close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 99. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ ‘alâ-rrasûli illâ-lbelâġ(u)(k) va(A)llâhu ya’lemu mâ tubdûne vemâ tektumûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Peygamberin vazifesi, ancak tebliğdir ve Allah, açığa vurduğunuz şeyleri de bilir, gizlediğiniz şeyleri de.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Allah’ın seçtiği Peygambere) Elçiye tebliğden başka (yükümlülük ve sorumluluk) yoktur. Allah açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da bilir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Peygamber, kendisine emanet edilen mesajı, tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir. Ve Allah sizin açıktan yaptığınız herşeyi ve bütün gizlediklerinizi bilir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın Rasulünün yalnızca tebliğ görevi vardır. Allah açıkça söylediklerinizi ve yaptıklarınızı da gizlediğiniz niyetlerinizi ve maksatlarınızı da bilir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Peygamberin görevi sadece tebliğdir. Allah sizin açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Elçiye tebliğden başka (yükümlülük) yoktur. Allah açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da bilir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Peygamberin üzerinizdeki (görevi) ancak ilâhi emirleri tebliğdir. Allah, açıkladığınız ve gizlediğiniz sözlerle hareketlerinizin hepsini bilir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Elçiye düşen yalnızca mesajı iletmektir. Allah sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de çok iyi bilendir. (O mesajların nefsinize hoş gelmediğini bilir.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Peygamber, tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir. Allah, sizin açıktan yaptığınız her şeyi ve bütün gizlediklerinizi bilir.
Besim Atalay
swap_vert close
Peygambere düşen şey, ancak, eriştirmektir, açık, gizli niderseniz Allah bilir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Resulün üzerine düşen sadece tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir.
Bu ayeti bir sonraki iki ayetle beraber ele aldığımızda tekrar anlıyoruz ki Hz. Muhammed’in mutlak hüküm koyma yetkisi yoktur. Ancak Peygamberin hüküm koyma yetkisi yoktur diye onu sorumluluğu olmayan bir postacı gibi de düşünemeyiz. Zira vahyin tebliği ile postacının mektubu ulaştırması aynı şey değildir. Birinde bütün bilgiler zarfta saklıdır ve muhatabına kapalı olarak teslim edilir, diğerinde bütün bilgiler açıktır ve muhatabına açıklanmış olarak tebliğ edilir.  
Cemil Said
swap_vert close
Rasûl yalnız teblîğa me’mûrdır. Allâh izhâr itdiğinizi de, sakladığınızı da bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Peygamberin görevi sadece tebliğ etmektir. Allah, sizin açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Peygamberin görevi, tebliğ etmekten ibarettir. Allah ise açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Resûle düşen (vazife), ancak duyurmadır. Allah açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Elçiye düşen görev sadece duyurmak. ALLAH ise açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Peygamber'in üzerine düşen sadece duyurmadır. Allah, açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Peygamberin üzerindeki ancak bir tebliğdir, açıkladığınız ve gizlediğiniz şeylerin hepsini bilecek olan ise ancak Allahdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Resule düşen, yalnızca çağrıda bulunmaktır. Açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de Allah bilir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Peygamberin üzerinde tebliğden başka (hiç bir vazîfe) yokdur. Allah ne açıklar, ne gizlerseniz (hepsini) bilir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Peygambere düşen ancak tebliğdir.(1) Çünki Allah, neyi açıklar ve (kalblerinizde)neyi gizlerseniz, bilir.
