close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 40. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe’asâ rabbî en yu/tiyeni ḣayran min cennetike veyursile ‘aleyhâ husbânen mine-ssemâ-i fetusbiha sa’îden zelekâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Umarım ki Rabbim, bana seninkinden daha hayırlı bir bağ verir, senin bağına da yıldırımlar yollar gökten de kaypak, kaygan bir toprak oluverir bağın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir de, (seninkinin) üstüne gökten ’yakıp-yıkan bir afet’ gönderir ve böylece (senin çiftliğin kuruyup) kaygan bir taş zemin (ve kupkuru bir toprak parçası) kesiliverir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Umarım ki Rabbim bana, seninkinden daha hayırlı bir bağ verir, senin bu bahçene gökten bir afet geliverirde, kaypak ve kupkuru bir toprak oluverir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ümit edilir ki, Rabbim bana senin bağından daha iyisini verir. Senin bağına ise gökten yıldırımlar musallat eder de bağ, kupkuru bir toprak haline gelir.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Umulur ki Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir, onun (seninkinin) üzerine de gökten yıldırımlar gönderir ve böylece kaygan bir toprak halini alır.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir, (seninkinin) üstüne gökten 'yakıp-yıkan bir afet' gönderir de kaygan bir toprak kesiliverir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Olur ki Rabbim, bana, senin bağından daha hayırlısını verir; seninkinin üzerine de gökten bir âfet indiriverir de yalçın bir toprak oluverir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte pek yakında Rabbim, senin bağından daha yararlı bir bağ bana nasip edecektir, seninkine de gökten bir ateş indirecek, o bağ kupkuru kaygan bir zemin olacaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
40,41. “Umulur ki Rabbim bana senin bahçenden daha iyisini verir ve seninkinin üzerine de gökten hesap görecek bir yıldırım gönderir de, orası kaygan, kuru bir yer olur. Yahut suyu çekilir de, artık, onu bir daha elde edemezsin” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Seninkinden daha iyisini de, bana Tanrım verebilir, senin bağın üzerine gökten bir belâ gelir, düpdüz eder her yeri
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
39-40-41. “Her ne kadar beni kendinden mal ve evlat bakımından zayıf görüyorsan da bahçene girdiğin zaman ‘Maşaallah (Allah'ın dilediği olur), bütün güç sadece Allah'ındır' demen gerekmez miydi? Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir, (seninkinin) üstüne gökten yakıp yıkan bir afet gönderir de kaygan bir toprak kesiliverir. Veya bağının suyu çekilir de ondan artık büsbütün ümidini kesersin.”
“Maşaallah-Allah böyle diledi” Yani Allah böyle murad ettiği için böyle olmuştur. Allah neyi nasıl dilerse öyle yapar. Kime neyin ne kadar ve nasıl verileceğine o karar verir. Dolaysıyla bu konuda tek yetkili Allah’tır. Bunu bilen ve buna inanan insan kıskanç olamaz, haset edemez, filim çeviremez, entrika yapamaz, çalamaz, çırpamaz, hilekâr, düzenbaz olamaz. Çünkü bilir ki Allah dilemedikçe hiç kimse bir şeye sahip olamaz. Vücut güzelliği, üstün zekâ, müstesna kabiliyet, servet, sağlık, çalışkanlık, potansiyel, hamle gücü, enerji… bütün bunlar Allah dilemesiyle olur. Sağlıklı ve dengeli bir hayat için kime neyin ne kadar verileceğine o karar verir. “Herkes kendi yapısına (fıtrat tarzına) göre iş yapar...” (İsra 17/84) Hatta başkalarını kıskanmayı, haset etmeyi, çalmayı Allah’ın takdir ettiği şeye karşı çıkmak olacağı için Allah’a karşı gelmek ve onun işine karışmak gibi düşünür. İnanır ki; Allah bir şeyi murad ettiyse onda mutlaka bir hayır vardır ve Allah adildir, adaletindeki incelikleri biz göremesek de O, asla haksızlık etmez, dünya ahiret dengesini koruyarak kulları arasında gerçek eşitliği sağlar.  
