close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Lokmân Sûresi 34. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnna(A)llâhe ‘indehu ‘ilmu-ssâ’ati veyunezzilu-lġayśe veya’lemu mâ fî-l-erhâm(i)(s) vemâ tedrî nefsun mâżâ teksibu ġadâ(en)(s) vemâ tedrî nefsun bi-eyyi ardin temût(u)(c) inna(A)llâhe ‘alîmun ḣabîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah katındadır kıyametin kopacağı zaman ve yağmurun ne vakit ve nereye yağacağı ve o bilir rahimlerdekini ve hiçbir kimse, yarın ne kazanacağını bilmez ve hiçbir kimse, Nerede öleceğini bilmez; şüphe yok ki Allah, her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.
Yalnız Tanrının bildiği bu beş şeye "mugayyebât-ı Hams" derler.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kıyamet saatinin bilgisi, şüphesiz Allah’ın katındadır. Yağmuru (nasıl) yağdıracağını ve rahimlerde olanı (bebeklerin ana karnında nasıl şekilleneceğini, hangi karakter ve kabiliyet özellikleriyle gelişeceğini) bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını (nelerle karşılaşacağını) bilmez. (İnsanlardan) Hiç kimse hangi yerde (ve ne şekilde) öleceğini de bilmez. Hiç şüphesiz Allah (her şeyi hakkıyla) Bilendir, (her kişiden ve gelişmeden bütünüyle) Haberdardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kıyametin ne zaman kopacağını yalnız Allah bilir. Yağmuru nereye, nasıl ve ne kadar yağdıracağını da yine O bilir. Rahimlerde olanın iyi, kötü, ölü, diri, müslüman, kâfir vs. nasıl olacağını da yine O bilir. Hiçbir kimse yarın başına ne geleceğini sevgi mi, nefret mi, günah mı, sevap mı, kâr mı, zarar mı bilemez. Yine hiçbir kimse yeryüzünün hangi parçasında ve nasıl öleceğini de, asla bilemez. Herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olan, yalnızca Allah'tır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kıyametin kopacağı an ile ilgili bilgi Allah katındadır. Toprakların, bölgelerin, yağmurdan alacağı payı, kurduğu düzene ve sünnetine uygun olarak O paylaştırıp aralıklarla yağdırır. Rahimlerdeki döllenmeler ve oluşumlar, O'nun ilmi, planı ve iradesi dâhilinde gerçekleşir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını, hayır ve şer ne işleyeceğini, ne sevap elde edeceğini, hangi günahları yükleneceğini bilmez. Hiç kimse, hangi yerde öleceğini de bilmez. Allah her şeyi bilir, gizli-açık her şeyden haberdardır, insanları bilgilendirir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/59; 13/8; 35/11; 41/47; 42/28; 57/20.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kıyamet saatinin ilmi şüphesiz Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır. Rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah bilendir, haberdar olandır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kıyamet saatinin bilgisi, şüphesiz Allah'ın katındadır. Yağmuru yağdırır; rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse, yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse de, hangi yerde öleceğini bilmez. Hiç şüphesiz Allah bilendir, haberdârdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kıyametin ilmi, (kopacağı vakti bilmek), muhakkak ki Allah'ın katındadır. Yağmuru (dilediği zaman ve dilediği yere istediği miktar) o yağdırır. Rahimlerde (erkek, dişi, sağlam, sakat iyi ve kötü) ne varsa O bilir. Hiç kimse, yarın ne kazanacağını (başına ne geleceğini) bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilmez. Şüphesiz ki Allah, Alîm'dir= her şeyi bilir, Habîr'dir= her şeyden haberdardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şüphesiz kıyamet ilmi, Allah’ın katındadır. O, yağmuru indirendir, rahimlerde olan şeyi bilendir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse nerede öleceğini de bilmez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz, kıyametin bilgisi yalnız Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır. Rahimlerde ne olduğunu da bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan, Allah'tır.[429]
[429] Muğayyebât/bilinemeyenler hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 173-176.Lokmân sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 177-180.  
Besim Atalay
swap_vert close
Kıyametin bilgisi, Allahın katındadır, yağmuru O gönderir, bilir rahimde bulunanı da; yarın ne yapacağın, nerde öleceğin hiç kimse bilmez; Allah bilicidir, Allah bilgedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz ki kıyametin kopuş saatiyle ilgili bilgi sadece Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah elbette her şeyi hakkıyla bilendir, her şeyden hakkıyla haberdardır.
