittir. Ve Rabbin hiçbir şeyi unutmaz.(7)
(7) Peygamberimizin, niçin daha sık uğramadığına dair Cebrail’den sorusu üzerine bu âyetin indiği rivayet edilmiştir. (Buhârî, Tefsir 19:2; Tirmizî, Tefsir 19:4.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz sadece Rabbinin emrini indiririz/biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunlar arasındaki her şey O'nundur. Rabbin asla unutkan değildir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı inmezüz biz illā çalabuñ buyruġı-y-ıla. anuñdur ol kim ileyümüzdedür ya'nį āħiret daħı ol kim ardumuzdadur daħı ol kim āħiret-ile dünye arasındadur ol ķırķ yıldur. daħı olmadı çalabuñ unıdıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz inmez‐biz, illā Tañrı Ta‘ālānuñ buyruġı bile. Anuñ ḫalḳı mülkidürallumuzda olan neste, ardumuzda olan daḫı, anlar ortasında olan daḫı.Daḫı seni yaradan Allāh unudıcı degüldür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Cəbrailin bir müddət yanına gəlməməsindən xiffət çəkən Peyğəmbərə Allaha yaxın olan bu əzəmətli mələk belə demişdi: ) “Biz (dünyaya) yalnız sənin Rəbbinin əmri ilə enirik. Önümüzdə, arxamızda və onların arasında nə varsa ancaq Ona məxsusdur. (Keçmişə, indiyə və gələcəyə aid işlər, dünya yaranandan qiyamət gününə qədər baş verəcək hər bir şey məhz Allahın iradəsinə tabedir). Rəbbin (Öz bəndələrini) unudan deyildir”. (Cəbrail Qur’anı Muhəmməd peyğəmbərə öyrətməyə təhkim olunsa da, Allahın əmri olmadan yerə enib heç bir ayə gətirə bilməz. Onun yer üzünə nə vaxt enməsi, hansı ayəni gətirməsi məhz Allahın buyuruğu ilədir. Allaha isə insandan fərqli olaraq unutmaq xüsusiyyəti yaddır. O, heç zaman bəndələrini unutmaz. İstədiyin bu və ya digər ayənin, vəhyin sənə dərhal nazil olmaması Rəbbindən başqa heç kəsin bilmədiyi müəyyən bir hikməti-ilahi ilə bağlıdır. Ona görə də belə şeydən ötrü ürəyini qısma!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We (angels) come not down save by commandment of thy Lord. Unto Him belongeth all that is before us and all that is behind us and all that is between those two, and thy Lord was never forgetful
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(The angels say:)(2514) "We descend not but by command of thy Lord: to Him belongeth what is before us and what is behind us, and what is between: and thy Lord never doth forget,-
2514 We are apt to be impatient of the evils we see around us. We may give of our best service to Allah, and yet see no results. In our human short-sightedness we may complain within ourselves. But we must not be impatient. The angels of Grace come not haphazardly, but by command of Allah according to His Universal Will and Purpose. Allah does not forget. If things are delayed, it is in accordance with a wise providence, which cares for all. Our plain duty is to be patient and constant in His service. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا نَتَنَزَّلُ
ve inmeyiz
اِلَّا
an- cak
بِاَمْرِ
emri ile
رَبِّكَۚ
Rabbinin
لَهُ
O'nun-dur
مَا
o şey ki
بَيْنَ اَيْد۪ينَا
önümüzdedir
وَمَا
ve o şey ki
خَلْفَنَا
arkamız- dadır
وَمَا
ve o şey ki
بَيْنَ
arasın-dadır
ذٰلِكَۚ
bunun
وَمَا كَانَ
ve değildir
رَبُّكَ
Rabbin
نَسِياًّۚ
unutkan
(Resul vahyin neden geciktiğini merak edince, Cebrail dedi ki) "Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde bulunan, arkamızda kalan ve bu ikisi arasındaki (bütün zaman, mekân ve içinde yaptığımız) her şey O'na aittir (ve O'nun emrine tabidir). (Senin) Rabbin asla unutkan değildir!"
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
تَنَزَّلَ
Fiil-V
ن ز ل
İndi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
يَد
İsim
ي د ي
El
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
خَلْف
İsim
خ ل ف
Arka, halife, nesil, ard
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
نَسِيّ
İsim
ن س ي
Unutkan