Cemil Said
swap_vert close
39, 40. Bağçene girdiğin vakit niçün "MâşâAllâh lâ kuvvete illâ bi(A)llâh" (Allâh’ın istediği olur kuvvet ânındır) dimiyorsın. Vâkı’â sen beni fakir evlâdımı kalîl göriyor isen de olabilür ki Allâh bana senin bağçenden daha hayırlı bir şey virir ve senin üzerine semâdan belâ yağdırır ve günün birinde bağçelerin kurı bir toprak olur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
37,38,39,40,41. Kendisiyle konuştuğu arkadaşı ona: "Seni topraktan, sonra nutfeden yaratanı, sonunda de seni insan kılığına koyanı mı inkar ediyorsun? İşte O benim Rabbim olan Allah'tır. Rabbime kimseyi ortak koşmam. Bahçene girdiğin zaman, her ne kadar beni kendinden mal ve nüfus bakımından daha az buluyorsan da: "Maşallah! Kuvvet ancak Allah'a mahsustur!" demen gerekmez mi? Rabbim, senin bahçenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de bahçen yerle bir olabilir. Yahut suyu çekilir bir daha da bulamazsın" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
39,40. “Bağına girdiğinde ‘Mâşaallah! Kuvvet yalnız Allah’ındır’ deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak hâline geliverir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
39-40. Keşke bağına girdiğinde, ‘Mâşal¬lah! Güç yalnız Allah’ındır’ deseydin! Eğer malca ve evlâtça beni kendinden güçsüz görüyorsan, ben de rabbimin, senin bağından daha iyisini bana vereceğini umuyorum. Allah senin bağına gökten âfetler gönderir de bağ boş ve kaygan bir zemin haline gelebilir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir; senin bağına ise gökten yıldırımlar gönderir de bağ kupkuru bir toprak haline gelir.»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Rabbim, belki senin bahçenden daha iyisini bana verir ve olur ki bahçene gökten bir felaket gönderir de kupkuru bir toprağa dönüşür.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Belki Rabbim, bana, senin bağından daha hayırlısını verir; senin bağına ise gökten yıldırımlar gönderir de, bağın yalçın bir toprak haline gelir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ne bilirsin belki rabbım bana senin bağından daha hayırlısını verir, seninkinin üzerine de Semadan bir afet indiriverir de yalçın bir toprak olakalır
Emrah Demiryent
swap_vert close
39-40. Bağına girdiğin zaman, “MâşâAllah lâ kuvvete illâ billah” (bütün bu nimetlerin asıl sahibi ve bana bunca nimetleri bahşeden Allah’tır, Allah’tan başka mutlak güç ve kudret sahibi yoktur) demen gerekmez miydi? Eğer malca ve evlatça beni kendinden güçsüz görüyorsan (şunu iyi bil ki), belki Rabbim senin bağından daha iyisini bana verir, senin bağının üzerine de gökten yıldırımlar gönderir (de, o böbürlenerek çok beğenmiş olduğun bağın/bahçen) kupkuru bir toprak hâline döner.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Belki Rabb'im, bana senin bahçenden daha hayırlısını verir. Ve seninkinin üzerine de gökten felaketler gönderir de verimsiz, kupkuru bir toprak olur.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Rabbimin bana senin bağından daha hayırlısını vermesi, (Seninkinin) üstüne ise gökden yıldırımlar göndererek (bağının) kaypak (yalçın) bir toprak haaline gelivermesi me'müldür».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Bununla berâber, olur ki Rabbim bana, senin bağından daha hayırlısını verir ve onun (senin bahçenin) üzerine gökten bir âfet gönderir de (o bağın, ot bitmeyen) kupkuru bir toprak hâline geliverir!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Fakat Rabbim bana senin bahçenden daha iyisini verebilir ve onun (senin bahçenin) üzerine gökten bir âfet gönderir de kupkuru bir toprak hâline çevirebilir!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Rabbimin senin bahçenden daha hayırlısını bana vereceğini, senin bahçenin üzerine gökten bir afet gönderse, bahçen yerle bir olabilir.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Olur ki çalabım bana senin bağından daha iyisini verir, senin bağının üzerine de gökten yıldırımlar indirir de orası dümdüz olur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
39, 41. «— Bağına girdiğin zaman, «Maaşallah lâ kuvvet-i illâ billah» [²] demeliydin. Beni kendinden daha az mal ve evlât sahibi görüyorsan olabilir ki Rabbim bana senin bağından daha iyisini verir, senin bağının üzerine de gökten bir belâ [³] gönderir de orası ayak kayacak dümdüz bir yere döner. Yahut bağının suyu çekilir de onu istemeye [⁴] asla gücün yetmez».