Bunlara, “Mugayyebât-ı Hamse” yani “insanların bilemediği beş şey” denmiştir. “Kıyametin ne zaman kopacağını, yağmurun ne zaman yağacağını, rahimlerdekinin erkek mi dişi mi olacağını, kişinin yarın ne kazanacağını ve kişinin nerede öleceğini Allah’tan başka kimse bilmez” denmiştir. Oysa ayette, “yağmurun ne zaman yağacağını, rahimlerdekinin dişi mi erkek mi olacağını siz bilemezsiniz” demiyor. “Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir” diyor. Rahimlerdekinin bilgisi cinsiyet içerikli de değildir. Onun doğup doğmayacağı, doğarsa fıtrî yeteneklerinin ve vasıflarının nasıl olacağı, ayrıca hayatta nasıl bir rol alabileceği hususlarını da kapsıyor. Ama diğer üçüyle ilgili olarak; “kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi yalnızca Allah’a aittir”, “hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez” ve “hiç kimse nerede öleceğini de bilmez” buyuruyor. Dolayısıyla havanın yarın nasıl olabileceğini tahminle ve rahimlerdeki çocukların cinsiyetlerini ultrasonografi yoluyla tespitle kimse Kur’an’ın aciz bırakılacağını düşünmesin! Dünya yaşlandıkça Kur’an gençleşecektir ve her geçen gün Allah’ın mucizesi olduğu daha da iyi anlaşılacaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Kıyâmet vaktini ancak Allâh bilür. Gökden sağanak indirir, vâlidelerin karınlarındakini bilür, hiç bir nefs yârın ne kazanacağını hayır mı veyâ şer mi işleyeceğini ve hangi memleketde öleceğini bilmez. Allâh ’âlim ve her şeyden haberdârdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kıyamet saatini bilmek ancak Allah'a mahsustur. Yağmuru O indirir, rahimlerde bulunanı O bilir, kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Allah şüphesiz bilendir, her şeyden haberdardır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kıyamet saati hakkındaki bilgi yalnız Allah’ın katındadır; O, yağmuru yağdırmakta; rahimlerdekini bilmektedir. Hiç kimse yarın ne elde edeceğini bilemez; hiç kimse nerede öleceğini bilemez; ama Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.  
 İnsanların bilemediği, yalnızca Allah’ın bildiği şeylere «gayb, mugayyebât» denir. Allah’ın bildirmesiyle kulların, meleklerin... bunların bazılarını bilmesi, onları gayb olmaktan çıkarmaz.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Saatin (dünyanın son saatinin) bilgisi ALLAH'ın yanındadır. Yağmuru O yağdırır ve rahimlerde ne varsa bilir. Hiç kimse kendisine yarın ne olacağını bilmez, yine hiç kimse nerede öleceğini bilmez. ALLAH Bilendir, Haberdardır.
Bu ayette, hiç kimsenin bilmeyeceği iki konudan sözedilir. Oysa geleneksel öğretiler, bu ayeti yanlış yorumlayarak beş bilginin Allah'a ait olduğunu ve Tanrı'nın bunları kimseye bildirmeyeceğini ileri sürmüşlerdir. Bak 15:87; 20:15.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Her halde Allah, saate ılim onun yanındadır, ve yağmuru o yağdırır, rahimlerde ne var o bilir, ve hiç bir nefis yarın ne kazanacağımı bilmez, bir nefis hangi Yerde öleceğini de bilmez, şübhesiz ki Allah alîmdir, habîrdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kıyametin ne zaman kopacağının bilgisi, hiç şüphesiz Allah’ın ilmindedir. (Onu sadece Allah bilir. Dilediği zaman, dilediği yere, dilediği miktar) yağmuru o yağdırır. Ve rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir, her şeyden hakkıyla haberdar olandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Saatin¹ bilgisi, Allah'ın yanındadır. Ve O, yağmuru yağdırır, rahimde olanı bilir. Kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Kimse nerede öleceğini de bilemez. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
1- Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O saatin (kıyametin) ilmi şübhesiz ki Allahın nezdindedir. Yağmuru (mukadder olan vakıtda ve mahalde) O indirir. Rahimlerde olanı O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Şübhesiz Allah (her şey'i) bilendir. Her şeyden haberdârdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz Allah ki, kıyâmet (vakti) hakkındaki bilgi ancak O'nun katındadır. Ve yağmuru (O) indirir. Rahimlerde olanı da (O) bilir. Ve hiçkimse yarın (amel cihetiyle) nekazanacağını bilemez. Hem hiçkimse hangi yerde öleceğini bilemez. Şübhesiz ki Allah, Alîm(sizin bilmediğiniz herşeyi bilen)dir, Habîr (herşeyden haberdâr olan)dır.(1)
(1)“Ehl-i ilhâd (dinsizler) tarafından tenkīd sûretinde mugayyebât-ı hamseden (beş bilinmeyen şeyden) yağmurun gelmesi vaktine ve rahm-ı mâderdeki (ana karnındaki) ceninin keyfiyetine (ne olduğuna)i‘tirâz edilmiş. Demişler ki: ‘Rasadhânelerde bir âletle yağmurun vakt-i nüzûlü (yağma vakti) keşfediliyor. Onu da, Allah’dan başkası da biliyor. Hem röntgen şuâ‘ıyla rahm-ı mâderdeki ceninin müzekker, müennes (erkek, dişi) olduğu anlaşılıyor. Demek mugayyebât-ı hamseye ıttılâ‘ kābildir (haberdâr olmak mümkündür)?’ El-cevab: (...) Rasadhânelerdeki âletle, yağmurun mukaddemâtını (alâmetlerini) hissedip vaktini ta‘yîn etmek, gaybı (gizli olanı) bilmek değildir, belki gaybdan çıkıp âlem-i şehâdete (yaşadığımız âleme) takarrübü(yaklaşması) vaktinde, bazı mukaddemâtına ıttılâ‘ sûretinde bilmektir. (...) Röntgen şuâ‘ıyla rahm-ı mâderdeki çocuğun erkek ve dişi olduğunu bilmek وَيَعْلَمْ ماَفِي الْأَرْحَامِ [Rahimlerde olanı da (O) bilir] âyetinin meâl-i gaybîsine (gizli ma‘nâsına) münâfî (bir zıdlık) olamaz. Çünki âyet, yalnız zükûret (erkeklik) ve ünûset(dişilik) keyfiyetine (hâline) değil, belki o çocuğun acîb isti‘dâd-ı husûsîsi (şaşılacak husûsî kābiliyetleri) ve istikbâlde (gelecekte) kesb edeceği (kazanacağı) vaziyetine medâr (vesîle) olan mukadderât-ı hayâtiyesinin(hayatta başına geleceklerin) mebâdîleri (başlangıçları), hattâ sîmâsındaki gāyet acîb olan sikke-i Samediyeti(onu diğer sîmâlardan farklı kılan Allah’ın damgası) muraddır (kasdedilmiştir) ki, çocuğun o tarzda bilinmesi, ilm-i Allâmü’l-Guyûb’a (bütün gizlilikleri bilen Allah’ın ilmine) mahsustur.” (Lem‘alar, 16. Lem‘a, 112-113)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, (bulutlardan) yağmuru indirir ve rahimlerde olanı da bilir. Ve hiç kimse yarın (maddi ve manevi yönden kesin olarak) ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah (hakkıyla) bilendir, (her şeyden hakkıyla) haberdar olandır. (*)
(*) Bu ayetten anlaşıldığına göre burada insanoğlu sadece kıyametin ne zaman kopacağını, insanın hangi yerde (evde mi, dışarda mı, işyerinde mi, hastanede mi, okulda mı, yolculukta mı, memleketinde mi veya yabancı bir yerde mi vs.) öleceğini kesin olarak bilemez ve yarın kesin olarak maddi ve manevi yönden ne kazanacağını da bilemez. Ama yağmurun ne zaman yağacağını ve anarehimde ceninin cinsiyeti vs. ne olduğunu insan öğrenebilir. Çünkü bu ayette yüce Allah bu iki durumla ilgili bilgiyi kendine has ve hasr kılmamıştır. Yani sadece ben bilirim dememiştir. Ama maalesef geleneksel öğretiler, bu ayeti de yanlış yorumlayarak beş bilginin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın bunları kimseye bildirmeyeceğini ileri sürmüşlerdir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kıyametin bilgisi kesinlikle Allah’ın kendisindedir. Yağmuru yağdıran O dur. Rahimlerde olanı da O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve yine hiçbir nefis nerede, hangi yerde öleceğini bilemez. Allah her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kalkış gününün bilgisi, işkilsiz Allah’ın kendisindedir. Yağmuru indiren, döl yataklarındakileri bilen Odur. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Çünkü yalnız Allah bilicidir, bilgilidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şurası muhakkaktır ki kıyametin kopacağı zamanı bilmek Allah/a mahsustur, yağmuru O indirir, ana karnında bulunan dölleri O bilir, hiçbir kimse yarın ne hayır, ne şer kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse, nerede öleceğini de bilmez. Çünkü Allah hakkıyle âlimdir [⁶], haberdardır.
