Onları az bir müddet geçindiririz de sonra istemedikleri halde onları ağır bir azaba atarız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vertclose
Biz onları (dünyada belli bir süre ve) az bir nimetle yararlandırıveririz. Sonra onları ağır bir azaba uğratırız.
Abdullah Parlıyan
swap_vertclose
Onlara kısa bir süre dünyada, hayatın zevkini yaşatır, geçindirir, ama sonunda şiddetli bir azaba sürükleriz.
Ahmet Tekin
swap_vertclose
Onlara biraz zevku safa sürdürürüz. Sonra kendilerini ağır bir azâba sürükleriz.
Ahmet Varol
swap_vertclose
Onları kısa bir süre geçindirir sonra katı bir azaba atarız.
Ali Bulaç
swap_vertclose
Biz onları az (bir şey ve zaman) olarak yararlandırırız, sonra onları ağır bir azaba katlandırırız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vertclose
Biz, o kâfirlere (dünyada) biraz zevk ettiririz de, sonra kendilerini ağır bir azaba mecbur tutarız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vertclose
Biz, onları az bir şey yaşatırız. Sonra onları ağır bir azaba zorlarız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vertclose
Onları az bir süre faydalandırırız, sonra da kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.
Besim Atalay
swap_vertclose
Biz onları az geçindiririz, sonra katı azaba sürükleriz onları
Cemal Külünkoğlu
swap_vertclose
Onlara kısa bir süre hayatın zevkini yaşatırız ama sonunda (yaptıkları yüzünden) onları şiddetli bir azaba sürükleriz.
Bkz. 3/178, 19/84
Cemil Said
swap_vertclose
Ânların bir müddet-i kalîle içün dünyâdan müstefîd olmalarına müsâ’ade ideceğiz sonra ânlara ağır bir ’azâb çekdireceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vertclose
Onları az bir süre geçindiririz, sonra da ağır bir azaba sürükleriz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vertclose
Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vertclose
Onlara kısa bir süre hayatın nimetlerini tattırır, sonra da onları çok ağır bir azaba katlanmaya mecbur bırakırız.
Diyanet Vakfı
swap_vertclose
Onları biraz faydalandırır, sonra kendilerini ağır bir azaba sürükleriz.
Edip Yüksel
swap_vertclose
Onları biraz yaşatırız, sonra da ağır bir cezaya süreriz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vertclose
Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra kendilerini ağır bir azaba zorlarız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vertclose
Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra kendilerini galîz bir azâba muztarr kılarız
Emrah Demiryent
swap_vertclose
Biz, onları kısa bir süre (dünya hayatının nimetlerinden) faydalandırırız, sonra da (yaptıkları inkâr ve isyan sebebiyle) onları şiddetli bir azaba süreriz.
Erhan Aktaş
swap_vertclose
Onları biraz yararlandırırız.¹ Sonra ağır bir azaba maruz bırakırız.
1- Dünya nimetlerinden.
Hasan Basri Çantay
swap_vertclose
Biz onları (dünyâda) biraz geçindirib sonra kendilerini ağır bir azaba (katlanmıya) mecbur edeceğiz.
Hayrat Neşriyat
swap_vertclose
(Biz) onları azıcık (bir müddet dünyada) faydalandırırız; sonra onları ağır bir azâba(girmeye) mecbur kılarız.
İhsan Aktaş
swap_vertclose
Biz onları (inkâr, isyan, azgınlık, zulüm ve kötü davranışlarından vazgeçsinler diye) biraz geçindirip yaşatırız, ama sonunda (bunlardan vazgeçmedikleri için ahirette) ağır bir azaba sürükleriz.
İlyas Yorulmaz
swap_vertclose
Bu inkârları ile onları bir müddet yaşatırız, sonra onları azabın en şiddetlisine atarız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vertclose
Biz onları önce biraz gönendirir, sonra da en ağır azaba katlanmak zorunda bırakırız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vertclose
Onları dünyada biraz geçindiririz, sonra onları âhirette ağır bir azaba nâçar kılarız.
İsmail Yakıt
swap_vertclose
Onları az bir süre yararlandırır, sonra da ağır [ğalîz] bir azaba sürükleriz.
Kadri Çelik
swap_vertclose
Biz onları oldukça az (bir süre) olarak faydalandırıp yararlandırırız, sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.
