close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 31. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ulâ-ike lehum cennâtu ‘adnin tecrî min tahtihimu-l-enhâru yuhallevne fîhâ min esâvira min żehebin veyelbesûne śiyâben ḣudran min sundusin ve-istebrakin mutteki-îne fîhâ ‘alâ-l-erâ-ik(i)(c) ni’me-śśevâbu vehasunet murtefekâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle kişilerdir onlar ki onlarındır ebedi Adn cennetleri, kıyılarından ırmaklar akar, orada altın bilezikler takınarak süsleneceklerdir ve ince ve kalın ipekli yeşil elbiseler giyineceklerdir, orada tahtlarda oturacaklardır ve ne hoş ve güzel bir mükafattır bu ve o tahtlar, ne de güzel dayanılacak, oturulacak yerlerdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte bunlar için; altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan Adn cennetleri onlarındır, orada altın bileziklerle süslenip (onurlu ve huzurlu yaşayacaklardır), hafif ipekten (ferahlık verici iç giysiler) ve ağır işlenmiş atlastan yeşil (dış) elbiseler giyip (kuşanacaklardır) ve tahtlar üzerinde kurulup-yaslanacaklardır. (Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel yastıklar (koltuklar, tahtlar ve döşeklerdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öyle kişilerdir ki onlar, ebedi Adn cennetlerine layık olmuşlardır, kıyılarında ırmaklar akan cennetler… Orada altın bileziklerle süslenirler, ince ve kalın ipekli yeşil elbiseler giyineceklerdir, güzel divanlara yaslanıp oturacaklardır. Ne güzel bir karşılık ve ne güzel bir dinlenme yeri!
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte onlar için altlarından ırmaklar akan Adn cennetlerinin konakları vardır. Onlar orada, altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyecekler, koltuklar üzerinde kurulup oturacaklar, yaslanacaklar. Bu ne güzel mükâfat, ne güzel karşılık, insanların hür iradeleriyle tercih ettikleri ne güzel bir dost meclisi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 25/75-76; 35/33.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar için Adn cennetleri vardır. Altlarından ırmaklar akar. Orada altın bileziklerle süslenir ve ince ipekten ve kalın atlastan yeşil elbiseler giyerek tahtlara yaslanırlar. Orası ne güzel bir duraktır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır, orada altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup-dayanırlar. (Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel destek.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Böyledirler, onlara, meskenlerinin altından nehirler akar, Adn cennetleri var. Orada altın bileziklerden süslenecekler, ince ve kalın dîba'dan yeşil elbise giyecekler, koltuklar üzerine dayanıp kurulacaklardır. O cennet, ne güzel mükâfat ve ne güzel dayanak!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte bunlar için, altlarında nehirler akan, ebedî ikamet cennetleri vardır. Altın bileziklerle bezenirler, ince ve kalın dibadan elbiseler giyinirler. Orada koltuklara yaslanırlar. İşte en güzel mükâfat budur. Ve en güzel ortam da budur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte onlara, içinde ırmaklar akan adn cennetleri vardır. Onlar ‘Adn cennetlerinde tahtlar üzerinde kurularak orada altın bileziklerle bezenecekler; ince ve kalın ipeklerden yeşil elbiseler giyecekler. Ne güzel karşılık ve ne güzel bir kalma yeri!
Besim Atalay
swap_vert close
İşte bu onlar için altından ırmaklar akan, eyleşilen cennetler var, orada altın bilezikler takarlar, ince, kalın, yeşil ipek kumaştan geysiler giyerler, koltuklara yaslanırlar, o, ne iyi ödenek, ne de iyi dayanak!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte bu kimseler için; altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerek tahtlar üzerinde otururlar. O ne güzel bir ödüldür ve orası ne güzel bir barınaktır.