[6] İlm-i Bari bunlara mahsus değildir, her şeyin iç yüzünü, dış yüzünü bilir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki kıyametin vaktinin bilgisi [ilmu’s-sâ’at]. Allah’ın katındadır. O, yağmuru yağdırır, rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Muhakkak ki Allah, Alîm’dir, Habîr’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kıyametin bilgisi, şüphesiz Allah'ın katındadır. Yağmuru yağdırır ve rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse, yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse de hangi yerde öleceğini bilmez. Hiç şüphesiz Allah her şeyi bilendir, haberdar olandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kıyâmetin vaktini belirleme yetkisi ve onu gerçekleştirme bilgisi, yalnızca Allah’a aittir ve onun vaktini hiç kimseye bildirmemiştir. Ayrıca, ölü toprağa yeniden hayat veren yağmuru dilediği yere, dilediği zaman, dilediği ölçüde yağdıran O’dur. Bir de, rahîmlerde olup biten olağanüstü gelişmeleri, orada yarattığı varlığın fiziksel gelişimini, genetik özelliklerini, ona ruh üflenmesini, can verilmesini, kaderini, rızkını, ömrünü, ecelini, ahirette varacağı yeri ve onunla ilgili daha nice bilinmezleri bilen yalnızca O’dur. Yaratılmışlara gelince, hiç kimse yarın ne kazanacağını ve başına neler geleceğini —mutlak ve kesin bir bilgiyle— bilemez ve yine hiç kimse, ne zaman, nerede ve nasıl öleceğini —mutlak ve kesin bir bilgiyle— bilemez. Bütün bunları en mükemmel şekilde bilen ve her şeyden haberdar olan, yalnızca Allah’tır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şüphesiz Allah, Saat’in bilgisi O’nun katındadır; Yağmur’u yağdırıyor; Rahimler’deki şeyleri biliyor. Kişi, yarın ne kazanacağını bildirmiyor. Kişi, hangi yerde öleceğini de bildirmiyor. Allah, habîr alîmdir / haberli bilendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kıyamet bilgileri, Allah'ın elindedir. Yağmuru indiren, rahimlerdekini bilen odur. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede nasıl öleceğini de bilemez. Her şeyin uzman bileni, sadece Allah'tır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kıyametin zamanına ait bilgi ancak Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Onun için boşuna kıyamet vakti konusunda tartışıp durmayın! Yalan yanlış hesaplar yaparak kafanızı meşgul etmeyin. Yağmuru Allah yağdırır. Rahimlerde olanı Allah bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki o (Son) Saat’in bilgisi yalnızca Allah’ın katındadır. [*] Yağmuru O yağdırır. Rahimlerde olanı O bilir. Kimse yarın ne kazanacağını bilemez. [*] Kimse nerede öleceğini de bilemez. [*] Şüphesiz ki Allah bilendir, haberdardır.
