close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 108. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Żâlike ednâ en ye/tû bi-şşehâdeti ‘alâ vechihâ ev yeḣâfû en turadde eymânun ba’de eymânihim(k) vettekû(A)llâhe vesme’û(k) va(A)llâhu lâ yehdî-lkavme-lfâsikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bu, hakkıyla tanıklık etmelerini, yahut yeminden sonra tanıklıklarının, yeminlerinin reddedilmesinden korkmamalarını sağlamaya daha yakındır. Ve çekinin Allah'tan ve dinleyin. Allah kötülükte, taşkınlıkta bulunan kavmi doğru yola sevk etmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte bu (davranış), şahitliği gerektiği gibi yapmalarına, veya yemin ettikten sonra bu yeminlerinin reddedilmesinden korkup (hep doğru ve dürüst beyanda bulunmalarına) daha yakın (ve uygun bir tavırdır). Her halde Allah’tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının ve (emirlerini) dinleyip (itaatkâr davranın). Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmeyecek (doğru yola iletmeyecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şahitliği gereği gibi yapmalarına yahut yeminlerinden sonra, yalancılıklarının ortaya çıkıp, yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarına, en uygun olan budur. Öyleyse hayatınızı Allah ve kitabıyla tanzim edin ve O'na kulak verin. Zira Allah, yoldan çıkmışlar topluluğuna, rehberlik ederek doğru yolu göstermez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte bu usul, şâhitlerin şâhitliği gerektiği şekilde ifâ etmelerine veya mirasçıların yeminlerinden sonra kendi yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarına iyi bir vesiledir. Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Emirlerini dinleyin, icabet edin. Allah, doğru ve mantıklı düşünmenin, hakça bir düzenin dışına çıkmış, fâsık, âsi, bozguncu bir toplumu doğru yola sevketmeyecek, başarı nasib etmeyecektir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu, şahitliği gereği gibi yapmaları ve yeminlerinden sonra yeminlerin kabul edilmemesinden korkmaları açısından daha uygundur. [21] Allah'a karşı gelmekten sakının ve duyun. Allah fasıklar topluluğunu doğru yola eriştirmez.
21.Yani yalan yere yemin etseler bile kabul edileceği kanaatiyle hareket etmeyip yalan yere yemin etmeleri durumunda bunun anlaşılabileceğinden ve dolayısıyla kendi yeminlerinin reddedilebileceğinden korkmalarını sağlar.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Bu, gerektiği gibi şahidliği yapmalarına veya yeminlerinden sonra yeminlerin reddedilmesinden korkmalarına daha yakındır. Allah'tan korkup-sakının ve dinleyin. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bu yeminin mirasçılara bırakılması, şahitliği, olduğu gibi yerine getirmelerine veya yaptıkları yeminden sonra yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarına en yakın bir çaredir. Allah'dan korkun ve emirlerini dinleyin. Çünkü Allah, fasıklar (ilâhi emirleri çiğniyenler) topluluğunu selâmet yoluna çıkarmaz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bu, şahitliği gereği gibi yerine getirmek için veya yemin etmelerinden sonra yeminlerinin reddedilmesinden korkmaları için daha uygundur. Allah’tan sakının ve dinleyin. Allah, fasık olan (yasalara uymayan) bir toplumu doğru yola iletmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bu usûl, şâhitliği gerektiği şekilde yapmaya, yahut yeminlerinden sonra yeminlerin mirasçılar tarafından reddedilmesinden korkmalarına çare olarak daha uygundur. Allah'tan sakınınız ve O'nu dinleyiniz. Allah fâsıklar topluluğuna rehberlik etmez.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte bu yol, tanıklığın yönetiminde olması, ya da ant içtikten sonra iki tanığın antlariyle, yalan çıkmak korkusu bakımından daha iyidir, Allahtan sakınınız, işitiniz ki, Allah buyrum dışı bulunanları doğru yola iletmez
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bu (yemin şekli), şahitliği gerektiği şekilde yapmaları yahut yeminlerinden sonra (başka tanıkların şahitliklerine başvurma sonucunda, yalan söylediklerinin ortaya çıkması sebebiyle), yeminlerinin reddedileceğinden korkmalarını sağlama bakımından en uygun yoldur. Öyleyse Allah'a karşı gelmekten sakının ve (O'nun emirlerine) kulak verin. Zira Allah emrinden sapmış olan topluluğu doğru yola götürmez.