Ahiret konusunda bütün Kur’ânî tasvirlerde olduğu gibi, burada da inananlara verilecek olan cennet nimetlerini betimleyen bir temsil vardır. Dünya hayatında inançlarının gereği olarak ortaya koydukları dürüst ve erdemli çalışmaların karşılığında, Tevbe 9/111, Zümer 39/35, Nahl 16/96, Nur 24/38, Necm 53/31 ve daha pek çok ayette de ifade buyrulduğu gibi inananlara kendi emeklerinin üstünde nimetler bahşedilecektir. Yani yapılan iyiliğin durumuna göre Allah onlarca hatta yüzlerce kat fazlasıyla karşılık verecektir. Nitekim Bakara, 2/261 “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir…”  Enam, 6/160 “Kim (Allah’a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir. Kim de bir kötülükle gelirse sadece misliyle cezalandırılır ve onlara haksızlık yapılmaz” buyrulmaktadır.   
Cemil Said
swap_vert close
Ânlar cennet bağçelerine gideceklerdir, altında sular akacak ve orada altun bilezikler takacaklar ve ipekden ve atlasdan ince ve kalın elbise iktisâ idecekler ve tahtlara oturacaklar ne güzel mükâfât ne a’lâ ikâmetgâh.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
30,31. İyi hareket edenin ecrini zayi etmeyiz. Doğrusu, inanıp yararlı iş yapanlara, işte onlara, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek tahtları üzerinde otururlar. Ne güzel bir mükafat ve ne güzel yaslanacak yer!*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte onlara, altlarından ırmaklar akan adn cennetleri vardır. Onlar orada altın bileziklerle bezenecekler; ince ve kalın ipekli yeşil elbiseler giyecekler; orada tahtların üzerine kurulacaklardır. Ne güzel bir karşılık, ne güzel bir konak!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte onlara, alt taraflarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar Adn cennetlerinde tahtlar üzerine kurularak orada altın bileziklerle bezenecekler; ince ve kalın dîbâdan yeşil elbiseler giyecekler. Ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar için, içlerinden ırmaklar akan Adn bahçeleri (cennetleri) vardır. Orada altından bileziklerle süslenirler, ipek ve kadifeden dokunmuş yeşil elbiseler giyerler. Orada koltuklar üzerine yaslanırlar. Ne güzel bir ödül ve ne güzel bir durak…
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte onlara Adn cennetleri vardır; altlarından ırmaklar akar, orada altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek koltuklar üzerine dayanıp kurulacaklar. O ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Öyleler, işte onlara adin Cennetleri var, altlarından nehirler akar, orada altın bileziklerden ziynetlenecekler, sündüs ve istebraktan yeşil esvab giyecekler, erîkeler üzerine dayanıp kurulacaklar o, ne güzel sevab ve ne güzel kurultay!
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte bu kimseler için, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar orada altın bileziklerle bezenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyecekler. Tahtlar üzerine yaslan (ıp otur) acaklardır. O ne güzel bir mükâfattır. Ve (o cennet) ne güzel bir ağırlanma yeridir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte onlara Adn Cennetleri vardır. Onların içinden nehirler akar. Orada, altından bileziklerle süslenirler. İnce ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerler. Orada tahtlar üzerine yaslanırlar. Ne güzel bir karşılık ve ne iyi bir ağırlanma yeri!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar (işte böyledir). Altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır. Orada tahtlar üzerinde kurularak, orada altın bileziklerle bezenecekler, ince dibadan, kalın dibadan yeşil elbiseler giyeceklerdir. Ne güzel sevab, ne güzel dayanak!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte onlara, altlarından ırmaklar akan Adn Cennetleri vardır; (onlar) orada tahtlar üzerinde yaslan(arak otur)an kimselerdir; altından (yapılmış) bilezikler takınırlar; oradaince ipekten ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerler(2) O ne güzel mükâfâttır! Ve (o Cennet)ne güzel olmuş bir kalma yeridir!