Benzer mesajlar: A‘râf 7:187; Tâhâ 20:15; Enbiyâ 21:109; Ahzâb 33:63; Fussilet 41:47; Şûrâ 42:17; Zuhruf 43:85; Muhammed 47:18; Mülk 67:26; Nâzi‘ât 79:42-46.,Kişinin yarın ne kazanacağını bilememesi, insanın nerede ve ne zaman öleceğini bilememesi gerekçesiyle düşünülmelidir. Nerede öleceğini bilemeyen kişi yarın ne kazanacağını da elbette bilemez.,Bu ayette sözü edilen “bilinemeyenler”, üç tanedir: “Son Saat”, “yarın ne kazanılacağı” ve “nerede ölüneceği.” Yağmurun yağdırılması ve rahimlerdekileri Yüce Allah’ın bilmesinde herhangi bir [hasr/kasr] yani “vurgu” yoktur. Dahası, evrende bilinemeyenleri bundan da ibaret saymamak gerekir. Unutulmamalıdır ki Lokmân 31:34’te insanların bilemeyeceği şeyler üç başlık olarak belirlenmiştir. Bütün bilinemeyenler elbette bu üç konudan ibaret değildir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kıyametin bilgisine sahip olan¹ sadece Allah’tır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı² O bilir, hiç kimse, yarın ne kazanacağını bilemez ve hiç kimse de nerede öleceğini bilemez.³ Şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.⁴
1 Yani kıyametin ne zaman ve nasıl kopacağını sadece Allah bilir.2 Bu ifâde genellikle “doğacak çocuğun erkek mi, dişi mi olacağını Allah bilir” şeklinde anlaşılmıştır. Ancak âyetin metninde böyle bir şey yoktur ve bunlar birer yorumdur. Bu âyeti; “rahimlerde cereyan eden, insanın oluşum safhalarını ve bunu yaratma işini ancak Allah bilir” şeklinde anlamak daha doğru olur. En doğrusunu Allah bilir. Bk. (R’ad: 9)3 Muğayyebât-ı hamse: Bunlar gizli olan bilgilerdir ve bunları ancak Allah bilir. Bu bilgiler; kıyamet’in zamanı, yağmurun yağdırılması, rahimlerde olan, bir kimsenin yarın ne kazanacağı ve kimin nerede öleceğidir. Bk. (Ra’d: 8-9) Ğayb için Bk. (Hûd: 31)4 Hâris b. Ömer adında bir adam, Peygamberimize gelerek: “Ey Muhammed! Kıyamet ne zaman kopacak? Beldelerimiz kuraklıktan mahvoldu. Yağmur ne zaman yağacak? Karımı gebe bıraktım ne doğuracak? Bu gün ne kazandığımı biliyorum, yarın ne kazanacağım? Nerede doğduğumu biliyorum, fakat nerede öleceğim? der ve bu âyet nâzil olur. (Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Son Saat’in ne zaman geleceğini yalnız Allah bilir; yağmuru yağdıran O’dur; rahimlerde yer alanı [yalnız] O bilir: ³¹ Halbuki kimse yarın ne kazanacağını ve hangi topraklarda öleceğini bilmez. [Yalnız] Allah, her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olandır.
31 Bu, yalnızca, henüz doğmamış embriyonun cinsiyetini bilmekle ilgili olmayıp aynı zamanda onun doğup doğmayacağı, doğarsa fıtrî yeteneklerinin ve vasıflarının nasıl olacağı, ayrıca hayatta nasıl bir rol oynayabileceği hususlarını da kapsamaktadır. Hayatın kendisi, önceki ifadede geçen yağmur ile sembolize edilmekte, bu dünyadaki hayatın tamamen sona ermesi ise Son Saat’in vurgulanması ile anlatılmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İyi bilin ki son saatin bu dünyanın sonunun ne zaman geleceği bilgisi yalnızca O’nun katındadır. Yağmuru yağdıran Allah’tır. Anne karnındaki ceninlerin durumunu bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını ve başına ne geleceğini bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah’tır her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan. 7/185, 10/61, 53/32, 3/154, 30/48...50, 27/65, 11/1, 25/58
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şu da bir gerçektir ki, Son Saat’in bilgisi sadece Allah katındadır: yağmuru yağdırır; rahimlerde yer tutanı bilir; oysa ki hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Dahası hiç kimse yarın hangi mekânda öleceğini bilemez.[³⁶⁷¹] Şüphesiz her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah’tır.[³⁶⁷²]