[2] Allah'ın dilediği olur veya Allah dilemiş, bana vermiştir; kuvvet ve kudret yalnız Allah'ındır.[3] Yıldırım, çekirge, azap gibi.[4] Tekrar yerine getirmeye.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ola ki Rabbim bana senin bağından [cennet] daha hayırlısını verir ve seninkinin üzerine gökten hesap görücü bir âfet [husbânen] gönderir de orası kupkuru/çorak bir toprak hâline gelir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir, (seninkinin) üstüne de gökten yakıp yıkan bir afet gönderir de yalçın, çorak bir toprak kesiliverir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ne biliyorsun, bakarsın Rabb’im, bana seninkinden daha hayırlı bağlar, bahçeler verir ve senin bahçene gökten dolu, yağmur, sel, fırtına gibi bir afet gönderir de, şu güzelim bahçen, ot bitmez çıplak bir düzlüğe dönüşüverir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Umulur ki rabbim, bana senin bahçenden daha hayırlısını verir. Seninkinin üzerine Gök’ten bir afet gönderir; kupkuru çıplak bir toprak oluverir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
belli mi olur, bakarsın Rabb'im bana, senin bağından daha güzelini verebilir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Senin bağına ise gökten yıldırımlar gönderir! Bağın kupkuru bir toprak olur!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
39,40. Bahçene girdiğinde “Maşallah! Kuvvet yalnızca Allah’a aittir.” deseydin ya! “Malca ve evlatça beni kendinden güçsüz görüyorsan, (şunu bil ki) belki Rabbim bana senin bahçenden daha iyisini verir; oraya (bahçene) gökten yıldırımlar gönderir ve kupkuru bir toprak hâline gelir.
Mehmet Türk
swap_vert close
“Rabbim bana da senin bahçenden daha hayırlısını verebilir¹ ve senin bahçeni de gökten gelen bir afete uğratarak, kupkuru bir toprak haline getirebilir.”
1 Dünyada veya âhirette...  
Muhammed Esed
swap_vert close
Rabbim bana senin bağından bahçenden pekala daha hayırlısını verebileceği gibi, [senin] bu [bahçe]ne gökten bir afet gönderir de [bahçen o zaman] yerle bir olabilir;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
–Belki de Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Senin bağının üzerine gökten bir afet gönderir de kupkuru bir çöle döndürür. 10/24
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
kim bilir belki Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir; seninkine de gökten bir âfet indirir de ot bitmez çöle döndürür;[²³⁹⁷]
[2397] Sa‘îden zelekan, adeta bir çöl gibi “kaygan bir zemin” anlamına gelir. Yani sadece bitki örtüsünün değil toprak kaybı (erozyon) anlamını da içeren bir çağrışıma sahiptir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Umulur ki, Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir ve senin bağın üzerine de, gökten bir yıldırım gönderir de, o güzelim bağın kurur, kaypak bir toprak parçası haline gelir.