(2)“Ehl-i Cennet olan bir insan, husûsan bütün duygularıyla ve cihâzât-ı ma‘neviyesi (ma‘nevî hisleri) ile ubûdiyet (kulluk) etmiş ve Cennetin lezâizine (lezzetlerine) istihkak kesb etmiş (hak kazanmış)ise; her bir duygusunu memnûn edecek, her bir cihâzâtını okşayacak, her bir letâifini (duygularından herbirini) zevklendirecek bir tarzda; Cennetin her bir nev‘inden birer mehâsini (güzelliği) gösterecek bir tarz-ı libâsı (kıyâfet tarzı), kendilerine ve hûrîlerine rahmet-i İlâhiye tarafından giydirilecek.” (Mektûbât, 28. Mektûb, 236)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte onlara (iman edip salih amel yapmış olanlara), altlarından (zeminlerinden) ırmaklar akan Adn cennetleri (ebedi huzur ve mutluluk yurdu olan cennetler) vardır. Onlar tahtlar üzerine kurularak orada altın takılarla bezenecekler, ince ipekten (ferahlık verici iç giysiler) ve atlastan (harika) işlemeli yeşil (dış) elbiseler giyecekler. (Bu), ne güzel karşılık ve ne güzel bir kalma yeri!*
(*)… İnananların dünya hayatında inançlarının gereği olarak ortaya koydukları fedakârca davranışların bir sonucu olarak kendilerine bahşedilecek olan ebedî hayatın görkemini, canlılığını ve rahatlığını (sırayla “altın takılar, yeşil ipekli işlemeli giysiler ve yumuşak divanlar” gibi sembollerle) betimleyen bir temsîl olduğu aşikârdır… (M. Esed. Meal Açıklaması) Burada iman edip iyi işler yapanlara verilecek karşılığın neler olduğu bildirilmektedir. Âhiret hayatı ve burada müminlere verilecek nimetler öz ve yapı itibariyle dünyada bilinen nesnelerden farklı olduğu için insanlar tarafından bilinmemektedir. Burada ve benzeri diğer âyetlerdeki tasvirler ise müminler için ebedî hayatın konforu, canlılığı ve rahatlığının temsilî birer anlatımıdır… Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 552) Yani bu betimlerle yüce Allah bir bakıma, "sizi cennette krallar gibi yaşatacağım" diyor. Ayrıca öteki dünyada insanlar yepyeni bir yaratılışla yaratılacağından gerek erkeklerde ve gerekse kadınlarda dünyadakilerden farklı hisler, duygular ve düşünceler oluşacak ve bu yüzden de dünyada erkeklere cazip gelmeyen takılar cennete cazip gelebilecektir. (الله اعلم) Bu konuyla ilgili detaylı bilgi için Fatır-35/33. ayetin açıklamasına bakılabilir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar için, altlarından ırmakların aktığı adn cennetleri var. Onlar orada altın’dan bilezikler takarlar ve orada ipekten, parlak yeşil elbiseler giyerek, koltukların üzerine uzanıp yatarlar. Orada ne güzel karşılıklar ve ne güzel arkadaşlıklar var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte onlar için içinden ırmaklar akan Adin cennetleri vardır. Onlar orada altın bileziklerle süslenecekler, ince ipekliden, kalın ipekliden yeşiller giyecekler de sedirler üzerinde yaslanacaklar. O ne güzel karşılıktır, o ne güzel yerdir!
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar için Aden Cennetleri [⁴] vardır ki altından ırmaklar akar. Orada tahtlar üzerinde kurularak, altın bileziklerle bezenecekler, ince dibadan, kaim dibadan yeşil elbise giyeceklerdir. O, ne güzel mükâfattır! Onlar, ne güzel kurulacak yerlerdir!