[3671] Bu âyette sayılanlar, farklı lafız ve cümlelerle hadis olarak da rivayet edilmiştir. Buharî’nin naklettiği beş hadis de İbn Ömer’e dayanmaktadır. Bu rivayetlerden ikisinde “Gaybın anahtarı beştir” denilir ve Lokman sûresindeki bu âyete atıf yapılır. Diğer üç rivayette ise âyete atıf yapılmaz. Bu üç hadiste beş şeyi Allah’tan başka kimse bilemez: 1) Yarın ne olacağı, 2) Rahimlerde olanı, 3) Kişinin nerede öleceği, 4) Yağmurun ne zaman yağacağı, 5) Yarın ne kazanılacağı ve /veya kıyamet saati. Oysa bu âyete atıf yapan Buharî’deki ilk iki rivayette tıpkı bu âyette olduğu gibi Allah’tan başkasının bilemeyeceği şeyler sadece gelecekle sınırlıdır: 1) Kıyametin zamanı, 2) Kişinin yarın ne kazanacağı, 3) Kişinin nerede öleceği. Âyette “yağmuru yağdırır” buyurulmaktadır. Bu cümlede yağmur konusundaki bilgiyi Allah’a hasreden bir mâna yoktur. Aynı şey bir sonraki “rahimlerde yer tutanı bilir” cümlesi için de geçerlidir. Diğer üç husustaki bilgi Allah’a tahsis edilirken, bu iki husus tahsis olmadan zikredilir. [3672] Ey parçayı gören, parça parça yaşayan ve paramparça olan insan! Bütünü göremiyorsun, bir adım sonra başına neyin geleceğini bilemiyorsun, itiraf et! Bari gören ve bilen Allah’a inan ve O’na teslim ol!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O saatin -kıyametin- ilmi (ne zaman gerçekleşeceği ve neler olacağı) şüphe yok ki, Allah katındadır. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı (doğacak çocuğun bedensel ve ruhsal özelliklerini, mümin mi, yoksa kafir mi olacağını) O bilir. Hiç kimse -hayır ve şerden- yarın ne kazanacağını bilemez ve nerede öleceğini de bilemez. Şüphe yok ki Allah, her şeyi hakkıyle bilendir, her şeyden haberdar olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah’ın katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah bilen ve haberi olandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, o saate ait bilgi Allah indindedir ve yağmuru O indirir ve rahimlerde olanı O bilir ve hiçbir kimse, yarın ne kazanacağını kestiremez ve bir kimse hangi yerde öleceğini kestiremez. Şüphe yok ki Allah Teâlâ alîmdir, habîrdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kıyamet saatinin ne zaman geleceğini yalnız Allah bilir. Yağmuru da O indirir, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Herşeyi mükemmel tarzda bilen ve her şeyden haberdar olan, Allah'tır. [6, 59]
Bazı âlimlerimiz bu âyetteki beş bilinmeyen konuya mugayyebat-ı hamse derler. Bir hadis-i şerifte de bunu teyid etmek üzere “Beş şey vardır ki onları Allah’tan başkası bilemez” buyurulduktan sonra bu âyet zikredilmiştir. Münavi’nin dediği gibi, hadisin mânası: “Bu beş şeyi Allah’tan başkası, bütün özellik ve incelikleriyle. bilemez.” Şu halde bu hadis Allah Teâlânın bazı makbul kullarına, hatta bu beşten bazı gaybî şeyleri bildirmesine mani değildir. Çünkü bu, sınırlı gayblardandır. Mu’tezilenin bunu inkâr etmesi de mânasızdır.Bir de şuna dikkat etmek gerekir. Gayb, mutlak gayb ve izafî gayb diye iki çeşittir. Âyet, mutlak gaybın, başkası tarafından bilinmesini reddediyor. İzafî gayb, bazı şartlara, bazı durumlara, bazı şahıslara göre gayb iken bazılarına göre gayb olmayan hususlara denir. Mesela İstanbul’daki insan, Tokyo’da cereyan eden hadiseyi bilemez. Ama vasıtalara sahip olan kimse, televizyon teknolojisi sayesinde görebilir. Bir sene sonra yağmurun ne zaman, ne kadar yağacağı mutlak gaybdır. Ama Allah, dünya atmosferinde yağmurun sebeplerini var ettikten sonra, diğer insanlar için yağmur zamanını bilmek gayb olduğu halde, meteoroloji uzmanları tahmin raporu verebilir.Diğer bir konu ana karnındaki ceninin cinsiyetini bilme işidir. Son dönemde ultrason gibi cihazlarla bunu tesbit mümkündür. Âyet-i kerime “Rahimlerde olanı yalnız Allah bilir” buyuruyor. “Mâ” Arapçada en umumi bir lafızdır. Kapsamı son derece geniştir. Doğacak çocuğun her türlü maddî özelliklerine, genetik özelliklerine şamil olduğu gibi bütün istidatları, kabiliyetleri, hayat mukadderatı, ta cennete veya cehenneme girinceye kadar bütün özellik ve ayrıntıları dahildir ki bu gaypların yanında, kız mı erkek mi olacağı meselesi zikre bile değmez. Geçen asırlardaki müfessirler için, cinsiyeti bilmek mutlak gayb durumunda olduğundan, bazıları bilinmeyecek şeylere misal verme kabilinden bunu söz konusu etmişlerdir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, (işte kıyamet) sa'atin(in ne zaman geleceği) hakkındaki bilgi, O'nun yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. (Her şeyi) bilen, (her şeyden) haberi olan yalnız Allah'tır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kıyâmetin ne vakit