Meryem oğlu Mesih sadece bir peygamberdir: [Diğer] bütün peygamberler o’ndan önce gelip geçti; o’nun annesi, hakikatten asla sapmamış olan biriydi; ve onların ikisi de [diğer ölümlüler gibi] yiyecekle beslenirdi. ⁸⁹ Bakın, bu mesajları onlara nasıl açıkladık: ve sonra bakın, nasıl tersyüz olmuştur onların zihinleri! ⁹⁰
89 Bu pasajın anlamı, Hz. İsa’nın kendisinden önce yaşamış diğer bütün peygamberler gibi sadece bir fâni olduğu ve Hz. Meryem’in kendisinin hiçbir zaman “Allah’ın annesi” olduğunu iddia etmediğidir.90 Lafzen, “onlar [hakikatten] nasıl sapmışlardır”. Efeke fiili, öncelikle, “[bir kimseyi veya bir şeyi] geri çevirdi” anlamına gelir: soyut anlamıyla, çoğunlukla “o yalan söyledi” demektir (çünkü, yalan, hakikatten uzaklaşmaya işaret eder). Ufike edilgen kalıbı, çoğu zaman, “o, görüşünden (yahut “yargısından”) saptı” ve böylece, “onun zihni tersyüz oldu” veya “saptırıldı” anlamlarına sahiptir. (Karş. Kâmûs ve Tâcu’l-‘Arûs; ayrıca Lane I, 69.)