[4] Veya ikamet olunacak Cennetler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri onlar içindir. Orada onlar altın bileziklerle bezenirler, ince kalın ipekten sırmalı yeşil elbiseler giyip tahtlar/yumuşak divanlar üzerine kurulurlar/yaslanırlar. Ne güzel bir mükâfat ve ne güzel konaklama/yaslanma yeridir orası! [murtefekâ].
Kadri Çelik
swap_vert close
Altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır. Orda altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup dayanırlar. (Bu) Pek de güzel bir sevap ve pek de güzel bir dayanaktır!
Mahmut Kısa
swap_vert close
İçerisinde ırmakların çağıldadığı sonsuz huzur ve mutluluk diyarı olan Adn cennetleri yalnızca onların olacak. Orada altın bilezikler takınarak süslenecek, ipekli ve hârika işlemeli yeşil atlastan elbiseler giyinecek vemücevheratla süslenmiş tahtlara kurulup yaslanacaklar. Bu ne güzel bir mükâfât ve yüce bir makam! İşte, bu mükâfâtı kazanacak olanları daha iyi tanımak ve tanıtmak için:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara altından Irmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bileziklerden takınırlar; sündüs (ince ipek) ve istebrak (kalın ipek) yeni elbiseler giyerler. Orada Koltuklar’a kurulmuşlardır. Ne güzel Sevâp / Yatırım! Destek yardımı olarak güzel oldu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İçinde ığıl ığıl suların aktığı Adin bahçeleri onları bekliyor. Orada, ışıl ışıl ışıyan altın takılarıyla, ince kalın örgülü kumaşlardan allı yeşilli giysiler içersinde koltuklara kurulup yaslanacaklar. Bir karşılama, ancak bu kadar güzel, yer de ancak bu kadar muhteşem olabilir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte o inananlar için, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler. İnce, kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet inananlar için emin bir korunaktır!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte onlara, altlarından ırmaklar akan durmaya değer cennetler [*] vardır. Onlar orada koltuklara kurularak altın bileziklerle süslenip bezenecek; ince ve kalın ipekli kumaştan yeşil elbiseler giyecekler. [*] Ne güzel karşılıktır o ve ne güzel kalma yeridir orası!
“Durulmaya değer cennetler” anlamı verdiğimiz “‘Adn cennetleri” ifadesi Kur’an’da 11 kez yer almaktadır. Bkz. Tevbe 9:72; Ra‘d 13:23; Nahl 16:31; Kehf 18:31; Meryem 19:61; Tâhâ 20:76; Fâtır 35:33; Sâd 38:50; Mü’min 40:8; Saff 61:12; Beyyine 98:8 Benzer mesajlar: Hacc 22:23; Fâtır 35:33; İnsân 76:21. Bu ayetlerde müslümanların dünya hayatında özlemini çektiği şeylerin çok daha fazlasının kendilerine cennette verileceği müjdelenmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlara, altın bileziklerle süslenecekleri, ince ve kalın ipekten işlenmiş yeşil elbiseler giyecekleri, tahtlar üzerine kurulup oturacakları, zemîninden ırmaklar akan, Adn cennetleri vardır. İşte (bu da) ne güzel bir karşılık ve ne güzel bir makamdır.
Muhammed Esed
swap_vert close
İçlerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı ebedî mutluluk-esenlik bahçeleri işte böylelerinin olacaktır; orada onlara altın bilezikler takılacak; yeşil ipekli ve işlemeli giysiler giyinecekler ve orada (yumuşak) divanlarda yaslanıp oturacaklar: ⁴¹ Bu ne güzel bir karşılık, bu ne güzel bir dinlenme yeri!