Mahmut Kısa
swap_vertclose
Onların bu dünyada kısa bir süre istedikleri gibi yiyip içipyaşamalarına izin vereceğim fakat göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir ömür sonunda, hepsini cehennemdeki o korkunç azâba mahkûm edeceğim!
Mahmut Özdemir
swap_vertclose
Onları biraz geçindiririz; sonrasında onları çetin bir azaba uğratırız.
Mehmet Çakır
swap_vertclose
Şimdilik biraz daha sefamızı sürsünler, çünkü az sonra hepsini ateşe süreceğiz.
Mehmet Çoban
swap_vertclose
İnkâr edenleri yeryüzünde biraz yaşatır, sonra yaptıklarından dolayı şiddetli bir şekilde cezalandırırız. Hesap günü cezamız onlara çok acı gelir.
Mehmet Okuyan
swap_vertclose
Onları biraz yararlandırır, sonra da kendilerini ağır bir azaba sürükleriz. [*]
Benzer mesaj: Bakara 2:126.
Mehmet Türk
swap_vertclose
Biz onlara hayatın zevkini biraz yaşatır, sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.
Muhammed Esed
swap_vertclose
Onlara kısa bir süre hayatın zevkini yaşatır, ama sonunda şiddetli bir azaba sürükleriz.
Mustafa Çavdar
swap_vertclose
Biz o nankörleri dünya nimetlerinden biraz faydalandırır sonra da onları çok ağır bir azaba uğratırız. 2/126, 45/22, 46/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vertclose
Tadımlık bir hazzı kısa vâdede tüketmelerini sağlarız; ardından onları altında ezilecekleri ağır bir azaba mahkûm ederiz.
Orhan Kuntman
swap_vertclose
Onları (dünyada) az bir süre geçindirir, sonra da çok çetin bir azaba sürükleriz.
Osman Fırat
swap_vertclose
Onlara kısa bir süre hayatın zevkini yaşatır, ama sonunda şiddetli bir azaba sürükleriz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vertclose
Onları biraz mütena'im kılarız. Sonra onları en şiddetli bir azaba muztar kılacağızdır.
Suat Yıldırım
swap_vertclose
Biz onlara kısa bir süre ömür sürme imkânı veririz, ondan sonra da şiddetli bir azaba mahkûm ederiz.
Süleyman Ateş
swap_vertclose
Onları biraz yaşatırız, sonra kaba bir azaba süreriz.
Süleyman Tevfik
swap_vertclose
Biz onları hayât-ı dünyâdan az bir şey müstefîd ideriz ve sonra kalın ve galîz 'azâba muztar kılarız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vertclose
Onları, önce biraz nimetlendirir sonra da kaba bir azabı çekmek zorunda bırakırız.
Şaban Piriş
swap_vertclose
Onları biraz geçindiririz. Sonra da onları şiddetli bir azaba uğratırız.
Ümit Şimşek
swap_vertclose
Onları biraz nasiplendirir, sonra da ağır bir azaba sürükleriz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vertclose
Onları birazcık nimetlendiriyoruz. Sonunda hepsini şiddetli bir azaba süreceğiz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vertclose
gönendürevüz anları az andan gensüz eyleyevüz anları ķatı 'aźābdın yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vertclose
Gönendürür‐biz anları dünyāda az zamān. Andan ṣoñra güc‐ile ulu ‘aẕābagivürür‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vertclose
Biz onlara bir qədər gün-güzəran (bir az dünya malı) verəcək, sonra da (axirətdə) ağır bir əzaba düçar edəcəyik!
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
We give them comfort for a little, and then We drive them to a heavy doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
We grant them their pleasure for a little while:(3612) in the end shall We drive them to a chastisement unrelenting.
3612 Cf. 2:126. The respite in this life is of short duration. The ultimate Penalty of Evil is such as cannot be quenched. Cf. 14:17 . It will be too late then to repent.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
نُمَتِّعُهُمْ
onları fay- dalandırırız
قَل۪يلاً
biraz
ثُمَّ
son- ra
نَضْطَرُّهُمْ
onları mahkûm ederiz
اِلٰىعَذَابٍ
bir azaba
غَل۪يظٍ
ağır
Biz onları (dünyada) biraz (nimetlerden) faydalandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba mahkûm ederiz.
مَتَّعَ
Fiil-II
م ت ع
Faydalandırdı, mut'a verdi, nimet verdi, yararlandırdı, istifade ettirdi, geçindirdi