kopacağı 'ilmi Allâh'ın 'indindedir. (Ancak O bilir) Yağmurı istediği vakit dilediği yere indirir. Kadınların rahimlerinde olanı bilir. Bir nefs yârın ne kazanacağını ve hangi mahalde öleceğini bilmez. Tahkîk Allâh Te'âlâ bunları bilir ve cümlesinden haberdârdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kıyamet saati ile ilgili bilgi Allah'a aittir. Yağmuru o indirir, rahimlerde bulunanı o bilir. Hiçkimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiçkimse nerede öleceğini bilemez. Allah bilir, her şeyin iç yüzünü bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kıyamet anının bilgisi O'nun katındadır. Yağmuru O yağdırır. Rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah, her şeyi bilen ve haberdar olandır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kıyamet gününün bilgisi Allah katındadır. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Ve hiçbir kimse nerede öleceğini bilemez. Allah ise herşeyi bilir, herşeyden haberdardır.(7)
(7) Peygamberimiz “Gaybın anahtarları beştir” buyurmuş ve bu âyeti okumuştur. (Buhârî,, Tefsir 31:2.) Âyette sayılanlar, “mugayyebât-ı hamse” olarak anılır ve Allah’tan başka kimsenin kesin olarak bilemeyeceği şu beş şeyi içerir: (1) Kıyametin vakti. (2) Yağmurun zamanı: Güneşin doğuşu ve batışı gibi belirli bir kanuna bağlanmadığı için, belirtileri ortaya çıkıp da artık mesele bir gayb meselesi olmaktan çıkmadıkça, yağmurun nereye, ne zaman, ne kadar yağacağı da kesin olarak bilinemez. (3) Rahimlerde olanlar; yani doğacak olan çocuğun nitelikleri. Bu da, maddî simasından manevî kişiliğine varıncaya kadar sayısız özellikleri içine alan bir konudur ki, ancak herkese dilediği gibi bir şekil veren Allah bilir. (4) Kişinin ertesi gün başından geçecekler ve maddî-manevî, iyilik ve kötülük olarak kazanıp kaybedeceği şeyler. (5) Kişinin nerede öleceği. Bütün bunlardan herhangi birinin belirtileri ortaya çıkmış ve tahmin yapmaya elverişli bir hal almış ise, o zaman gayb değil, şehadet âleminden, yani görünen âlemden söz edilmektedir ki, bu takdirde “mugayyebât-ı hamse” içinde yer almaz.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O kıyamet saatine ilişkin bilgi Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır. O, rahimlerde olanı da bilir. Hiçbir benlik yarın ne kazanacağını bilmez. Ve hiçbir kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah Alîm'dir, Habîr'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ Tañrı anuñ ķatındadur ķıyāmet vaķtın bilmek. daħı indürür yaġmurı daħı bilür anı kim raḥmlardadur. daħı bilmez nefs ne nesene kesb eyleye irte daħı bilmez nefs ķanķı yirde öle. bayıķ Tañrı bilicidür bilürdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā ḳatındadur ḳıyāmet güninüñ ‘ilmi. Daḫı indürüryaġmurı. Daḫı bilür analar ḳarnında olanı. Daḫı bilmez hīç nefs ne nesneḳazanaçaġın ṭañla. Daḫı bilmez hīç nefs ḳaysı yirde öleçegin. Tañrı Ta‘ālāher nesneyi bilicidür. |
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, o saatı (qiyamətin qopacağı vaxtı) ancaq Allah bilir. Yağışı (istədiyi vaxt) göydən O yağdırır, bətnlərdə olanı (doğulacaq uşağın oğlan, yaxud qız, xəstə və ya sağlam, xoşbəxt və ya bədbəxt, yaxşı və ya pis əməl sahibi olacağını) O bilir. Heç kəs səhər nə kəsb edəcəyini (savab, yaxud günah qazanacağını), heç kəs harada öləcəyini bilməz. Allah isə, şübhəsiz ki, (hər şeyi) biləndir, (hər şeydən) xəbərdardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! Allah! With Him is knowledge of the Hour. He sendeth down the rain, and knoweth that which is in the wombs. No soul knoweth what it will earn tomorrow, and no soul knoweth in what land it will die. Lo! Allah is Knower, Aware.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily the knowledge of the Hour is with Allah (alone). It is He Who sends down rain, and He Who knows what is in the wombs.(3625) Nor does any one know what it is that he will earn on the morrow:(3626) Nor does any one know in what land he is to die. Verily with Allah is full knowledge and He is acquainted (with all things).(3627)