41 Ahiretteki mutluluk-esenlik durumuna ilişkin diğer bütün Kur’ânî betimlemeler (tasvirler) gibi, inananların altın bilezik takıp ipekli giysiler giyeceklerini (karş. 22:23, 35:33 ve 76:21’deki benzer pasajlar), yumuşak divanlarda (erâik) oturacaklarını ifade eden yukarıdaki atıf da inananların dünya hayatında inançlarının gereği olarak ortaya koydukları fedakarca davranışların bir sonucu olarak kendilerine bahşedilecek olan ebedî hayatın görkemini, canlılığını ve rahatlığını (sırayla “altın takılar, yeşil ipekli işlemeli giysiler ve yumuşak divanlar” gibi sembollerle) betimleyen bir temsîl olduğu aşikardır. Râzî, cennete ilişkin anlatımdaki bu simgeselliğe işaret ederken, yukarıdaki cümlenin iki bölümü arasındaki kuruluş farkına dikkat çekmektedir; şöyle ki: cümlenin ilk kısmı edilgen yapıda (“orada onlara altın bilezikler takılacak”), ikinci kısmı ise etken yapıdadır (“... giysiler giyecekler, oturacaklar”). Râzî’ye göre etken fiille ifade edilen bölüm iyilerin kendi dürüst ve erdemli yapıp-etmeleriyle hak ettikleri karşılığı; edilgen fiille ifade edilen bölümün ise, onların kendi emeklerinin üstünde ve ötesinde, Allah tarafından kendilerine bir lütuf ve armağan olarak bahşedilecek olan şeyleri îma etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte bunlar için altından ırmakların çağladığı Adn cennetleri vardır. Orada onlar altın bilezikler takıp süslenirler, ince ve kalın ipekten yapılmış yeşil elbiseler giyerler. Orada tahtlar üzerine zevkle kurulurlar. Ne güzel ödüldür o. Ne güzel ne hoş bir yerdir orası! 13/23, 22/23, 35/33, 76/21
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte ayaklarının altından ırmakların aktığı ve mutluluğun üretildiği merkezler olan cennetleri[²³⁸⁴] böyleleri için hazırladık. Orada onlara altın künyeler-bilezikler takılacak; dahası ince ve kalın ipekten sırmalı yeşil elbiseler giyerek oradaki tahtlara (krallar gibi) kurulacaklar:[²³⁸⁵] Ne güzel bir ödül ve ne hoş bir konaktır orası...
[2384] Cennâtu ‘adne verdiğimiz bu anlam için bkz: 13:23, not 32. [2385] İdraki aşan bir âlem hakkında konuşurken zorunlu olarak başvurulan dolaylı anlatımın ifadesi olan bu kumaşlar, döneminin en gözde ve tanınan kumaşları olmalıdır ki, Ebu Ubeyde ve Ferrâ gibi ilk müfessirler bu isimleri açıklama gereği bile duymamışlardır. Cümlenin ilk kısmı edilgen yapıda (takılacak), ikinci kısmı etken yapıdadır (kurulacaklar). Etken kısım, mü’minlerin amellerine karşılık olarak elde edecekleri, edilgen kısımsa emeklerinin ötesinde Allah’ın onlara armağan olarak bahşedeceği güzellikleri ifade eder. Dünyadayken mü’minlerin inançları uğruna yaptıkları fedakârlıklar ve ortaya koydukları özverili tavır sonucunda tattıkları gönüllü her mahrumiyet, âhirette karşılığını bir biçimde mutlaka bulacaktır. Allah Rasûlü’nün erkekler için ipek ve altın gibi bir parça kadınlara özgü süs ve takı unsurlarından uzak durması ve başkalarını da buna özendirmesi, bu âyetin verdiği mesaj çerçevesinde çok daha doğru anlaşılacaktır. Sözün özü: Cennet, kalıcı güzelliklerin üretildiği merkezdir; geçici dünyevî güzelliklerden gönüllü olarak uzak duran mü’mine ikram edilir. Şu bir gerçektir ki, âhiret hayatına ilişkin tüm tasvir ve tanımlamalar, mecazî olmak durumundadır. İnzal, sadece vahyin aşkın İlâhî kaynağından içkin insanî hedefine “taşınmasını” değil, aynı zamanda âhiret hayatı gibi insan idrakine kapalı olan gaybî hakikatlerin beşerin bilinç düzeyine “indirilmesini” de ifade eder (Bkz: 12:2, not 3).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ağaçları) Altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır; orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle bezenecekler, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyeceklerdir. O ne güzel mükafat ve ne güzel bir son duraktır.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki kendileri için Adn cennetleri vardır. Altlarından ırmaklar akar. Orada altın bileziklerle bezenirler; ince ipekten yeşil giysiler giyerek koltuklar üzerine yaslanırlar. Ne güzel sevâp ve ne güzel dayanacak (koltuk)!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte onlar için Adn cennetleri vardır ki, altlarından ırmaklar akar. Orada tahtlar üzerine kurularak altundan bilezikler ile süsleneceklerdir ve ince dibadan ve kalın dibadan yeşil libaslar giyeceklerdir. O ne güzel mükâfaattır ve ne kadar güzel bir karargâhtır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte onlara, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak kendilerine altın bilezikler takılacak, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyecekler. Tahtlara kurulacaklar. Ne güzel mükâfattır bunlar ve ne güzel bir meskendir o cennet! [35, 33; 25, 75-76]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki kendileri için Adn cennetleri vardır. Altlarından ırmaklar akar. Orada altın bileziklerle bezenirler; ince ipekten yeşil giysiler giyerek koltuklar üzerine yaslanırlar. Ne güzel sevap ve ne güzel dayanacak (koltuk)!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara ağaçları altından nehirler akan cennetler vardır ki orada altun bilezikler ile süslenirler. Yeşil ve ipekli ağır kumaşlar ile giydirilirler. Ve tahtlar üzerinde dayanmış otururlar. Ne güzel sevâb ve ne güzel mekândır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kalıcı cennetler (bahçeler) işte onlar içindir. Önlerinden ırmaklar akacak, altın bilekliklerle süslenecekler, ince ipekten ve atlastan yeşil elbiseler giyecekler ve koltuklara kurulacaklardır. Ne güzel karşılıktır o, ne güzel çevredir orası!
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara, altlarından ırmaklar akan Adn Cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takarlar, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerler. Orada koltuklarına yaslanırlar. Ne güzel mükafat, Ne güzel nimetler!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar için, altlarından ırmaklar akan Adn Cennetleri vardır. Orada onlar altın bileziklerle süslenmiş, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giymiş olarak tahtlara kurulurlar. Ne güzel bir ödüldür bu! Ve yerleşilecek ne güzel bir yerdir orası!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunlar için, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyip koltuklar üzerine kurulacaklar. O ne güzel karşılık, o ne güzel dayanak!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şunlar anlaruñdur 'adn uçmaķları aķar altlarından ırmaķlar. geyürinileler anuñ içinde bilezüklerden altundan daħı giyeler ŧonlar yaşıllar ince barcından daħı yoġun barcından tekye urıcılarken anuñ içinde taħtlar üzere. ne eyü oldı yanud daħı görklü oldı tekye uracaķ yirdin yaña!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlaruñ cezāları ‘Adn uçmaḳlarıdur ki aḳar aġaçları altından dürlü ır‐maḳlar, ṭonanurlar anuñ içinde altundan bilezükler‐ile. Daḫı geyerler yaşılṭonlar ibrişümden ve ḥarīr dībācelerden, ṭayanurlar anda taḥtlar üstinde.Ne ḳatı yaḫşı müzddür ol, daḫı ol cennet ne yaḫşı varacaḳ yirdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onları (ağacları) altından çaylar axan Ədn cənnətləri gözləyir. Onlar orada taxtlara söykənərək qızıl bilərziklərlə bəzənəcək (altun qolbaqlar taxacaq), nazik və qalın ipəkdən (taftadan və qumaşdan) yaşıl paltarlar geyəcəklər. O, nə gözəl mükafat, o (Cənnət) necə də gözəl məkandır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
As for such, theirs will be Gardens of Eden, wherein rivers flow beneath them; therein they will be given armlets of gold and will wear green robes of finest silk and gold embroidery, reclining upon thrones therein. Blest the reward, and fair the resting place!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For them will be Gardens of Eternity; beneath them rivers will flow; they will be adorned therein with bracelets of gold, and they will wear green garments(2373) of fine silk and heavy brocade: They will recline therein on raised thrones. How good the recompense! How beautiful a couch to recline on!(2374)
2373 Heaven is figured by all the pictures of ease and comfort which we can imagine in our present state: Gardens: perpetual springs of crystal clear water, which we can see as in a landscape from above; the finest and most costly ornaments; the most beautiful clothes to wear; green is the colour mentioned, because it is the most refreshing to the eye, and fits in well with the Garden; the wearer takes the choice of fine silk or heavy brocade; and for rest and comfort, high thrones of dignity on which the blessed ones recline. 2374 This picture is in parallel contrast to the picture of Misery in the last verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
لَهُمْ
onlara vardır
جَنَّاتُ
cennetleri
عَدْنٍ
Adn
تَجْر۪ي
akar
مِنْ تَحْتِهِمُ
altlarından
الْاَنْهَارُ
ırmaklar
يُحَلَّوْنَ
takınırlar
ف۪يهَا
orada
مِنْ اَسَاوِرَ
bileziklerden
مِنْ ذَهَبٍ
altından
وَيَلْبَسُونَ
ve giyerler
ثِيَاباً
elbiseler
خُضْراً
yeşil
مِنْ سُنْدُسٍ
ince ipekten
وَاِسْتَبْرَقٍ
ve parlak atlastan
مُتَّكِـ۪ٔينَ
yaslanan kimselerdir
ف۪يهَا
orada
عَلَى
üzerinde
الْاَرَٓائِكِۜ
tahtlar
نِعْمَ
ne güzel
الثَّوَابُۜ
karşılıktır
وَحَسُنَتْ
ve ne güzel
مُرْتَفَقاً۟
bir kalma yeridir
İşte onlara, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar orada tahtlar üzerine kurularak altın bilezikler takınırlar ve orada ince ipekten ve parlak atlastan yeşil elbiseler giyerler. O, ne güzel karşılıktır ve (o cennet) ne güzel bir kalma yeridir!
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
عَدْن
Özel isim
عَدْن
Adn (cenneti)
جَرَي
Fiil-I
ج ر ي
Aktı, akıp gitti, alıp götürdü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
تَحْت
İsim
ت ح ت
Altında
نَهَر
İsim
ن ه ر
Irmak, nehir
حَلَّي
Fiil-II
ح ل ي
Süs eşyası taktı, süslendi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَسَاوِر
İsim
س و ر
Bilezikler
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ذَهَب
İsim
ذ ه ب
Altın
لَبِسَ
Fiil-I
ل ب س
Giydi, örttü, takındı
ثِيَاب
İsim
ث و ب
Elbiseler
خُضْر
İsim
خ ض ر
Yeşil (çoğul)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سُنْدُس
İsim
سُندُس
İnce ipek
اِسْتَبْرَق
İsim
اِسْتَبْرَق
Kalın ya da parlak atlas, sırmalı kumaş, altınla dokunmuş sündüs, kalın ipek.
مُتَّكِـِٔين
Etken fiil-VIII
و ك ا
Yaslananlar
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَرَٓائِك
İsim
ا ر ك
Tahtlar
نِعْمَ
Fiil-I
ن ع م
Ne güzel!
ثَوَاب
İsim
ث و ب
Sevap, mükâfat, karşılık
حَسُنَ
Fiil-I
ح س ن
Ne güzel oldu
مُرْتَفَق
Edilgen fiil-VIII
ر ف ق
Kalma yeri