Cemil Said
swap_vert close
Bu tertîb ile insânların doğru şehâdet itmelerine muvaffak olmak sizin içün kolay olur zîrâ ânların yemînlerinden sonra başkalarının da yemîn idebileceğinden havf iderler. Allâh’dan korkınız emrine itâ’at idiniz Allâh fâsık kavli [kavmi] hidâyete sevk itmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu, şahidliği gerektiği gibi yapmalarını veya yeminlerinden sonra yeminlerin kabul edilmemesinden korkmalarını daha iyi sağlar. Allah'tan sakının, dinleyin. Allah fasık kimselere yol göstermez.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bu (usul), şahitliği lâyıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun çaredir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. Allah, fasık toplumu doğruya iletmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte bu, şahitliği gereğince yapmalarını sağlayacak veya yemin etmelerinden sonra yeminlerin reddedilmesinden korkmalarını önleyecek en uygun usuldür. Allah’a âsi olmaktan sakının ve iyi dinleyin. Allah yoldan çıkmış topluluğu doğruya eriştirmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bu (usul), şahitliği gerektiği şekilde yapmaya, yahut yeminlerinden sonra, yeminlerin (mirasçılar tarafından) reddedilmesinden korkmalarına (çekinmelerine çare olarak) daha uygundur. Allah'tan korkun ve (O'nu) dinleyin. Allah, yoldan çıkmışlar topluluğuna rehberlik etmez.  
 Vasiyet mübah şeyler, iyilik, ibadet ve hayırlarla ilgili olabileceği gibi, bir gün hayattan ayrılması mukadder olan kişinin üzerindeki borçlarla ilgili de olabilir. Bu sonuncusu ile ilgili vasiyet farzdır. Vasiyetin zayi olmaması ve herhalde yerine getirilmesi için alınacak tedbirler Allah tarafından 106-108. âyetlerde tâlim edilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu uygulama, tanıklığı gereği gibi yapmalarını ve yemin ettikten sonra yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarını sağlamak içindir. ALLAH'ı sayın ve dinleyin. ALLAH yoldan iyice çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte bu, şahitliklerini gerektiği gibi yapmaları, yahut yeminlerinden sonra yeminlerinin kabul edilmemesinden korkmaları için en iyi yoldur. Allah'tan korkun ve emirlerini dinleyin. Allah, doğru yoldan çıkan bir topluluğu hidayete erdirmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
bu işte şehadeti olduğu gibi eda etmelerine veya yeminlerinden sonra yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarına en yakın bir çaredir, Allahdan korkun ve eyi dinleyin, çünkü Allah fasıklar güruhunu doğru yola çıkarmaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bu (yemin şekli), şahitliği gereğince yerine getirmeleri konusunda yahut yeminlerinden sonra (bu) yeminlerin reddedilmesinden (ve böylece yalancı sayılmaktan) korkmaları (ndan dolayı) daha uygundur. Allah’tan korkun ve (emirlerini) dinleyin. Allah, fâsıklar topluluğunu (tövbe etmedikleri müddetçe) doğru yola iletmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte bu, tanıklığın tam anlamıyla yerine getirilmesi; yoksa yeminden sonra yeminlerinin başkalarının yeminleriyle geri çevrilmesinden korkulması bakımından daha uygundur. Allah için takvâlı olun ve dinleyin. Allah, fâsık olan toplumu doğru yola iletmez.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Yemînin mirasçılara reddi hakkındaki) bu (huküm) şahidliği (üstünüze aldığınız) vech ile (dosdoğru) îfâ etmelerine, yahud yeminlerinden sonra yeminlerin (mirasçılara tevcih ve) reddedileceğinden korkmalarına daha yakındır. Allahdan korkun, (emirlerini) dinleyin. Allah, faasıklar güruhunu muvaffak etmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bu (hüküm), şâhidliği lâyıkıyla yapmalarına veya yeminlerinden sonra (vârisler tarafından) yeminler(in)in reddedilmesinden korkmalarına en yakın bir çâredir. Artık Allah'dan sakının ve (emirlerini) dinleyin! Çünki Allah, (isyanlarındaki ısrarları yüzünden) fâsıklar topluluğunu hidâyete erdirmez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bu usûl, şâhitliği gerektiği şekilde yapmaya yahut yeminlerinden sonra yeminlerin (mirasçılar tarafından) reddedilmesinden korkmalarına çare olarak daha uygundur. Öyleyse Allah’a karşı gelmekten sakının ve (onun emirlerine) kulak verin. Ve Allah Yoldan çıkmış toplulukları (o hâl üzere devam ettikleri sürece) doğru yola iletmez. *
(*) Böyle kesin biçimde yemîn edenler, yalanları ortaya çıkar da rezîl olurlar diye korkup yalan söyleyemezler. Çünkü bir yandan yemîn etmekle âhiret sorumluluğunu üstlenirler; bir yandan da yalanları ortaya çıkınca rezîl olacakları korkusu vardır. Bu iki korkunun yüreklerinde birleşmesi, şâhidleri doğru söylemeğe sevk eder. Doğrunun ortaya çıkmasına en elverişli yol budur. (S. Ateş Meali 108. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Ölen kimsenin defnedilmesinin) Hemen ardından yüz yüze şahitlik en yakın zamanda yapılmalı veyahut sonraki yemin eden şahitler, ettikleri yeminlerinin ret edilmesinden korkarlarsa, şahitler doğruyu söyleyerek Allah’dan korunsunlar ve (mirasçılarda) şahitlerin şahitliklerini dinlesinler. Allah yoldan çıkmış bir topluluğu, asla doğru yola iletmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Böylesi onların doğru tanıklık etmelerini, bir de ant içtikten sonra antlarının başkalarının antlarıyla geri çevrilmesinden korkmalarını daha çok sağlar. Allah’tan sakının da Onu dinleyin. Allah karıştırıcı takımını doğru yola iletmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bu hüküm tahammülleri veçhile şehadet etmelerine veya diğer yemin ile yeminlerin reddolunmasından korkmalarına daha yakındır [¹⁰]. Allah/tan sakının, hükmünü dinleyin. Allah fasık cemaata hidayet etmez.
[10] Veya daha münasiptir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bu, şahitliği gereği gibi yapmalarını veya yeminlerinin başkalarının yeminleriyle reddedilmesinden korkmalarını sağlayan en iyi yoldur. Öyleyse Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz ve dinleyiniz. Allah yoldan çıkan topluluğu [kavm] doğru yola eriştirmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bu metot, şahitlerin gerektiği gibi şahitlik yapmalarını ya da yapacakları yeminden sonra başkalarının yeminine başvurulmasından (böylece rezil olmaktan) çekinmelerini sağlayacak en kısa yoldur. Allah'tan korkunuz ve dinleyiniz. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte, insanların dürüstçe şâhitlik yapmalarını, yâhut şâhitlik yaparken bu kadar ağır yemin ettikten sonra, yeminlerinin yalan olduğu anlaşılarak geri çevrilmesinden ve dolayısıyla, yalancı durumuna düşüp rezil olmaktan korkmalarını ve hiç değilse bu sayede doğru söylemelerini sağlayacak en uygun çözüm yolu budur. Zira böyle kesin yemin edenler, yalanları ortaya çıkar da rezil olurlar endişesiyle yalan söylemeye cesaret edemezler.O hâlde, Allah’tan gelen bu hükümleri çiğnemekten sakının ve emirlerini can kulağıyla dinleyin! Unutmayın ki Allah, bile bilegünah işleyen bir toplumu doğru yola iletmez.Evet, Allah’a karşı gelmekten sakının, zira öyle bir Gün gelecek ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şahidliği doğru bir şekilde yerine getirmelerine veya kendi yeminlerinden sonra yeminlerin reddedilmesinden korkmalarına en uygundur. Allah’tan sakınıp korunun, dinleyin! Yoldan Çıkıp Sapmış (Fâsık) Kavm’i Allah hidayete eriştirmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tanıklığın hakkıyla yapılabilmesi için en uygunu budur. yeminin başka yeminle bozulmasını sağlama almak açısından da en uygunudur. Allah'a karşı kendinizi sağlama alın Şuna da iyi bilin ki: Allah, başına buyruk bir topluma yol vermez.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu usul şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri, yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının! Allah’ın tavsiyelerini dinleyin! Allah bozguncu olanları doğruya iletmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bu (usul), şahitliği gerektiği şekilde yapmaya [*] veya yeminlerinden sonra, yeminlerin reddedilmesinden korkmalarına daha uygundur. Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun ve (O’nu) dinleyin! Allah yoldan çıkanlar topluluğunu doğru yola ulaştırmaz. [*]
Yüce Allah yalancı şahitlik yapanların yerine bu işi doğru bir şekilde yapacak iki kişinin mağdurlar arasından belirlenmesi uygulamasının, şahitliği olması gerektiği gibi yapmaya çok daha yakın ve uygun olduğunu bildirmektedir.,Bu son üç ayette, mal ve vasiyet konusunun önemine dikkat çekilmekte, şahitlik noktasında konuya dair detaylar verilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte bu, şâhitlerin şâhitliklerini gerektiği gibi yapmalarına veya yeminlerinden sonra yeminlerinin kabul edilmemesinden korkmalarına en uygun bir yoldur. Allah’tan hakkıyla sakının ve Onun emirlerini iyi dinleyin. Ve (iyi bilin ki) Allah, böyle fasık bir toplumu, asla dosdoğru yola ulaştırmaz.
Muhammed Esed
swap_vert close
Böylece insanların hakikat gereğince şahitlik yapmaları mümkün olur; yoksa onlar, yeminlerinin başkalarının yeminleri ile tekzip edileceği ¹²⁹ korkusuna kapılacaklardır. Öyleyse Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve [O’na] kulak verin: Zira Allah sapkın bir halka doğru yolu göstermez.
129 Lafzen, “onların yeminlerinden sonra [karşıt] yeminler yapılmasın”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte bu uygulama, şahitlerin şahitliğini doğru bir şekilde ifa etmelerini ya da yeminlerinin başkalarına ait yeminlerle yalanlanacağı korkusuyla, yalancı şahitlikten sakınmalarını sağlar. Öyleyse Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakının ve onu can kulağıyla dinleyin. Zira Allah, sözünde durmayan yoldan çıkan fasık toplumu hedefine ulaştırmaz. 4/135
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu, hakikate uygun, usulünce şahitlik yapmalarının en uygun yoludur; bir de bu, kendi yeminlerinden sonra (ona güvenmeyerek) başkasının yeminine başvurulmasından korkmalarının (çaresidir). Öyleyse Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve O’na kulak verin: Zira Allah günahkarlıkta (ittifak hâlindeki) bir topluma asla rehberliğini bahşetmez.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bu (hüküm) şahitliğin gerektiği şekilde yapılmasına ve yeminlerin daha sonra mirasçılar tarafından red edilmesini önlemek için daha uygundur. Allah'tan korkun (azabından sakının) ve emirlerini dinleyin. Allah, doğru yoldan çıkan bir topluluğu hidayete erdirmez.
Osman Fırat
swap_vert close
Şâhidliği gereği gibi yapmalarına, yâhut yemin(etme)lerinden sonra yeminlerin(in) reddedilmesinden korkmalarına en uygun olan budur. Allah’tan korkun ve iyi dinleyin: Allâh, yoldan çıkan topluluğu doğru yola iletmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bu veçhile şehâdet, şehâdeti layık-ı veçhile eda etmelerine veya yeminlerinden sonra yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarına en yakın bir çaredir. Allah Teâlâ'dan korkunuz ve dinleyiniz. Allah Teâlâ fâsıklar gürûhunu hidâyete erdirmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bu usul, şahitliği tam gerektiği şekilde yapmaları, yahut yeminlerinden sonra başka şahitlerin şahitliklerine başvurma sonucunda, yalan söylediklerinin ortaya çıkması sebebiyle, yeminlerinin reddedileceğinden korkmalarını sağlama bakımından en uygun çaredir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın hükmünü dinleyip itaat edin. Allah, din yolundan çıkan fasıklar gürûhunu, emellerine kavuşturmaz.
Vasiyetin yerine getirilmesi için alınacak tedbirler bu âyetlerle özetlenmiştir. Âyetin son cümlesinden maksat şudur: Siz ittika etmez ve söz dinlemezseniz fasık olursunuz. Allah da fasıklara hidâyet etmez, yani cennet yolunu bulmaya veya “faydaları olan cihete muvaffak etmez, emellerine kavuşturmaz.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şahidliği gereği gibi yapmalarına, yahut yemin(etme)lerinden sonra yeminlerin(in) reddedilmesinden korkmalarına en uygun olan budur. Allah'tan korkun ve iyi dinleyin: Allah, yoldan çıkan topluluğu doğru yola iletmez.
Böyle kesin biçimde yemîn edenler, yalanları ortaya çıkar da rezîl olurlar diye korkup yalan söyleyemezler. Çünkü bir yandan yemîn etmekle âhiret sorumluluğunu üstlenirler; bir yandan da yalanları ortaya çıkınca rezîl olacakları korkusu vardır. Bu iki korkunun yüreklerinde birleşmesi, şâhidleri doğru söylemeğe sevk eder. Doğrunun ortaya çıkmasına en elverişli yol budur.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bu, şâhidlerin sıhhati vechile şehâdet itmelerini veyâhud yemîn itdikden sonra diğer şâhidlerin şehâdetiyle yalanları meydâna çıkub mahcûb olmakdan korkularını te'mîne daha yakındır. Allâh'dan sakınub vasiyeti dikkatle dinleyiniz. Allâh fâsık olan kavmi hidâyet itmez. [¹]
[1] Temîm ed-Dârî ve 'Adiy bin Hâtim kable'l islâm berâ-yı ticâret Şam'a gidiyorlardı. 'Amr ibni 'Âs'ın kölesi müslümânlardan "Büdeyl" de onlarla arkadaş olmuşdı. Mumâileyh yolda hastalandı. Mevcûd mal ve eşyâsının bir defterini yapub emti'ası arasına sakladıkdan sonra cümlesini arkadaşlarına teslîm ile: "Eğer ben vefât ider isem bunları Medîne'de ehlime teslîm idiniz" diye vasiyet itdi. Vefâtından sonra Temîm ve 'Adiy Şam'a gitdiler. Büdeyl'in eşyâsı arasında bir gümüş kâse derûnunda üçyüz miskâl gümüş vardı. Medîne'ye 'avdetlerinde mezkûr gümüş ve kabı alub mütebâkîsini müteveffânın ehline virdiler. Verese eşyâyı açub mu'âyene iderlerken Büdeyl'in gizlediği defteri buldılar. Gümüş kab ile muhteviyâtı mevcûd olmadığından Temîm ile 'Adiy'ye: "Büdeyl ölmezden evvel size teslîm iylediği eşyâdan bir şey sattı mı ve yâhud bir şey alub sarf itdi mi? diye sordılar. Menfî cevâb almaları üzerine "Öyle ise gümüş kâse ile muhteviyâtı ne oldı?" didiklerinde onlar "Büdeyl'in bize teslîm iylediği eşyâ size virdiğimiz eşyâdır başkasını bilmeyiz" dimeleriyle muhâkeme içün Rasûl-ü Ekrem huzûrına çıkdılar. Temîm ile 'Adiy inkârlarında ısrâr ve yemîn iylediklerinden Risâletmeâb bunları bırakdı. Bilâhare mezkûr gümüş kâse Temîm'in elinde görülmekle Büdeyl'in ehli onı ve arkadaşını tutub Rasûl-ü Ekrem huzûrına getürdiler. Orada Temîm ile 'Adiy. "Biz bu kâseyi Büdeyl'den satın almışdık, fakat şâhidimiz olmadığı içün evvelce haber virmedik" didiler. Bunun üzerine bu ve bundan evvelki iki âyet nâzil olmakla müteveffânın ehlinden 'Amr ibni 'Âs ve Muttalib ibni Vedâ'a bu kabın Büdeyl'in oldığına şehâdet iylediklerinden kâse onlara teslîm olundı. Temîn ed-Dârî İslâm oldukdan sonra: "Allâh rasûli doğrı idiler. Kâseyi ben almışdım. Ümîd iderim Cenâb-ı Hak beni 'afv ider diye i'tirâf-ı kusur iylemişdir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Böylesi gereği gibi şahitlik için yeterli, yeminlerinin daha sonra başka yeminlerle reddedilmesi korkularını iyice azaltmak için uygun olur. Siz, Allah’tan çekinin ve dinleyin. Allah, yoldan çıkan fasıklar topluluğunu yola getirmez.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu, (hüküm) şahitliği doğru bir şekilde ifa etmeleri ya da yeminlerinden sonra yeminlerinin kabul edilmemesinden korkmalarını daha iyi sağlar. Allah'tan korkun ve dinleyin. Allah, fasık topluma yol göstermez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bu usul, onların şahitliği hakkıyla yapmaları veya kendi yeminlerinden sonra başkalarının yeminlerine başvurulacağından korkmaları için daha uygundur. Allah'tan korkun ve kulak verin. Çünkü Allah fasıklar güruhuna yol göstermez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte bu yol, tanıklığı gereğince yerine getirmelerine, yemin etmelerinden sonra yeminlerinin reddedileceğinden korkmalarına en yarayışlı olandır. Allah'tan sakının ve söylenene kulak verin. Allah, sapıklar topluluğunu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şol ya'nį üşböle hükm eylemek yaķınraķdur kim getüreler ŧanuķlıġı yönince. ya'nį haķķınca yā ķorķalar kim döndürinile andlar andlardan śoñra ya'nį ölü ķavmunuñ. daħı śaķınuñ Tañrı’dan daħı işidüñ. daħı Tañrı ŧoġru yol göstermez ķavma buyruķdan çıķıcılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol yaḳınraḳdur ki getüreler ṭanuḳluġı ḥaḳ üstine, yā ḳorḳalar and dönmek‐den anlar andından ṣoñra. Daḫı ḳorḳuñuz Tañrı Ta‘ālādan ve işidüñüz. Daḫı Tañrı Ta‘ālā doġru yol göstermez bir ḳavm[e] ki fāsıḳlardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu (hökm) onların (əvvəlki şahidlərin) şəhadəti olduğu kimi vermələri və andlarının sonradan başqa andlarla rədd edilməsindən qorxmaları üçün daha münasib bir üsuldur. Allahdan qorxun və (Onu) eşidin. Allah fasiq qövmü doğru yola yönəltməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thus it is more likely that they will hear true witness or fear that after their oath the oath (of others) will be taken. So be mindful of your duty (to Allah) and hearken. Allah guideth not the froward folk.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That is most suitable: that they may give the evidence in its true nature and shape, or else they would fear that other oaths would be taken after their oaths. But fear Allah, and listen (to His counsel): for Allah guideth not a rebellious people:
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ذٰلِكَ
işte bu
اَدْنٰٓى
en yakındır
اَنْ يَاْتُوا
getirme-
lerine
بِالشَّهَادَةِ
şahidliği
عَلٰى وَجْهِهَٓا
(layık) vechiyle
اَوْ
yahut
يَخَافُٓوا
korkmalarına
اَنْ تُرَدَّ
reddedil- mesinden
اَيْمَانٌ
yemin-lerinin
بَعْدَ
sonra
اَيْمَانِهِمْۜ
yeminlerinden
وَاتَّقُوا
ve takvâlı olun
اللّٰهَ
Allah'a karşı
وَاسْمَعُواۜ
ve dinleyin
وَاللّٰهُ
çünkü Allah
لَا يَهْدِي
hidâyete erdirmez
الْقَوْمَ
toplulu- ğunu
الْفَاسِق۪ينَ۟
fâsıklar
Bu (usul), şahidliği layıkıyla yerine getirmeleri yahut yeminlerinden sonra yeminler(in)in (mirasçılar tarafından) reddedilmesinden korkmalarına (çare olarak) daha uygundur. Allah'a karşı takvâ sahibi olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın) ve (O'nu) dinleyin! Çünkü Allah, fâsıklar topluluğunu hidâyete erdirmez.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَدْنٰى
İsim
د ن و
Daha yakın, aşağılık, daha az
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
شَهَادَة
İsim
ش ه د
Şehadet, şahidlik, aşikâr
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
رَدَّ
Fiil-I
ر د د
Reddetti, döndürdü, geri çevirdi
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık