close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâkiśîne fîhi ebedâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O mükafat yurdunda ebedi kalacaktır onlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar orada ebedi olarak (mutluluk ve kutluluk) içinde kalacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İçinde sonsuza kadar kalacakları cennetleri müjdelemek için.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar cennet nimetleri içinde ebedî kalacaklar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar orada sonsuza kadar kalacaklardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar orada ebedi olarak kalıcıdırlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ebediyyen orada (cennet'de) kalacaklardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Kâfirlere) kendi katından gelecek çetin bir azabı haber vermek ve iyi işler yapan inananlara, içinde ebedî kalacakları güzel bir mükâfat (Cennet) müjdelemek ve “Allah çocuk edindi” diyenleri uyarmak için kulu (Muhammed’e) doğru ve düzgün bir Kitab’ı indirip onda hiçbir eğrilik oluşturmayan Allah’a hamdolsun.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
2,3,4. Onu dosdoğru bir kitap olarak indirdi ki Allah'ın katından gelecek şiddetli azaba karşı uyarsın; iyi işler yapan müminlere de, kendileri için, içinde süreli bulunacakları güzel bir ödül olduğunu müjdelesin ve “Allah çocuk edindi” diyenleri de uyarsın.
Besim Atalay
swap_vert close
1, 2, 3. Kendi katından, ağır bir azapla hem kocundurmak, hem inanmış olup da yararlı iş görenleri —içinde sonsuz kalacakları— cennetle müjdelemek üzere, eğrilikten uzak olan dosdoğru kitabı kuluna indiren Allaha öğüş
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
2-3-4. (Allah onu) katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, faydalı eylemlerde bulunan mü'minleri içlerinde ebedi kalacakları güzel mükâfat yurdu olan (cennet) ile müjdelemek ve “Allah, bir çocuk edindi” diyenleri de (korkutup) sakındırmak için dosdoğru bir kitap kıldı.
Cemil Said
swap_vert close
[*] Kehf suresi 3. âyetin meali iki baskıda da eksik kalmış.[ÖFK]
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2,3,4. Hamd Allah'a mahsustur ki, kendi katından şiddetli bir baskını haber vermek ve yararlı iş yapan müminlere, içinde temelli kalacakları güzel bir mükafatı müjdelemek ve : "Allah çocuk edindi" diyenleri uyarmak için kuluna eğri bir taraf bırakmadığı dosdoğru Kitap'ı indirmiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
2,3,4. (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü’minleri, içlerinde ebedî olarak kalacakları güzel bir mükâfat (cennet) ile müjdelemek ve “Allah, bir çocuk edindi” diyenleri de uyarmak için dosdoğru bir kitap kıldı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
1-3. Hamd Allah’a mahsustur. (O Allah ki, insanları) kendi tarafından gelecek çetin bir azap ile uyarmak, dünya ve âhiret için yararlı işler yapan müminlerin, içinde ebedî kalacakları güzel bir mükâfata (cennet) erişeceklerini müjdelemek için kuluna sağlam ve kusursuz kitabı indirmiş, onda hiçbir bozukluğa yer vermemiştir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4. Hamd olsun Allah'a ki, O, (insanları) kendi tarafından çetin bir azap ile ikaz etmek, iyi iş ve davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için, içinde ebedî kalacakları (cennette) güzel bir ecir bulunduğunu müjdelemek ve «Allah evlât edindi» diyenleri de uyarmak için kuluna (Muhammed'e), kendisinde hiçbir (tezat ve) eğrilik bulunmayan dosdoğru Kitab'ı indirdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ki orada sürekli kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar orada sürekli kalacaklardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ebediyyen onda arâm edecekler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ki o mü’minler,) onun (cennetin) içinde ebedî olarak kalacaklardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, orada ebediyen kalıcıdırlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
1,2,3,4. (Kâfirleri) cânib (-i ilâhîsi) nden en çetin bir azâb ile korkutmak, güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunan mü'minlere de içinde ebedî kalacakları güzel bir ecr (ve mükâfat) ı müjdelemek, (hele) «Allah evlâd edindi» diyenlere ma'ruz kalacakları kötü aakıbetleri haber vermek için, kendisinde hiç bir eğrilik yapmadığı, o dosdoğru kitabı (Kur'ânı) kulu (Muhammed sallellâhü aleyhi ve sellem) üzerine indiren Allaha hamd olsun.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ki o mü'minler) orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ki o mü’minler) orada (mükâfat yurdunda) hep kalıcıdırlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Onlar, verilen mükafaatlar veya azap) İçinde sürekli kalıcıdırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar hep orada kalacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
1, 3. Kendi kuluna, tarafından kâfirleri şiddetli bir ukubet ile korkutmak, iyi iş işleyen mü/minlere de, ebedî olarak kalacakları güzel bir mükâfat ile müjdelemek için eğrilikten âri, dosdoğru bir kitap inzâl eden Tanrı/ya hamdolsun.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ki onlar orada/mükâfatlar içinde ebediyen kalırlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar onda ebedi olarak kalıcıdırlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yani, içerisinde sonsuza dek kalacakları o cennet yurdunu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Orada ebedî kalıcı olmak üzere!
Mehmet Çakır
swap_vert close
2,3. Çünkü bu Kitap'ta, doğa felaketlerine karşı yapılan uyarıların değerlendirilmesi var. yararlı faaliyetlerde bulunan müminlere verilecek güzel haberler var. // sonsuza kadar sürüp gidecek cennet müjdesi var.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Cezaya çarptırılan inkârcılar şiddetli ateşin içinde kalakalırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
1,2,3,4. Katından (gelecek) şiddetli azaba karşı (inkârcıları) uyarmak, iyi işler yapan müminlere içinde [ebedî] kalacakları güzel ödül (cennet) bulunduğunu müjdelemek ve “Allah çocuk edindi!” diyenleri de korkutmak için doğru (bir kelam) olarak içerisine hiçbir eğrilik koymadığı [*] Kitabı kulu (Muhammed’e) indiren Allah’a [hamd]olsun.
Âyette geçen [kayyim] kelimesi, ikinci ayetin başında gelmekte, dolayısıyla birinci ayetle bağlantılı olarak anlaşılabileceği gibi ikinci ayetteki mesajla da ilişkilendirilebilir. Bu durumda anlam “Onu doğru kıldı ki kendi katından gelecek şiddetli bir cezayla uyarasın diye” şeklini alır. Bu iki ihtimal nedeniyledir ki birinci ayetin son kelimesiyle ikinci ayetin ilk kelimesi arasında bir [sekte] vardır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ki onlar, orada (cennette) sürekli kalacaklardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
içinde sonsuza kadar kalacakları [bir mutluluk esenlik halini müjdelemek için].
Mustafa Çavdar
swap_vert close
2-3. Aksine dosdoğru kıldı ki katından gelecek şiddetli bir azap ile kâfirleri uyarsın ve güzel ve doğru işler yapan müminleri de içinde ebedi olarak kalacakları güzel bir ödülle müjdelesin. 2/23, 11/13, 17/88, 6/48, 9/21, 19/97, 36/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
içinde ebedî kalacakları (bir karşılığı)…
Orhan Kuntman
swap_vert close
1,2,3,4. (Kafirleri) katından inecek azap ile korkutmak, sâlih ameller işleyen müminleri, -içinde sonsuza dek kalacakları- güzel bir mükafat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah evlat edindi" diyenleri de uyarmak için- içinde hiçbir tezat bulunmayan dosdoğru kitabı (Kur'an'ı) kulu (Muhammed s.a.s)na indiren Allah'a hamdolsun!(Evet, müşrikler, meleklerin haşa, Allah Teala'nın kızları olduğunu iddia ediyorlar oysa)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar sürekli olarak o mükâfât içinde bulunacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Orada (o mü'minler) ebedîyyen ikamette bulunacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
2, 3, 4. Dosdoğru bir kitap olarak gönderdi. Ta ki Kendi nezdinde inkârcılar için hazırladığı şiddetli azabı bildirerek onları uyarsın. Makbul ve güzel işler yapan müminleri de ebediyyen içinde kalacakları güzel bir mükâfatla müjdelesin ve ta ki “Allah evlat edindi” diyenleri uyarsın.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar sürekli olarak o mükafat içinde bulunacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
1,2,3- Hamd ve senâ o Allâh Te'âlâ'ya mahsûsdur ki kulı Muhammed'e, insânları taraf-ı ilâhîden şiddetli 'azâb ile korkutmak ve eyi 'amel işleyen mü'minlere, onda ebediyyen kalacakları ecr-i hüsn (cennet mükâfâtı) oldığı ile tebşîr itmek içün mesâlih-i 'ibâda muvâfık ve eğrilikden 'ârî bir kitâb inzâl iyledi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar orada sonsuza dek kalacaklardır[1].
[*] Müminler cennette, kâfirler cehennemde sürekli (ebedi ve ölümsüz olarak) kalacaklardır. Kur'an'da cennet ve cehennemde olanlar için iki kelime kullanılmaktadır. Birisi 'ebedi' diğeri 'halid'tir. Ebedi, sonsuza kadar anlamına gelirken halid, ölmeden, bozulmadan, yaşlanmadan, hastalanmadan anlamlarına gelir. İlgili(benzeşik,müteşabih) ayetler bir arada okunduğunda, ahiret yaşantısının ebedi ve ölümsüz olduğu açıktır.İlgili ayetlerden bazıları şöyledir: Cennetlikler için bkz: Bakara 2/25,Bakara 2/82,Bakara 2/257, Al-i İmran 3/107, Araf 7/42, Yunus 10/26; Cehennemlikler için bkz: Bakara 2/29,Bakara 2/81,Bakara 2/217, Al-i İmran 3/116, Maide 5/80, Araf 7/36, Tevbe 9/17, Yunus 10/27.  
Şaban Piriş
swap_vert close
2,3. Kitabı, O'ndan gelecek şiddetli bir azabın uyarısını yapması ve doğruları yapan müminlere de içinde ebedi kalacakları güzel bir mükafaatın olduğunu müjdelemesi
Ümit Şimşek
swap_vert close
O mü'minler orada ebediyen kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar, o hal üzere sonsuza dek kalıcıdırlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
1-4. ögmek Tañrı’nuñdur ol kim indürdi ķulı üzere ķur’ān’ı daħı ķılmadı anuñ egrilıķ ŧoġru tā ķorķıdu ħaber vire 'aźābdan ķatı ķatından daħı muştılaya mü’minlere anlar kim işlerler eyü işleri kim bayıķ anlaruñdur müzd ya'nį uçmaķ görklü döleniciler iken anda hemįşe daħı ķorķıdu ħaber vire anlara kim eyittiler “duttı Tañrı oġlan”.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ebedī ḳalurlar anda, hīç çıḳmaḳ yoḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar orada (Cənnətdə) əbədi qalacaqlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Wherein they will abide for ever;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Wherein they shall remain forever:(2328)
2328 Cf. 4:122, 43:71, 65:11, 98:8.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَاكِث۪ينَ
kalacaklardır
ف۪يهِ
orada
اَبَداًۙ
ebedi olarak
(Ki o mü'minler) Orada(ki cennetlerde) ebedi olarak kalacaklardır.
مَاكِث۪ين
Etken fiil
م ك ث
Kalacak olanlar, kalanlar
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَبَدًا
Zaman zarfı
ا ب د
Hiçbir zaman, ebediyen, sürekli, asla