close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meâric Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve fasîletihi-lletî tu/vîh(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kendisini barındıran kabile halkını da.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onu barındıran ve kendisini koruyup arka çıkan aşiretini de (gözden çıkaracaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ve kendisini koruyup barındıran soyunu sopunu da
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini, aşiretini fidye olarak vermek isteyecek.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendisini barındıran aşiretini de.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onu barındıran aşiretini de;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kendini barındıran aşiretini,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onu barındıran, koruyan soyunu
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
11,12,13,14. Onlar birbirlerine gösterilecekler. Günahkâr, o günün azabından kurtulmak için çocuklarını fidye vermeyi temenni edecek. Eşini ve kardeşini, mensubu olduğu aşiretini, yeryüzündeki herkesi verip sonunda kendini kurtarmak ister.
Besim Atalay
swap_vert close
11,12,13,14. Onlar, birbirine gösterirler, günahlı bulunanlar, kurtulmak dileğiyle oğullarını, eşlerini, kardeşini, barındığı oymağını, yeryüzünde bulunanı hep vermek istiyecek, böylecene, kurtulmayı umacak
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
11-12-13-14. Onlar birbirlerine gösterilecekler (fakat birbirlerinden yararlanamayacaklar). Suçlu, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini himaye etmiş olan bütün akrabalarını ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmak isteyecek.
Cemil Said
swap_vert close
8-14. Semânın erimiş tunç gibi ve dağların kırmızıya boyanmış yün parçaları gibi olacağı gün akrabâ karşulaşdırıldıkları halde biri birine hiç bir suâl sormayacakdır. O vakit mücrim ’azâbdan kurtulmak içün çocuklarını, zevcesini, birâderini, kendini seven akrabâsını, dünyâda bulunan bütün mahlûkâtı fedâ itmek isteyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
11,12,13,14. Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
11,12,13,14. Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
11-14. Halbuki birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kişi, o günün azabı karşısında ister ki oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün ailesini ve yeryüzünde kim varsa herkesi fidye olarak versin de kendisini kurtarsın!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
11, 12, 13, 14. Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendisini yetiştiren tüm akrabalarını,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve kendini barındıran fasîlesini
Emrah Demiryent
swap_vert close
11-12-13-14. (O hesap gününde, akrabalar, dostlar) birbirlerine gösterilirler. (Fakat o gün, herkes kendi derdindedir.) Suçlu (kâfir), o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün akrabalarını ve (hatta imkânı olsa) yeryüzündeki herkesi fidye verip, kendisini kurtarmak isteyecek.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendisini barındıran soyunu-sopunu;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
kendisini (aralarına katıb) barındırmakda olan soyunu sopunu,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
12,13. Ve karısını, kardeşini! Ve kendisini barındıran aşîretini!
İhsan Aktaş
swap_vert close
11,12,13,14. Oysa (o gün) onlar (dünyadaki dost ve akrabalar) birbirlerine de gösterilirler. Her mücrim (suçlu) o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini, kendisine sahip çıkan neslini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kendisini koruyup besleyen ailesini,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
kendisini koruyan soyunu sopunu,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Felâkete karşı koruyan soyunu, sopunu,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kendisini barındıran sülalesini,
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve onu barındıran aşiretini (soyunun hepsini) de.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yâhut, kendisini yetiştirip büyüten ana-babasını, ailesini, aşiretini, kavmini,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu barındıran (koruyan) sülâlesini!
Mehmet Çakır
swap_vert close
hatta kendisini bağrına basan öz ailesini bile,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Veya kendisini barındıran, yetiştiren tüm ailesini gözden çıkarırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
11,12,13,14. Birbirlerine gösterileceklerdir. [*] O suçlu kişi, o günün azabından (kurtulmak için) oğlunu (çocuğunu), hanımını (eşini), kardeşini, kendisini koruyup barındıran yakınlarını ve yeryüzünde kim varsa hepsini kendisini (azaptan) kurtarması için fidye vermek isteyecektir. [*]
Bu ayetler ‘Abese 80:34-37 ile birlikte okunmalıdır.,Benzer mesajlar: Bakara 2:48, 123; Âl-i İmrân 3:91; Mâide 5:36; En‘âm 6:70; Yûnus 10:54; Ra‘d 13:18; Zümer 39:47; Hadîd 57:15.  
Mehmet Türk
swap_vert close
11,12,13. Onlar (kıyamet günü) ancak (kendi) kendilerine gösterilecekler.¹ (İşte o gün) her bir günâhkâr, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini ve kendisini barındıran sülâlesini, fidye olarak vermek ister.
1 Yani, kendilerinden başkasını görmeye zamanları olmayacak kadar, meşgul olacaklar. Bk. (Abese: 37)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve kendisini himaye etmiş bütün akrabalarını,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Vaktiyle kendisini koruyan bütün yakınlarını. 42/45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
kendisine sığınak olmuş bütün yakınlarını;
Orhan Kuntman
swap_vert close
11-14. Eşini, kardeşini, kendisini barındırmış olan aile efrâdını ve hatta yeryüzünde bulunan herkesi fedâ eder, yeter ki kendini kurtarabilsin!
Osman Fırat
swap_vert close
Kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm yakınlarını,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kendisini barındıran aşiretini (feda etsin).
Suat Yıldırım
swap_vert close
10, 11, 12, 13, 14. Birbirlerine gösterildikleri halde hiçbir candan dost, dostunun hâlini sormaz. Her mücrim o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini, kendisine sahip çıkan sülalesini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister. [31, 33; 40, 18; 23, 101; 80, 34-37]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
13,14. sevdiği ve istinâd iylediği akrabâ ve 'aşîretini ve yeryüzünde olan her şeyi fedâ idüb kendini kurtarmağı ister.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
kendini koruyan aşiretini,
Şaban Piriş
swap_vert close
Kendisini barındıran sülâlesini..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kendisini barındıran sülâlesini,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kendisini kucaklayıp barındıran ailesini.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
11-14. görür eylenileler anları ya'nį ħıśm hıśmı göre. sever yazuķlu ya'nį kāfir eger śatun ala-dı ya'nį gendüzini 'aźābından ol günüñ oġlanları-y-ıla daħı 'avratı-y-ıla daħı ķarındaşı-y-ıla daħı ķabįlesi-y-ile ol kim yir virür aña daħı anuñ-ile kim yirdedür dükeli andan ķurtara-dı anı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
daḫı ḳabīlesi‐y‐le ki özi içlerinde oturur,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Çətin günlərdə) ona sığınacaq verən əşirətini (qohum-əqrabasını);
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And his kin that harbored him
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
His kindred who sheltered him,
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَفَص۪يلَتِهِ
ve tüm akrabalarını
الَّت۪ي
o şeyi ki
تُـْٔو۪يهِۙ
kendisini barındırıyor
Kendisini koruyup barındıran tüm akrabalarını,
فَصِيلَةٌ
İsim
ف ص ل
Akraba
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اٰوٰى
Fiil-IV
ا و ي
Barındırdı, yerleştirdi