3625 The question of Knowledge or Mystery governs both clauses here, viz.: Rain and Wombs. In fact it governs all the five things mentioned in this verse: viz. (1) The Hour; (2) Rain; (3) the Birth of a new Life (Wombs); (4) our Physical Life from day to day; (5) our Death. See n. 3627 below. As regards Rain we are asked to contemplate how and when it is sent down. The moisture may be sucked up by the sun's heat in the Arabian Sea or the Red Sea or the Indian Ocean near East Africa, or in the Lake Region in Central Africa . The winds drive it hither and thither across thousands of miles, or it may be, only short distances. "The wind bloweth where it listeth." No doubt it obeys certain physical Laws established by Allah, but how these Laws are interlocked, one with another! Meteorology, gravity, hydrostatics and dynamics, climatology, hygrometry, and a dozen other sciences are involved, and no man can completely master all of them, and yet this relates to only one of the millions of facts in physical nature, which are governed by Allah's Knowledge and Law. The whole vegetable kingdom is primarily affected by Rain. The mention of Wombs brings in the mystery of animal life, embryology, sex, and a thousand other things. Who can tell-to take man alone-whether the child conceived is male or female, how long it will remain in the womb, whether it will be born alive, what sort of new individual it will be-a blessing or a curse to its parents, or to Society? 3626 "Earn" here, as elsewhere, means not only "earn one's livelihood" in a physical sense but also to reap the consequences (good or ill) of one's conduct generally. The whole sentence practically means: "no man knows what the morrow may bring forth." 3627 See the five Mysteries summed up in n. 3625 above. The Argument is about the mystery of Time and Knowledge. We are supposed to know things in ordinary life. But what does that knowledge amount to in reality? Only a superficial acquaintance with things. And Time is even more uncertain. In the case of rain, which causes vegetable life to spring up, or in the case of new animal life, can we answer with precision questions as to When or How or Wherefore? So about questions of our life from day to day or of our death. These are great Mysteries, and full knowledge is with Allah only. How much more so in the case of the Ma'ad, the Final House, when all true values will be restored and the balance redressed? It is certain, but the When and the How are known to Allah alone.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah ki
عِنْدَهُ
O'nun ka- tındadır
عِلْمُ
bilgisi
السَّاعَةِۚ
o saatin
وَيُنَزِّلُ
ve indirir
الْغَيْثَۚ
yağmuru
وَيَعْلَمُ
ve bilir
مَا
o şey- leri ki
فِي الْاَرْحَامِۜ
rahimlerdedir
وَمَا تَدْر۪ي
ve bilemez
نَفْسٌ
bir kimse
مَاذَا
neyi
تَكْسِبُ
kazanacak
غَداًۜ
yarın
وَمَا تَدْر۪ي
ve bilemez
نَفْسٌ
bir kimse
بِاَيِّ
hangi
اَرْضٍ
yerde
تَمُوتُۜ
ölecek
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
عَل۪يمٌ
Alîm'dir
خَب۪يرٌ
Habîr'dir
Şüphesiz ki (o kıyamet) saat(i) hakkındaki bilgi (ancak) Allah katındadır. Yağmuru O indirir, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez ve hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Muhakkak ki Allah Alîm'dir, Habîr'dir (her şeyi, herkesi bilen ve her şeyden, herkesten haberdar olandır).
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
سَاعَة
İsim
س و ع
Saat, zaman
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
غَيْث
İsim
غ ي ث
Yağmur
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْحَام
İsim
ر ح م
Rahim, akrabalık
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
دَرَى
Fiil-I
د ر ي
Bildi
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
مَاذَا
Soru eki
مَاذَا
Ne, neye, hangi şey
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı
غَد
İsim
غ د و
Yarın
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
دَرَى
Fiil-I
د ر ي
Bildi
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَىّ
Soru eki
اَىّ
Hangi, hangisi, nasıl
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَاتَ
Fiil-I
م و ت
Öldü
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
خَبِير
İsim
خ ب ر
Habîr (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyden, herkesten haberdar olan demektir), haberdar