close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meâric Sûresi 39. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kellâ innâ ḣalaknâhum mimmâ ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Fakat imkanı yok; şüphe yok ki biz, onları, onların da bildikleri şeyden yarattık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hayır öyle değil! Doğrusu Biz onları bildikleri şeyden (basit bir meniden) yarattık (bir ömür boyu nice imkân ve fırsatlar tanıdık, ama imana ve itaate yanaşmamışlardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Asla biz o inkârcıları da inananları da bildikleri basit bir çamurdan veya bir damla sudan yarattık ama yaratılışta birlik cennete girmeyi sağlamıyor. İman ve Allah'a teslimiyet gerekiyor.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yok öyle yağma! Biz onları, iyi bildikleri şeylerden yarattık, boşuna kibirlenmesinler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 77/20; 86/5-10.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Hayır. Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır; doğrusu Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hayır, öyle şey yok. Biz; onları bildikleri şeyden (nutfeden) yarattık; (insanın aslı olan bu maddenin, iman olmaksızın ne değeri olabilir? Bununla yoğrulup da iman nuru ile aydınlığa çıkmıyan kimse, cennete girmeyi nasıl isteyebilir?)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hayır, asla! Biz onları, onların bildiği meniden yarattık. (Onların Cennet layık olmadıklarını biliyoruz.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
38,39. Onlardan her biri nimet cennetine girmeyi mi umuyor? Hayır, öyle değil; biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Besim Atalay
swap_vert close
Öyle değil, biz onları bildikleri şeyden yaratmışızdır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hayır (Aldatıcı akıbetten kurtulamazlar onlar)! Biz onları (da diğer insanlar gibi) çok iyi bildikleri şeyden (meniden) yarattık.
Cemil Said
swap_vert close
Hayır biz ânları neden halk itdiğimizi bilürler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hayır; doğrusu onları kendilerinin de bildikleri şeyden yaratmışızdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Asla! Biz onları, şu bildikleri şeyden yaratmışızdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık (fakat ibret almadılar, imana gelmediler).
Edip Yüksel
swap_vert close
Asla; biz onları yarattık, bildikleri şeyden...
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hayır, biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yağma yok, biz onları o bildikleri nesneden yarattık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hayır! (Kâfirlerin cennete girmesi mümkün değildir!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden (nutfeden) yarattık.
Allah Teâlâ tarafından kendilerine verilen mal-mülk ile şımaran kâfirler, müslümanların fakirlerine karşı kibirli davranıyor ve onlarla alay ediyorlardı. Kendilerinin bir zamanlar değersiz bir damla su olduğunu ve ancak Rabblerinin yardım ve inâyeti sayesinde bunca nimetlere kavuştuklarını hatırlatmak üzere, “Biz onları bildikleri şeyden, yani basit bir sudan, nutfeden, yarattık” buyurulmuştur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hayır, boşuna ummasınlar! Biz, onları bildikleri şeyden yarattık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hayır (ne gezer)! Hakıykat biz onları (da) o bilib durdukları şeyden yaratdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Aslâ! Şübhesiz ki biz, onları bilmekte oldukları şeyden (bir damla hakir sudan)yarattık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden (döllenmiş yumurtadan) yaratmışızdır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hayır biz onları bildikleri şeylerden (toprak ve sudan) yarattık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Olamaz ki! Çünkü Biz onları da o bildikleri nesneden yarattık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yok yok, ummasınlar! Biz, onları bildikleri şeyden yarattık [³].
[3] Yâni onları dökülmüş bir sudan yarattık. Bu iş Cennetle münasebettar değildir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hayır, asla! Muhakkak ki Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hayır, doğrusu biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hayır, asla! DoğrusuBiz onları, gâyet iyi bildikleri bir şeyden, bir damlacık sudan yarattık. Sahip olduğu güç ve servetle şımarıp kibirlenerek Rabb’ine başkaldırma cüretini gösteren insan, kendisinin bir zamanlar bir damla su olduğunu ve ancak Rabb’inin yardım ve inâyeti sayesinde bunca nîmetlere kavuştuğunu hiç düşünmez mi?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hayır asla! Biz, onları bildikleri şeyden yarattık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Boşuna. Çünkü biz, onları da, o malum çamurdan yarattık...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hayır! Asla böyle bir şey mümkün değil. Sen onlara gerçekleri anlatırken burun kıvırıp inkâr etmişlerdi. Hem de kendi hallerine hiç bakmadan! Hâlbuki biz onları hakir gördükleri bir meniden yaratmıştık. Onlarsa büyüklenip ayetlerimizle alay ediyorlardı. Biz Allah’ın yasalarına göre yaşamayız. Biz Allah’ın yasalarından daha iyisini, daha güzelini yapan insanların yasalarına uyarız diyorlardı. İnsanlardan kimini kurtarıcı, kimini bani, kimini kahramanları, kimini liderleri görüyorlardı. Onların ilkelerini, onların yasalarını ilelebet yaşatacaklarını söylüyorlardı. Hani nerede? Nerede o kurtarıcıları? Nerede o banileri? Nerede o şanla şöhretle kasılan liderleri? Nerede o ilkelerine, yasalarına uydukları? Nerede o kahramanları? Gelsin de onları hesabımızdan kurtarsınlar bakalım, yapabilecekler mi? Şimdi niçin sana yaklaşmak, senden umut almak için koşturuyorlar?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hayır! Şüphesiz ki biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Mehmet Türk
swap_vert close
Hayır, (kesinlikle ummasınlar!) Doğrusu Biz, onları çok iyi bildikleri bir şeyden yarattık.
Muhammed Esed
swap_vert close
Asla! Çünkü, Biz onları [çok iyi] bildikleri bir şeyden ¹⁶ yarattık!
16 Yani, “toz-toprak”tan -yerin, altında ve üstünde bulunan aynı temel organik ve inorganik maddelerden: bundan çıkarılacak sonuç, yalnızca ruhî bilincin ve tavrın insanı maddî varlık kalıplarının üstüne çıkarabileceği ve ona burada mecazen “esenlik bahçesi” olarak tanımlanan iç tatmini sağlama gücü verebileceğidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hayır asla! Biz onları diğer insanlar gibi o bildikleri şeyden yarattık. 80/17...23
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kesinlikle hayır. Şu bir gerçek ki, onları iyi bildikleri bir şeyden[⁵³¹⁷] Biz yarattık.
[5317] Krş: “bir damlacık hayat suyundan” (16:4).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hayır!.. (Onlar cennete girmeye layık değildirler.. kendilerini yoksul müminlerden üstün görerek böbürlenmesinler.. kalıp ve kıyafetle cennete girilmez, cennete girmek için şart ancak, iman ve takva sahibi olmaktır. Unutmasınlar ki, herkes gibi) Biz onları adi bir sudan yarattık. (Kalıplarına değil kalblerine baksınlar, hardal tanesi kadar bir imanları yoksa bilsinler ki cehennemde sonsuza dek kalacaklardır)
Osman Fırat
swap_vert close
Hayıır! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hayır, asla. Şüphe yok ki Biz onları bilir oldukları şeyden yarattık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
(Hiç heveslenmesin, hiç kimsenin öteki insanlar üzerinde böbürlenmeye hakkı olamaz). Çünkü Biz onları da, öbür insanlar gibi, o bildikleri nesneden, meniden yarattık. [77, 20; 86, 5-10]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayır! Öyle şey yok! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Fakat kendilerini bir damla sudan ne hale getirdiğimizi düşünüp ibret almıyorlar.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hayır! (Kat'iyyen cennete girmezler.) Biz onları bildikleri şeyden halk itdik. (Meniden yaratdık)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Boşuna beklerler. Biz, onları da bildikleri şeyden yarattık.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Asla! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Asla! Biz onları da o bildikleri şeyden yarattık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hayır, ummasınlar! Gerçek şu ki biz onları, bildikleri şeyden yarattık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
degül eyle bayıķ biz yarat(t)uķ anları andan kim bilürler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz yaratduḳ anları, özleri bildügi nesneden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr! (Bu ola bilməz). Biz onları özlərinin bildiyi şeydən yaratdıq! (İnsan bir qətrə natəmiz nütfədən xəlq edilmişdir. İnsanın e’tiqadı, imanı olmasa, bu vecsiz maddənin nə dəyərini, nə də qiyməti ola bilər?! Bu və ya digər şəxsin Cənnətə daxil olması üçün başlıca şərt onun Allaha iman gətirib Ona səmimi-qəlbdən itaət etməsidir. Nicat yolu yalnız budur!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nay, verily. Lo! We created them from what they know.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
By no means! For We have created them out of the (base matter) they know!(5699)
5699 The animal part of man is nothing to be proud of, and they know it. It is by spiritual effort, and long preparation through a good life that a man can rise above the mere animal part of him to his high dignity as a spiritual being, and his noble destiny in the Hereafter.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَلَّاۜ
hayır
اِنَّا
şüphe- siz Biz
خَلَقْنَاهُمْ
onları yarattık
مِمَّا
o şey- den ki
يَعْلَمُونَ
biliyorlar
Hayır (hiç bunu ummasınlar)! Şüphesiz Biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden (bir damla sudan) yarattık (fakat ibret almadılar ve iman etmediler).
كَلَّا
Ünlem
كَلَّا
Hayır
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi