close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle rabbi innî vehene-l’azmu minnî veşte’ale-rra/su şeyben velem ekun bidu’â-ike rabbi şekiyyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Demişti ki: Rabbim, kemiklerim bile incelip zayıfladı, saçımsakalım ağardı, parılparıl parlamada başım sanki ve sana ne dua etmişsem mahrum olmadım ben.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve başım, yaşlılık aleviyle tutuştu (saçlarım ağarıverdi); ben Sana dua etmekle (İslam davasını güdüp dileklerimi iletmekle) hiç mutsuz olmadım (mahrum bırakılmadım)" demişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
şöyle demişti: “Ey Rabbim! Doğrusu artık kemiklerim gevşedi, saçlarım ağardı, ama şimdiye kadar sana yönelttiğim hiçbir duamın, cevapsız bırakıldığını da asla görmedim.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Rabbim, benim kemiklerim, zayıflayıp gevşedi. Saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Demişti ki: "Rabbim! Doğrusu benim kemiklerim zayıfladı, başım iyice ağardı. Rabbim! Ben sana dua etmekle de hiç mahrum olmadım,
Ali Bulaç
swap_vert close
Demişti ki: 'Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şöyle demişti: “-Ey Rabbim, doğrusu ben (o kimseyim ki), benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başımın saçı bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiç bir zaman mahrum olmadım.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şöyle dedi: “Ey Rabbim! Benim kemiklerim zayıfladı, başım ihtiyarlık yangınıyla tutuşmuştur. Ve sana ettiğim duadan hiç bedbaht olmadım. (Duam daima kabul oldu.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ey Rabbim,” dedi, “Vücudumda kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ey Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.”
Besim Atalay
swap_vert close
O dedi ki: «Süngüm düştü, saçım ağardı, sana dua ettiğimde boşa çıkmadım!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Ey Rabbim! (Şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.”
Cemil Said
swap_vert close
Didi ki: "Yâ rabbî dûçâr-ı za’f olan kemiklerim dermânsız kalıyor ve başım beyazlık şu’lesiyle yanıyor. Sana itdiğin du’âlardan hiç me’yûs olmadım"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şöyle demişti: "Rabbim! Gerçekten kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Rabbim! Sana yalvarmakla şimdiye kadar bedbaht olup bir şeyden mahrum kalmadım."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, şöyle demişti: “Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Rabbim!” demişti, “Benim kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Rabbim! Ben sana ettiğim dualarda hiç eli boş dönmedim.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Rabbim," dedi, "Vücudumdaki kemik gevşedi, başım ağarıp tutuştu. Sana yalvarışta, Rabbim, hiç bir vakit umut kesmedim."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şöyle demişti: "Ey Rabbim! Şüphesiz (artık öyle bir durumdayım ki) benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başım(ın saçı) bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiçbir zaman bedbaht olmadım."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Demişti: yarab işte ben artık kemik gevşedi benden, ve baş bembeyaz alev aldı, sana duâ ile ise rabbım hiç bir zaman bedbaht olmadım
Emrah Demiryent
swap_vert close
O, şöyle demişti: “Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. (Şimdiye kadar) sana yaptığım dualarda (isteklerimde) hiç mahrum olmadım.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Demişdi ki: «Ey Rabbim, hakıykat ben... Benim kemiğim yıpradı. Başımın saçı tutuşdu. Ey Rabbim, ben Sana düâ etme (m neticesinde) bedbaht (ve mahrum) olmadım».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şöyle demişti: “Rabbim! Gerçekten ben (o hâldeyim ki) kemik(lerim) benden gevşedi (zayıfladı); (ihtiyarlıktan) baş(ım), beyaz alev aldı (saçlarım ağardı); Rabbim! Sana duâ (etmek) ile hiçbir zaman mahrûm olmadım.”(2)
(2)Bu sırada, Zekeriyyâ (as) yüz yirmi, âilesi ise doksan sekiz yaşında idi. (Celâleyn Şerhi, c. 5, 7) İhtiyarlar hakkında ma‘nevî tesellîler için bakınız; (Lem‘alar, 26. Lem‘a, 233-281)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
“Rabbim!’’demişti. Doğrusu, artık kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Ey Rabbim, (şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.” *
(*) Zekeriyyâ aleyhisselâm, İsrâiloğulları’na gönderilmiş peygamberlerden biridir. Ancak kendisine müstakil bir kitap verilmemiş, Hz. Musa’nın şeriatıyla amel etmiştir. Kaynaklarda, Hz. Meryem’in teyzesinin kocası ve Beyt-i Makdis’in reisi olduğu, Tevrat nüshalarını yazarak çoğalttığı bildirilmektedir (bilgi için bk. Âl-i İmrân 3/37-41). Duanın, emreder gibi ve yüksek sesle değil, mütevazı bir şekilde alçak sesle ve yalvarıp yakararak yapılması onun âdâbına daha uygun olduğu için alçak sesle dua ettiği belirtilen Hz. Zekeriyyâ, kendisinden sonra akrabalarının toplum önderi olma ve Allah’ın dinini yayma hususunda zaaf göstereceklerinden endişe etmiş; bu sebeple de duasında kendisine ve Ya‘kub (İsrâil) soyuna halef ve mirasçı olmak ve davetini sürdürmek üzere iyi ahlâklı, yetenekli ve âdil insan olacak bir halef lutfetmesini Allah’tan niyaz etmiştir. Zira o, bütün olumsuz şartlara rağmen Allah’tan ümit kesilmemesi gerektiğini biliyordu: (Kur’an Yolu)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ey Rabbim! Yaşlılıktan dolayı kemiklerim gevşedi, saçlarıma tamamen ak düştü. Rabbim! Beni davetinle uyarmandan dolayı, sana karşı asla isyankâr (şaki) olmadım.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Demişti: "Çalabım! Benim kemiklerim kavşadı, saçım sakalım ağardı. Allah’ım ben Sana ne vakit yalvardımsa benim boynumu büktürmedin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Dedi ki Yâ Rab! Kemiğim gevşedi [²], başımın tüyü tutuştu [³]. Yâ Rab! Sana duamda hiçbir zaman mahrum kalmadım.
[2] İhtiyarladım.[3] Bütün saçlarım ağardı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Demişti ki: “Rabbim kemiklerim zayıfladı/eridi, başım ihtiyarlık aleviyle tutuştu/saçlarım ağardı. Rabbim Sana dua etmekle hiçbir şeyden mahrum kalmadım/bedbaht olmadım” [şakiyyen].²
2 Krş. Meryem, 19/48  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Rabbim!” dedi, “Şüphesiz benim kemiklerim gevşedi, (bedenimdeki şu) baş, yaşlılık aleviyle tutuştu (ağardı); ben sana dua etmekle (hiç bir zaman) azgın olmadım.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ey Rabb’im!” diye yalvarmıştı, “Doğrusu, ihtiyarlıktan kemiklerim iyice gevşedi, saçlarıma aklar düştü. Sana duamda, Ya Rab! asla bedbaht olmadım! Ne zaman Sana el açıp yalvardıysam, hep dualarıma icabet ettin, bugüne kadar elimi hiç boş çevirmedin.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Rabbim! Şüphesiz ben, benden Kemik zayıfladı. Saç-baş iyice ağardı. Rabbim! Sana ettiğim dualar sebebiyle sıkıntıya düşüp mutsuz olmadım”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Zekeriyya: " Ya Rab! kemiklerim eridi. Saçlarım tutuştu yaşlılıktan, Ama hiçbir zaman sana yalvarmanın bir kötülüğünü görmedim.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Rabbim! Yaşlandım, yoruldum, gücüm takatim kesildi. Yaşlılıktan kendime hâkim olamıyorum! Dualarımı hiç geri çevirmedin! Dualarıma her zaman bol nimetlerinle cevap verdin!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Rabbim, senden isteklerim konusunda (bu zamana kadar) hiç mahrum kalmadım.
Mehmet Türk
swap_vert close
“Ey Rabbim! Şüphesiz benim gücüm kuvvetim kalmadı, saçım başım ağardı ve ey Rabbim! Şimdiye kadar sana duâ edip de duâmın kabul edilmediği hiç olmadı.”¹ dedi.²
1 Bu âyet; “Ey Rabbim, benim kemiklerim yıprandı, yaşlılık alevi başımı sardı, ey Rabbim! Sana duâ etmekle, hiçbir zaman bedbaht olmadım.” şeklinde de tercüme edilebilir. “Kemiklerin yıpranması ve ihtiyarlık alevinin başı sarması” yaşlılık ve düşkünlükten “kinâye” olduğu için yukarıdaki tercüme tercih edilmiştir.2 Hz. Zekeriyya’nın dusı için Bk. (Âlu İmrân: 40)  
Muhammed Esed
swap_vert close
şöyle demişti: “Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim gevşedi, saçlarım ağardı. Ama şimdiye kadar, ey Rabbim, Sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı. ⁴
4 Lafzen, “Sana yaptığım duada hiç bedbaht olmadım”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Rabbim, şüphesiz kemiklerim eridi/gücüm kuvvetim kesildi, saçım sakalım ağardı, Rabbim bu zamana kadar sana yaptığım dualarımda hiç eli boş dönmedim. 3/35...41, 19/2...15, 21/89-90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
şöyle yalvarmıştı: “Rabbim! Benden (iş) geçti, kemiklerim eridi, başa ak düştü;[²⁴⁵⁶] ama (ey) Rabbim, sana dua edip de eli boş kaldığım hiç olmadı.[²⁴⁵⁷]
[2456] Lafzen: “..baş ihtiyarlık (ateşiyle) tutuştu”. [2457] Hz. Zekeriyya’yı bu noktaya getiren süreç için bkz: 3:33-37. Duadan önce acziyeti itirafın duanın edebinden olduğu öğretiliyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
4,5. "Ey Rabbim, ben gerçekten çok yaşlandım, erkeklik gücüm de kalmadı, saçlarıma ak düştü!.. Karım da kısırdır ama, şimdiye kadar yapmış olduğum dua ve niyazımdan, beni hiç boş çevirmedin ya Rabbi!.. Benden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi harekette bulunmayacaklarından endişe ediyorum, ne olur katından bana bir oğul bağışla da;
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlk aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du’â ile hiçbir zaman şaki olmadım.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Demişti ki: «Yarabbi! Muhakkak benim kemiklerim zayıflaştı, başımın tüyü de tutuştu ve Rabbim! Sana ne dua ettim ise mahrum kalmadım.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Ya Rabbî, iyice yaşlandım, kemiklerim zayıfladı, eridi, başımdaki saçlarım ağardı, beyaz alevler gibi tutuştu. Ya Rabbî, Sana her ne için yalvardıysam, asla mahrum kalmadım. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlk aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du'a ile hiçbir zaman bahtsız olmadım (her du'a ettikçe kabul buyurdun, beni istediğimden mahrum etmedin).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Yâ Rabbî! Kemiklerim incelüb za'îf oldı ve başımın kılları ağarub parladı. Bu müddet zarfında Yâ Rabbî! Senin 'ibâdetinde şakî olmadım."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Rabbim (Sahibim)!” demişti, “Kemiklerim zayıfladı, saçlarım iyice ağardı. Sana yaptığım dua sayesinde bugüne kadar hiç bunalmadım.
Şaban Piriş
swap_vert close
Rabbim, dedi şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda hiç bir şeyden mahrum olmadım.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Rabbim,” demişti. “Artık benim kemiklerim yıprandı; başım ihtiyarlık aleviyle tutuştu. Sana dualarımda da, ey Rabbim, mahrum kaldığım hiç olmadı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şöyle demişti: "Rabbim, işte karşındayım. Kemik gevşedi bende. İhtiyarlıktan başım beyaz alevle tutuştu. Sana yakarma/senin için çağrı yapma konusunda ise Rabbim, hiç bedbaht/zorluk ve şiddet yanlısı olmadım."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “iy çalabum! bayıķ ben ża'if oldı süñük benden dutışdı baş aķ olmaķlıġı. daħı olmadum oķımaķlıġumıla iy çalabum, ümidsüz!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi: Beni yaradan Allāh, menüm süñüklerüm ża‘īf oldı, başımuñ ṣaçı daḫı aḳ oldı. Daḫı yā Rabb, ben seni du‘ā eylemekde hīç ġāfil olmadum, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Belə demişdi: “Ey Rəbbim! Artıq sümüyüm sustalmış, başım ağappaq ağarmışdır. Ey Rəbbim! Sənə dua etməklə heç vaxt naümid olmamışam. (Nə dua etmişəmsə, qəbul olunmuşdur).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Saying: My Lord! Lo! the bones of me wax feeble and my head is shining with grey hair, and I have never been unblest in prayer to Thee, my Lord.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Praying: "O my Lord! infirm indeed are my bones, and the hair of my head doth glisten with grey: but never am I unblest, O my Lord, in my prayer(2458) to Thee!
2458 This preface shows the fervent faith of Zakariya. Zakariya was a priest of the Most High Allah. His office was the Temple , and his relatives were his colleagues. But he found in them no true spirit of the service of Allah and man. He was filled with anxiety as to who would uphold the godly ideas he had in mind, which were strange to his worldly colleagues.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
de- mişti
رَبِّ
Rabb-im
اِنّ۪ي
doğru-su ben
وَهَنَ
gevşedi
الْعَظْمُ
kemik
مِنّ۪ي
benden
وَاشْتَعَلَ
ve tutuştu
الرَّاْسُ
baş(ım)
شَيْباً
yaşlılık aleviyle
وَلَمْ اَكُنْ
ve olmadım
بِدُعَٓائِكَ
sana dua etmek ile
رَبِّ
Rabb- im
شَقِياًّ
bedbaht
Şöyle demişti: "Rabbim! Doğrusu ben (ihtiyarladım) benim kemik(lerim de zayıflayıp) gevşedi ve baş(ım) yaşlılık aleviyle tutuştu (saçım, sakalım ağardı). Ama Rabbim! Sana dua etmekle de hiç bedbaht olmadım (Sen beni hiç geri çevirmedin)."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَهَنَ
Fiil-I
و ه ن
Gevşeklik gösterdi, gevşedi
عَظْم
İsim
ع ظ م
Kemik
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اِشْتَعَلَ
Fiil-VIII
ش ع ل
Tutuştu
رَاْس
İsim
ر ا س
Baş
شَيْب
İsim
ش ي ب
Yaşlılık alevi
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
دُعَٓاء
İsim
د ع و
Çağırma, dua, davet, istek
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
شَقِيّ
İsim
ش ق و
Şaki, bedbaht, azgın, isyankâr