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verebilir. Ve o(senin bağı)nın üzerine de gökten bir âfet gönderir de bağın kupkuru bir toprak kesilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Umulur ki, Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir ve senin bağın üzerine de gökten bir yıldırım gönderir de orası kayacık bir toprak kesilir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
40, 41. Olur ki Rabbim senin bahçenden daha iyisini bana verir ve senin o bahçene gökten bir afet indirir de bağın kupkuru toprak kesilir; yahut bağının suyu çekilir de ondan artık büsbütün ümidini kesersin. ” [67, 30]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verebilir. Ve o(senin bağı)nın üzerine de gökten bir hesap görme afeti gönderir de bağın kupkuru bir toprak kesilir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Me'mûldur ki rabbim bana senin bağçenden daha hayırlısını virir. Ve senin bağçene de semâdan bir belâ indirüb mahv iderek dümdüz iyler."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bakarsın Rabbim bana senin bahçenden iyisini verir; seninkine de gökten hesabını görecek bir şey gönderir de çıplak ve kaygan bir yüzeye(toprağa) çevirir.
[*] saiden kelimesinin anlamlarından biri de yüzey, satıh. Çıplak ve kaygan dediğine göre topraksız kalmış olmalı.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Rabbim bana, senin bahçenden daha iyisini verebilir. Seninkinin üzerine de gökten bir bela gönderir de kupkuru boş bir arazi haline gelir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Fakat bakarsın, Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir; senin bağına ise gökten bir âfet indirir de orası kıraç bir toprağa dönüşür.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Olabilir ki, Rabbim bana senin bağından daha değerlisini verir; seninkinin üzerine de gökten bir âfet gönderir de bağlığın yalçın bir toprak kesilir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
39-40. “daħı nişe ol vaķt kim girdüñ bostanuña eyidmedüñ oldur kim diledi Tañrı ķuvvet yoķdur illā Tañrı-y-ıla? eger görürseñ beni ben eksügirekven senden maldın yaña daħı oġlandın yaña ola kim çalabum vire baña yigrek bostanuñdan daħı viribiye anuñ üzere oķlar ya'nį ıldırım gökden pes ola ya'nį bostan yir yüzi ŧayıncaķ.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ola ki beni yaradan Tañrı vire baña senüñ bostānuñdan yaḫşıraḳ. Daḫıgöndere senüñ bostānuñ üstine bir ṣā‘iḳa gökden. Pes ola emles ṭopraḳ kiüstinde hīç nesne bitmiş olmaya.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ola bilsin ki, Rəbbim mənə sənin bağından daha yaxşısını versin və sənin bağına göydən bir bəla endirsin ki, o, hamar (sürüşkən, ayaq basılası mümkün olmayan, heç bir şey bitməyən qupquru) bir yer olsun!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Yet it may be that my Lord will give me better than thy garden, and will send on it a bolt from heaven, and some morning it will be a smooth hillside,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"It may be that my Lord will give me something better than thy garden, and that He will send on thy garden thunderbolts (by way of reckoning) from heaven, making it (but) slippery sand!(2381)-
2381 The punishment, was that of thunderbolts (husbanan), but the general meaning of the; word includes any punishment by way of a reckoning (hisab), and I think that an earthquake is also implied, as it alters watercourses, diverts channels underground, throws up silt and sand, and covers large areas with ruin. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَعَسٰى
fakat umulur
رَبّ۪ٓي
Rabbim
اَنْ يُؤْتِيَنِ
bana vermesi
خَيْراً
daha ha- yırlısını
مِنْ جَنَّتِكَ
senin bağından
وَيُرْسِلَ
ve gön- dermesi
عَلَيْهَا
üzerine
حُسْبَاناً
bir afet
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
فَتُصْبِحَ
ve olması
صَع۪يداً
bir toprak
زَلَقاًۙ
kupkuru
"Belki Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir, senin bağına ise gökten (yakıp yıkan) bir afet gönderir de (o bağın, ot bitmeyen) kupkuru bir toprak hâline gelir."
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
حُسْبَان
İsim
ح س ب
Hesap, afet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَصْبَحَ
Fiil-IV
ص ب ح
Oldu, sabahladı
صَعِيد
İsim
ص ع د
Toprak
زَلَق
İsim
ز ل ق
Kupkuru