(1)“Üstâd-ı Mutlak (kâinâtın hocası) ve Muktedâ-yı Küll (herkesin tâbi‘ olduğu) ve Rehber-i Ekmel(en mükemmel rehber) olan Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, وَماَ عَلَي الرَّسُولُ اِلَّا الْبَلاَغُ[Peygambere düşen ancak tebliğdir!] olan fermân-ı İlâhiyeyi kendine rehber-i mutlak ederek, insanların çekilmesiyle ve dinlememesiyle daha ziyâde sa‘y (çalışma) ve gayret ve ciddiyetle teblîğ etmiş. Çünkiاِنَّكَ لَا تَهْد۪ي مَنْ اَحْبَبْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشاَءُ [Şübhesiz ki sen sevdiğin kimseyi hidâyete erdiremezsin; fakat Allah, dilediği kimseyi hidâyete erdirir] sırrıyla anlamış ki, insanlara dinlettirmek ve hidâyet vermek, Cenâb-ı Hakk’ın vazîfesidir. Cenâb-ı Hakk’ın vazîfesine karışmazdı.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 137)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Elçinin görevi, (kendisine vahyedilen) mesajı (apaçık) tebliğ etmekten başka bir şey değildir. Ve Allah ne açıklar, ne gizlerseniz (hepsini hakkıyla) bilmektedir.*
(*) Bu ayeti bir sonraki iki ayetle beraber ele aldığımızda tekrar anlıyoruz ki Hz. Muhammed’in mutlak hüküm koyma yetkisi yoktur. Ancak Peygamberin hüküm koyma yetkisi yoktur diye onu sorumluluğu olmayan bir postacı gibi de düşünemeyiz. Zira vahyin tebliği ile postacının mektubu ulaştırması aynı şey değildir. Birinde bütün bilgiler zarfta saklıdır ve muhatabına kapalı olarak teslim edilir, diğerinde bütün bilgiler açıktır ve muhatabına açıklanmış olarak tebliğ edilir. (C. Külünkoğlu Meali 99. Ayet Açıklaması) Ayrıca burada vahyin tebliği bakımından, sorumluluk yönünden Hz. Peygamberin durumunu bildirmekte, insanlara zorla kabul ettirmenin söz konusu olmadığını belirtmektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elçiye düşen, ancak Allah’ın emirlerini insanlara tebliğ etmek (bildirmek) dir. Allah sizin açığa vurduğunuz şeyleri de, içinizde gizlediklerinizi de bilir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ın elçilerine düşen, yalnız bildirmektir, o kadar. Allah sizin açığa vurduğunuzu da bilir, gizli tuttuğunuzu da.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Peygambere vahiy eriştirmekten başka bir şey düşmez. Allah sizin aşikâr kıldığınız şeyleri de, gizlediğiniz şeyleri de bilir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Elçiye düşen sadece tebliğ etmektir/indirileni bildirmektir. Allah gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilmektedir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Peygamberin görevi sadece tebliğ etmektir. Allah, sizin açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Peygamberin görevi, ancak bu hakîkati size tebliğ etmektir. Açıktan yaptığınız ve gizlediğiniz her şeyi bilen ise, yalnızca Allah’tır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Rasûl’ün üzerine düşen görev Tebliğ Etmek’ten / Bildirim’den başkası değildir. Ne ortaya çıkarıyorsunuz, ne saklıyorsunuz, Allah biliyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulün görevi duyurmaktır. Allah ise zaten sizin neyi açığa vurup neyi gizlediğinizi pekâlâ bilmektedir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Resulün üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah sizin açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Elçiye düşen, sadece tebliğdir. [*] Allah sizin açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir. [*]
Tebliğle ilgili olarak bkz. Mâide 5:67, 99; Ra‘d 13:40; Nahl 16:35, 82; Nûr 24:54; ‘Ankebût 29:18; Yâsîn 36:17; Şûrâ 42:48; Teğâbun 64:12; Ğâşiye 88:21.,Benzer mesajlar: Bakara 2:33; Âl-i İmrân 3:29; Mâide 5:99; En‘âm 6:3; İbrâhîm 14:38; Tâhâ 20:7; Enbiyâ 21:110; Nûr 24:29; Neml 27:25; Ahzâb 33:54; Mü’min 40:19; Mümtehine 60:1; Mülk 67:13; A‘lâ 87:7.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey insanlar!) Peygambere düşen, sadece apaçık bir tebliğdir. (Unutmayın ki) Allah, açıktan yaptıklarınızı da saklamakta olduklarınızı da bilir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Peygamber, [kendisine emanet edilen] mesajı tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir: ve Allah, sizin açıktan yaptığınız her şeyi ve bütün gizlediklerinizi bilir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Elçiye düşen ancak apaçık tebliğdir.1 Zira Allah, açığa vurduklarınızı da içinizde gizlediklerinizi de bilir.2, 124/54, 42/48, 64/12, 211/5, 57/6, 67/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Elçinin görevi, mesajı apaçık tebliğ etmekten başka bir şey değildir. Zira Allah açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilmektedir.[⁹⁹³]
[993] 101-102. âyetlerle birlikte düşünüldüğünde bu âyet, mutlak yükümlülükler koyma hakkının yalnızca Allah’a ait olduğunun ifadesidir. Sûrenin 101. âyetindeki “Kur’an iniyorken onlar hakkında soru sormayı sürdürürseniz, size açıklanır” ibaresi de bunun kesin delilidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Sizin göreviniz Rabbinizin emir ve yasaklarına riayet etmektir) Peygamberin görevi sadece tebliğdir. Allah, açığa vurduğunuz veya gizlediğiniz herşeyi bilir.
Osman Fırat
swap_vert close
Elçi’ye düşen, sadece duyurmaktır. Allah, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Peygamber'in üzerine tebliğden başka yoktur. Ve Allah Teâlâ ise açıkladığınız şeyi de gizlediğiniz şeyi de bilir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Peygambere düşen sorumluluk, sadece tebliğ etmektir. Allah sizin açığa vurduğunuz ve gizlediğiniz her şeyi bilir.
Bu, “Peygamberin yapacağı başka iş yoktur,” mânasına gelmez. Vahyin tebliği bakımından, sorumluluk yönünden Hz. Peygamberin durumunu bildirmekte, insanlara zorla kabul ettirmenin söz konusu olmadığını belirtmektedir. Yani “Peygamber size, tebliğ görevini fazlasıyla yerine getirdi. Sizin ona itaat etmemede artık hiçbir mezaretiniz olamaz” demektir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Elçi'ye düşen, sadece duyurmaktır. Allah, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rasûl üzerine vâcib olan ancak teblîğdir. Allâh sizin âşikâr ve gizli her hallerinizi bilir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Elçiye düşen tebliğdir, o kadar. Allah, açığa vurduğunuzu da gizlediklerinizi de bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Peygamberin görevi ancak tebliğdir. Açıkladığınızı da gizlediğinizi de Allah bilir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Peygambere düşen, ancak bildirmekten ibarettir. Allah ise sizin açığa vurduğunuzu da bilir, gizlediğinizi de.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Resule düşen, tebliğden başka bir şey değildir. Allah sizin açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yoķdur yalavaç üzere illā degürmek daħı Tañrı bilür anı kim eşkere eylersiz daħı anı kim gizlersiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yoḳdur peyġamber üstine illā risāleti degürmek. Daḫı Tañrı Ta‘ālā bilür sizāşikāre eylegen işleri, daḫı siz ṣaḳlayup işlegen işleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Peyğəmbərin üzərinə düşən vəzifəsi ancaq (Allahın əmrlərini insanlara) təbliğ etməkdir. Allah üzə çıxartdıqlarınızı və gizlətdiklərinizi (hamısını) bilir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The duty of the messenger is only to convey (the message) . Allah knoweth what ye proclaim and what ye hide.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The Messenger.s duty is but to proclaim (the message). But Allah knoweth all that ye reveal and ye conceal.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَا
değildir
عَلَى الرَّسُولِ
resule düşen
اِلَّا
ancak
الْبَلَاغُۜ
tebliğ
وَاللّٰهُ
ve Allah
يَعْلَمُ
bilir
مَا
o şey- leri ki
تُبْدُونَ
açıklıyor- sunuz
وَمَا
ve o şey- leri ki
تَكْتُمُونَ
gizliyorsunuz
Resule düşen (vazife) ancak (hakkı) tebliğdir. Allah, sizin açığa vurduklarınızı da gizli tuttuklarınızı da bilir.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
بَلَاغ
İsim
ب ل غ
Tebliğ
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَبْدَى
Fiil-IV
ب د و
Açığa vurdu, açıkça verdi, açıkladı, ortaya çıkardı, açtı, teşhir etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَتَمَ
Fiil-I
ك ت م
Gizledi, ketmetti